Perşembe 16 Temmuz 2026 - 15:07
Ayetullah el-Uzma Sistanî'nin Bürosunda Şehit Rehberi Anma Merasimi Düzenlendi

Havza / Rehberi anma merasiminde konuşan Hüccetü'l-İslam Refiî, rehberin ilmî ve şahsî özelliklerinden bahsederek Şehit İmam'ın Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi'ndeki anısını anlattı.

Havza Haber Ajansı'nın haberine göre Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Nasır Refiî geçtiğimiz akşam Kum'da büyük taklit merciilerinden Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Sistanî'nin bürosunda düzenlenen "Şehit İmam Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaney'i (r.a.) Anma Programı"nda yaptığı konuşmada, şehit rehberin ilmî, manevî ve mücadeleci kişiliğine ilişkin şöyle dedi:

"Bu nurlu toplantı; ömrünü İslam'a, Kur'an'a, cihada ve dinî değerlerin savunulmasına adamış, sonunda da bu uğurda canını feda etmiş yüce şahsiyetin hizmetlerini, mücadelesini ve yüksek makamını anma amacıyla düzenlenmiştir. Bu program, Hazreti Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Sistanî'nin girişimiyle, bu büyük rehberin ve değerli şehit ailesinin hatırasını yaşatmak amacıyla düzenlenmiştir. Zira İslam ve Şii dünyasının bu seçkin şahsiyetinin adı ve hatırası daima canlı kalmalıdır."

Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Refiî şehit rehberin kişiliğinin çeşitli yönlerini anlatarak şöyle dedi:

"Kendisi büyük bir merci, Kur'an âlimi, tarih bilgini, seçkin bir fakih ve usûl âlimi, yorulmak bilmeyen bir mücadeleci ve seçkin bir mücahitti. Sahip olduğu bütün ilmî ve amelî birikimini İslam'ın ve İslam ümmetinin hizmetine sundu ve sonunda da şehadet gibi büyük bir makama erişti."

Son günlerde şehit rehberin kişiliği üzerine yaptığı konuşmalara değinen Hüccetü'l-İslam Refiî şöyle konuştu:

"Geçtiğimiz günlerde Meşhed, Kum, Kirman ve Yezd başta olmak üzere çeşitli şehirlerde onun şahsiyeti hakkında konuştum. Onun ilmî ve fikrî yönlerini farklı açılardan ele aldım; Kur'an bilgisi, tarih bilgisi, sanat anlayışı, toplum bilgisi, düşmanı tanıma kabiliyeti ve kültürel, sosyal ve siyasî hassasiyetleri bunlardan bazılarıdır."

Irak Halkı ve Necef Havzası'na İhtişamlı Cenaze Törenleri Sebebiyle Teşekkür

Havza hocası konuşmasının devamında Irak halkına, din âlimlerine ve Necef-i Eşref İlim Havzası'na teşekkür ederek şöyle dedi:

"Daha önce de Irak'ın asil halkına, Necef İlim Havzası âlimlerine ve Necef-i Eşref ile Kerbelâ-i Muallâ'da düzenlenen görkemli cenaze merasimlerini organize eden herkese teşekkürlerimi sunmuştum."

Hüccetü'l-İslam Refiî şöyle devam etti:

"Irak halkından milyonlarca kişi, kavurucu sıcak havaya rağmen saatlerce sokaklarda bulundu ve sevgili rehberimizi Necef ve Kerbelâ'nın mukaddes şehirlerinde büyük bir ihtişamla uğurladı. Bu geniş katılım gerçekten takdir ve teşekküre layıktır. Yüce Allah'tan, Şiileri ve bütün dünya Müslümanlarını aziz ve muzaffer kılmasını, Siyonistlerin bayrağını ise yere indirmesini diliyoruz."

Maneviyat, Kulluk ve Uzun Yıllardır Taşıdığı Şehadet Arzusu Şehit Rehberin En Belirgin Özelliklerindendi

Hüccetü'l-İslam Refiî şehit rehberin ilk özelliğinin Allah'a bağlılık, tevessül ve derin manevî hayatı olduğunu belirterek şöyle dedi:

"Kendisi henüz dinî yükümlülük çağına ulaşmadan önce bile oruç tutar, annesiyle birlikte haremin avlusunda saatlerce Arefe Günü dualarını okur ve ibadetlerini yerine getirirdi."

Hüccetü'l-İslam Refiî sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şehit rehber ayrıca, İslam İnkılabı'nın zaferinden sonra ve hatta cumhurbaşkanlığı döneminde dahi aynı manevî ruhu koruduğunu; dua, tevessül ve Kur'ân-ı Kerîm ile ünsiyete her zaman özel önem verdiğini ifade ederdi."

Havza hocası, şehit rehberin şehadete bakışına değinerek şöyle dedi:

"O, şehadeti 'kârlı bir ticaret niteliğindeki ölüm' olarak görürdü ve defalarca, Meşhed'de Kur'an tefsiri dersleri verdiği yıllardan beri kalbinde şehadet arzusunu taşıdığını söylemişti. Şehit rehber, İmam Humeynî'den (r.a.) cepheye gitmek ve Şehit Mustafa Çemran'a katılmak için izin aldığında, eşiyle vedalaşırken bir daha geri dönemeyeceğine kesin olarak inanıyordu ve o gün eşine sanki son kez görüşüyormuş gibi veda etmişti."

Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Refiî ayrıca şehit rehberin şehadetin hakikati hakkındaki sözlerine de değinerek şöyle dedi:

"O, şehadeti 'fani ve yok olmaya mahkûm olan bir sermayeyi, Allah'ın ebedî ihsanı karşılığında satmak' şeklinde tanımlardı. 'Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır.' ayetine dayanarak, insan bedeninin sonunda yok olacağını; fakat Allah ile yapılan bu alışverişin müminlere ebedî mükâfat ve ilahî cenneti kazandıracağını ifade ederdi."

Cesaret, İslam İnkılabı'nın Şehit Rehberinin En Seçkin Özelliklerinden Biriydi

Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Refiî şehit rehberin kişilik özelliklerine değinerek şöyle dedi:

"Onun ikinci belirgin özelliği cesaretti. Bu konuda olayı kendi ağzından aktarmayı tercih ediyorum. Şehit rehber, cumhurbaşkanlığı döneminde Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi'ne katılmıştı. Kendisi; o dönemde konferansın genel atmosferinin sol eğilimli ve Sovyetler Birliği'ne yakın ülkelerin etkisi altında olduğunu anlatırdı. Robert Mugabe ve Fidel Castro gibi isimler Sovyetler Birliği'ne yakın ve Amerika karşıtı tutumlarıyla öne çıkan şahsiyetlerdi. Şehit rehber şöyle anlatıyordu: 

O zirvede Amerika'nın politikalarına karşı uzun bir konuşma yaptım. Konuşmamda, Amerika'nın İran'a karşı dayatılan savaş sırasındaki destekleri de dâhil olmak üzere işlediği zulüm ve suçları anlattım. Bu konuşma salondakilerin takdir ve alkışını kazandı. Konuşmanın sonunda konuyu Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a saldırısına getirdim; bu saldırıyı da açıkça bir suç olarak nitelendirdim ve Sovyet politikalarını eleştirdim. Konuşmanın bu bölümü salondakiler tarafından aynı ilgiyle karşılanmadı; çünkü toplantının hâkim atmosferi Sovyetler Birliği'ni destekleyen ülkelerin elindeydi. Konuşmanın ardından zirveye katılan devlet başkanlarından biri bana şöyle dedi:

'Bu toplantıya katılan ülkeler arasında gerçek anlamda bağlantısız olan kişi sensin. Çünkü birçok ülke ya Batı'ya ya da Doğu'ya bağlıdır; fakat sen özgürlük ve cesaretle hem Batı'nın suçlarını dile getirdin hem de Doğu'nun suçlarını eleştirdin.'"

Hüccetü'l-İslam Refiî şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu hatıra açıkça göstermektedir ki, İslam İnkılabı'nın şehit rehberi hak ve adaleti savunurken mevcut siyasî atmosferden etkilenmiyor; bağımsızlık, özgürlük ruhu ve cesaretle dünya güçleri karşısındaki görüşlerini açıkça dile getiriyordu."

Şehit Rehber "En Güzel Amel"in ve Halka İhlasla Hizmet Etmenin Örneğiydi

Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Refiî, Yüce Allah'ın en büyük mükâfatı olan şehadeti fazilet sahiplerine verdiğini belirterek şöyle dedi:

"Şehadet, şehit rehbere layık bir makamdı. Her ne kadar onun yokluğu hepimiz için çok ağır, acı verici ve telafisi mümkün olmayan bir kayıp olsa da ve toplum üzerinde geniş etkiler bırakmış bulunsa da."

Dinî öğretilerde amelin değerine değinen Hüccetü'l-İslam Refiî şöyle devam etti:

"Allah Teâlâ insandan sadece daha çok amel istemez; 'amel-i ahsen' yani en güzel ameli ister. En güzel amel; kaliteli, sağlam, titiz, bilgi ve bilinç üzerine kurulu ameldir. Şehit rehber de hizmet ve yönetim alanında bu anlayışın açık bir örneğiydi."

Havza hocası sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şehit rehber yaklaşık yarım asır boyunca çeşitli görevlerde halka hizmet etti. Uzun yıllar ülkenin yönetim dümenini elinde tuttu, sekiz yıl cumhurbaşkanlığı yaptı; bundan önce de İslam İnkılabı'nın mücadele ve inkılap sürecinde çeşitli alanlarda önemli roller üstlendi."

Hüccetü'l-İslam Refiî, maneviyatı ve Allah merkezli yaşamı şehit rehberin en önemli özelliklerinden sayarak şöyle dedi:

"O, Allah için kıyam eder, Allah için konuşur ve Allah için karar verirdi. Gece ibadetine kalkardı, dua ederdi, uzun secdeleri vardı, Kur'ân-ı Kerîm ile sürekli ünsiyet hâlindeydi, tevessül sahibiydi ve daima amelî irfanın önemini vurgulardı."

Hüccetü'l-İslâm ve'l-Müslimîn Refiî konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

"Cesaret, güzel ahlak, tevazu, geniş gönüllülük ve insaf da şehit rehberin diğer belirgin özellikleriydi. Bu vasıflar, görev yaptığı ve halka hizmet ettiği bütün yıllar boyunca onun eylemlerinde açıkça görülüyordu."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha