Havza Haber Ajansı Tercüme Servisi’nin aktardığına göre Pakistan Şii Âlimler Konseyi’nin organizasyonuyla, “İslami Uyanışın İhyacısı ve Direnişin Sancaktarı” başlıklı seminer, Kum’da ikamet eden Pakistanlı din âlimleri ve havza talebelerinin geniş katılımıyla Kum Uluslararası Gadir Kongre Merkezi’nde düzenlendi.

Şehit Rehber’in Kanı, İslam İnkılabı’nın Mesajını Daha da Kalıcı Kıldı
Programda konuşan Pakistan Şii Âlimler Konseyi Başkanı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Sacid Ali Nakavî, Şehit Rehber’in şehadetinin etkilerine değinerek şöyle dedi: “Şehit Rehber’in pak kanı, İslam İnkılabı’nın azametini ve onun mesajını her zamankinden daha parlak ve daha kalıcı hâle getirmiştir.”
Hüccetü’l-İslam Nakavî sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı din ve mezheplere mensup insanların taziye mesajları ve başsağlığı dilekleri, Şehit Rehber’in mazlumane şehadetinin dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahibi ve adalet arayışındaki insanları derinden etkilediğini göstermiş; herkes onun yüce şahsiyetini takdir ettiğini ortaya koymuştur.”

Talebelere Tavsiye: Manevi Gelişim, İlmî Birikim ve Kurumsal Disiplin
Pakistan Şii Âlimler Konseyi Başkanı, konuşmasının devamında seminere katılan talebe ve din âlimlerine hitap ederek şunları söyledi: “İlmî ve fikrî kabiliyetlerinizi geliştirmek önemli bir sorumluluktur. Çünkü gelecekte Şii toplumunun irşadı ve rehberliği sizin neslinizin omuzlarında olacaktır.”
Ayrıca bireysel ve kurumsal çalışmalarda disiplin, planlama ve birlik içinde hareket etmenin önemine dikkat çeken Hüccetü’l-İslam Nakavî, “Başarı ancak düzenli, hedef odaklı ve sürekli bir gayretle elde edilebilir.” dedi.
Konuşmasının bir başka bölümünde Pakistan’daki Şii toplumuna yönelik bazı girişimlere değinen Hüccetü’l-İslam Nakavî, şunları ifade etti: “Bazı siyasi çevrelerin tartışmalı bir yasa tasarısına güçlü destek vermesine rağmen, Şii toplumunun kararlı takip ve etkili girişimleri sayesinde bu tasarı yasal statü kazanamamıştır. Bu gelişme, Şii toplumunun haklarını savunmada birlik, basiret ve koordineli mücadelenin önemini açıkça göstermektedir.”
İslam Ümmetinin Birliği ve Müminlerin Dayanışmasına Vurgu
Pakistanlı din âlimi, konuşmasının devamında İslam birliğinin önemini vurgulayarak şöyle konuştu: “Müslümanlar arasındaki birlik ne kadar önemliyse, müminler arasındaki dayanışma da aynı derecede değerlidir. Biz her zaman tüm İslam mezhepleri arasında karşılıklı saygının korunmasını, yakınlaşmanın ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesini savunduk; bütün İslam ekollerine saygı duyuyoruz. Dinin, milletin ve toplumun yüksek menfaatlerini korumak amacıyla zaman zaman bazı konuları gündeme getirmemeyi veya bazı meselelere tepki vermemeyi de tercih ettik.”
Hüccetü’l-İslam Nakavî sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehit Rehber’in, İslam ümmetinin birliği, Müslümanların dayanışması ve diğer mezheplerin kutsallarına saygı esasına dayanan düşüncesi, Pakistan’da son derece değerli ve olumlu sonuçlar doğurmuştur.”
Pakistan Şii Âlimler Konseyi Başkanı konuşmasının devamında ziyaretçilerin yaşadığı sorunlara da değinerek şunları söyledi: “Ziyaretçilerin karşılaştığı problemlerin çözümü için çalışmalar aralıksız sürmektedir. İlgili kurum ve kuruluşlar da bu konuda üzerlerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmelidir.”
Pakistan’daki Şii toplumunun ülkenin güvenliği ve istikrarına bağlılığını vurgulayan Hüccetü’l-İslam Nakavî şöyle konuştu: “Pakistan bizim için çok değerlidir. Belucistan meselesinin daha büyük sorunlara bahane edilmesini asla istemiyoruz. Ancak şartlar bizi, ziyaretçilerin haklarını savunmak amacıyla halkın katılacağı bir hareket başlatmaya mecbur bırakırsa, bunun doğuracağı sonuçların herkes farkındadır. Bu nedenle yetkililerden, sorumluluk bilinciyle hareket ederek bu sorunu en kısa sürede çözüme kavuşturmalarını istiyoruz.”

Dinî Rehberliğin Toplumu Yönlendirmedeki Rolü
Pakistanlı din adamı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Kâzım Rıza Nakavî konuşmasında dinî rehberliğin konumuna değinerek şunları söyledi: “Şehit Rehber Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaney, İran İslam İnkılabı’nın yönlendirilmesinde belirleyici bir rol üstlenmiştir. Pakistan’da ise Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Sacid Ali Nakavî, Şii toplumunun rehberliğinde önemli bir sorumluluk üstlenmiştir.”
Hüccetü’l-İslam Nakavî, sözlerine şöyle devam etti: “İran İslam İnkılabı, din âlimlerine ve dinî rehberlere itibar, saygınlık ve güç kazandırdı. Ayrıca samimiyetle ilahî sorumluluğunu yerine getiren bir din âliminin, Rıza Pehlevî yönetimi gibi baskıcı rejimleri bile mağlup edebileceğini gösterdi.”
Konuşmasının devamında, “İmam Hüseyin’in (a.s.) Aşura kıyamında ortaya koyduğu düşünce, bugün İslam İnkılabı Rehberi’nin söyleminde yaşamaya ve yeniden ihya edilmeye devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Seyyid Kâzım Rıza Nakavî konuşmasının bir başka bölümünde ise şu değerlendirmede bulundu: “Gerçek anlamdaki her değişim, insanın kendi nefsini ıslah etmesiyle başlar. İslam’ın öğretilerini kendi bireysel hayatında uygulayamayan bir kimse, toplumda veya İslam ümmeti içinde İslami bir düzen kurma iddiasında bulunamaz.”
Hüccetü’l-İslam Nakavî, İslam İnkılabı’nın ideallerinin hayata geçirilmesi için manevî arınmanın, dinî değerlere bağlılığın ve davaya bağlı, sorumluluk sahibi kadroların yetiştirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

İslam İnkılabı, İslam’ın İzzetinin ve Mazlumların Umudunun Kaynağıdır
Programın devamında konuşan Pakistan Şii Âlimler Konseyi Genel Sekreteri Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Şebbir Hasan Meysemî şunları söyledi: “İslam İnkılabı, İslam’ın sancağını yüceltmiş ve dünyaya, başkalarını mücadeleye göndermek yerine gerektiğinde kendisi fedakârlık yapmaya ve şehadete hazır olan bir rehberliği göstermiştir.”
Hüccetü’l-İslam Meysemî sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehit Rehber’in şehadetinin ardından Pakistan’da farklı düşünce ekollerine mensup şahsiyetler ve çeşitli kesimler, onun yüce şahsiyetini ve üstün konumunu vurgulamıştır. Bugün de dünyanın dört bir yanındaki mazlumların umudu, İslam İnkılabı’na ve İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelmiştir.”

yorumunuz