Havza Haber Ajansı muhabirinin aktardığına göre İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Arafi, Havza kurumları yöneticilerinin ülke çapındaki toplantısında 22 Behmen yürüyüşünde halkın ortaya koyduğu destansı katılımı ve Şaban ayının son günlerini tebrik ederek, ilim havzalarının Ramazan-ı Şerif’e kapsamlı bir hazırlık yapmasının gerekliliğini vurguladı ve bu ayı “dindarlığı ve tebliği destekleyen bir mektep” olarak niteledi.
Ramazan; Amellerin Değerini Katlayan Bir Zaman Dilimi
İlim Havzaları Genel Müdürü, Hz. Peygamber’in (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) Ramazan ayına hazırlık konusunda uyarı ve bilinçlendirme geleneğine işaret ederek şöyle dedi: “Rivayet kaynaklarında Mübarek Ramazan için yüzü aşkın isim ve nitelendirme zikredilmiştir ve başka hiçbir zaman dilimi hakkında bu denli geniş bir tasvir söz konusu değildir.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi Üyesi, Ramazan’ın “ilahi isim ve sıfatların tecellisinin nurlu bir kabı” olduğunu belirterek şunları ekledi: “Bu ayın en dikkat çekici özelliklerinden biri amellerin değerinin katlanmasıdır. Nitekim rivayetlere göre Ramazan’da Kur’an’dan bir ayet okumak, Ramazan dışındaki bir hatme denk sayılmıştır. Bazı ameller ise binlerce kat değer kazanmaktadır.”
Sözlerine devam eden Ayetullah Arafi, bu ayda Ramazan’a riayet eden bir müminin mübah fiillerinin dahi ibadet rengi kazandığını; bunun yanı sıra günahların bağışlanması ve affının da özel bir tecelli gösterdiğini ifade etti. Öyle ki insan, şartlarına riayet ettiği takdirde bu aydan tertemiz ve adeta doğduğu günkü gibi çıkar.
Ayetullah Arafi, havzalardaki Ramazan hazırlığının yalnızca bireysel bir mesele olmadığını vurgulayarak şöyle dedi: “Bu hazırlık kurumsal, teşkilatlı ve stratejik düzeyde gerçekleşmelidir. Havza kurumları bu ayda toplumun manevi atmosferini dönüştürebilecek imkâna sahiptir.”
Havza Kurumları Arasındaki Uyum; Tebliğ Görevlendirmelerinde Başarılı Bir Tecrübe
Ayetullah Arafi, ortak planlamalarda havza kurumlarının ortaya koyduğu eşgüdüm ve iş birliği için teşekkür ederek, son dönemde tebliğ amaçlı görevlendirmelerde sağlanan geniş kapsamlı koordinasyon tecrübesine değindi ve şöyle dedi: “Geniş çaplı tebliğ görevlendirmeleri konusunda bütün kurumlar yan yana gelerek birlik ve dayanışma içinde hareket etti. Bu bütünlük, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah el-Uzma Hamaney’in de dikkatini çekti.”
İlim Havzaları Genel Müdürü, bu merkezî düzeydeki dayanışmayı “ilahi bir nimet” olarak nitelendirdi ve bunun eyaletler düzeyinde de güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Havzanın Temel Misyonu: Batı’nın Medeniyet Mücadelesini Tanımak
Ayetullah Arafi, İslam İnkılabı ile modern Batı medeniyeti arasındaki büyük medeniyet mücadelesine işaret ederek şöyle konuştu: “Ruhaniyet, Batı ile büyük medeniyet mücadelesinin ön safında yer almaktadır. Bu alanı tanımak stratejik bir zorunluluktur; bu fikrî ve medenî mücadelede kendi konumumuzu kavramadan hareketimiz eksik kalacaktır.”
İslam İnkılabı’nın bu sahaya aktif bir şekilde giren ilk çağdaş hareket olduğunu belirten Ayetullah Arafi, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik baskıların kökünün yalnızca askerî kapasitede değil, esasen bu söylemsel karşılaşmada yattığını ifade etti.
İlim Havzaları Genel Müdürü, “Kendi söylemimizi doğru biçimde sunabilirsek, dünya çapında çok sayıda muhatap bulacağız; uluslararası faaliyet tecrübeleri de bu gerçeği göstermiştir.” dedi.
Batı Medeniyetinin Temel Bileşenleri
Ayetullah Arafi, Batı medeniyetinin dayandığı esasları açıklarken bir dizi felsefî ve epistemolojik anahtar kavrama işaret ederek şöyle dedi: “Bilginin göreceliliği, ontoloji ve antropolojide materyalizm, hümanizm, ferdiyetin asıllığı, haz ve faydanın asıllığı, pragmatizm, metin yorumunda göreli okumalar, liberalizm, sekülerizm ve ‘tarihin sonu’ teorisi bu medeniyetin başlıca temellerindendir. Bu unsurlar onun beşerî bilimlerine, eğitim sistemine, sanatına, yaşam tarzına ve toplumsal yapısına sirayet etmiştir.”
Ayetullah Arafi sözlerine şöyle devam etti: “Batı’nın ilmî kazanımlarından yararlanmak aklî ve makul bir tutumdur; ancak onun üzerine kurulu olduğu felsefî yazılımı görmezden gelmek hatadır. Havza mensupları, özellikle eğitim ve seçkinler alanında faaliyet gösterenler, bu sahaya derinlikli ve eleştirel bir bilinçle girmelidir.”
Tebliğde Başarının Şartı: Yeni Nesli Tanımak
İlim Havzaları Genel Müdürü, günümüz neslinin önceki nesillerden farklılıklarına vurgu yaparak şöyle dedi: “Bugünün genci, yoğun, çeşitli ve çok hızlı bir bilgi akışına maruz kalmaktadır; sabırsızlık, dağınıklık, manevî hakikatleri geç kabullenme ve aldatılma zeminleri gibi olgularla karşı karşıyadır. Bu nedenle yeni neslin psikolojisini tanımak, tebliğde başarı için zorunludur.”
Anayasa Koruma Konseyi fakihlerinden biri olan Ayetullah Arafi, sözlerine şunu ekledi: “Günümüzün mümin genci geçmişe kıyasla daha karmaşık şartlar içindedir ve onun direncinin değeri iki kat artmıştır; aynı şekilde bu şartlar altında tebliğcinin ve eğitimcinin yaptığı işin değeri de katbekat yükselmektedir.”
Mesaj Aktarmaktan Kalıcı Terbiyeye: Tebliğin Yeniden Tanımlanması
Ayetullah Arafi, tebliğin Kur’ânî derin anlamına dönülmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle dedi: “Tebliğ, salt bilgi aktarımına indirgenmemelidir; bilakis muhatabın ruhunun derinliğinde etki bırakan, terbiye merkezli ve araştırma temelli bir süreç olmalıdır.”
Bu süreçte eğitim-öğretimin rolünü kilit önemde gören Ayetullah Arafi, bütün kurumların kendilerini eğitim ve öğretime karşı sorumlu bilmesi gerektiğini ifade ederek, dönüşüm belgesinin uygulanması için somut ve operasyonel ek planlar sunulmasının zorunlu olduğunu belirtti.
İlim Havzaları Genel Müdürü, öğretmenlerin ve yöneticilerin geçim şartlarının iyileştirilmesinin gerekliliğine de işaret ederek şunu vurguladı: “Maddî şartlar dikkate alınmadan, yüksek terbiye hedeflerinin gerçekleşmesi beklenemez.”
Eyalet Düzeyinde Eşgüdüm ve Kültürel Zincir Oluşturma Zorunluluğu
Ayetullah Arafi, eyalet yöneticilerine kültürel, havza ve tebliğ kurumları arasında düzenli koordinasyon toplantılarının güçlendirilmesini tavsiye ederek şöyle dedi: “Birçok eyalette onlarca kültürel kurum faaliyet göstermektedir. Eğer bu imkân ve kapasiteler bütüncül ve stratejik bir zincir çerçevesinde organize edilirse, büyük dönüşümler gerçekleşecektir.”
İlim Havzaları Genel Müdürü, sağlıklı istatistik, stratejik analiz, sürekli değerlendirme ve geri bildirim mekanizmalarının gerekliliğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Deneme-yanılma lüksümüz yoktur; sahaya tevazu, eşgüdüm ve ilmî bir bakışla girilmelidir.”
Saltanat Rejiminin Kaldırılması ve İslam İnkılabı
Ayetullah Arafi, İran Anayasa Koruma Konseyi fakihlerinden biri olarak İslam İnkılabı’nın kazanımlarına değinerek, saltanat rejiminin tasfiye edilmesini çağdaş İran tarihinin en önemli dönüşümlerinden biri olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: “İran İslam İnkılabı meşruiyet mantığından yoksun ve zor bir temel üzerine kurulmuş sistemi yıkarak ülkenin bağımsızlığını yeniden ihya etti.”
Ayetullah Arafi, genç nesil için çağdaş tarihin belgelere dayalı biçimde yeniden okunmasının gerekliliğini vurgulayarak, İslam İnkılabı’nın kazanımlarını açıklamak amacıyla güncel dil ve üsluba uygun, doğru ve belgeli içeriklerin üretilmesi çağrısında bulundu.
Ayetullah Arafi konuşmasının sonunda, havza kurumlarının yöneticileri ve faaliyet gösterenlere teşekkür ederek, Mübarek Ramazan arifesinde kültürel ve tebliğ cephesinin güçlendirilmesi için koordinasyon ve ortak çabaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
yorumunuz