Havza Haber Ajansı'nın haberine göre Haaretz gazetesinde yayımlanan bir röportaj, Siyonizmin rolü hakkındaki uluslararası tartışmayı bir kez daha alevlendirdi ve Siyonizmin tüm tarihi ve siyasi seyrini ciddi bir eleştiriye tabi tuttu. Röportajın merkezindeki isim olan ve Holokost'un en saygın araştırmacılarından biri kabul edilen Omer Bartov, yeni kitabında son derece eleştirel bir okuma sunuyor ve Siyonist projenin evrimini, yapısal şiddet ve sistematik dışlama ile iç içe geçmiş bir süreç olarak değerlendiriyor.
Bartov bu röportajda, Siyonizmin tarihi ve siyasi olarak hayata geçme sürecinde Filistin halkına karşı açıkça soykırıma varan süreçler yarattığını net bir şekilde ifade ediyor. Bu açık duruş, uluslararası akademik ve siyasi çevrelerde sert bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Söz konusu röportaj, yazarın yeni kitabının yayımlanmasıyla da eş zamanlı gerçekleşti. Ünlü İsrailli tarihçi bu eserinde, Siyonist projenin temellerini söküp atıyor ve onu yapısal şiddet ile sistematik dışlamanın eşlik ettiği bir yol olarak tanımlıyor. Bartov'a göre bu mesele ne geçici ne de tesadüfidir; aksine, bu süreci on yıllardır yönlendiren ideolojik ve siyasi çerçevenin köklerine dayanmaktadır.
Genel olarak Bartov'un analizi, siyasi bir proje olarak Siyonizme yönelik köklü bir eleştiridir; sonuç itibarıyla etnik milliyetçi, şovenist, dışlayıcı ve baskıcı mantıklara dayanan otoriter bir rejimin kurulmasına yol açan bir projeye yönelik bir eleştiridir.
Tepkiler anında ve son derece kutuplaşmış bir şekilde geldi: Bir yanda onun sözlerini gerekli ve gecikmiş bir ifşaat olarak görenler; tahakküm yapısının, baskının ve dayatılan resmi anlatıların üzerindeki perdeyi kaldıran, İsrail politikalarının gerçek doğasını ortaya çıkaran bir ifşaat olarak değerlendirenler var. Diğer yanda ise Filistinlilerin temel haklarının ihlali, işgal ve ayrımcılıkla dolu bir karneye rağmen, bu ideolojik çerçeveyi hala haklı çıkarmaya ve yeniden üretmeye çalışan ateşli savunucular yer alıyor. Bu yüzleşme, İsrail'in işgalci politikalarına karşı öfke ve protestolarla zaten dolup taşan küresel bir ortamda gerçekleşiyor; işgalle ilgili dil ve kavramların artık sorgusuz sualsiz kabul edilmediği, aksine açık ve dolaysız bir eleştirinin odağı haline geldiği bir ortamda gerçekleşiyor.
Tüm bu kargaşadan bağımsız olarak Bartov'un röportajı temel bir gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor: Siyonist ideoloji ile gücün üretimi ve pekiştirilmesi mekanizmaları arasındaki doğrudan bağ olması. Bartov dışlayıcı ve üstünlükçü bir bakış açısından doğan siyasi kararların, pratikte şiddeti, sistematik ayrımcılığı, derin eşitsizliği ve Filistinlilerin temel haklarının sürekli olarak gasp edilmesini kurumsallaştıran bir yapının oluşumuna nasıl yol açtığını gösteriyor. Bunlar, asla inkar edilemeyecek veya haklı çıkarılamayacak somut ve kalıcı sonuçlardır.
yorumunuz