Havza Haber Ajansı Çeviri Grubu’nun haberine göre, Necef-i Eşref Cuma İmamı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Sadruddin Kabançi, Necef-i Eşref’teki Büyük Fatımiye Hüseyniyesi’nde verdiği Cuma hutbelerinde iç, bölgesel ve uluslararası bir dizi meseleyi ele aldı.
600 Yayınevinin Katılımıyla Bağdat Uluslararası Kitap Fuarı’na Destek
İç meseleler bölümünde Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Sadruddin Kabançi, 27. Bağdat Uluslararası Kitap Fuarı’nın düzenlenmesini memnuniyetle karşıladı ve fuarın başlığını överek şöyle dedi: “Bu fuarın ‘Bağdat, İslam Kültürünün Başkenti’ başlığıyla düzenlenmesi ve 600 yayınevinin fuara katılması güzel bir noktadır.”
Eğitim-Öğretim Yılının Başlamasındaki Gecikmeye Yönelik Genel Memnuniyetsizlik
Hüccetü’l-İslam Kabançi ayrıca eğitim-öğretim yılının 11 Ekim’e kadar ertelenmesine yönelik genel memnuniyetsizliğe ve bunun gerekçelerinin göz ardı edilmesine değinerek şöyle dedi: “Bakanlığın geri adım atarak eğitim-öğretim yılının başlangıcını 1 Ekim’e çekmesine rağmen, eğitim-öğretime yönelik bu tutumun etrafında büyük bir soru işareti bulunmaktadır.”
Bağdat Halkına, Ahlaksızlık Festivalinin İptal Edilmesi Dolayısıyla Teşekkür
Necef-i Eşref Cuma İmamı, hutbenin bir diğer bölümünde, Basra’da düzenlenmesi planlanan ahlaksızlık festivalinin iptal edilmesi dolayısıyla Basra halkına, âlimlere ve bölgenin aşiretlerine teşekkür mesajını iletti. Ayrıca düşmanın sistematik planları aracılığıyla karşı karşıya olduğumuz ahlaki tehditlerin tehlikesine ilişkin onların taşıdığı hassasiyeti gösteren bu tutumu övdü.
Necef-i Eşref’te İlim Havzasının Kuruluşunun Bininci Yılı
Hüccetü’l-İslam Kabançi ayrıca Şeyh Tûsî’nin vefat yıldönümü münasebetiyle Necef-i Eşref’teki ilim havzasının kuruluşunun bininci yılına değindi ve bu vesileyle düzenlenen festival dolayısıyla mukaddes İmam Ali (a.s.) Türbesi’ne teşekkür ve şükranlarını sundu ve şöyle vurguladı: “Necef-i Eşref, düşüncenin, dinin ve Şiiliğin kalesi olarak kendi konumuna yeniden dönmektedir.”
Başbakanın Amerika Ziyareti
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Sadruddin Kabançi, iç meselelerin bir başka bölümünde Irak Başbakanı’nın gelecek hafta Amerika’ya yapacağı ziyarete değinerek şunları vurguladı: “Irak’taki her türlü siyasi ve güvenlik istikrarsızlığı, tüm bölgede bir krizi tetikleyecek ve dünya ekonomisini sarsacaktır. Bu nedenle meseleler hikmet ve akılcılıkla ele alınmalıdır.”
Mekke ve Medine Kırmızı Çizgidir
Uluslararası meseleler bölümünde Necef-i Eşref Cuma İmamı şöyle dedi: “Medya, Mekke ve Medine’nin hedef alınmasından söz ediyor. Biz Mekke ve Medine’nin kırmızı çizgi olduğuna inanıyoruz; ancak fitne çıkarmayı ve kamuoyunu Yemen ile Irak’a karşı kışkırtmayı amaçlayan kâfirce bir plana karşı uyanık olunmalıdır.”
Dinî Hutbe: İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) Vasiyetinde Şiilerin Dört Özelliği
Necef-i Eşref Cuma hatibi, takvaya davet ettikten sonra dinî hutbede İmam Hasan Askerî’den (a.s.) Şiilerin özellikleri hakkında bir rivayet nakletti: “Sizden bir kimse dininde takvalı, sözünde doğru, emanete riayet eden ve insanlara karşı güzel ahlaklı olduğunda, ‘Bu Şiidir’ denilir ve bu beni sevindirir.”
Ardından şöyle açıkladı: “Bunlar İmam Askerî’nin (a.s.) kendi Şiileri için vurguladığı dört özelliktir: dinde takvalı olmak, doğruluk, emanete riayet etmek ve güzel ahlaklı olmak.”
Ehl-i Beyt (a.s.) Şiilerine Müjde: Şiilerin Sevineceği Üç Makam
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Sadruddin Kabançi ayrıca Ehl-i Beyt (a.s.) Şiilerine bir müjde olarak, Allah Resulü’nün (s.a.a.) eşi Ümmü Seleme’nin naklettiği bir rivayete yer verdi. Ümmü Seleme şöyle aktarmıştır:
Allah Resulü (s.a.a.) şöyle buyurdu: “Ey Ali! Senin sevenlerin üç yerde sevinirler: Birincisi, ruhları çıktığı zaman; sen orada bulunur ve onlara şahitlik edersin (yani onlara ‘Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet ederim’ dersin). İkincisi, kabirde sorguya çekildikleri sırada; sen orada bulunur ve onlara telkinde bulunursun. (Yani Münker ve Nekir onlara ‘Rabbin kimdir?’ diye sorduklarında, sen onlara telkinde bulunur ve ‘Rabbim Allah’tır, de’ dersin.) Üçüncüsü, Allah’ın huzuruna çıkarıldıkları sırada; sen orada bulunur ve onları tanıtırsın. (Yani ‘Ey Allah’ım, bunlar benim Şiilerimdir’ dersin.)”
Ardından vurguladı: “Bunlar, Ehl-i Beyt (a.s.) Şiilerinin sevineceği üç makamdır ve bunlar zorlu makamlardandır.”

Seyyid Sadruddin Kubancî
yorumunuz