Perşembe 1 Ocak 2026 - 02:11
İslam İnkılabı, Yeni Bir Ümmetin Başlangıcıdır / İran Milleti Büyük Bir Sabır, Direniş ve Velâyet İmtihanındadır

Havza / İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi, İran İslam İnkılabı’nın yeni bir İslâm ümmetinin teşekkül sürecinin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün İran milleti ve ilim havzaları, kapsamlı bir ilahî imtihanla karşı karşıyadır. Bu imtihan; ekonomik baskılar, medya saldırıları ve her yönlü tehditlerle birlikte yürümektedir. Bu süreci başarıyla aşmak ise ancak sabır, direniş ve ilahî velâyete bağlılıkla mümkün olacaktır.”

Havza Haber Ajansı muhabirinin aktardığına göre, İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi Ayetullah Muhsin Erâkî, İlim Havzaları Merkez Yönetimi Ayetullah Hâirî Salonu’nda düzenlenen, il havzalarının Sosyal ve Siyasi İşler Daireleri sorumlularının yıllık toplantısının kapanış programında yaptığı konuşmada, İran İslam İnkılabı’nın yeni bir İslâm ümmetinin oluşum sürecinin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şöyle dedi:

“Bugün İran milleti, ilim havzaları ve Direniş Cephesi, kapsamlı bir imtihanla karşı karşıyadır. Bu imtihan; ekonomik, bedensel, ruhsal ve medya boyutlarını birlikte barındırmaktadır. Bu süreçten geçmenin tek yolu ise sabır, iman, direniş ve ilahî velâyete sadakattir.”

Allah’ın Ümmetler için Değişmez Sünneti: İlahi İmtihan

Kur’ân-ı Kerîm ayetlerine atıfta bulunan Ayetullah Erâkî, ilahî sünnetin, ümmetlerin çeşitli imtihanlarla sınanmasını gerektirdiğini belirterek şunları söyledi: “Bu imtihanlar; mal, geçim ve ekonomiyle ilgili olduğu gibi, can, güvenlik, insanın ruhu ve imanı gibi alanları da kapsamaktadır.”

Ayetullah Erâkî sözlerine şöyle devam etti: “Kur’ân-ı Kerîm açık bir şekilde korku, açlık, malların ve canların azalmasıyla yapılan imtihanlardan söz etmektedir. Bu sınamalar yalnızca maddi baskılarla sınırlı değildir; günümüzde daha geniş bir boyut kazanmış, kültürel saldırıları, medya baskısını ve psikolojik savaşı da içine almıştır.”

Ayetullah Erâkî, bugün İslâm ümmetinin karşı karşıya olduğu asıl sorunlardan birinin, düşmanın medya gücü ve propaganda araçları aracılığıyla milletlerin ruhunu, imanını ve dinî kimliğini hedef alması olduğunu vurgulayarak, bunun da büyük ilahî imtihanın bir parçası olduğunu ifade etti.

Modern Şirk: Siyaset ve İktidar Kisvesi Altında Allah’tan Başkasına İtaat

İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi, Kur’ânî perspektiften şirk kavramına değinerek şöyle dedi: “Ehl-i Beyt (a.s.) rivayetlerinde şirk, yalnızca putlara tapınmakla sınırlı değildir; ilahî olmayan yöneticilerin hâkimiyetini kabul etmek ve onların emirlerine itaat etmek de şirkin bir örneğidir.”

Ayetullah Erâkî sözlerini şu şekilde sürdürdü: “İnsan, Allah’ın hükmü yerine O’ndan başkasının irade ve emrini esas aldığı her durumda, gerçekte şeytana itaat yoluna girmiş olur. Bu hakikat, Kur’ân-ı Kerîm’de de açıkça dile getirilmiştir.”

Ayetullah Erâkî, günümüzde İslâm ümmetinin maruz kaldığı önemli imtihanlardan birinin, ilahî velâyet ile tağut velâyeti arasında tercih yapma zorunluluğu olduğunu belirterek, bu tercihin ağır bedelleri bulunduğunu ve sabır ile direniş olmaksızın mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

İslam İnkılabı, Yeni Bir Ümmetin Başlangıcıdır / İran Milleti Büyük Bir Sabır, Direniş ve Velâyet İmtihanındadır

İki Kader Belirleyici Aşama: Liderlerin İmtihanı ve Ümmetin İmtihanı

Kur’ân-ı Kerîm’deki imtihan türlerini açıklayan Ayetullah Erâkî, Kur’ân’ın iki tür imtihandan söz ettiğini belirterek şöyle dedi: “Bunlardan biri ilahî liderlerin imtihanı, diğeri ise ümmetlerin imtihanıdır.”

Ayetullah Erâkî, Hz. İbrahim’in (a.s.) maruz kaldığı imtihanlara işaret ederek şunları söyledi: “İmamet, en ağır sınamalardan geçilmeden elde edilemez. Hz. İbrahim (a.s.) hem malıyla, hem canıyla hem de sahip olduğu en değerli varlığı olan evladıyla imtihan edildi ve bu imtihanların ardından imamet makamına erişti.”

Ayetullah Erâkî sözlerine şöyle devam etti: “Bu ilahî sünnet yalnızca Hz. İbrahim’e (a.s.) özgü değildir; bütün ilahî önderler ve onların ardından ümmetler de bu yoldan geçmek zorundadır.”

Ferdî İmametten Toplumsal İmamete

İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi, “toplumsal imamet” kavramının önemini vurgulayarak şunları kaydetti: “Kur’ân’ın bakış açısında yalnızca ferdî bir imam söz konusu değildir; ümmetin de, imamla birlikte yürüyecek ve diğer milletler için örnek olabilecek bir olgunluk seviyesine ulaşması gerekir.”

Ayetullah Erâkî şöyle dedi: “‘Şahit ümmet’, imamın yanında duran, bedel ödeyen ve zorlu imtihanlar karşısında geri adım atmayan ümmettir. Ancak böyle bir ümmet, “insanlara şahit” olma niteliğini kazanabilir.

İslâm Tarihinin Büyük İbreti: İlk Ümmetin Ahdi Bozması

Ayetullah Erâkî, İslâm’ın ilk dönem tarihine atıfta bulunarak şu vurguda bulundu: “Kur’ân-ı Kerîm, ilahî imtihanda başarısız olan ve yerini başka bir ümmete bırakan topluluklardan açıkça söz etmektedir.”

Ayetullah Erâkî sözlerine şöyle devam etti: “Bu başarısızlığın en büyük örneklerinden biri, ilk ümmetin Hz. Peygamber’e (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt’e (a.s.) karşı ahdini bozmasıdır. Bu sürecin zirvesi ise Kerbelâ faciasında açıkça ortaya çıkmıştır.”

İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi, Kerbelâ hadisesinin canlı tutulmasının, matemlerin, ağlamanın ve Hüseynî şiarların yaşatılmasının amacının tarihte işlenen bu büyük hatırayı unutmamak olduğunu belirterek şöyle dedi: “Bir ümmetin velâyete sırt çevirerek nasıl ilahî yoldan saptığını hatırlamak ve aynı hatayı yeniden yapmamak için bu bilinç diri tutulmaktadır.”

İslam İnkılabı, Yeni Bir Ümmetin Başlangıcıdır / İran Milleti Büyük Bir Sabır, Direniş ve Velâyet İmtihanındadır

İslam İnkılabı: İkame (yerine geçen) Ümmetin Başlangıcı

Ayetullah Erâkî, İslam İnkılabı’nın konumuna vurgu yaparak şöyle dedi: “İran İslam İnkılabı, Kur’ân’ın vaad ettiği o “yerine geçen ümmetin” (kavm-i bedel) teşekkül sürecinin başlangıcıdır; iman ehli olan, ilahî sevgiye sahip, sebatkâr ve Allah yolunda cihad eden bir ümmetin.”

Ayetullah Erâkî sözlerine şöyle devam etti: “İran milleti; Erbaîn’in milleti, direnişin milleti ve velâyet mektebinin takipçileri olarak bugün, önceki ümmetlerin kaydığı noktada durmaktadır. Eğer sabır ve direniş olmazsa, tarihin tekerrür etmesi tehlikesi vardır.”

Son İmtihan: İmam-ı Zaman’a (a.f.) Yardım Etmeye Hazır Olmak

Ayetullah Erâkî, zuhur döneminin yarı yolda kalanların dönemi olmadığını belirterek şunları söyledi: “Tarihin bu aşamasında artık imtihanın tekrarı yoktur; İmam Zaman’ın (a.f.) yardımcıları, yolun sonuna kadar sebat etmek zorundadır.”

Ayetullah Erâkî, yaptırımlara, ekonomik baskılara, tehditlere, psikolojik savaşa ve hatta geçim sıkıntılarına katlanmanın bu imtihanın bir parçası olduğunu vurgulayarak şöyle dedi: “Nitekim İslâm’ın ilk dönemindeki Müslümanlar da Ebû Tâlib Vadisi’nde açlığa katlanmışlardı.”

İslam İnkılabı, Yeni Bir Ümmetin Başlangıcıdır / İran Milleti Büyük Bir Sabır, Direniş ve Velâyet İmtihanındadır

Yeni Ümmetin Öncüleri: Şehitler

İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi, şehitleri yâd ederek şu değerlendirmede bulundu: “Şehitler, bu yeni ümmetin öncü ve ön safta yürüyen neferleridir. İran milleti de şehitlerin sîretine bakarak, büyük ilahî hedeflerin gerçekleşmesi uğruna bedel ödemeye hazır olmalıdır.”

Ayetullah Erâkî sözlerinin sonunda şu temennide bulundu: “İman, sabır, sebat ve direnişle İran milleti, tarihin son döneminde Allah’ın dininin sancağını taşıma liyakatini ispat etsin ve ilahî kesin zafer vaadi tahakkuk etsin.”

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha