Havza Haber Ajansı’nın aktardığına göre Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Murtaza Agatehrani, mübarek Ramazan ayının seher vakitlerinde Cemkeran Camii’nde düzenlenen münacat programında yaptığı konuşmada, İftitah Duası'nın Hz. Veli-yi Asr (a.c.) tarafından Şiilere ulaştırıldığını ifade etti. Bu duanın, dördüncü naipler aracılığıyla ve özellikle İmam Zaman’ın (a.c.) ikinci naibi olan Muhammed bin Osman vasıtasıyla Şiilerin eline geçtiğini belirten Agatehrani, bu duanın derin tevhidi ve eğitici öğretiler taşıdığını vurguladı.
“Allah’ım, sana dua etmeme ve senden istememe izin verdin” anlamına gelen bölümün açıklamasında Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Agatehrani, çoğumuzun duayı sıradan bir iş olarak gördüğünü söyledi. Oysa Yüce Allah ile konuşma izninin kendisi, O’nun kuluna özel bir lütfudur. Büyük bir şahsiyetle görüşmenin bir onur sayılması gibi, ilahi huzurda bulunma izni de eşsiz bir onurdur.
Kur'an, İnsanın Kendini İhtiyaçsız Gördüğünde Azgınlaştığı Konusunda Uyarıda Bulunur
Kum Havzası öğretim üyesi olan Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Agatehrani, bazı zorlukların insanın Allah’a dönüşü için bir vesile olduğunu tekrar vurgulayarak şöyle dedi: "Fakirlik, hastalık ve çeşitli sıkıntılar her ne kadar görünürde hoş olmasa da bazen insanı gafletten uyandırır ve onu ilahi dergâha yönlendirir. Kur'an, insanın kendini ihtiyaçsız hissettiği zaman taşkınlık yaptığını hatırlatır."
Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Agatehrani son olarak şunu ifade etti: "Allah, bütün kullarını genel velayeti altına alır ve herkese rızık verir. Ancak özel velayet, ilahi davete icabet eden kimselere nasip olur. Kulun bu davete verdiği cevap ne kadar hızlı ve samimi olursa, ilahi ilgi ve özel hidayet de o ölçüde artar."
Genel Hidayet ve Özel Hidayet
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Agatehrani, genel hidayet ile özel hidayet arasındaki farkı açıklayarak şunları söyledi: "Peygamberler, bütün insanları hidayete çağırmak için gönderilmiştir. Ancak özel hidayet ve ilahi lütuf, kendi iradesiyle kulluk yolunu seçen kimselere nasip olur. Nasıl ki genel bir davette yalnızca bazı kişiler daha yüksek mertebelere ulaşabiliyorsa, manevi yolculukta da seçkin kimseler, davete icabet edenler arasından seçilir."
Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Agatehrani, zalimlere mühlet verilmesinin ilahi bir sünnet olduğuna dikkat çekerek şu hususu vurguladı: "İlahi mühlet, Allah’ın razı olduğu anlamına gelmez. Bu mühlet, bir imtihan süresidir ve sonunda herkes yaptığı amellerin karşılığını mutlaka görecektir."
İmam Hüseyin’e (a.s.) Muhabbet ve Tevessül Şifa ve Kurtuluş Vesilesidir
Hüccet-ül İslam Agatehrani, konuşmasının sonunda Şehitlerin Efendisi İmam Hüseyin’e (a.s.) selam ve saygılarını sunarak, onu anmanın ve ziyaret etmenin bereketlerine dikkat çekti. Hüccet-ül İslam Agatehrani, İmam Hüseyin’e (a.s.) duyulan sevgi ve ona tevessül etmenin şifa ve kurtuluş vesilesi olduğunu ifade etti. Ayrıca bu mübarek ayın, zuhurun yakınlaşması için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
yorumunuz