Salı 7 Temmuz 2026 - 17:56
Tahran, İslam İnkılabı’nın Şehit Rehberi için Yasta

Havza / 6 Temmuz Pazartesi sabah saat 06.00’dan itibaren Tahran, hem derin bir hüzne hem de görkemli bir atmosferle kaplandı. İslam İnkılabı’nın Şehit Rehberi’nin mübarek naaşı için düzenlenen görkemli cenaze töreni; çok sayıda mümin, inkılapçı ve yaslı vatandaşın katılımıyla başladı. Seherin ilk aydınlığıyla birlikte sokaklara akın eden halk, bu toprakların şehitlerinin yoluna, ideallerine ve dökülen kanlarına olan bağlılığını bir kez daha haykırmak için cenaze güzergâhını doldurdu.

Havza Haber Ajansı’nın Tahran’dan aktardığına göre 6 Temmuz Pazartesi sabah saat 06.00’dan itibaren Tahran, derin bir hüzün ve görkemli bir atmosferle kaplandı. İslam İnkılabı’nın Şehit Rehberi’nin mübarek naaşı için düzenlenen görkemli cenaze töreni; çok sayıda mümin, inkılapçı ve yaslı vatandaşın katılımıyla başladı. Seherin ilk ışıklarıyla birlikte sokaklara akın eden halk, bu toprakların şehitlerinin yoluna, ideallerine ve dökülen kanlarına olan bağlılığını bir kez daha haykırmak için cenaze güzergâhını doldurdu.

Günün ilk saatlerinden itibaren tören alanına çıkan tüm güzergâhlar matem tutan insan seliyle dolup taştı. Gözleri yaşlı, yürekleri derin bir hüzünle dolu; fakat aynı zamanda metanetli ve kararlı olan vatandaşlar, bu şehit rehberin mübarek naaşını tarihi bir vedayla uğurlamak için ana meydanlara akın etti. Halkın yüzlerinde ayrılığın acısı, yürüyüşlerinde ise iman, İslam İnkılabı’na bağlılık ve sadakatin vakarı hissediliyordu. Ortaya çıkan bu manzara, Tahran’ı matem ile destanın iç içe geçtiği büyük bir yas otağına dönüştürdü.

Cenaze töreninin ana güzergâhı; Demavend Caddesi, İmam Hüseyin Meydanı, İnkılap Meydanı, Azadi Meydanı ve Şehid Leşkeri Caddesi olarak belirlendi. Ana güzergâha bağlanan tüm kavşaklar da tören alanının bir parçası olarak düzenlendi. Bu nedenle sabahın ilk dakikalarından itibaren şehrin dört bir yanından gelen büyük bir insan seli bu güzergâhlara yöneldi. Coşkun bir nehir gibi akan bu kalabalık, sanki yalnızca bir naaşı uğurlamak için değil; ebedî bir davaya ve şehit rehberin izlediği yola bağlılığını yeniden ilan etmek için meydanlara akın etmişti.

Ağıtların yankısı, salavatların huzur veren nağmeleri, inkılap sloganları ve halkın dinmeyen gözyaşları Tahran’ın atmosferini maneviyat ve ihtişamla kuşatmış durumda. Erkekler ve kadınlar, yaşlılar ve gençler, aileler ve farklı toplumsal kesimler omuz omuza bu büyük tarihi sahnede yer alıyor. Bu görkemli katılım, şehitlerin hâlâ milletin gönlünde yaşadığını ve yollarını aydınlatmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Töreni düzenleyen yetkililer, bu büyük merasimin düzen ve sükûnet içinde gerçekleştirilmesi için kapsamlı tedbirler aldı. Ancak halkın sergilediği olağanüstü katılım, alınan tüm önlemlerin ötesine geçerek başlı başına unutulmaz ve görkemli bir tabloya dönüştü. Tahran yalnızca İran’ın başkenti değil; hüznün, imanın, izzetin ve vefanın da başkenti hâline geldi.

Bu cenaze töreni yalnızca bir naaşı uğurlamak değildir; aynı zamanda bir tarihe tanıklık etmek, ömrünü İslam, imana ve bu milletin onuruna adayan bir rehberi ebediyete uğurlamaktır. Bugün halkın döktüğü her gözyaşı, atılan her adım ve Tahran semalarında yankılanan her destansı slogan; şehidin kanının asla unutulmayacağını ve izlediği yolun yaşamaya devam edeceğini gösteren güçlü birer nişanedir.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha