Havza Haber Ajansı'nın haberine göre, İslami İlimler Teknoloji Ürünlerinin Tanıtım Töreni'nde konuşan İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Ali Rıza Arafi, İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi'nin yapay zekanın dini araştırmalarda kullanımı alanındaki teknolojik ürünlerinin tanıtımı amacıyla 3 Eylül 2026 Perşembe günü Kum'daki Uluslararası Alulbayt (a.s) Üniversitesi'nde düzenlenen törende, şehit İmam'ı ve direniş ekseni şehitlerini rahmet ve saygıyla anarak şunları söyledi: "Şehit İmam'ın aziz ruhuna ve direniş ekseni şehitlerinin ruhlarına selam gönderiyor; İslam ile küfür, müstazdaflar (mazlumlar) dünyası ile müstekbirler dünyası arasında büyük bir medeniyet savaşı olan mevcut büyük mücadelede Allah'tan İslam'a ve Müslümanlara zafer nasip etmesini niyaz ediyoruz."
Törene katılan alimlere, profesörlere, fazilet sahiplerine, talebelere, öğrencilere, medrese ve üniversite aktivistlerine "hoş geldiniz" diyen İlim Havzaları Genel Müdürü sözlerine şöyle devam etti: "Son on yıllar boyunca medreseyi teknoloji ve bilim dünyasında meydana gelen gelişmelerle tanıştırmak ve bunlara yakınlaştırmak için çaba gösteren tüm gerçek ve tüzel kişilere ve kurumlara içtenlikle teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum."
İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi çalışanlarına özel teşekkürlerini ileten Ayetullah Arafi, şunları kaydetti: "Bu alanda ve bu müessese bünyesinde aktif olarak çalışan; genç, yenilikçi, motivasyonu yüksek ve dinamik bir topluluk oluşturan talebe, öğrenci, seçkin şahsiyetler ile medrese ve üniversite dostu kardeşlerimize de teşekkür ediyorum. İslami ilimlerin sınırlarını genişletme, ortak alanları açıklama ve bilim ile bilgi, İslami ilimler, bilişsel bilimlerdeki gelişmeler ve ileri teknolojilerin kesişim noktalarını ortaya koyma konusundaki yüksek istek, zevk ve büyük motivasyonlarından dolayı bu aziz dostlarımıza minnettarız."

İlim Havzaları Müdürü, bu törene katılmaktaki temel amacının burada bulunan profesörlere ve uzmanlara saygı ve hürmetlerini sunmak olduğunu belirterek şunları ekledi: "Bir önceki toplantıda dile getirdiğim hususları hatırlatarak birkaç kısa noktaya daha değineceğim.”
İlk nokta:
Bilimsel ve teknolojik gelişmelere karşı iki yanlış yaklaşım
Ayetullah Arafi ilk noktayı açıklarken şöyle dedi: "Bilimden teknolojiye ve çeşitli yaşam tarzlarına kadar yeni alanlarda meydana gelen gelişmeler karşısında her zaman iki tür yanlış yaklaşımla karşı karşıya kaldık:
1- Yeni gelişmelere karşı sergilenen bir tür yaklaşım; aşırı heves, aceleci ve yüzeysel kullanım içeren pasif bir yaklaşımdır. Bu tür yaklaşımı birçok toplumda ve hatta kendi aramızda, dünyadaki bazı bilimsel ve teknolojik gelişme ve değişimlere karşı gördük; bu yaklaşımın doğru olmadığı açıktır.
2- Diğer bir yaklaşım türü ise bir veya birkaç büyük gelişmeye karşı gafilce, sırt çeviren ve muhtemelen inkar edip görmezden gelen yaklaşımdır."
İlim Havzaları Müdürü şunları kaydetti: "Her iki yaklaşım türüne de medrese içinde ve dışında, ayrıca dünya milletleri arasında dünyanın bilimsel, teknolojik, sosyal ve siyasal değişim ile gelişimleri karşısında birçok konuda şahit olduk."
Akıl ve düşünce sahiplerinin seçtiği üçüncü yol
Anayasa Koruma Konseyi Fakihler Üyesi; bir yandan hevesli, yüzeysel, aceleci, teslimiyetçi ve pasif yaklaşımın, diğer yandan ise sırt çeviren, görmezden gelen, gafil ve unutan yaklaşımın hiçbirinin doğru yol olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Hikmet sahipleri, akıl ve düşünce ehli ile saf İslam maarifinden beslenenler ne o yolu ne de bu yolu seçerler; aksine yeni olgular karşısında akılcı olan üçüncü yolu benimserler. Bu yol; hassas anlamaya, derin kavramaya, akıllıca hem de hikmetlice tanımaya çalışmaya, doğru eleştiriye ve akıl ile dinden edindikleri esas ve ölçütlere dayalı faydalanmaya dayanır."

Havza Yapay Zeka Karşısında Hikmetli Bir Yaklaşım Sergilemelidir
Ayetullah Arafi, bu üçüncü yolun doğru yol olduğunu ve medrese ile İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi'ndeki arkadaşların yürüttüğü çalışmalarda, büyüklerimizden öğrendiğimiz yöntem ve metodolojiye uygun olarak bilişsel bilimler, ileri teknoloji dalgalanmaları ve yapay zeka karşısında üçüncü yolu seçtiğimizi belirtti.
İlim Havzaları Genel Müdürü şu temennide bulundu: "Akıl sahipleri, araştırmacılar ve bilim insanları, diğer birçok alanda olduğu gibi bu gelişmeler karşısında da bu sağlam bakış açısı ve hikmetli yaklaşımla yer alabilmeli ve adım atabilmelidir."
İkinci nokta:
Ayetullah Arafi sözlerine ikinci noktayla devam ederek şöyle dedi: "Bilişsel bilimleri, ileri teknolojileri ve yapay zekayı İslami metinler, kaynaklar, bilimler ve ilahi maarif ile karşılaştırdığımızda, bu iki alan birbiriyle çelişmez; aksine aralarında geniş örtüşme alanları vardır."
Ayetullah Arafi, buradan hareketle araştırmacıların ve bilim insanlarının en az iki ekseni dikkate alması gerektiğini ekledi.
Birinci eksen:
İlim Havzaları Genel Müdürü ilk ekseni; bilimsel ve teknolojik gelişmelerden bilimsel, araştırmacı çalışmalarda ve İslami ilimler incelemelerinde yararlanmak olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: "Bu eksende en az altı veya yedi önemli alan bulunmaktadır ve arkadaşlarımız da bu alanda faaliyetlere başlamışlardır."
Anayasa Koruma Konseyi Fakihler Üyesi bu alanları şöyle sıraladı:
1. Yapay zeka ve yeni teknolojilerin İslami ilimlerin temel kaynak ve metinlerinde uygulanması;
2. Bunların ikincil kaynak ve metinlerde uygulanması;
3. Bunların İslami ilimlerin bünyesinde ve İslami sistemlerde uygulanması;
4. Bunların ilahi maarifin tebliğ edilmesi, açıklanması ve yayılması alanında uygulanması;
5. Bunların İslam'ın uygulanması ve İslam'ın bireysel ile toplumsal çeşitli alanlarda somutlaştırılması için model oluşturulmasında kullanılması;
6. Bunların İslami yönetimde (yönetişimde) kullanılması;
7. İslami medeniyetin gelişim ve değişimlerinin kapsamlı bir bakış açısıyla genel olarak incelenmesi.
Ayetullah Arafi şu ifadeleri kullandı: "Bunlar geçen toplantıda da belirttiğimiz en az yedi önemli alandır. İlk eksende, bu alanın dinin gövdesi, maarifi ve uygulamaları üzerindeki etkileri, kendimizi kenara çekemeyeceğimiz bir konudur; aksine sürece dahil olunmalı, önceden çaba gösterilmeli ve pasif kalınmamalıdır."
İkinci eksen:
Ayetullah Arafi, ikinci ekseni ilk konunun tersi olarak niteledi ve şöyle dedi: "İslam'ın da bu alanda söyleyecek sözü vardır; dinin, İslam'ın, ilahi maarifin, Yüce Peygamber'in (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'in (a.s) sözleri yapay zekanın bünyesinde, çevre bilimlerinde ve her türlü gelişim sürecinde açıklığa kavuşturulmalıdır."
İlim Havzaları Genel Müdürü sözlerine şöyle devam etti: "Bu ikinci eksende de arkadaşların belirttiği ve şu anda İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi'nin üniversite bölümünde takibi yapıldığı üzere 5 konu dikkate alınmalıdır:
1- İslami ve hikmetli yaklaşımla yapay zeka felsefesi;
2- Yapay zekanın fıkıh ve hukuku;
3- Yapay zekanın kelam ve ilahiyatı;
4- Yapay zeka ahlakı;
5- Yapay zeka alanında İslami düzen/sistem.
Anayasa Koruma Konseyi Fakihler Üyesi'ne göre İslam; bu açılardan, perspektiflerden ve kendi bilimler külliyatı içinde bu gelişme ve değişimler karşısındaki tutumunu netleştirmeli, bu alanın getirdiği yenilikleri ve gereksinimleri göz önünde bulundurmalıdır.
Ayetullah Arafi şunları ekledi: "Bu iki eksendeki ikinci nokta, İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi'nin takip etmesi gereken geleceğin yoludur."
Üçüncü nokta:
İslami ilimler bünyesinin yapay zeka ekiyle yeniden okunması
İlim Havzaları Yüksek Kurulu Üyesi sözlerine üçüncü noktayla devam ederek şöyle dedi: "Bilişsel bilimlerin ve yapay zekanın gelişim kapsama alanı ile boyutları göz önüne alındığında; açık, derin, müçtehitçe ve kendi öz değerlerimize dayalı bir bakış açısıyla bilimlerimizin bünyesini yapay zeka ekiyle/eklentisiyle yeniden okumamız gerektiği anlaşılmaktadır."
İlim Havzaları Genel Müdürü bu adımı hassas ve zor olarak nitelendirerek şu açıklamada bulundu: "Tarihi ve seçkin bir bilim olan nazari ve akli kelam ilmimizi, bu alandan doğan sorularla bir kez daha yeniden okumalıyız. Bu çalışma arkadaşlarımız tarafından bir dereceye kadar başlatılmıştır. Sunulan kitapta, Vacib'in (Allah'ın) ispatının mukaddimelerinden arkadaşların gündeme getirdiği konulara kadar bu husus takip edilmiştir; maddi ve mücerret varlık tartışmasından peygamberlik, ahiret, mucize, insanın konumu ve insanın iradesi konularına kadar kelam ilminde sahip olduğumuz pek çok konu, bu gelişmeler doğrultusunda yeni bir okumayı gerektirmektedir."
Sözlerine şöyle devam etti: "Elbette bu durum ilkelerimizden vazgeçeceğimiz anlamına gelmez; biz hikmetli, akli ve içtihadi düşüncemizin sağlam temellerine bağlıyız ve bunlara inanıyoruz. Yeni gelişmelere bakarak yapılan bu yeni okuma, İslami ilimlerde önemli bir eksendir ve tüm bu tartışmalarda bir ek/tamamlayıcı öğe olarak dikkate alınabilir."
Felsefe ve Hikmet-i Mütealiye'de de aynı bakış açısıyla yeni bir okuma ve yorumlama yapılması gerektiğini belirten Ayetullah Arafi şunları ekledi: "Fıkıh ve ahlak alanında da durum böyledir; bilimlerimizin bünyesi bu ekle birlikte yeniden inceleme ve araştırmaya tabi tutulabilir."
İlim Havzaları Genel Müdürü şunları kaydetti: "Kum Medresesi'nin ve diğer dini ilimler medreselerinin bu konuyu ele alacağını umuyoruz. Elbette tüm bu alanlarda uzmanlarla ve üniversiteyle etkileşim kurmaya ihtiyaç vardır ve inşallah bu etkileşim ile iş birliği sürdürülecektir."
Dördüncü nokta:
Yapay zekanın fırsatları ve tehditleri kapsamlı bir şekilde incelenmelidir
Ayetullah Arafi devamında dördüncü noktaya değinerek bu geniş çaplı gelişmelerin sunduğu fırsatların ve tehditlerin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı ve şöyle dedi: "Batı'daki pek çok bilim insanı ve araştırmacı, bu gelişmelerin bilimden ekonomiye, siyasetten yönetişime, insanın geleceğinden insan hayatına ve insan medeniyetine kadar uzanan alandaki fırsatlarını ve tehditlerini tartışmıştır. Bu gelişmelerin söz konusu alanlardaki yansımasının olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğu; olumluysa hangi boyutlara ve etkilere sahip olduğu, olumsuzsa ne gibi sonuçlar doğuracağı incelenmelidir."
Savunma ve güvenlik alanına da değinen İlim Havzaları Genel Müdürü şunları ekledi: "Bu konu savunma ve güvenlik alanına kadar uzanmaktadır; nitekim bu dayatılan savaşlarda söz konusu teknolojilerin ilk kez etkili ve yaygın bir şekilde kullanıldığını gördük. 12 Günlük Dayatılan Savaş ve Ramazan Savaşı'na kadar, bu ölçekteki uygulamalar ile savunma, güvenlik ve savaş kavramlarındaki değişimler bu biçimde kendini göstermemişti; şimdi ilk kez bu gelişmeler bahsi geçen alanlarda kullanılmaktadır."
Bu alanlarda hem güçlü hem de zayıf yönlerin bulunduğunu belirten Ayetullah Arafi şöyle dedi: "Zayıf olduğumuz yerlerde zarar gördük; bu bakımdan daha fazla çaba gösterilmelidir."

Savunma ve Güvenlik Alanında Yapay Zekaya Önem Verilmesinin Gerekliliği
İlim Havzaları Yüksek Kurulu Üyesi, İnkılabın Şehit Rehberi ile iki yıl önce gerçekleştirdiği görüşmeye değinerek şöyle dedi: "İki yıl önce Yüce Rehberin ve Şehit Komutanın huzurundaydım; orada üç mesele üzerinde çalışılması gerektiğini arz etmiştim. Bunlardan biri sivil savunma ve bu alandaki diğer konular, bir diğeri ise yapay zeka meselesiydi. Anlayabildiğim kadarıyla yapay zekaya üniversitelerimizde, medreselerimizde ve hassas merkezlerimizde gerektiği kadar önem verilmediğini ve bu durumdan dolayı ciddi zararlar görebileceğimizi, bu yüzden daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini belirttim."
Savaşlarda Düşmanın Yeni Teknolojileri Zalimce Kullanması / İran'ın Şaşırtıcı Gücü
Son dönemde yaşanan dayatılan savaşların tecrübesine değinen Ayetullah Arafi şunları söyledi: "Yaşanan iki dayatılan savaşta; ekonomi, siyaset, güvenlik, yönetişim ve savunma alanlarında bu teknolojilerin İslam düzenine, İslam İnkılabına ve Direniş Ekseni'ne zarar vermek için zalimce yöntemlerle kullanıldığını gördük."
Bununla birlikte şu hususu vurguladı: "Öte yandan bizim gücümüz de şaşırtıcı bir güçtü. Bu savaşlarda yaşananlar, bu son yüzyılda benzeri olmayan tarihi ve mucizevi bir olaydı; bir milletin dünyadaki en güçlü bilimsel, teknolojik, ekonomik, siyasi ve askeri güçlerden birinin karşısında durabilmesi ve direnebilmesidir."
İlim Havzaları Müdürü, İran milletinin ve silahlı kuvvetlerinin direnişini tarihi bir olay olarak nitelendirerek şöyle dedi: "Bu; yüce milletimizin, silahlı kuvvetlerimizin, Yüce Rehberliğin ve aziz şehitlerin hayata geçirdiği en mucizevi işti."
İran Milletinin Büyüklüğü Karşısında Dünyanın Duyduğu Hayranlık
Afrika ülkelerinden bir grup alimle yakın zamanda yaptığı görüşmeye değinen Ayetullah Arafi şunları kaydetti: "Afrika ülkelerinden yaklaşık 50 önemli alim buradaydı ve toplantıya katıldılar. Yaklaşık 40 dakika onlar için konuştum ve hepsi İran'da var olan büyüklük karşısında şaşkınlık içindeydi."
İran'ın ve İranlıların Büyüklüğünü Korumanın Yolu
Son dönemde farklı ülkelere yaptığı ziyaretlere değinen İlim Havzaları Genel Müdürü şöyle dedi: "Irak, Malezya ve öncesinde Rusya ile birkaç başka yere yaptığım son seyahatlerde, her yerde İran milletinin büyüklüğüne ve İslam İnkılabı'nın büyük söylemine karşı dünyada duyulan hayranlığa şahit oldum. Bu büyüklük bir sermayedir; ancak bu kazanımı ve büyüklüğü korumak için bilimin tüm sınırlarında ilerlemeliyiz."
Şehit Rehberin Bilimsel ve Teknolojik Güç Üretimine Verdiği Özel Önem
Ayetullah Arafi, Şehit Rehberin bilim ve teknolojiye verdiği öneme değinerek şunları kaydetti: "Bilimsel ve teknolojik güç üretimi, Şehit Rehberimizin en önemli sünnetlerinden biriydi. Herkes bu durumu onun konuşmalarında ve temaslarında gördü; bizler de onun bilim ve teknoloji meselelerine ne kadar önem verdiğine ve takipçisi olduğuna yakından şahit olduk. Aziz Şehidimiz, ülkedeki bilim ve teknoloji durumunu adım adım ve tüm ayrıntılarıyla takip ederdi."
İlim Havzaları Genel Müdürü şu ifadeleri kullandı: "Ülkemizde bilimde, bilimsel gelişmelerde ve ileri teknolojilerde ulaştığımız bu aşamaların büyük bir kısmının, onun bu ilgisi olmasaydı gerçekleşmeyeceğinden veya en azından bu boyuta ulaşmayacağından eminim. Bu takip devam ettirilmelidir."
İlim Havzaları, Bilimsel Gelişmelerde Öncü ve Lider Olmalıdır
Ayetullah Arafi, ilim havzalarının misyonuna değinerek şunları söyledi: "Dini görevlerimiz ve sorumluluklarımız doğrultusunda omuzlarımızda ağır bir yük taşıyoruz. İslami ilimler temelinde; fakihlerin, muhaddislerin ve büyüklerimizin sergilediği o içtihat, titizlik ve yoğun çabayla, aynı yöntem ve metodolojiyle bu yeni alanlara ve boyutlara eğilmeliyiz. Aydınlık ufuklar açmalı, öncü ve rehber olmalı, gelişmelerin önünde yer almalıyız."
Bu hedefin uygulama sahasında zor olduğunu belirten İlim Havzaları Genel Müdürü şöyle dedi: "Bunları söylemek kolaydır ve tanımlama aşamasında çok kolay görünür; ancak hayata geçirme aşamasında ve uygulama sahasında zordur. Allah'a hamdolsun ki genç topluluğumuz, fazilet sahibi genç akademisyenlerimiz ve profesörlerimiz, üniversitelilerle birlikte bu yolları katedebilecek büyük bir potansiyele sahiptir."
Gelecek için İnsan Kaynağı Yetiştirme ve Bilim Üretimi
Ayetullah Arafi son olarak İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi'nin faaliyetlerine değinerek şöyle dedi: "İlim, Medeniyet ve İrfan Müessesesi; bahsedilen ve bahsedilmeyen alanlarda hem medrese hem de üniversite bünyesinde insan kaynağı yetiştirilmesi, gelecek için büyük şahsiyetlerin eğitilmesi ve kadrolaşmanın sağlanması yönündeki bu yolu takip etmektedir."






yorumunuz