Pazar 29 Mart 2026 - 17:18
Düşman Açıkta Müzakere Mesajı Verirken, Gizlice Kara Harekatı Planlıyor

Havza / İslami Şura Meclisi Başkanı Galibaf İran halkına hitaben yayımladığı önemli mesajında halkın vahdetini takdir ederken düşmanın kaybetmeye mahkum olduğunu ve İran'ın bu savaştan zaferle çıkacağını belirtti.

Havza Haber Ajansı'nın Tahran'dan bildirdiğine göre İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İranlıların ulusal savunmasının 30. günü münasebetiyle değerli İran halkına hitaben yayımladığı mesajda şunları söyledi:

Ramazan Vatan Savaşı'nın üzerinden otuz gün geçti. Vatanı korumak için sağlam ve sarsılmaz bir siper olarak sokaklara ilk çıkışınızın ve diğer tüm alanlarda vatanı cansiperane savunmanızın üzerinden tam bir ay geçti.

Otuz günlük ihtişam!

Otuz günlük şeref!

Otuz günlük gurur! 

Büyük İran tarihi kadar yüce otuz gün!

Ulusal ve vatani destanların görkemiyle dolu otuz gün!

Sokaklarda ve diğer sahalardaki bu otuz günlük varlık, sadece silahlı kuvvetlerdeki savaşçılara bir destek değil, bizzat savaş meydanında yer almak ve alçak düşmanla doğrudan bir çarpışmaydı ve hala da öyledir.

Bu otuz gece boyunca sokaklar; yenilmez, zorbalık diline tahammül etmeyen ve şehit rehberi gibi "Benim gibi biri Yezid gibisine biat etmez" diye haykıran bir milletin toplumsal gücünün yansıması ve aynasıydı. Düşman, sokakların bizzat sizin, bu büyük milletin tarihin canilerine karşı açtığı geniş bir cephe olduğunu nereden bilebilirdi ki?

Düşman şimdi bu gücü idrak etmiştir. Sokaklardaki varlığınızdan dolayı öfkeli ve şaşkındır. Bu şaşkınlığın ve perişanlığın bir sonu yoktur, çünkü siz millet olarak ebedisiniz.

İran Halkı "Mukaddes Birlik Geceleri"nde Değerli Rehberimiz Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'e Biat Etti

Bu otuz gece boyunca omuz omuza durdunuz. Beraberdiniz. İran oldunuz. Gurur oldunuz. Bu otuz gece boyunca şehit rehberimizin yasında birlikte ağladınız, melun düşmana karşı "Heyhat minne'z-zille" (Zillet bizden uzaktır) diye haykırdınız. "Ne sazeş, ne teslim, neberd ba Amrika" (Ne taviz, ne teslimiyet, Amerika ile savaş) sloganlarıyla füzelere güç verdiniz ve adeta kendiniz birer füze olup düşmanın bağrına indiniz.

Kadir gecelerinde Allah'tan rahmet, mağfiret ve zafer dilediniz; Allah'ın sonsuz kudretine teslim olarak, maddi güçler karşısında baş eğmeme gücü buldunuz.

Şehit rehberimizin anısına "Mukaddes Birlik Geceleri" adını verebileceğimiz bu mukaddes gecelerde, aziz rehberimiz Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'e biat ettiniz; hem de ne coşkulu ve ihtişamlı bir biat!

Rehberimizin şehadetinden duyduğunuz büyük hüznü düşmana karşı öfkeye ve İmam Zaman'ın (Hz. Mehdi'nin) vekiline itaate dönüştürdünüz.

Büyük komutanlar, yiğit önderler, Minab'ın mazlumları ve İran'a üstünlük kazandıran isimsiz mücahitler için gözyaşı döktünüz. Tüm cephelerdeki fedakar mücahitlerinizin en büyük dayanağı oldunuz.

Düşmanın Ülkeyi Parçalama Hedefinin Aksine, Büyük İran Milleti Doksan Milyon Canıyla Tek Bir Vücut Oldu!

Büyük İran milleti!

Sizler, Mahmud Kerimi'nin "Ey İran" eserini okuduğunuzda, Mehdi Resuli'nin "Vur, ne güzel vuruyorsun!" sözlerini haykırdığınızda, Hüseyin Tahiri'nin destansı "Allahu Ekber" nidasına eşlik edip Kudüs Günü'nde İran'ın gücünün sesi olduğunuzda, Muhsin Çavuşi'nin "Hasbiyallah" eseriyle tevekkülünüzün gücünü ortaya koyduğunuzda İran'ın canı ve ruhu oldunuz...

Sizler gerçekten de birbirinizin derdiyle dertlenen, yardımlaşmada bir an bile tereddüt etmeyen, azını başkalarıyla paylaşan ve hiçbir cömertlikten kaçınmayan İmam Hüseyin'in (a.s.) milletisiniz. O Aşurâ-i rehbere (Şehit İmam Hamaney) de böyle İmam Hüseynî bir millet yakışırdı!

Düşman, savaşın ardından toplumun parçalanacağını ve birbirine düşeceğini zannetti; ancak büyük İran milleti doksan milyon canıyla tek bir vücut oldu ve düşmanın beklentisinin aksine her zamankinden daha vahdet içinde bir arada kaldı. Bu birlik öylesine görkemli ve derindi ki, İran'ı savunmadaki tereddütler ortadan kalktı ve düşmanın komplosu kendi aleyhine döndü.

Bugün sanatçı, sporcu, savaşçı, işçi ve öğretmen hep bir ağızdan İran'ı haykırıyor ve ortak ruhlarını cani düşmanın gözleri önüne seriyorlar. Farklı eğilimlere sahip büyük İran halkı güzellikle biraraya geldi ve ulusal savunmayı inşa etti. Bu büyük milletin önünde saygıyla eğiliyorum.

Trump'ın İslam Cumhuriyeti'ni Çökertme Planı Vardı, Ancak Ramazan Savaşı'ndan Önce Zaten Açık Olan Bir Boğazı Açmak En Büyük Operasyonel Hayali Haline Geldi

Şu an Ramazan Savaşı en kritik anlarını yaşıyor. Hava, deniz ve füze kuvvetlerimizi yok ettiğini iddia eden ve İslam Cumhuriyeti'ni çökertme planı yapan düşman, şimdi hedefini Hürmüz Boğazı'nın açılması olarak belirledi. Ramazan Savaşı'ndan önce zaten açık olan bir boğazı açmak, Trump'ın en büyük operasyonel hayaline dönüştü.

Trump, Avrupa ülkelerini yanına çekmekte aciz kalmıştır. Enerji piyasası kontrolden çıkmış durumdadır ve gıda enflasyonu kapıdadır. F-35'lerden uçak gemilerine ve ABD'nin bölgesel üslerine kadar "Amerikan ihtişamının" sembolleri büyük darbeler almıştır. Siyonist Rejime yönelik vuruşlarımız etkili, isabetli ve yıkıcı olmuştur.

Sürekli silahsızlandırılmakla tehdit edilen Lübnan Hizbullahı, bugün direnişin önemli ve etkili bir parçasıdır ve o uğursuz rejimi batağa saplamıştır. Irak direnişi kahramanca savaşıyor ve düşmanı şaşkına çevirmiş durumda. Yemen Ensarullahı ise sahaya inmesiyle direniş cephesine taze bir nefes getirdi ve görülmeye değer sürprizlere imza atmaya hazır.

Bu, direniş cephesinin dünyadaki müstekbirlere (emperyalistlere) karşı sahip olduğu izzet ve büyüklüktür. Trump, dünyada amaçsız bir savaş başlatmakla suçlanıyor ve kendi kamuoyuna verecek bir cevabı yok. Savaşı başlatmanın şerri, onu başlatanın kendisine dönmüştür.

Yiğitlerimiz, Amerikan Askerlerini Ateşe Vermek için Karadan Girmelerini Bekliyor

Düşman açıkta müzakere ve diyalog mesajları verirken, gizlice kara harekatı planları yapıyor. Oysa yiğitlerimizin, Amerikan askerlerinin bedenlerini ateşe vermek ve onların bölgesel ortaklarını sonsuza dek cezalandırmak için karadan girmelerini beklediğinden habersizler. Atışlarımız devam ediyor. Füzelerimiz dimdik ayakta. Azmimiz ve inancımız katlanarak arttı. Düşmanın zayıflıklarının farkındayız ve düşman ordusundaki korku ve dehşetin izlerini açıkça görüyoruz.

Bugünlerde düşman yetkililerinden müzakerelerle ilgili farklı sözler ve ifadeler duyuluyor. Amerika kendi arzularını dile getiriyor ve savaşta elde edemediği şeyleri 15 maddelik bir liste olarak açıklayarak bunları diplomaside arıyor.

Amerikalılar İran'ın teslim olmasını bekledikleri sürece, evlatlarınızın bu Amerikan hayallerine vereceği cevap bellidir: Zillet bizden uzaktır! 

Sokakları Terk Etmeyin! Zira Füzeler, Sokaklar ve Boğaz, Düşmanın Boğazını Sıkmıştır! 

Büyük bir dünya savaşının içindeyiz ve zirveye ulaşana dek önümüzdeki bu engebeli ve zorlu yola kendimizi hazırlamalıyız. Ancak sizlerin desteği ve arka çıkmasıyla, Veliyy-i Emrimiz'in (Ayetullah Müçteba Hamaney) rehberliğinde ve İmam Zaman'ın doğrudan inayeti altında, Amerika'yı cezalandırıp bir daha İran'a saldırmaya cüret edemeyecek şekilde pişman edeceğimize ve haklı haklarımızı güçlü bir şekilde elde edeceğimize inancımız tamdır.

Düşman için dağlardan daha sağlam, ateşten daha yakıcı ve yıldırımdan daha korkutucu olan askerlerinizin ve hizmetkarlarınızın iradesinden bir an bile şüphe etmeyin. Onlar, Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin (a.s.) buyurduğu gibidirler: "Dişlerini sıkarlar, kafataslarını Allah'a emanet ederler, ayaklarını yere sağlam basarlar ve dağlar yerinden oynasa bile onlar sarsılmaz ve dimdik dururlar."

Sizi temin ederim ki, Allah'ın lütfuyla bu savaştan zaferden başka bir sonuçla çıkmayacağız ve bu fethin işaretleri şimdiden görünmeye başlamıştır. Aşurâî bir ruhla başladığımız bu savaşı zafer dışında bir şeyle bitirmeyeceğiz ve İran'ın otoritesi tescillenmeden düşmanların savaştan çıkmasına izin vermeyeceğiz. Yüce Allah'ın izniyle bu savaşı her saldırgan için büyük bir ibrete dönüştüreceğiz.

Son olarak, siz değerli halkımızdan sokakları terk etmemenizi rica ediyorum. Füzeler, sokaklar ve boğaz, düşmanın boğazını sıkmıştır. Askerleriniz nasıl füzeleri ve Hürmüz Boğazı'nı terk etmiyorsa, siz de sokakların boğazını terk etmeyin. Birlik ve beraberliğinizi koruyun. İlahi vaade güvenin; farklı savaş cephelerindeki evlatlarınızı unutmayın ve onların sağlığı için dua edin.

Hepimiz Basiretli ve Takva Sahibi Veliy-i Fakih'imiz Aziz Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'e Tabi Olmalıyız

Hepimiz bilinçli, basiretli ve takva sahibi Veliyy-i Fakih'imiz, aziz Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'e tabi olmalıyız. Her gece meydanlarda "Allahu Ekber" diye haykırın. Bu cansiperane direnişin şükrünü eda edin, askerleriniz ve savaşçılarınız için dua edin.

Allah, İslâmî İran'ı korusun.

"Seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan bir zafer ve yakın bir fetih! Müminleri müjdele." (Saff Suresi, 13)

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha