Havza Haber Ajansı Tercüme Grubu’nun haberine göre Bahreyn Demokrasi ve İnsan Hakları için Selam Kuruluşu, İngiltere’nin politikalarının Bahreyn’de insan hakları alanında gerçek bir reformun gerçekleşmesine değil, baskı mekanizmalarının güçlendirilmesine ve cezasızlık sisteminin pekiştirilmesine hizmet ettiğini vurguladı.
Kuruluş, internet sitesinde yayımladığı “Kapalı Kapılar Ardında: İngiltere’nin Bahreyn’deki İnsan Hakları Üzerindeki Etkisinin Analizi” başlıklı raporunda, İngiltere’de göreve gelen hükümetlerin, Bahreyn’de reformları destekleme yönündeki açık ve tekrarlanan taahhütlerine rağmen stratejik, ekonomik ve güvenlik çıkarlarını insan hakları meselelerinin önünde tuttuğunu belirtti.
Rapor; İngiltere’nin diplomatik faaliyetleri, güvenlik iş birliği, ticaret politikaları, kurumsal destek programları ve bireysel insan hakları ihlali vakalarına ilişkin kapsamlı bir analiz temelinde hazırlandı.
Selam Kuruluşu, Bahreyn’de 2011 yılında demokrasi yanlısı protestoların bastırılmasından bu yana ülkede sivil ve siyasi haklarda sürekli bir gerileme yaşandığını ifade etti. Bu gerilemenin; muhalif grupların kapatılması, bağımsız medya kuruluşlarının faaliyetlerine son verilmesi, siyasi liderler, din adamları ve insan hakları savunucularının tutuklu kalmaya devam etmesi gibi uygulamaları içerdiğini belirtti. Ayrıca uluslararası kuruluşlar tarafından işkence, adil olmayan yargılamalar ve cezasızlık vakalarının da belgelendiğine dikkat çekildi. Kuruluşa göre bu gerileme süreci, İngiltere’nin Bahreyn’deki muhataplarına verdiği çok yönlü desteğin devam ettiği bir dönemde yaşandı.
Kuruluş ayrıca 2026 yılında ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların daha da arttığını belirtti. Buna göre Bahreynli yetkililerin, sosyal medyada görüş bildirmek, protestolara katılmak ve İran, İsrail rejimi ile Amerika Birleşik Devletleri’ni kapsayan bölgesel gelişmeler ve çatışmalarla bağlantılı siyasi faaliyetlerde bulunmak gerekçesiyle en az 300 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.
Raporda ayrıca İngiltere’nin Bahreyn ile kurduğu ilişkilerin ülkedeki insan hakları durumunun iyileşmesine katkı sağlamadığı belirtildi. Buna karşılık, iki ülke arasındaki ticari müzakerelerde insan hakları meselelerinin gündeme getirilmediği, güvenlik alanındaki iş birliğinin ve İngiltere’nin Bahreyn kurumlarına verdiği kurumsal desteğin ise devam ettiği ifade edildi. Oysa söz konusu kurumlar, yaygın insan hakları ihlalleri gerçekleştirmekle, bu ihlallerin üzerini örtmekle veya bunları meşrulaştırmaya çalışmakla suçlanmaktadır.
Selam Kuruluşu, İngiliz hükümetine güvenlik ve mali yardımları açık insan hakları kriterlerinin yerine getirilmesi şartına bağlama, ticaret anlaşmalarına uygulanabilir hukuki güvenceler ekleme ve bireysel insan hakları ihlallerini gündeme getirme konusunda daha tutarlı ve daha şeffaf bir politika izleme çağrısında bulundu.

yorumunuz