Cuma 10 Temmuz 2026 - 12:27
Şehit Rehberin Mübarek Naaşının Defni için Düzenlenen Cenaze Merasimi, Bilinçli Ümmetin Medeniyet Temelli Biati idi

Havza / Şehit rehberin mübarek naaşının cenaze merasimi, zalim güçler ve dünya tâğutları karşısında asla teslim olmayan bilinçli bir ümmetin medeniyet temelli biatidir. Milyonlarca insanın cenaze merasimine katılması, İslâm İnkılabı söyleminin kavram ve anlamlarının bu ümmetin zihnine ve toplumsal hafızasına yerleştiğinin göstergesidir.

Havza Haber Ajansı'nın haberine göre Bâkırü'l-Ulûm (a.s.) Üniversitesi Öğretim Üyesi Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Ali Asgar İslâmî Tenhâ, "İnkılap Rehberi'nin Mübarek Naaşının Cenaze Merasimi ve Yeni İran Toplumsal Düzeninin Doğuşu" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada dinî bakış açısına göre imamın cenaze merasiminin aynı zamanda ümmetin de merasimi olduğunu belirterek şöyle dedi:

"Biz cenaze merasiminden söz ettiğimizde, aslında ismini de bu anlamdan alan bir hadise ile karşı karşıyayız. Arapçadaki tef'îl babı, bu kelimeye tedricilik ve süreç olma anlamını da ekler; böylece 'teşyî' (cenaze alayı), yayılmayı ve bağlılığı birlikte taşıyan aşamalı bir harekete dönüşür."

Hüccetü'l-İslâm İslâmî Tenhâ şöyle devam etti:  "Bu sebeple imamın cenaze merasimini, imamın ona bağlılık korunarak toplum içinde taşındığı ve yayıldığı bir süreç olarak görüyoruz. Bu törene katılan topluluğa dikkatle bakıldığında, onların gerçekten imamı teşyi ettikleri görülür. Yani bir yandan imamı şehirde, caddelerde ve kamusal alanda dolaştırıp onun hatırasını topluma yayarken, daha derin bir düzeyde imam onların kalplerine, zihinlerine ve ruhlarına da yayılmaktadır. İşte bu merasim, en derin katmanında ruh ile yapılan medeniyet temelli bir biattir. Bu açıdan bakıldığında, bir şehit veya imam için cenaze merasimi düzenlendiğinde gerçekleşen şey sadece bir naaşa eşlik etmek değildir; çok daha büyük bir hadise yaşanmaktadır. Bu anlamda imamın mübarek tabutu adeta bir medya aracına dönüşmektedir. Sanki ümmet bu araç sayesinde dünyaya, tarihe ve geleceğe hitap etmektedir. Bu tabut bir mikrofon ve hoparlör gibi işlev görmekte; mesajı geçmişe, geleceğe ve bütün dünyaya ulaştırmaktadır. Kalabalık topluluk da bu medya aracılığıyla kendi hakikatini ve asıl mesajını dile getirmektedir. Bu yönüyle cenaze merasimi aynı zamanda bir iletişim ritüelidir."

Havza ve üniversite hocası ayrıca şunları söyledi: "Bu merasime katılan herkes aslında yorumlayıcı bir süreç yürütmektedir. Çünkü insanlar burada şehidi bir metin gibi okumakta, aynı zamanda bu metin de merasime katılan insanların varoluşlarını yeniden okumalarına yardımcı olmaktadır. Başka bir ifadeyle burada bir hermenötik döngü yaşanmaktadır: Halk tabutu teşyi ederken, tabut da onların varoluşlarını yeniden anlamlandırmaktadır. Nasıl ki ilk aşamada ümmet imamı teşyi ediyorsa, ikinci aşamada imam da bu ümmeti kabul eder ve ona yeniden anlam kazandırır. Yani kabul ve yeniden anlam verme bu aşamada imam tarafından gerçekleşmektedir."

Bâkırü'l-Ulûm (a.s.) Üniversitesi Öğretim Üyesi sözlerine şöyle devam etti: "Diğer taraftan, imamın cenaze merasimi ümmetin cenaze merasimidir dediğimizde kastettiğimiz şudur: İmam bu topluluğu kabul ederek onları sıradan bir kalabalık olmaktan çıkarıp ümmete dönüştürmektedir. Burada ikinci aşamada fiilin öznesi artık imamın kendisidir. İmam, bu anlam kazandırma yoluyla bu topluluğu ümmete dönüştürmekte; bir kalabalığın içinden tarihî ve dinî bir kimlik inşa etmektedir."

Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn İslâmî-Tenhâ, imamın cenaze merasiminin yalnızca bedenle toplumsal bir vedalaşma değil, aynı zamanda medeniyet temelli bir biat olduğunu belirterek şöyle dedi: "Eğer bu olayı tarihteki diğer cenaze merasimleriyle karşılaştıracak olursak, bunun birçok bakımdan eşsiz olduğunu söylemeliyiz. Hatta İmam Humeynî'nin tarihî cenaze merasimiyle bile kıyaslanamaz. Belki de en önemli fark, bu önderin şehit edilmiş olmasıdır. Bu şehit rehberin imamet kaynağına ve Ehl-i Beyt'in merkezî şahsiyeti olan Seyyidü'ş-Şühedâ İmam Hüseyin'e (a.s.) olan derin bağlılığı, bu olayı son derece seçkin, hatta benzersiz kılmaktadır. Şiî tarihinde Şehîd-i Evvel ve Şehîd-i Sânî gibi büyük şahsiyetler vardır; ancak bu şehidin tarih boyunca oluşturduğu medeniyet tecrübesi ve toplumdaki etkisinin benzerine Şiî tarihinde rastlamak zordur."

Havza mensubu şöyle devam etti: "Öte yandan ritüeller zamanı ve mekânı anlamlandırır. Bir ritüelin en önemli özelliği, zamanı ve mekânı çıplak ve anlamsız olmaktan çıkarmasıdır. Bugün cuma günüdür, bugün Âşûrâ günüdür veya bugün Gadir Bayramı'dır dediğimizde aslında zamanı anlamlandırmış oluruz. Cenaze merasimi de zamanı ve mekânı anlamlandırır. Bu sebeple onu 'Eyyâmullah' kapsamında değerlendirmek gerekir. İlâhî celâl ve cemalin diğer günlere göre daha belirgin şekilde tecelli ettiği günler Eyyâmullah'ın örnekleridir ve bu merasim de aynı niteliktedir. Bu cenaze merasimini yalnızca ölüm söylemi çerçevesinde tanımlamamak gerekir. Çünkü cenaze merasimi yeniden yaşamanın merasimidir; ölmenin değil. Elbette ölüm açısından da yorumlanabilir; ancak gerçekte bu merasim, medeniyet inşa eden, kültür oluşturan ve toplum kuran büyük bir fırsat taşımaktadır. Bu merasimde bulunan insan, bütün varlığıyla yeniden yaşamak için yeni bir fırsat elde ettiğini ilan etmektedir."

Hz. Ebû Abdullah el-Hüseyin'in (a.s.) şehadetiyle karşılaştırma yapan Hüccetü'l-İslam İslâmî Tenhâ şöyle dedi: "Nasıl ki Seyyidü'ş-Şühedâ'nın şehadeti İslâm dünyasında hakiki İslâm ve siyasal İslâm için yeni bir dönemi başlattıysa, şehit rehberin şehadeti de siyasal İslâm için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Bu söz, siyasal İslâm'dan kültürel İslâm diye adlandırılan başka bir anlayışa geçiş anlamına gelmez. Böyle bir karşıtlık temelden yanlıştır; tarih de bunu göstermektedir. İslâm İnkılabı'nın Seyyidü'ş-Şühedâsı'nın şehadeti de siyasal İslâm için yeni bir dönem başlatacaktır ve cenaze merasimi bu anlamın ilan edilmesi ve görünür hâle gelmesi için benzersiz bir fırsattır."

Bâkırü'l-Ulûm (a.s.) Üniversitesi Öğretim Üyesi sözlerini şöyle sürdürdü: "Aslında milyonlarca insanın bu törene katılımına baktığımızda, bunu 'toplumsal inşa' kavramıyla açıklanabilecek bir olguyla karşı karşıya olduğumuzu görürüz. Sosyoloji literatüründe toplumsal inşa, gerçekliği ham ve doğrudan algılamadığımız; aksine zihnimizde ve bilgi dünyamızda yerleşmiş sosyal kategoriler aracılığıyla onu okuduğumuz ve yorumladığımız anlamına gelir. Milyonlarca insanın cenaze merasimine katılması, İslâm İnkılabı söyleminin kavram ve anlamlarının bu ümmetin zihnine ve toplumsal hafızasına yerleştiğinin göstergesidir. İnsanlar da tam bu yerleşik anlam dünyası doğrultusunda böyle bir toplumsal eylem ortaya koymaktadır."

Havza ve üniversite hocası son olarak şöyle dedi: "Son hafta ve aylarda bazı analistlerin değerlendirmelerinde şu husus öne çıkmaktadır: Şehit imam ve rehber sadece İran'ın koruyucusu değil, aynı zamanda dünyanın da koruyucusuydu. O yalnızca İran'a ait büyük bir şahsiyet değil, dünyanın büyük şahsiyetlerinden biridir. İran ise sömürgecilik, yeni sömürgecilik ve mazlum ve özgür insanların üzerine kurulan tahakküme karşı insanlığın son kalesidir. Dolayısıyla bu olayı değerlendirirken onun küresel boyutunu da mutlaka göz önünde bulundurmalı ve bu önemli meseleyi bu perspektiften analiz etmeliyiz."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha