Havza Haber Ajansı'nın aktardığına göre Necef Cuma İmamı Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyyid Sadruddin Kabançi Necef'teki Büyük Fatimiyye Hüseyniyesi'nde okuduğu Cuma hutbesinde, İran ile ABD arasında yakın zamanda gerçekleşen mutabakat zaptı hakkında şunları söyledi: "İran'ın kazandığı ve güçlü olduğu, İran'ı devirmeye yönelik tüm çabaların başarısız olduğu konusunda küresel bir fikir birliği mevcuttur. ABD Başkanı, İran rejimini devirmekte başarısız olduklarını itiraf etti. Gerçek şu ki, bu Nizâmı devirmek için düzinelerce girişimde bulunuldu ve hepsi başarısız oldu. Bu, halkın bilinci, rehberlik ve kalplerini ve düşüncelerini dolduran Hüseyni kavramlar sayesindedir. Buna rağmen yaralarımız hala kanıyor ve yaralarımız gaspçı Siyonist rejimin yok olmasıyla ancak iyileşir. Biz İmam Zaman'ın (a.s.) zuhuruna kadar bu yolda kalacağız.
'Peygamberler ve peygamber evlatlarının kanının intikamını alan nerede? Kerbela şehidinin intikamcısı nerede?'"
Minablı Şehit Ailelerinin Mukaddes Alevî Türbesi'nde Ağırlanması
Necef Cuma İmamı, iç meseleler hakkında şunları söyledi: "Mukaddes Alevî Türbesi'nin, İran'ın Minab şehrindeki şehit öğrencilerin ailelerini ağırlaması, Irak ve İran halkları arasındaki etkileşimin bir göstergesidir. Mukaddes türbeler, bu bağın ilan edilmesinde öncüdür. Çünkü mesele coğrafi, etnik veya ekonomik çıkar meselesi değil, din, mezhep ve insani bir meseledir. Mukaddes Alevî Türbesi'ne ve Irak'taki diğer mukaddes türbelere teşekkür ederiz."
Lübnan Halkıyla Dayanışma Vurgusu
Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyyid Sadruddin Kabançi uluslararası meselelerde şunları belirtti: "Lübnan'daki halkımıza yönelik şu ana kadar devam eden tekrarlanan saldırılar, tüm anlaşmaların ve insan haklarının ihlalidir. Sesimizi Lübnan Şiileri, Lübnan Hizbullahı ve Lübnan halkının geneliyle birleştiriyor ve dünyayı bu katliamlar karşısında durmaya çağırıyoruz."
Dini Hutbe
Neden Hüseyin (a.s) ile Savaşıyorlar?
Necef Cuma İmamı, dini hutbesinde takva tavsiyesinden sonra şunları söyledi: "Muharrem ayının ikinci günü, İmam Hüseyin (a.s.) Kerbela topraklarına girdiğinde şöyle buyurdu: 'Burası atlarımızın durduğu yer, burası kervanımızın durak noktası, burada kanımız dökülecek ve burada haremimiz saldırıya uğrayacak; bunu bana dedem Resulullah (s.a.a.) haber verdi.' Bu, İmam Hüseyin'in (a.s.) kıyamının ilahi bir planlama olduğunu göstermektedir."
Seyyid Kabançi sözlerine şu şekilde devam etti: "Dolayısıyla Hüseynî kıyamda, ilahi bir irade ve planlama ile karşı karşıyayız. Nitekim Arş'ın başında yazıldığı gibi: (Hüseyin hidayet ışığı ve kurtuluş gemisidir). Onlar bu nuru söndürmek istedikçe, bu nur daha da parlamış ve yücelmiştir."
Necef Cuma İmamı:
Burada şu soruya odaklanıyoruz: "Neden İmam Hüseyin (a.s.) ile savaşıyorlar ve neden Hüseynî ritüellerden korkuyorlar? Bugün bazı Körfez ülkeleri Hüseynî ritüelleri yasaklıyor ve eski Baas rejiminin uyguladığı politikaların aynısını kullanıyorlar."
Seyyid Kabançi eski Irak rejiminin Hüseynî ritüellere karşı aldığı kararlardan örnekler verdi:
25 Mart 2001 tarihli "Muharrem Ayı Talimatları
1. Yürüyüş (Meşaye) kesinlikle yasaktır ve bu duruma kesin ve şiddetli bir şekilde müdahale edilmelidir.
2. Sokaklarda veya evlerde sinezen (göğse vurarak ağıt yakma) kesinlikle yasaktır.
3. İzinli meddahların sokaklarda veya hoparlörle methiye okumalarına izin verilmez, sadece camilerin içinde olabilir.
4. Kasetlerin denetlenmesi ve dükkanlarda çalınmasının yasaklanması.
5. Yemek pişirme sadece evlerde yapılabilir, sokaklarda yasaktır ve karşı gelenler yargılanacaktır.
Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyyid Sadruddin el-Kabançi sözlerini şöyle tamamladı: "Ancak İmam Hüseyin (a.s.) baki kaldı ve onun düşmanları yok oldu. Bugün İmam Hüseyin'in (a.s.) düşmanlarının, sonlarının tıpkı eski Saddam rejiminin sonu gibi olacağından korkmaları gerekir. Bu acı dolu musibeti ihya eden Irak milletine ve Ehlibeyt (a.s.) dostu tüm Şialara teşekkür etmeliyiz. Hüseynî çadırlara, şairlere, meddahlara, hatiplere ve bu ritüellerin icrasında emeği geçen herkese; özellikle de tavsiyeleriyle bu münasebetin idrakine rehberlik eden din alimlerine ve dini mercilere şükranlarımızı sunarız."

yorumunuz