Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Behruz Minayi, 3 Eylül 2026 tarihinde Kum'daki Uluslararası Âl-ul Beyt (a.s.) Üniversitesi'nde düzenlenen "Bilim, Medeniyet ve İrfan" Enstitüsü'nün dini araştırmalarda yapay zeka uygulamalarının kullanılması alanında olan İslami ilimler teknolojik ürünlerinin tanıtım töreninde İslam ile yapay zeka arasındaki iki yönlü ilişkiyi açıklayarak şunları söyledi: "Yapay zeka nasıl ki içtihat, eğitim, araştırma, tebliğ ve dini öğretilerin açıklanmasında dönüşüm yaratabiliyorsa, İslam da ilmi, ahlaki ve fıkhi çerçeveler sunarak bu teknolojinin gelişim ve uygulama yoluna yön vermelidir."
Dr. Minayi şöyle belirtti: "İslam ve yapay zeka ilişkisini daha iyi anlamak için Şehit Mutahhari'nin 'İslam ve İran' ilişkisini açıklamadaki tecrübesinden faydalanılabilir. O din ve milliyet kavramlarını yan yana görmeye ve İslam ile İran'ın karşılıklı hizmetlerini açıklamaya çalışmıştır."
Dr. Minayi sözlerine şöyle devam etti: "Nasıl ki Şehit Mutahhari İslam ile İran kimliği arasında bir bağ ve sinerji oluşturmanın peşindeydi, bugün de bir yanda bilim ve teknoloji, diğer yanda din arasında karşılıklı bir ilişki tanımlanabilir. Özellikle de günümüzün stratejik teknolojilerinin başında, insan hayatının birçok endüstrisini ve alanını etkileyecek olan yapay zeka yer almaktadır."
İslam ile yapay zeka arasındaki ilişkinin iki yönlü olması gerektiğini belirten Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi, "Yapay zeka, dini faaliyetlerin kapsamını genişletebilir ve eğitim, araştırma, tebliğ ve dini öğretilerin açıklanmasında dönüşüm yaratabilir." dedi.
Dr. Minayi şöyle ekledi: "Yapay zeka, yetkinliği ve yorulmak bilmezliğiyle, havzaların ve dini kurumların hizmetine yeni eğitim ve araştırma yöntemleri sunabilir. Ancak ilmi ve değersel çerçeveler olmadan gelişirse, yanlış yola sapabilir."
"Döngüdeki insan" kavramına değinen Dr. Minayi, şunları ifade etti: "Teknolojiyi kontrol etmede insanın rolü, ilahi değerler çerçevesinde tanımlanmalıdır. Yani teknolojinin yanı sıra, ilahi vahiy ve dini düşünce de karar alma ve yönlendirme döngüsünde yer almalıdır."
Yapay zekayı güçlü bir araca benzeten Dr. Minayi şunları söyledi: "Eğer yapay zekayı çok hızlı ve güçlü bir makine olarak kabul edersek, bu makinenin bir sürücüsü ve yönlendiricisi olmalıdır ve din alanında bu yönlendirme fakihlerin ve dini düşünürlerin sorumluluğunda olmalıdır."
İçtihatta Yapay Zeka Kullanma Fikrinin Geçmişi
Bu fikrin geçmişine değinen Dr. Minayi şunları dedi: "1999 yılından beri içtihat için yapay zeka kullanma fikri ve bu teknolojinin havzaların eğitim ve araştırma süreci üzerindeki etkisi zihnimizde mevcuttu."
Dr. Minayi şöyle ekledi: "Yapay zeka; içtihat süreci, havza eğitim ve araştırmalarında ve hatta yargı, yasaların düzenlenmesi, yasamaya yardımcı olunması ve yasaların gözden geçirilip ayıklanması (tenkîh) gibi alanlarda kullanılabilir."
Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğretim üyesi sözlerine şöyle devam etti: "Bu düşünceler, nihayetinde 2020 yılında yaklaşık 70 makalenin sunulduğu bir konferansın düzenlenmesine yol açtı ve ardından havzada ve diğer bilimsel merkezlerde yapay zekanın din ve içtihat üzerindeki etkisini incelemek için çeşitli hareketler şekillendi."
Bu bilimsel hareketin ikinci aşamasına ideğinen Dr. Minayi "Yapay zekanın din üzerindeki etkisini incelemenin yanı sıra, İslam'ın yapay zeka üzerindeki etkisi de dikkate alınmalıydı.
Bu nedenle Ayetullah Arafi, yapay zekanın topluma girmesinin fıkıh, felsefe, beşeri bilimler ve diğer marifet alanları için yarattığı sonuçların ve yeni soruların incelenmesi gerektiğine vurgu yapmıştır." dedi.
"Hüda" Dini Araştırma ve Akıl Yürütme için Akıllı Bir Sistem
Tanıtımı yapılan ürünlerden birini "Hüda" olarak tanıtan Dr. Minayi, şunları söyledi: "Bu ürün, İslami ilimler alanı için akıl yürüten, bilgi odaklı akıllı bir sistemdir. Fakihin veya araştırmacının sorusunu alabilir, sorunun amacını ve niyetini tespit edebilir ve çok sayıdaki kaynak arasından ilgili ve güvenilir olanları belirleyip inceleyebilir."
Dr. Minayi şöyle ekledi: "Bu sistem, kaynakları inceledikten sonra onları yan yana getirir, akıl yürütme süreciyle bir sonuca varır ve doğrulama ve teyit aşamalarını gerçekleştirdikten sonra sonucu doğru, akıcı ve kullanıcının beğendiği bir dille sunar."
Dr. Minayi sözlerine şöyle devam etti: "Bu sistemin çıktısı, kullanıcının araştırma sonuçlarını basit ve kesin bir şekilde kullanabilmesi için belge, tablo, grafik ve infografik formatında sunulabilmektedir."
Dr. Minayi bu ürünün üretilmesindeki temel amacın; yapay zekanın toplumda ve özellikle yeni nesil arasında dini ilerletmek ve yaymak için kullanılması olduğunu belirtti.
"Yapay Zeka İlahiyatı"; Hikmet ve Teknoloji Üniversitesi'nin İlk Ders Kitabı
Dr. Minayi, bir diğer ürünü "Yapay Zeka İlahiyatı" adlı kitap ve ders materyali olarak tanıttı ve şunları söyledi: "Bu ürün, Hikmet ve Teknoloji Üniversitesi'nin faaliyetleri kapsamında hazırlanmış olup önümüzdeki dönemden itibaren eğitim amaçlı kullanılması planlanmaktadır."
Dr. Minayi sözlerine şöyle devam etti: "Bu üniversitede, yapay zekayı öğrenirken aynı zamanda bu teknolojinin ilmi, dini ve sosyal meydan okumalarıyla da tanışmaları amacıyla, İslam dünyasından ve diğer ülkelerden seçkin araştırmacıların uluslararası düzeyde bir araya getirilmesi (üniversiteye kazandırılması) hedeflenmektedir."
Bilim ve Sanayi Üniversitesi öğretim üyesi şunları söyledi: "Bu ders kitabında; dijital ilmi deneyimler, ölümsüzlük (ebedilik), insanın en şerefli varlık (eşref-i mahlûkat) olarak konumu ve yapay zekânın, özellikle de güçlü yapay zekânın din için doğurabileceği çeşitli kelâmî (teolojik) şüpheler gibi konular incelenmiştir."
Dr. Minai sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu konular 16 ders halinde derlenmiştir ve kitabın, kullanımı ve okutulmasına imkân sağlamak amacıyla üniversitelere ve bilim merkezlerine ücretsiz (açık erişimli) olarak sunulması hedeflenmiştir."
Dr. Minayi ayrıca; ahlak, felsefe ve İslami bilimlerin yapay zekâyla ilgili diğer boyutları alanında birçok başka kitabın da hazırlandığını ve bunların kademeli olarak tanıtılıp takdim edileceğini duyurdu.
Dr. Minayi Havza ile teknolojinin kesişim noktasında uzman kadroların yetiştirilmesinin gerekliliğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bu alanın geleceği; hem İslami ilimler ve dinî esaslara hâkim olan hem de yeni teknolojileri, özellikle yapay zekâyı iyi tanıyan kadrolara ihtiyaç duymaktadır."
yorumunuz