Pazar 24 Mayıs 2026 - 11:35
Bahreyn 14 Şubat Devrim Gençliği Koalisyonu: Bahreyn'deki Etnik Temizlik Savaşı, Gazze ve Lübnan'daki Soykırımın Bir Uzantısıdır

Havza / Bahreyn "14 Şubat Devrim Gençliği Koalisyonu" Siyasi Konseyi, şu anda Bahreyn'de yaşananların etnik ve mezhepsel bir temizlik savaşı olduğunu vurguladı.

Havza Haber Ajansı Çeviri Grubu’nun bildirdiğine göre Bahreyn 14 Şubat Devrim Gençliği Koalisyonu'nun Siyasi Konseyi şu anda Bahreyn'de cereyan eden durumun, despot hükümdar Hamed tarafından asli vatandaşlara, özellikle de Şii mezhebi mensuplarına karşı yürütülen bir etnik ve mezhepsel temizlik savaşı olduğunu vurguladı.

Konsey yayımladığı bildiride şunları ifade etti:

Bahreyn'deki temizlik savaşı, Gazze ve Lübnan'dan İran İslam Cumhuriyeti'nin karşı karşıya olduğu benzer tehditlere kadar, bölgenin tanık olduğu geniş çaplı soykırım savaşının bağlantılı bir parçasıdır.

Bildiride, Siyonistler ve Amerikalılar tarafından yönetilen soykırım projesinin; varlığı ve kimliği yok etmeyi, yerli sakinleri kökünden söküp atmayı ve onların yerine teslimiyet ve gevşeklik kültüründen oluşan bir düzeni yerleştirmeyi hedeflediği, böylece müstekbir (zorba) ve işgalci güçlerin egemenliğine yol açmayı amaçladığı eklendi.

Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi: Bahreyn, bu yıkıcı planın alevli bir meydanıdır; zira halkı her zaman direnişçi milletlerin ön saflarında yer almıştır ve evlatları hâlâ 'Netanyahu ve Trump' gibi suçluların projelerine karşı durmaktadır. Onların normalleşmeyi reddeden, Amerikan üslerinin kovulmasını ve despot hükümdarın devrilmesini talep eden sesleri ve hareketleri asla susturulmayacaktır.

Alimlerini ve ulusal kimliğini savunmadaki varlığını ispatlayan Bahreyn halkıyla gurur duyduğunu belirten koalisyon, şunları vurguladı: Şiarların yaşatılmasında ve yas merasimlerinin düzenlenmesindeki ısrar; acı verici darbelerin, liderlerin ve alimlerin tutuklanmasının ve varoluş tehditlerinin bu milleti asla diktalara boyun eğmeye ve zillet karşısında teslim olmaya zorlayamayacağının kanıtıdır.

Konseyin ifadesiyle bu direniş, ölüme meyletmek değil; dış tahakküm veya iç kölelik olmaksızın, onurlu bir yaşam ve tam bir varoluş hakkını elde etme kararlılığıdır.

Bahreyn Devrimcileri Koalisyonu, despot hükümdar Hamed'in, 30 Nisan 2026 tarihli konuşmasında bizzat belirttiği üzere, ülkede 'temizlik' adı altında açık bir savaş yürüttüğüne dikkat çekerek; bunun etnik temizlik, kültürel soykırım ve dini zulüm dahil olmak üzere Bahreyn'deki tüm suç türlerinde onun doğrudan rolünün bir itirafı olduğunu kaydetti.

Koalisyona göre o, terörist İçişleri Bakanı Raşid el-Halife’ye; cinayet, işkence ve sürgün ile ilgili plan ve kararları uygulaması için yeşil ışık yakmış ve bölgedeki uzlaşmacı ve hain rejimler arasındaki güvenlik iş birliğinden istifade etmektedir.

Devrimciler Koalisyonu, Bahreyn'deki Şiilere karşı yürütülen savaşın her düzeyde ve uluslararası hukukta suç sayılan yöntemlerle devam ettiğini vurguladı. Bu yöntemler arasında; vatandaşlıktan çıkarma, toplu ve zorunlu sürgün, üst düzey din alimlerinin tutuklanması, toplumun liderlerinden arındırılması, inanç ve ritüellerin suç sayılması, minber ve camiler üzerinde devlet kontrolü, dini derneklerin kapatılması ve Şiilerin tarihi kimliğinin silinerek, maddi ve manevi eserlerinin tahrip edilmesi yer alıyor. Tüm bunlar onları tanınmayan ve yok olmaya mahkûm tarihi birer kalıntıya dönüştürme umuduyla yapılıyor.

Bildirinin bir kısmında Bahreyn halkının, alimlerinin ve şerefli güçlerinin bu kader belirleyici yüzleşmede eli kolu bağlı oturmayacakları belirtiliyor. Çünkü Bahreyn ve Körfez'deki mevcut durum geleceğin üzerine inşa edileceği gerçek bir çatışmayı yansıtmaktadır; öyle bir gelecek ki orada kibir, sömürgeciler ve hain paralı askerler için yer olmayacak ve özgür halklar, bu yüzleşmenin rotası ve sonu hakkında son sözlerini söyleyeceklerdir.

Koalisyon, El-Halife’ye karşı yüzleşme cephesinin sınırlı kalmayacağını, zira alevlerin sadece Bahreyn halkı ve Şiileriyle sınırlı olmayacağını belirtti. Çünkü müstebit hükümdar Hamed, Siyonist-Amerikan ekseninin merkezinde yer almayı ve İslam Cumhuriyeti, Lübnan, Yemen ve Irak'taki direniş cephesine ve liderliğine karşı düşmanlığını açıkça ortaya koymayı seçmiştir.

14 Şubat Devrim Gençliği Koalisyonu son olarak şunu ekledi: Müstebit hükümdar Hamed’in kendi küçük kabinesiyle yaptığı toplantı, sadece Bahreynli Şiilere karşı savaşı yönetmek için değil, aynı zamanda onu El-Safriye Sarayı’nda kuşatacak gerçek tehlikeleri değerlendirmek içindir.

Bu bildiri, ülkenin kutsal değerlerini ayaklar altına alan bu suç örgütünden, kaçışlarına tanıklık edecek o kader gecesini hatırlamalarını istedi; o gün geldiğinde ne normalleşme, ne askeri üsler, ne de Siyonistleşmiş şeyhlikler onlara bir fayda sağlayacaktır.

Bahreyn 14 Şubat Devrim Gençliği Koalisyonu: Bahreyn'deki Etnik Temizlik Savaşı, Gazze ve Lübnan'daki Soykırımın Bir Uzantısıdır

Hapishanedeki Bahreynli Din Alimleri

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha