Kültür İnkılabı Yüksek Konseyi üyesi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Hamid Parsaniya, Havza Haber Ajansı’nın Meşhed muhabirine verdiği röportajda ilim havzalarında yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına ve şehit rehberin talebelere ve havza mensuplarına yönelik mesajına dikkat çekmenin gerekliliğine değinerek şunları söyledi: “Eğitim-öğretim yılının başlangıcında, İslam İnkılabı Rehberi’nin talebelere ve havza hocalarına vermek istediği temel bir mesajı aktaracak olursak, bu mesajı şehit rehberin yürüdüğü yol üzerindeki risalet ve yeniden diriliş hareketiyle (bi‘set) bağlantılı olarak tanımlamamız gerekir.
Eğer bu mesajın muhatabı havza mensuplarıysa doğal olarak şu noktaya dikkat etmeleri gerekir: O kutlu bi‘set, aslında İslam ümmeti için büyük ve tarihî bir hareketin gerektirdiği şekilde ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bugün de havza mensuplarının sorumluluğu, aynı yolun devamı doğrultusunda ve İslam dünyasının ihtiyaçlarına uygun şekilde tanımlanmalıdır.”
İslam Dünyası İslami Bilgilere Susamış Durumda
Kültür İnkılabı Yüksek Konseyi üyesi, bugün İslam dünyasının geçmişe kıyasla İslami öğretilere daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirterek şunları vurguladı: “İslam dünyası, yeni bir tarihî durumla karşı karşıya kalabilmek için İslami öğretilere ihtiyaç duymaktadır ve ilim havzaları bu alanda kendi rollerini doğru bir şekilde yerine getirmelidir.
Havza mensupları, bu hareketin teorik ve ilmî altyapısını sağlamaktan, genel kültür alanında aktif ve etkili bir şekilde yer almaya ve halkla birlikte hareket etmeye kadar farklı seviyelerde bu doğrultuda hareket etmelidir.”
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Parsaniya sözlerini şöyle sürdürdü: “Havzanın sorumluluğu yalnızca uzmanlık ve ilmî alanlarla sınırlı değildir. Teorik ve ilmî temelleri üretmenin ve sağlamanın yanı sıra, genel kültür alanında da varlık göstermeli ve toplumla, halkla etkili bir iletişim kurmalıdır.”
Havza Alanındaki Seçkin İsimler Bilişsel Savaş Sahasında Aktif Rol Almalıdır
İslam Cumhuriyeti ve İslami sistem aleyhine faaliyet gösteren karşıt medya kuruluşlarının saldırılarına değinen Hüccetü’l-İslam Parsaniya, şunları söyledi: “Bugün İslam Cumhuriyeti ve İslami sistemle karşı karşıya gelme, çok yönlü ve kapsamlı bir mücadele niteliğindedir ve bunu yalnızca tek bir alanla sınırlı olarak tanımlamak mümkün değildir.
Bu karşılaşmanın bir boyutu kültürel ve bilişsel alanda yürütülmektedir. Genel kültür alanında, bilişsel savaş ve kültür endüstrisi faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla havza mensupları ve havzanın seçkin isimleri, bu şartlara uygun olarak kendi rollerini tanımlamalıdır.
Medya, sinema, sanat ve kültürle bağlantılı diğer alanlarda faaliyet gösteren seçkin isimler, bu mücadele alanının şartlarına uygun şekilde harekete geçmeli ve karşıt medya ve kültürel akımlarla mücadele etmek için gerekli imkân ve kapasiteyi kullanmalıdır.”
Düşmanla Mücadele, Farklı Alanlarda Faaliyet Göstermeyi Gerektiriyor
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Parsaniya, mevcut saldırılarla mücadele etmek için farklı alanlarda bulunmanın gerekli olduğunu vurgulayarak şöyle dedi:
“Ekonomi alanında bağımsız bir cephe ve mücadele sahası bulunduğu ve o sahanın şartlarına uygun hareket edilmesi gerektiği gibi; kültür, medya ve bilişsel alanda da o alanın gereklilikleri dikkate alınarak hareket edilmelidir.
Genel kültür ve medya alanlarının yanı sıra, derin teorik ve ilmî meseleler de büyük önem taşımaktadır. Bu konu da ilim havzalarının kendi sorumlulukları doğrultusunda ele alması gereken meselelerden biridir.
İlim havzaları; derin teorik ve ilmî tartışmalardan genel kültüre, medyadan sanata ve bilişsel meselelere kadar farklı alanlarda uygun ve aktif bir şekilde varlık göstermelidir. Böylece önümüzde duran tarihî süreçte kendi rollerini doğru bir şekilde yerine getirebilirler.”
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimîn Parsaniya, sözlerinin sonunda Meşhed-i Mukaddes’te bulunmasına ve İmam Rıza’nın (a.s.) nurlu türbesini ziyaret etmesine değinerek, Havza Haber Ajansı muhabirine teşekkür etti ve açıklamalarını sonlandırdı.
yorumunuz