Havza Haber Ajansı’nın Tahran'dan bildirdiğine göre İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan İslam İnkılabı’nın zaferinin 47. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen 22 Behmen (11 Şubat) yürüyüşüne katılan milyonlarca kişi arasında yaptığı konuşmada, İslam İnkılabı’nın yüce kurucusunun ve şehitlerinin aziz hatırasını yâd ederek İmam Humeyni'nin (r.a.) yolunun sürdürülmesi ve rehberliğe bağlı kalmanın gerekliliğine vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı konuşmasının başında İmam Humeyni’nin (r.a.) yüce ruhuna selam göndererek İslam İnkılabı şehitlerini andı. Yüce Rehber Ayetullah el-Uzma Hamaney'in uzun, bereketli ve izzetli bir ömür sürmesi temennisinde bulundu ve İran milletine saygılarını sundu. Bugünkü yürüyüşe halkın kapsamlı katılımını İslam İnkılabı ilkelerine sadakatin bir simgesi olarak niteledi.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ülke çapındaki milyonlarca kişinin katılımına işaret ederek şöyle dedi: "Bugün dünya İran halkının İslam İnkılabı’nı yaşatmak ve rehbere itaati göstermek için bütün şehirlerde sahalara geldiğini görmelidir. Bu, vatanı, değerleri, suyu, toprağı ve yüce İran diyarını savunma varoluşudur."
Cumhurbaşkanı, İmam Humeyni’nin (r.a.) beyanlarında geçen “Eyyamullah” (Allah'ın günleri) kavramını açıklarken İbrahim Suresi’nin ayetlerine atıfta bulundu ve şöyle belirtti:“'Eyyamullah' insanların zulüm, haksızlık, zorbalık ve işgale karşı kıyam ettikleri günlerdir. Kur’an-ı Kerim insanları karanlıklardan nura, zilletlerden izzete ve baskıdan yüceliğe yöneltmek üzere indirilmiştir. “Yevmullah”, milletlerin tüm varlıklarıyla kötülük ve karanlıklara karşı durdukları gündür."
Pezeşkiyan “Neden kıyam ettik?” sorusuna şöyle cevap verdi: "Adalet hâkim olsun, bağımsız olalım diye kıyam ettik ve dünyaya şöyle bir mesaj gönderdik: İranlılar ve Müslümanlar irade, yetenek, bilgi ve sanatlarına dayanarak ülkelerini inşa edebilir; milletlerine izzet ve özgürlük armağan edebilirler."
Cumhurbaşkanı konuşmasının başka bir bölümünde inkılabın ilk dönemindeki komplolara değinerek şunları dedi: "İlk günlerden itibaren etnik konular, siyasi kanatlar, darbeler ve diğer girişimler, yeni doğan İslam İnkılabı’nı zayıflatma amacıyla düşmanların planına alındı. Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri İslam İnkılabı’nı etkisiz hale getirmeye çalıştılar ama başarılı olamadılar."
Pezeşkiyan ayrıca dayatılan savaş hakkında şöyle konuştu: "Bağdat’taki Baas rejimi dış güçlerin kışkırtması ve desteğiyle İran’a karşı sekiz yıllık bir savaş başlattı. Bu savaşa geniş bir destek sağlandı. Amaçları İran’ı bölmek, işgal etmek ve teslim olmaya zorlamaktı. Ancak İran milleti, direniş ve sebatla bu büyük sınavdan da yüz akıyla çıktı."
Cumhurbaşkanı İslam İnkılabı ve savunma savaşının şehitlerini anarak, İran’ın onuru için sınırlarda ve cephelerde canlarını feda eden gençleri minnetle yâd etti.
Pezeşkiyan "Bu şehitlerin birçoğu yaşasa idi, ülkeyi büyük hizmetlerle yüceltirdi.” dedi ve şöyle ekledi: "Onlar dünyanın, makamın, şöhretin ve benliğin peşinde değildi. Adsız, gösterişsiz bir hayat sürerek İslam İnkılabı, vatan ve halk uğruna yaşamlarını feda ettiler."
Cumhurbaşkanı üst düzey askerî komutanlardan örnekler vererek; Orgeneral Bakıri, Orgeneral Selami, Orgeneral Süleymani ve diğer şehitleri andı ve onların bu fedakârlığının vatan savunmasında samimiyetin ve adanmışlığın bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Pezeşkiyan yurt dışındaki muhaliflerin iddialarına değinerek şöyle dedi: “Kendini İran ve İranlı adına ülkeyi yönetmeye yeterli görenler, şu konuyu incelemeli: Bu şehitler, kendi canlarından başka ne aldılar bu vatandan? İşte onların hayatı, malları ve ailelerinin kaderi; ülkenin zenginliklerini yağmalayıp kaçanlara ve şimdi dışarıda oturup durumu düzeltme iddiasında bulunanlara esaslı bir derstir.”
Cumhurbaşkanı, bazı grupların medya ve propaganda araçlarını kullanarak toplumun ve gençliğin zihnini karıştırmaya çalıştıklarını belirtti. Bu durumu ülkenin ciddi sorunlarından biri olarak nitelendirdi ve şu ifadelerde bulundu: “Devletin sorumlusu olarak milletimizden, mevcut eksiklik ve yetersizliklerden dolayı özür diliyorum. Biz hükümette bütün gücümüzle sorunları çözmek için gayret ediyoruz.
Allah’ın yardımına ve Yüce Rehber Ayetullah el-Uzma Hamaney'in hikmetli liderliğine dayanarak, her türlü engel ve baskıya rağmen meselelerin çözümü yolunda güçlü adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.”
Pezeşkiyan konuşmasının başka bir bölümünde, hükümetin göreve başladığı dönemde enerji alanındaki duruma değinerek şöyle dedi: "Hükümetin teslim alındığı zamanda, ülke elektrik ve gaz dâhil olmak üzere enerji alanında yaklaşık 20 ila 25 bin Megavatlık bir açıkla karşı karşıya idi. Ancak bugüne kadar, güneş panellerinin yaygınlaştırılması, santrallerin kurulması ve tasarruf ile tüketimin iyileştirilmesine yönelik adımlar sayesinde bu açığın 10 bin Megavattan fazlası telafi edildi."
Cumhurbaşkanı, ülkenin gelişmesinin kalıcı enerji temini olmadan mümkün olamayacağını belirterek hükümetin halk ve üreticilerin katkısıyla bu sorunu aşma yolunda ilerlediğini, hızla kendi kendine yeterlilik yönünde ilerlemekte olduğunu ifade etti. Pezeşkiyan yapılan çalışmalarla gelecek yaz döneminde enerji alanındaki geçmiş sorunların tekrarlanmamasını umduğunu dile getirdi.
Pezeşkiyan ayrıca ulaşım alanındaki kalkınma gerekliliğine dikkat çekerek şöyle dedi: "Kapsamlı kalkınma birlik ve iç bütünlükle mümkündür. Bugün her zamankinden daha fazla ülke tehditler, komplolar ve bazı gençleri hata ya da aldatmaya sürükleyebilecek sapmalara karşı dayanışma ve bütünlüğe ihtiyaç duymaktadır."
Cumhurbaşkanı millî dayanışma ve iç bütünlüğün gerekliliğinin altını çizerek şöyle dedi: "Bugün her zamankinden daha fazla uzlaşma ve birlik içinde olmamız gerekiyor. Toplum, farklı düşünceleri, zevkleri ve görüş ayrılıklarını bir araya getirebilen ve onları açık bir hedefe yönlendiren bir rehbere her zamankinden daha fazla muhtaçtır."
Pezeşkiyan İslam Cumhuriyeti Nizâmı'nda rehberliğin ülkenin kudret kaynağı olduğunu belirtti ve şöyle dedi: "Rehber şimdiye kadar Nizâm'ı bütün saldırılara karşı güçlü bir şekilde ilerletti. Bu durum düşmanların hoşnutsuzluğuna neden oldu."
Cumhurbaşkanı 18 ve 19 Dey (8-9 Ocak) olaylarına değinerek bu hadiseleri İran milletinin üzüntüsü olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: "Yaşanan olaylar ülke için büyük bir keder yarattı. Bazı değerli vatandaşlarımız hayatlarını kaybetti. Sonrasında uluslararası düzeyde söylentiler çıktı. Biz halkımıza karşı sorumluyuz. Milletten özür diliyoruz ve bu olaylarda zarar gören herkes için hizmet sunmakla yükümlüyüz ve bu yolu sürdüreceğiz."
Pezeşkiyan, Emniyet Güçleri, Besic, Devrim Muhafızları (Sepah) ve olaylarda görev alan diğer şahıslara atıfta bulunarak şöyle dedi: "Biz halkın sesini duymaya hazırız. Kendimizi milletin hizmetçisi olarak görüyoruz. Amacımız halka karşı gelmek değildir. Düşmanlar toplumda derin bir yara açmaya çalışıyor, fakat görevimiz bu yarayı iyileştirmek ve Ayetullah el-Uzma Hamaney'in rehberliğiyle tek bir el haline gelerek birlik içinde saldırılara karşı durmaktır."
Cumhurbaşkanı sözlerine şöyle devam etti: "İslam İnkılabı’nın hedefleri adaletin tesis edilmesi, ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve etnik, cinsiyet, dil farklılıklarının azaltılması idi. İslam'ın nazarında üstünlük ölçüsü, takva ve halka hizmetteki liyakata dayanır."
Pezeşkiyan hükümetin cinsiyet, siyasi ve etnik sınırları azaltma yönünde ilerlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gayretimiz, adaleti ülkenin tüm illerinde ve bölgelerinde uygulamaktır. Ayrıca altyapı alanında, Ayetullah el-Uzma Hamaney tarafından vurgulanan iletişim koridorlarının inşası hızla sürmektedir. Bu projelerin çoğu Allah’ın yardımıyla yıl sonuna kadar tamamlanacak ve gelecek yıl geliştirilmesi sürdürülecektir."
Cumhurbaşkanı komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı ve şöyle dedi: "Bildirilen politikalar ve Ayetullah el-Uzma Hamaney’in vurgusu doğrultusunda, İslamî ve komşu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi hükümetin görevleri arasındadır. Son dönemlerde düşmanlar İran aleyhine girişim planlamak istediklerinde, birçok İslam ülkesi İran İslam Cumhuriyeti ile iletişime geçerek destekleyici tutumlarını açıkladılar."
Pezeşkiyan Türkiye, Azerbaycan Cumhuriyeti, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır dâhil olmak üzere farklı ülke yetkililerine teşekkür ederek şöyle dedi: "Bu ülkeler diplomatik bir yaklaşımla gerilimlerin artmasını önlemeye çalıştılar ve Siyonist rejim ile Amerika’nın bölgedeki hedeflerini sürdürmelerine izin vermediler."
Pezeşkiyan konuşmasının devamında bölgesel ve İslamî ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine değinerek şöyle dedi: "Müslüman ülkeler, ülkenin kalkınması ve üretimi için önemli bir zemin teşkil etmektedir. İran’ın ekonomik ilerlemesi için pazara ihtiyacı vardır ve ilk adımda bu pazarlar İslamî ve komşu ülkelerdir."
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: "İran İslam Cumhuriyeti, Avrasya, BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı, ECO ve diğer çok taraflı mekanizmalar dâhil olmak üzere bölgesel ve uluslararası anlaşmalar ve ittifaklar çerçevesinde ilişkilerini güçlendirmekte ve pekiştirmektedir."
Pezeşkiyan, hükümetin dış politikasının Ayetullah el-Uzma Hamaney’in rehberliği doğrultusunda ve aktif diplomasi yaklaşımıyla yürütüldüğünü vurgulayarak şöyle dedi: "Biz kendi halkımıza ve uluslararası topluma karşı samimiyiz. İran İslam Cumhuriyeti nükleer silah peşinde değildir ve bu tutumumuzu defalarca ilan ettik, her türlü doğrulama için hazırız. Ancak Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinin tutum ve söylemleriyle oluşturdukları güvensizlik duvarı, müzakerelerde hızlı sonuç alınmasını engellemiştir."
Cumhurbaşkanı şöyle vurguladı: "İran ne aşırılık talebi karşısında ne de adaletsizlik karşısında geri adım atacaktır. Aynı zamanda komşu ülkelerle diyalog yoluyla bölgesel barış ve istikrar yönünde bütün gücüyle çalışmaktadır. Bölgesel meseleler bölge ülkeleri tarafından çözülmelidir, bölge dışı güçler tarafından değil."
Pezeşkiyan, bölgedeki Müslüman ülkelerin diyalogla kendi sorunlarını çözebileceğini belirterek şöyle dedi: "İran, yabancıların kendi kaderini ve bölgesel süreçlerini belirlemesine ihtiyaç duymaz. Uluslararası hukuk ve İran halkının hakları çerçevesinde diyaloğa hazırdır. Elbette bu görüşmeler, Ayetullah el-Uzma Hamaney tarafından çizilen kırmızı çizgiler çerçevesinde yürütülecektir."
Cumhurbaşkanı hükümetin iç politika programlarına değinerek şunları söyledi: "Hükümetin en önemli kaygısı halkın geçimi ve temel ihtiyaçların karşılanmasıdır. Ekonomik koşulların iyileştirilmesi için gerekli imkânların sağlanması önceliklidir ve hükümet bu imkânları farklı yollarla temin etmeye çalışmaktadır."
Pezeşkiyan ayrıca hükümetin yolsuzlukla mücadele kararlılığını vurgulayarak şunları söyledi: "Hırsızlıkla, rüşvetle, kamu haklarına tecavüzle ve kaçakçılıkla mücadele hükümetin ciddi bir şekilde gündemindedir. Hükümetin sübvansiyonları kaldırma planı yoktur. Desteklerin, zincirin başlangıcından sonuna kadar hedefli bir şekilde aktarılması sağlanacaktır."
Cumhurbaşkanı yetki devri politikasına değinerek şöyle açıkladı: "Yasanın belirlediği görevler çerçevesinde hükümet ve cumhurbaşkanlığı yetkilerinin bir kısmı şehir valiliklerine devredilecektir. Böylece işler daha verimli ve hızlı yürütülecektir."
Cumhurbaşkanı hükümetin halk odaklı yaklaşımına dikkat çekerek ekledi: "Mahalle-merkezlilik, cami-merkezlilik ve okul-merkezlilik politikası ön plandadır. Çünkü hükümet, halkın sorunlarının onların doğrudan katılımıyla çözülmesi gerektiğine inanmaktadır. Karmaşık ve gereksiz bürokrasinin azaltılması, işlerin halka ve yerel kurumlara devri hükümetin ciddi hedefleri arasındadır ve bu yolda hiçbir çabadan kaçınılmayacaktır."
Pezeşkiyan halkın katılımının sorunları aşmanın anahtarı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Altyapı projelerini halkla birlikte yürütmek zor değildir. Nitekim bir yıldan kısa sürede yaklaşık beş bin Megavat güneş paneli kurulmuş, üç binden fazla okul hayırseverlerin katılımıyla ve devlet kredilerine dayanılmadan inşa edilip donatılmıştır. Asıl meydan okuma maddi değil, manevi alandadır. Yani zihniyetlerin, ahlakın ve davranışların düzeltilmesi, haksızlıklardan kaçınılmasıdır."
Cumhurbaşkanı bu sorunların çözümünde camilerin, âlimlerin ve sağlık merkezlerinin rolüne dikkat çekerek şöyle dedi: "Hükümet halkın yanında yer almaktadır. Üniversitelere, üreticilere, girişimcilere, sanatçılara, bilim insanlarına, sporculara ve toplumun bütün kesimlerine dayanarak yaptırımlar ve baskılar karşısında direnecek, hiçbir güç İran halkını durduramayacaktır."
Pezeşkiyan hükümetin protestoları bir “nimet” olarak gördüğünü vurgulayarak açıkladı: "Halkın sesini duymak yetkililerin görevidir. Ancak yıkım, şiddet, kamu mallarının yakılması ve yabancı müdahale taleplerini kabul etmeyiz. İranlılar ülkenin sorunlarını kendileri çözebilir ve bu yol diyalog, dayanışma ile yıkıcı davranışlardan kaçınma yoluyla izlenmelidir."
Cumhurbaşkanı zor durumlara rağmen 22 Behmen (11 Şubat) yürüyüşündeki halkın geniş katılımı, sabrı, dayanışması ve Ayetullah el-Uzma Hamaney’e bağlılığı için teşekkür ederek şöyle dedi: "Halk karşısında kendimizi mahcup hissediyoruz. Var oldukça aziz ve yüce İran milletine hizmet etmeye devam edeceğiz."
Pezeşkiyan devletin üç erk ile askeri ve güvenlik güçleri arasındaki koordinasyon ve uyumuna değinerek, bu dayanışma sayesinde ülkenin sorunların üstesinden geleceğine dair güvence verdi.
Cumhurbaşkanı ayrıca şehirlerde sorunların kök nedenlerini incelemek ve olası hataları şeffaflaştırmak için çalışma gruplarının oluşturulacağını duyurdu ve hükümetin amacının hataların tekrarlanmasını önlemek ve reform ve iyileşme yolunda ilerlemek olduğunu vurguladı.
Pezeşkiyan İran milletine bir kez daha teşekkür ederek ülke halkı ve tüm İslam ülkeleri için onur, adalet, ilerleme, kardeşlik ve yücelme dileğinde bulundu.
yorumunuz