Havza Haber Ajansı Uluslararası Servisi'nin raporuna göre şehit İmam'ın cenaze töreni için Irak'a giden Yüksek İlim Havzaları Konseyi İkinci Sekreteri ve Müderrisler Cemiyeti üyesi Ayetullah Cevad Mervi, Necef-i Eşref'te Kum İlim Havzası heyetlerinin katılımıyla düzenlenen âlimler ve ruhaniyet toplantısında şunları söyledi: "Bir grup âlim, mukaddes Kum İlim Havzası'ndan, Kerime-i Ehlibeyt Hz. Masume'nin (s.a.) Türbesinin yakınlarından, hocalarımızdan ve Kum'daki mercilerin temsilcilerinden oluşan bir heyetle birlikte Necef-i Eşref'e geldi. Emirül Müminin Ali bin Ebu Tâlib'in (a.s.) mübarek kabrini ziyaret ettikten sonra, Kum İlim Havzası'ndaki mercilerin; büyük âlimlere, mercilere, düşünürlere, seçkinlere ve Iraklı mücahid gençlere selamlarını iletmek amacıyla buradalar."
Ayetullah Mervi şöyle dedi: "Bu durum, iki mukaddes bölge ve iki kardeş millet arasındaki kardeşlik bağlarının, imanın ve birlik ruhunun derinliğini vurguluyor. Selam ve hürmetlerimiz, şehit Rehber'imizin, hakkında; 'Irak milleti büyük, aziz, kültür sahibi, görkemli ve iradeli bir millettir.' dediği kardeş Irak milletine olsun."
Kum İlim Havzası hocası konuşmasına şöyle devam etti: "Selam ve hürmetlerimizden sonra, şehit Rehber'imizin naaşını taşıyarak, onun naaşını size teslim etmeye ve en eski arzusu olan, Mevl-el Müvahhidîn Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Eba Abdullah el-Hüseyn'in (a.s.) kabrini ziyaret etme arzusunu gerçekleştirmeye geldik."
Müderrisler Cemiyeti üyesi şunları dile getirdi: "Onun şerefli naaşını size getirdik; ancak naaşı kana bulanmış ve uzuvları kopmuş durumdaydı. Bildiğiniz gibi, şehit İmam'ımız ve Rehber'imiz, Eba Abdullah el-Hüseyn'in (a.s.) yolunda dimdik durdu. Defalarca ziyareti sırasında canını, ailesini ve malını Ramazan ayında oruçlu ve susuz haldeyken feda edeceğini tekrarlamıştı; işte bu gerçekliği bizzat yaşadı. Canını, ailesini ve malını Eba Abdullah el-Hüseyn (a.s.) yolunda feda etti. Son konuşmasında 'Benim gibiler, Yezid gibi biriyle biat etmez.' demişti. 'Biz Hz. Ebulfazl el-Abbas'ın (a.s.) sancağı altındayız ve asla pişman olmayacağız.' diyordu."
Ayatullah Mervi devam etti: "Ey şehit Seyyidimiz! Ey şehit Seyyidimiz! Konuşmalarınızda defalarca, 'Erbain günlerinde İslam ümmetine gösterdikleri misafirperverlik ve sıcak karşılama için cömert Irak halkına içtenlikle teşekkür ederim.' derdiniz. Ey şehit Seyyid! Bugün bakın; Erbain'in hemen öncesinde Irak milleti, ilim havzası âlimleri, seçkinler, gençler ve cesur aşiretlerle nasıl tek bir saf oluşturmuş, sizi ağırlamak ve karşılamak için can atıyor."
Ayetullah Mervi şöyle dedi: "Büyük âlimlerin, üst düzey mercilerin, fikir dünyasının seçkinlerinin, siyasi figürlerin ve Iraklı cesur gençlerin katılımıyla gerçekleşen bu görkemli cenaze töreni, sadece büyük bir şehidin vedası değil, aynı zamanda tüm dünyaya verilmiş net bir mesajdır. Bu tören, inanç, yol birliği ve iman kardeşliğinin bir araya getirdiği Irak ve İran milletlerinin, iki ayrı bedende tek bir ruh olduğunu dünyaya ilan etmektedir. Şehit Seyyid'in de vurguladığı gibi, İran ve Irak; bedenleri birbirine karışmış, kalpleri birbirine ısınmış, ruhları Allah'a iman, Ehl-i Beyt sevgisi ve Eba Abdullah el-Hüseyn'in (a.s.) sünnetiyle birleşmiş iki millettir."
Yüksek İlim Havzaları Konseyi İkinci Sekreteri şu notla sözlerini tamamladı: "Bu bağın her geçen gün daha güçlü ve sağlam olması gerekir. Yüce Allah'tan bu iki milletin düşmanlarını helak etmesini, bu iki milleti daha güçlü, daha birleşik ve daha kenetlenmiş kılmasını ve saldırgan Siyonist düşmanı yok etmesini diliyoruz. Şüphesiz O, her şeyi işitendir ve dualara icabet edendir.
Ya Rabbi! İslam'ı ve ehlini izzetle, nifakı ve ehlini zilletle buluşturacak, bizi senin itaatine davet edenlerden ve yolunun takipçilerinden eylediğin Devlet-i Kerime'de sana doğru gelmeye istekliyiz.
Ya Rabbi! Bize sabır ver, adımlarımızı sağlam kıl ve bizi kâfir topluluklara karşı muzaffer eyle.
Vesselâmü aleyküm ve rahmetullah.
Allahümme salli alâ Muhammed ve âli Muhammed.
yorumunuz