Pazartesi 9 Şubat 2026 - 18:43
İslam İnkılabı, İran Halkını Tağut Baskısından Kurtardı ve Özgürlüğe Ulaştırdı

Havza / Kum İslami İlimler Havzası Müdür Yardımcısı, İslam İnkılabı'nın tağut döneminin dikte dayatmaları ve ideolojik baskısından İran’ı kurtarmadaki belirleyici rolünü vurgulayarak şunları söyledi: "İslam İnkılabı ülkeyi izzet, maneviyat ve özgürlük açısından yeni bir döneme taşıdı ve toplumda ilahî değerlerin hâkimiyetinin altyapısını hazırladı."

Havza Haber Ajansı muhabirinin haberine göre, Kum İslami İlimler Havzası Müdür Yardımcısı Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Hamid Maliki, İslam İnkılabı'nın zafer yıldönümü münasebetiyle Kum’daki İmam Musa Kazım (a.s.) Medresesi’nde düzenlenen Kum İslami İlimler Havzası Yönetim Merkezi personel toplantısında yaptığı konuşmada, Mübarek Fecr On Günü’nü tebrik etti. Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Maliki, İslam İnkılabı'nı İran’ın çağdaş tarihindeki bir dönüm noktası olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: "İslam İnkılabı, ülkeyi tağut döneminin baskı, yozlaşma ve dinin aşağılanması ortamından izzet, maneviyat, özgürlük ve ilahî değerlerin hâkim olduğu bir ortama taşıdı."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Maliki, büyük ilahî olayların yeniden hatırlanmasının gerekliliğine dikkat çekerek şöyle dedi: "Yüce Allah bizden “Eyyâmullah”ı hatırlatmamızı istemektedir ve Fecr On Günü bu günlerin en önemli örneklerindendir. Bu dönem, 12 Behmen’de İmam Humeyni’nin (r.a.) tarihî dönüşüyle başlamış ve İran milletinin on gün süren mücadelesi ve direnişinin ardından İslam İnkılabı'nın zaferiyle sonuçlanmıştır."

Kum İslami İlimler Havzası Müdür Yardımcısı, 1978 ve 1979 yıllarında kendi gençlik dönemine ait hatıraları anlatarak Pehlevi rejimi döneminin toplumsal ve kültürel atmosferini tasvir etti ve şunları söyledi: "O dönemde şehirlerde, özellikle alkollü içki satış merkezleri gibi yozlaşma unsurları, camilerden daha fazla göze çarpıyordu. Ayrıca tatil günlerinde en temel imkânlara erişim bile ciddi sorunlarla karşı karşıyaydı. Baskı ortamı o kadar ağırdı ki insanlar evlerinde dinî kitap bulundurmaya cesaret edemiyor, yönetime karşı en küçük bir muhalefet dahi güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşıyordu."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Maliki, İslam İnkılabı'ndan sonra ülkenin kültürel ortamında köklü bir değişim yaşandığını vurgulayarak şunları ifade etti: "Bugün İslam Cumhuriyeti’nde medya, radyo, televizyon ve kültür merkezleri Kur’an ve Ehl-i Beyt (a.s) öğretileriyle doludur. Bu, kıymeti bilinmesi gereken büyük bir nimettir. Özellikle o dönemi yaşamamış olan genç nesil, İslam İnkılabı'nın nasıl bir dönüşüm meydana getirdiğini bilmelidir."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Maliki, İslam İnkılabı'nın zaferinde mücadeleci âlimlerin rolünü hatırlatarak Şehid Ayetullah Medeni’yi seçkin bir örnek olarak andı ve şunları söyledi: "Bu büyük şahsiyetlerin ihlası, cesareti ve halkla iç içe olan ruhu, inkılabın itici gücünü oluşturdu. 12 Behmen günü halkın İmam Humeyni’yi (r.a) karşılamasına dair hatıralar, İran milletinin imanını ve birlikteliğini sergileyen ve asla unutulmayacak bir manzarayı ortaya koydu."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Maliki, aynı aydınlık çizginin günümüzde de devam ettiğine işaret ederek şöyle konuştu: "Bugün de İslam Cumhuriyeti, zulüm ve küresel istikbar cephesi karşısında durmaktadır. Bu hak cephesinin başında ise kapsamlı bir şahsiyet, âlim, fakih, mücahit ve bilinçli bir lider olan Rehberlik makamı bulunmaktadır ve kendisi ülkeyi izzet, hikmet ve maneviyatla yönetmektedir."

Kum İslami İlimler Havzası Müdür Yardımcısı, konuşmasının sonunda havza teşkilatında görev yapmanın kutsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti: "Hepimiz, Hazret-i Veli Asr’ın (a.c.) himayesi altında bulunan bir konumdayız ve bu ilahî nimetin kıymetini bilmeliyiz. İmam Zaman’a (a.c.) ait olan bir kurumda hizmet etmek büyük bir nimettir ve bunun şükrü, görevi ihlas ve dürüstlükle yerine getirmektir."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha