Havza Haber Ajansı'nın çeviri grubuna göre yazar ve siyasi analist Abdurrahman el-Abid, El-Mesire kanalına yaptığı açıklamalarda kuşatmayı kırma savaşının çatışma sürecinde bir dönüm noktası olduğunu ve Yemen halkına egemenlik ve zafer duygusunu yeniden kazandırdığını vurguladı.
El-Abid şöyle dedi: "Yaşananlar Suudi Arabistan'ın kuşatmayı sürdürmedeki rolünün gerçeğini ifşa etti ve Yemen'in artık saldırının başında elinde bulunmayan güç kartlarına ve seçeneklere sahip olduğunu kanıtladı. Ayrıca, 'gerilimi azaltma' aşamasının, sadece Yemenlileri oyalamak ve yıpratmak için bir araç olduğu anlaşıldıktan sonra sona erdi."
El-Abid'e göre bir uçağın Yemen topraklarına iniş sahnesi ve ardından Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin buna verdiği tepki, Rehber'e verilen geniş çaplı halk desteğiyle birleştiğinde, Yemen'in yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Bu aşama; denklemleri dayandırmaya, kuşatmanın sürmesini kabul etmemeye ve havaalanlarının tamamen açılması hakkından geri adım atmamaya dayanıyor.
El-Abid, San'a Havalimanı'nın yeniden açılmasından sonra Amman ve Kahire'ye yapılan iki uçuşun, Yemenlilere hizmet etmek veya hastaların, öğrencilerin ve göçmenlerin acılarını hafifletmek için değil; bu uçuşların adam devşirme, yeniden yapılanma ve istihbarat faaliyetleri için bir kanal olarak kullanıldığını açıkladı.
Siyasi analist şöyle devam etti: "Yolcu listeleri işe alım veya devşirme amacıyla gözden geçirildi. Hastanelere refakatten Kahire'deki yardımlara kadar bazı yolculara sunulan hizmetler bu istihbarat faaliyetlerinin bir parçasıydı. Ayrıca, güvenlik birimleri tarafından yayınlanan bir dizi ajanın itirafları, bu kişilerin Amman'da, Kahire'de ve hatta Umre ziyareti sırasında kendilerine çekildiğini gösteriyor."
El-Abid, uçağın inişinden sonra meydanlarda yaşanan yoğun halk sevincinin yapay olmadığını, Yemenlilerin ilk kez bu düzeyde bir egemenlik duruşuyla karşılaşmalarının bir sonucu olduğunu vurguladı.
El-Abid şöyle dedi: "Ayrıca Hudeyde Havalimanı'nın uçağı kabul etmek için hazırlanması, uçağın San'a Havalimanı'na inmesinin engellenmesi ihtimaline karşı önceden bir planının ve hazırlığın varlığını gösteriyor. Havalimanının temizlenmesi, yetkililerin ve basın mensuplarının karşılama için orada bulunması bu hazırlığın göstergesiydi."
El-Abid şöyle devam etti: "Yaşananlar Yemenlilerin moralini ve özgüvenini geri kazandırdı ve zafer ruhunu canlandırdı. 'Gelirimi azaltma' aşamasının sona erdiğinin ilan edilmesi halktaki bu durumun en belirgin nedenlerinden biridir. Bu dönem Suudi Arabistan'ın, sınırlı tavizler verip Yemen'in iç cephesini uzun vadede zayıflatıp parçalamak için halkla ilişkiler kampanyaları yürüterek yaptığı bir aldatmacaydı."
El-Abid başarının en belirgin tezahürlerinden birinin devlet kurumları arasındaki büyük koordinasyon olduğunu vurguladı. Ulaştırma Bakanı, San'a Havalimanı Müdürü, Dışişleri Bakanlığı ve Silahlı Kuvvetler tarafından yapılan açıklamaların; bu dosyayı bilgelik ve uyum içinde yöneten bir harekat odasının varlığını gösterdiğini ve bunun vatandaşlara uçaktaki yolcular konusunda güven duygusu verdiğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti'nin Rolü
Yemen'e uygulanan kuşatmanın kırılmasına verdiği destekten dolayı İran İslam Cumhuriyeti'nin rolünü takdir eden El-Abid, uçağı yöneten İranlı pilotu överek: "Kendisi, Yemen Cumhuriyeti tarafından cesaret nişanını hak ediyor." dedi.
El-Abid ayrıca medya mensupları, politikacılar, hastalar ve yaralılardan oluşan uçak yolcularının sabrını takdir ederek; hain ve korkak bir düşmanın karşısında olmalarına rağmen soğukkanlılıklarını koruduklarını vurguladı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin Abha Havalimanı'nı hedef alan operasyonunun bu zaferi tamamladığını belirten El-Abid şöyle dedi: "Suudi Arabistan bu darbeyi sineye çekmek zorunda kaldı, çünkü Yemen'in yapabileceklerinden, özellikle Babülmendep Boğazı'nı kapatma ihtimalinden korkmuştu."
El-Abid son olarak şunları vurguladı: "Yemen bugün, 2015'te saldırının başladığı dönemde sadece direniş ve metanete sahipken bugün birçok güç kartına, plana ve seçeneğe sahiptir."
Yemen havalimanlarının istisnasız tüm destinasyonlara açılmasının vazgeçilmez bir hak olduğunu yineleyen El-Abid son resmi açıklamaların bu talebe bağlılığı ve bunda herhangi bir eksikliği kabul etmeyeceklerini vurguladığını belirtti.

yorumunuz