Havza Haber Ajansı'na göre İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi, Uzmanlar Meclisi üyesi ve Nizâmın Maslahatını Teşhiş Kurultayı üyesi Ayetullah Muhsin Araki bugün (3 Şubat 2026) Mukaddes Cemkeran Cami Baki' Şebistanı'nda düzenlenen 21. Uluslararası Mehdeviyet Doktrini Sempozyumu'nda konuşmasının merkezini tarihi gelenekler olarak tanımladı ve bu geleneklerin nihayetinde İmam Zaman'ın (a.s.) liderliğinde küresel adalet toplumunun kurulmasına ulaşacağını söyledi.
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi Kur'an-ı Kerim ve masumların (a.s.) rivayetlerinde toplumun şekillenmesi, toplumlar üzerindeki yasaların, sosyal dönüşümlerin ve insanlığın yolculuğunun sonuna dair kapsamlı bir sistemin bulunduğunu ifade etti ve şöyle dedi: "İlahi sosyal yasalar çiğnenemez ve varoluşsaldır. Büyük toplumların hareketi bu geleneklere dayanmaktadır."
Uzmanlar Meclisi üyesi bireysel davranış alanında insanın iradesinin olduğunu ancak sosyal hareket alanında tarihin kesin ve zorunlu bir sürecinin bulunduğunu ve bu sürecin ilahi bir hedefe ulaşacağını vurguladı.

Havza Hocası, rivayetlere atıfta bulunarak şöyle dedi: "Dünya ömründen yalnızca bir gün kalsa bile, Allah o günü uzatacaktır ve hak hükümetinin gerçekleşmesi vaadini yerine getirilecektir."
Ayetullah Araki tarihi dönüşümlerin en önemli yasalarından birinin nimetlerin değiştirilmesi yasası olduğunu belirtti ve şöyle dedi: "Eğer ümmetler ilahi nimete nankörlük ederlerse düşüşe düçar olurlar. Kur'an iki tür nimeti tanımlamaktadır; genel nimet -ki bu tüm insanları kapsar- ve tam nimet -ki bu insanı en yüksek olgunluğa ulaştırır.-"
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi, tam nimeti imamlıkla ilişkilendirdi ve Kur'an'da nimetin tamamlanmasının Gadir ayeti ve İbrahim'in soyuna ait ayetlerde ifade edildiğini belirterek şöyle dedi: "İlahi lütuf ve ümmetlerin üstünlüğü, bu tam nimeti kabul etme ve imamla bağlantı kurma gölgesinde gerçekleşir."
Nizâmın Maslahatını Teşhiş Kurultayı üyesi, ümmetin imamla olan iki temel ahdini; ("itaat ahdi" ve "yardım ahdi") iman eden topluluğun oluşumunun temeli olarak tanımladı ve şöyle dedi: "Tam nimetten faydalanan ümmetin sorumluluğu vardır ve temel görevleri yeryüzünde adalet tesis etmektir."
Ayetullah Araki şöyle bir uyarıda bulundu: "Eğer ümmet, ahdi ihlal ederse nimetlerin değiştirilmesi yasası işler ve bunun sonucu zillet, ilahi gazap ve kalp katılığı olacaktır."
Ayetullah Araki Yahudileri Kur'an'daki nimetlerin değiştirilmesinin bariz bir örneği olarak gördü ve bu ümmetin rehberlik yerine tarih boyunca bir bozulma ve kriz merkezi haline geldiğini söyleyerek şöyle belirtti: "İhanet eden ümmet, asıl konumunun zıttına dönüşür ve ilahi rehberliğin ana engeli haline gelir."

İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi, devamında değiştirme yani "istibdal" geleneğinden bahsetti ve nimetin değiştirilmesinden sonra Allah'ın ihanet eden ümmetin yerine başka bir ümmeti ikame edeceğini söyleyerek şöyle belirtti: "İlahi hedefler durmaz ve hiçbir kavim Allah'ın yasalarının gerçekleşmesini engelleyemez. Bu yasalar İslam ümmetinde de geçerlidir ve Aşura akışı, İslam tarihinde nimetin değiştirilmesi ve ihanetin en belirgin sahnesidir. Kur'an İslam ümmetinde iki katmandan bahseder; birisi ahdi bozan, diğeri ise sadık kalan katmandır."
Ayetullah Araki, sadık ümmeti Kur'an'da özel olarak hitap edilen ve ilahi vaadin tarihsel gerçekleşim yolunu taşıyan yeni bir ümmet olarak tanıttı ve şöyle ekledi: "Bugün de ihanet eden akım ile sadık ümmet arasında bir çatışma sahnesi devam etmektedir. Bu tarihi savaş zuhura kadar sürecektir."

yorumunuz