Cumartesi 14 Mart 2026 - 22:04
Netanyahu’nun Teslim Olma Zamanı Gelmiştir

Havza / Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadrüddin Kabançi vurguladı: “Kudüs bizim için yalnızca siyasi bir mesele değil, bilakis dini bir meseledir."

Havza Haber Ajansı Tercüme Grubu’nun bildirdiğine göre, Necef-i Eşref Cuma İmamı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadrüddin Kabançi, Necef-i Eşref’te bulunan Hüseyniyye-i Âzam Fâtımiyye’de irad ettiği cuma hutbelerinde şu soruyu gündeme getirerek şöyle dedi: “Kudüs Günü’nde İmam Humeyni (r.a.) neden bizi bu günü ihya etmeye çağırdı?” Ardından vurguladı: “Kudüs bizim için yalnızca siyasi bir mesele değil, aynı zamanda dini bir meseledir. Zira Ehl‑i Beyt’in (aleyhimüsselam) rivayetlerinde, Hüccet ibni’l Hasan el‑Mehdi’nin (Allah-u Teâlâ onun mübarek zuhûrunu yakınlaştırsın) namazını Kudüs‑i Şerif’te kılacağı belirtilmiştir.”

Ardından şunları ekledi: “Filistin meselesi neredeyse unutulmaya yüz tutmuştu; ancak bugün yeniden İslam dünyasının önceliklerinin başına gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ‘Yüzyıl Anlaşması’ndan, İsrail ile savaşın sona erdirilmesinden ve İslam dünyasının ‘normalleşme ilişkileri’ olarak adlandırılan sürü mantığına dayalı bir yaklaşımla teslim olmasından söz ediyordu. Fakat bugün Filistin’in özgürleştirilmesi ve İsrail’den beraat edilmesi yolu gelişmelerin merkezine yerleşmiştir. Halkımızı Dünya Kudüs Günü’ne katılmaya davet ediyoruz.”

Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney’in Seçilmesi Başarılı Bir Seçim Oldu

Hutbenin devamında Necef-i Eşref Cuma İmamı bölgesel gelişmelere değinerek şöyle dedi: “İran’daki İslami sistemi devirmede başarısız olunduğu artık dünya tarafından kabul edilmiştir. İran yeni rehberini seçmeyi ve safları birleştirmeyi başardı; bu başarılı bir seçimdi. İran halkını tebrik ediyor, İslam İnkılabı’nın üçüncü rehberi Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney’e salihlerin yolunu sürdürmede başarı diliyoruz.”

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadrüddin Kabançi şöyle devam etti: “Ayetullah Sistani’nin açıklamasında da belirtildiği gibi bugün şartlarını düşmanlarına dayatan ve arabuluculuk girişimlerini reddeden İran’dır. Beyaz Saray’da bir çatlak ortaya çıkmıştır ve bundan daha büyüğü İsrail Knesset’inde (Siyonist rejim meclisi) meydana gelmiştir. Lübnan Hizbullahı, Yemen Ensarullahı ve Irak direnişi de sahaya girmiştir ve onlara teşekkür edilmesi gerekir.”

Necef-i Eşref Cuma İmamı ayrıca şunları söyledi: “Fransa, Amerika’dan sonra vatandaşlarını Irak’tan ayrılmaya çağırmıştır. Irak hükümeti de kendi topraklarının İran’a saldırı için kullanılmasını kınamıştır; biz de kendi adımıza bu adımı kınıyoruz.”

Ardından Irak Parlamentosu’na hitaben şöyle dedi: “‘Amerika’ya ölüm, İsrail’e ölüm’ sloganını yükselten Irak Parlamentosu’na teşekkür ediyor ve takdir ediyoruz.”

Geleceğe Dair Görüşümüz, İsrail’in Yenilgisi ve Amerika’nın Çöküşüdür

Bu siyasi hutbenin son bölümünde Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadrüddin Kabançi şöyle dedi: “Geleceğe dair görüşümüz, İsrail’in yenilgisi ve Amerika’nın çöküşüdür. Tek kutuplu küresel düzenin dağılmasının ardından yeni bir uluslararası sistemin ortaya çıkışının eşiğindeyiz. Artık Netanyahu’nun teslim olmaya hazırlanmasının, Filistinlilerin Filistin’de yönetim dizginlerini devralmaya hazır olmalarının ve Arap ülkelerinin İsrail büyükelçiliklerini kapatarak bu rejimden açıkça beri olduklarını ilan etmelerinin zamanı gelmiştir.”

Şöyle devam etti: “Irak’ta Haşdi Şabi şehitleri hak yolunun sembolüdür ve Amerika’nın onların karargâhlarına yönelik saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Amerika davetsiz bir misafirdir ve gitmelidir.”

Hutbenin dini bölümünde Necef-i Eşref Cuma Hatibi, takvayı tavsiye ettikten sonra İmam Cafer Sâdık’tan (a.s.) nakledilen Ramazan ayına veda duasını okudu: 

Allah’ım! Ramazan ayının günleri sona erdi, geceleri de tükenip gitti… Aziz ve kerim yüzünün celaline sığınırım ki üzerimde sana karşı bir sorumluluk ya da beni onun sebebiyle azaplandıracağın bir günah varken Ramazan ayı benden ayrılmasın yahut bu gece sabah doğmasın…"

Dini hutbenin ikinci bölümünde Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadrüddin Kabançi, Müminlerin Emiri İmam Ali’nin (a.s.) şehadeti hakkında konuşarak şunu ifade etti: “İmam Ali’nin (a.s.) nasıl imanın alameti ve hak ile batıl arasındaki mücadelenin merkezi hâline geldiği, bugün açıkça görülmektedir.”

Devamında şunu hatırlattı: “Hucr bin Adiy, İmam Ali’nin (a.s.) huzuruna girdiğinde şöyle dedi: “Ey Müminlerin Emiri, bir gün beni senden beri olmaya çağırırlarsa ne yapayım? Allah’a yemin olsun ki, beni parça parça etseler bile ben asla senden beri olmam.” Ardından İmam Ali ona şöyle dedi: “O hâlde sen benimle birlikte cennette olacaksın.”

Necef-i Eşref Cuma İmamı şunları da ekledi: “İmam Ali (a.s.) kendi Şiilerine şöyle buyururdu: Bir gün sizi bana sövmeye ve benden beri olmaya çağıracaklar; ben ise derim ki, canınızı korumak için gerekirse sövün, çünkü bu dil iledir; fakat benden beri olmayın. Zira ben ilahi fıtrat üzere doğmuşum.”

Sonuç olarak şöyle dedi: Tevhitte de durum böyledir; takiyye gereği küfrü sözle izhar etmek caizdir, ancak kalbî küfür asla caiz değildir. Nitekim Hazret’in buyurduğu gibi:   

Beri olmaya gelince, benden beri olmayın; çünkü ben fıtrat üzere doğdum.”

Netanyahu’nun Teslim Olma Zamanı Gelmiştir

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha