Havza Haber Ajansı'nın haberine göre Mübarek Ramazan ayı, münacat ve Allah'a yakınlaşmak için eşsiz bir fırsattır. Bu nurlu ayda, Sahife-i Seccadiye'den İmam Zeynelabidin'in (a.s.) dualarından bölümler içeren "kulluğun doğuşu" özel dosyası, Sahife-i Seccadiye uzmanı Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyit Abdurrazzak Pirdehgan'ın anlatımıyla, siz değerli okuyucuların iftar sofralarına konuk olacaktır.
Bismillahirrahmanirrahim
İmam Zeynelabidin (a.s.) Sahife'nin kırk dördüncü duasında, bizi hamde ve şükre hidayet ettiği için Allah'ı övdü ve bu hidayetin meyvesinin insanın hamd ve şükür ehli olması olduğunu buyurdu. İnsan şükür ehli olduğunda, şükredenlerin arasına girer ve ondan sonra iyilik yapanların karşılığı ona ihsan edilir.
Bu duada İmam (a.s.), Allah'a en büyük nimetlerden biri olan din nimeti için hamd ve şükretti. Bu din, Allah-u Teala katından insana ihsan edilmiş olan İslam dinidir. Daha sonra Hazret (a.s.) şöyle devam ediyor: "Bizi kendi dinine mahsus kıldığı ve üstün kıldığı için Allah'a şükrediyoruz."
Şu noktaya dikkat edin ki bizler, ana babası mümin olan ve Ehlibeyt'in (a.s.) velayetini kabul etmiş bir ailede doğduk. Allah'ın bizi şükür ve hamd yolunda kılması büyük bir zemindir. Ayrıca, içinde yaşadığımız dönemde İslamî yönetim konumunda olup dinimizi serbestçe ifade etme özgürlüğümüzün olması, şükrü bize farz olan muazzam bir nimettir.
İmam Zeynelabidin (a.s.) Sahife'nin ikinci duasında bu manaya şükrederek, Allah'ın bizi insanlar arasında ayırdığını ve dinini bizim için belirlediğini, bizim bu ümmete ve ilahi dine dahil olmamız gerektiğini ifade eder. Sonra Hazret (a.s.) şöyle buyurur: "Ey Allah'ım sana şükürler olsun ki bizi ihsan yolunda kıldın ve biz senin ihsanınla hareket ettik ve senin ihsan yolunda bulunduk."
Allah'ın ihsanına ve Allah'a hamd ve şükre dikkat etmek, insanı şükreden olma makamına ulaştırır. İmam (a.s.) bu makama ulaşmanın meyvesi ilahi rızvandır diye buyurmuştur. Rızvan ve Allah'ın hoşnutluğu, bir kulun elde edebileceği en yüce şeydir; "ve Allah'ın rızası daha büyüktür." İnsan, Allah'ın kendisinden razı olacağı ve tatmin olmuş bir nefse sahip olacağı şekilde hareket etmelidir. Nitekim mübarek Fecr Sûresi'nde şöyle tarif edilmiştir: "Allah'ın kendisinden razı olduğu ve kendisinin de Allah'tan razı olduğu tatmin olmuş nefs."
İnsan Ne Zaman Allah'tan Razı Olur?
İnsan Allah'ın nimetlerini ve ihsanlarını gördüğünde ve onlara karşılık şükrettiğinde ondan razı olur. İnsan şükür ve rıza ehli olduğunda, Allah da ondan razı olacak ve ilahi rızvana ulaşacaktır. İmam (a.s.) devamında şöyle buyurur: "Bizden kabul edip razı olacağı bir hamd (sunuyoruz)."
Bizden kabul edilecek hamd, insanın sürekli şükür ehli olduğu ve tüm ilahi nimetler ve lütuflar için teşekkür ettiği ve bu yolla Allah'ın rızasını kazandığı hamddır.
İlahi hamd, yüce Allah'ın ondan razı olacağı şekilde olmalıdır; zira insan nihayetinde bu dünyada günlerini geçirdikten sonra, mesel tabiriyle "derisi tabakhaneye düşecektir."(ölecektir). İnsanın ilahi huzurda durduğunda Allah'ın ondan razı olması ve insanın da Allah'tan razı olması ne güzeldir.
Bu hamd ve şükür, ilahi rızvana ulaşma yolunu insan için hazırlar ve insanın ilahi huzurda hem Allah'ın rızasına mazhar olmasının hem de kendisinin Allah'tan razı olmasının zeminini oluşturur.
İnşallah Allah bu teveccühü hepimize nasip eder ve bizi hamd ve şükür ehli ve ilahi rızvan yolunda olanlardan kılar. Bu bilgileri İmam Zeynelabidin'in (a.s.) huzuruna takdim ediyoruz. Eğer o bu sözleri beyan etmeseydi asla bu noktalara ve bilgiye ulaşamazdık.
Havza / İmam Seccad (a.s.) Sahife-i Seccadiye'nin kırk dördüncü duasında, insanı hidayet ettiği için Allah'a hamd ve şükür ile dua etmiştir. Şükür, insanı şükredenlerin ve iyilik yapanların arasına katar ve ilahi rızvanı ona nasip eder. Dinin nimeti ve Allah'ın ihsan yolu, tatmin olmuş nefse ve ilahi rızaya ulaşmanın zemini olduğu için önemlidir.
yorumunuz