Salı 18 Ağustos 2026 - 22:36
İsrail ile Normalleşme Mümkün Değildir ve Lübnan’ın Varlığı için Tehdittir

Havza / Lübnan’ın toprak, halk ve kurumlar bakımından birliğinde ısrar ediyoruz. Ülkenin karşı karşıya kalabileceği her türlü işgal, bölünme, ayrıştırma, bağımlılık veya zayıflatma girişimini reddediyoruz.

Havza Haber Ajansı'nın haberine göre Lübnan’ın içinde bulunduğu süreçte, mezhepsel ve dinî ayrılıkların ötesine geçen ulusal ve kapsayıcı bir alan oluşturmak; İsrail’in saldırılarının devam ettiği bir dönemde Lübnanlıların ortak insani ve millî değerlerini yeniden canlandırmak, işgal karşısında aralarındaki diyalog, birlik ve dayanışma ihtiyacını güçlendirmek amacıyla Lübnan’da İnsan için Birlikte Forumu düzenlendi.

Forum, Basın Sendikası’nda düzenlenen geniş katılımlı bir basın toplantısında “Kuruluş Belgesi”ni yayımladı.

Araştırmacı, siyasi aktivist ve forum başkanı Dr. Bessam el-Haşim, El Ahd ile yaptığı görüşmede forumun amaçları ve diyaloğa dayalı yaklaşımı hakkında açıklamalarda bulundu. Haşim, forumun Lübnanlıların ortak değerlerini yeniden canlandırmayı ve kapsayıcı bir millî ve insani kimliği güçlendirmeyi hedeflediğini vurguladı.

Dr. Haşim şunları söyledi:

“Lübnan’da ‘mezhepsel ve dinî kimlikler’ adı verilen bir hastalık var. Bu ülkedeki her şey bu kimlikler temelinde şekillenmiş durumda. Bu yapı o kadar kökleşmiş ki siyasi, toplumsal ve eğitim sistemlerinde dahi kendisini gösteriyor. Çünkü bütün sistem mezhepçilik üzerine kurulmuş durumda.

Bu nedenle, Lübnanlıları bir araya getiren ortak kimliğe ve hepimizi birbirimize bağlayan insanî kimliğe ilişkin bilinci güçlendirmek için çalışmalıyız.

Örneğin bir vatandaş, güneyin düşman tarafından yıkıldığını ve Lübnanlıların şehit edildiğini gördüğü hâlde sanki bunlar kendisini hiç ilgilendirmiyormuş gibi davranıyorsa, burada ciddi bir sorun var demektir. Lübnanlı bir vatandaşın ülkesinin bir bölgesine ve kendi vatandaşlarına yapılanlar karşısında kayıtsız kalacağı bir noktaya nasıl geldik?”

Dr. Haşim’e göre Lübnan’ın içinde bulunduğu bu parçalanmışlık, düşmanın çıkarına, ülkenin ve bağımsızlığının ise aleyhine işlemektedir. Bu nedenle ortak kimliğe, özellikle de insanî kimliğe ilişkin bilinci güçlendirmek için gerekli her türlü adımın atılması gerekiyor.

Dr. Haşim ayrıca forumun çağrısına olumlu cevap vererek bir araya gelen ve farklı siyasi görüşlere, yönelimlere, mezhepsel ve dinî aidiyetlere sahip kişilere dikkat çekti.

Dr. Haşim, forumun Lübnan’daki millî, toplumsal ve insanî meseleleri araştırmaya ve gündeme taşımaya odaklanan bilimsel, millî ve bağımsız bir yapı olduğunu belirtti.

Forumun, ülkeyi çeşitli tehditlere karşı korumaya, bağımsızlığını muhafaza etmeye, Lübnan’ın bütün toprakları üzerindeki egemenliğini savunmaya ve ülkede insan onurunu korumaya katkı sağlayacak girişim, perspektif ve tavsiyeler geliştirdiğini ifade etti. Aynı zamanda iç barışın, vatandaşlık değerlerinin ve ulusal ortaklığın güçlendirilmesini hedeflediğini söyledi.

Dr. Haşim şöyle devam etti:

“Lübnan’daki millî ve insanî meseleleri bilimsel, objektif ve yapıcı bir şekilde ele almak için çalışıyoruz. Ülkenin, özgürlüğünün ve egemenliğinin korunması, güçlü ve adil bir devletin inşa edilmesi, insan onuru ve güvenliğinin güvence altına alınması önündeki zorlukları ele alıyor; uygun çözüm ve yaklaşımlar öneriyoruz.

Bu forum, savaşların mağdurlarıyla sorumlu bir dayanışma içinde olmayı ve acıları devam eden bu insanların kendi topraklarında ve vatanlarında bütün haklarını ve onurlarını koruyabilmeleri için onları desteklemeyi amaçlıyor.”

Dr. Haşim’e göre bu çalışmalar; fikrî, araştırmaya dayalı ve diyalog odaklı faaliyetlerin yanı sıra, kurumlar ve kişiler de dâhil olmak üzere ilgili farklı taraflarla sorumlu iletişim kurulması yoluyla yürütülecek.

Forum Hangi Somut Adımları Atacak?

Dr. Haşim, forumun çalışma araçlarını belirlediğini söyledi. Buna göre forum, insani meseleleri ve Lübnanlıları bir araya getiren ortak unsurları ele alacak; herkes arasındaki ortak bağ olan “millî kimliği” açıklığa kavuşturmak ve bu kapsayıcı kimliğe ilişkin bilinci yeniden güçlendirmek için çalışacak.

Forumun üzerinde çalışacağı araçlar arasında şunlar bulunuyor:

Bildiri, rapor ve periyodik araştırmalar yayımlamak,

Bilimsel komiteler ve uzman çalışma grupları oluşturmak,

Diyalog, düşünce ve medya platformları kurmak,

Belirlenen hedeflere ulaşmak amacıyla üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmak,

Lübnan’la ilgili meseleler, araştırmalar ve girişimlere ilişkin belgeli bir ulusal arşiv oluşturmak,

Lübnanlı kadınların ve gençlerin bu çalışmalara katılımını teşvik etmek.

Haşim, forumun uygulamaya yönelik faaliyetleri hakkında da şu açıklamalarda bulundu:

“Forum, vatan ve Lübnan’daki insanla ilgili meseleler konusunda uzmanlaşmış konferanslar düzenlemek için çalışacak. Özellikle anayasa çerçevesinde, bütün kurumlarıyla birlikte güçlü ve adil bir vatandaşlık devletinin inşasını güçlendirmek, vatanın güvenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak, yeniden imar çalışmalarını yürütmek, toplumsal, ekonomik ve çevresel kalkınmayı desteklemek ve ülkenin bütün bölgelerinde yerlerinden edilen insanların köylerine ve kasabalarına geri dönmesini sağlamak üzerinde duracağız.

Bunun yanı sıra, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için gerekli programları, çabaları, insanî ve maddi kaynakları güçlendirmek ve Lübnan’ın zenginlikleri ile doğal kaynaklarını kapsamlı millî çıkarlarla uyumlu şekilde değerlendirmek de çalışmalarımız arasında yer alacak.”

Forumun Millî İlkeleri Nelerdir?

Bu kapsamda “Lübnan için Bağımsızlar Toplantısı” üyesi olan Haşim, forumun Lübnan’ı, anayasanın belirlediği ve uluslararası düzeyde tanınan resmî sınırları içerisinde, bütün evlatları için nihai ve ortak vatan olarak kabul ettiğini belirtti.

Dr. Haşim şöyle konuştu:

“Lübnan’ın toprak, halk ve kurumlar bakımından birliğinde ısrar ediyoruz. Ülkenin karşı karşıya kalabileceği her türlü işgal, bölünme, ayrıştırma, bağımlılık veya zayıflatma girişimini reddediyoruz.

Tam millî egemenliğe bağlıyız. Vatan toprağımızın bir karışından dahi ya da Lübnan’ın kendi toprakları ve üzerindeki tam egemenliğiyle ilgili herhangi bir hakkından vazgeçmeyeceğiz.”

Forumun “İsrail ile İlişkilerin Normalleştirilmesi” Konusundaki Tutumu 

Dr. Haşim, İsrail’in Lübnan’ı bir vatan ve halk olarak ortadan kaldırmayı hedeflediğini savunarak şöyle konuştu:

“Beni yok etmek ve topraklarımı işgal etmek isteyen bir rejimle nasıl normal ilişkiler kurabilirim? Bizi ortadan kaldırmayı amaçlayan düşmanla ve onun Talmudî anlayışlarıyla nasıl normalleşebiliriz?

İlişkilerin normalleştirilmesi bir seçenek olamaz. Bizim açımızdan Siyonist rejimle ilişkilerin normalleştirilmesi mümkün değildir.”

Dr. Haşim bu bağlamda, Lübnanlı yetkililerin “üzerlerindeki elbiseyi çıkardıklarını” yani savunmasız kaldıklarını ve bunun sonucunda söz konusu projeler karşısında Lübnanlıların önünde millî bir sorumluluk bulunduğunu ifade etti.

Dr. Haşim ayrıca, ülkesinin varlığını ve egemenliğini savunmak amacıyla silaha sarılan herkesi desteklediklerini ve Lübnan ordusunun yanında olduklarını vurguladı.

İsrail ile normalleşmeyle ilgili konuların açığa çıkarılması gerektiğini belirten Dr. Haşim, meselenin yalnızca sözlü açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Bunun yerine bu konuların kanıtlanması ve belgelenmesi, İsrail ile normalleşmeye yönelik gizli projelerin ortaya çıkarılması için gerekli bütün çalışmaların yapılması gerektiğini savundu.

Dr. Haşim sözlerini şöyle tamamladı:

“Sonuç olarak, ‘Lübnan’da İnsan için Birlikte’ Forumu, millî, insanî, bağımsız ve kapsayıcı bir bakış açısından hareket etmektedir. Forum, vatanın korunmasının, insanın muhafaza edilmesinin ve millî birliğin güçlendirilmesinin kolektif bir sorumluluk olduğuna inanmaktadır.

Bu sorumluluk; Lübnanlıları birbirine bağlayan millî ve insanî kimliğe ilişkin bilincin yerleştirilmesi ve güçlendirilmesi için bilimsel, fikrî ve millî çabaların bir araya getirilmesini ve ortak bir anlayış doğrultusunda çalışılmasını gerektirmektedir.”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha