Havza Haber Ajansı’nın haberine göre Ayetullah Ali Rıza Arafi, Kum’daki Feyziyye Medresesi’nde düzenlenen İlim Havzalarının yeni eğitim-öğretim yılı açılış töreninde, “De ki: İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar, Allah’a basiret üzere davet ederiz. Allah her türlü eksiklikten uzaktır. Ben müşriklerden değilim.” ayet-i kerimesine işaret ederek şöyle söyledi: “Bu ayet-i kerime, aslında İlim Havzalarının ve talebelerin kimliğinin temelini oluşturan üç kilit noktayı ortaya koymaktadır.”
Havzaların Misyonunun Temel Unsuru: Allah’a davet
Ayetin ilk ekseninin Allah’a davet olduğunu belirten Ayetullah Arafi, şunları söyledi: “Hz. Peygamber’in (s.a.a.) yolu, toplumu ve insanlığı Allah’a davet etmekti. Bu aynı zamanda İlim Havzalarının misyonunun ve faaliyetlerinin de temel unsurudur.”
İlim Havzaları Genel Müdürü sözlerine şöyle devam etti: “Eğitim-öğretim yılının başlangıcında hepimiz Yüce Allah ile ahitleşmeli ve bu yolu sürdürmeye söz vermeliyiz. Bu yolun hedefi ‘Allah’a doğru’ yani ilahî kudretin zirvesine ve tükenmez gücünün merkezine doğru hareket etmektir.”
Ayetullah Arafi, Allah’ın insan ve dünya üzerindeki mutlak hâkimiyetinin bu yolun temelini oluşturduğunu vurgulayarak şöyle dedi: “Allah’a davet etmek; insanın bütün hareketlerinin, faaliyetlerinin ve yönelişlerinin tevhid ekseninde ve ilahî irade doğrultusunda düzenlenmesi anlamına gelir.”
İlahî Yolda İlerlemenin Şartı: Dinî Basiret ve Bilinç
İlim Havzaları Müdürü, ayet-i kerimenin ikinci ekseninin ‘basiret’ olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Bu davet, din konusunda bilinç, bilgi ve basiret ile birlikte olmalıdır. Müfessirlerin ifadelerinde ‘basiret’; fıkıh ve derin dinî kavrayış, dinin farklı yönlerine ilişkin derin bilgi ve bilinç şeklinde yorumlanmıştır. Dolayısıyla havza, din konusunda, dinin toplumda gerçekleştirilmesi ve uygulanmasının yolu ve yöntemleri hakkında basiret ve derin bir anlayış kazanmalıdır.”
İlahi hidayet yolunun Hz. Peygamber’le (s.a.a.) sınırlı olmadığını belirten Ayetullah Arafi, şöyle devam etti: “Bu yol, Emirü’l-Müminin Hz. Ali’nin (a.s.) ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) varlığında devam etmiştir. Sonrasında ise din âlimleri, merciiyet ve Velayet-i Fakih bu zorlu yolu ileriye taşımıştır.”
İlim Havzaları Müdürü sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nurlu yol, Hz. Peygamber’den (s.a.a.) başlayan, Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) imametiyle devam eden ve tarih boyunca fakihler, âlimler ve din büyükleri tarafından sürdürülen tarihî ve kesintisiz bir akıştır.”
Talebelerin, Havzanın Bin Yıllık Yolunu Sürdürmek İçin Allah ile Ahitleşmesi
Ayetullah Arafi, İlim Havzaları talebelerine ve gençlerine hitaben şöyle dedi: “Bizim ve sizlerin, değerli ve genç talebelerin kimliği işte bu yol üzerinden tanımlanmaktadır. Bugün ilim, cihad ve şehadet merkezi olan Feyziyye Medresesi’nde bulunan siz değerli kardeşlerimiz ve aynı zamanda ülkenin dört bir yanında bu sözleri dinleyen tüm değerli dostlarımız ve talebelerimiz, eğitim-öğretim yılının başlangıcında Yüce Allah ve Hz. Mehdi (a.f.) ile ahit ve sözleşme yapmalıyız.”
Şöyle devam etti: “Bu ayet-i kerimenin, Allah Resulü’nün (s.a.a.) risaletinin ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) imametinin devamında; salih seleflerin, fakihlerin ve din büyüklerinin yolunu sürdürmek üzere ahitleşmeliyiz. Bunlar, bin yılı aşkın bir süredir bu nurlu misyonu omuzlarında taşımış ve toplumda ışık saçmış büyüklerdir.”
İlim Havzaları Genel Müdürü, geçmişteki âlim ve fakihlerin bu yolda karşılaştıkları zorluklara ve çektikleri sıkıntılara değinerek şöyle söyledi: “Din büyükleri tarih boyunca ilahî öğretileri korumak ve yaymak için pek çok zorluk ve sıkıntıya katlandılar ve bu yolda büyük fedakârlıklarda bulundular. Bugün bu değerli miras bize ve sizlere emanet edilmiştir.”
“Allah’a davet ederim” Ayetinin Mânâsına Uyan Kimseler Olmaya Söz Verelim
Ayetullah Arafi vurgulayarak şöyle dedi: “Yüce Allah ile ayet-i kerimede geçen ‘Allah’a davet ederim’ ifadesinin gerçek birer örneği olmak üzere ahitleşmeliyiz. ‘Allah’a doğru’ anlayışından başlamalı, yalnızca Allah’ı görmeli ve hayatımızın ve faaliyetlerimizin bütün işlerini ve boyutlarını O’na doğru yönlendirmeliyiz.
Bu yol, din konusunda basiret ve bilinçle birlikte olmalıdır. Şeriatı doğru bir şekilde öğrenmeli, İslami öğretileri derin ve doğru biçimde anlamalı ve şeriatın nurunu dünyaya yayabilmeliyiz.”
İlim Havzaları Müdürü şu hususa dikkat çekti: “Havzanın misyonu yalnızca bir takım ilim ve dinî bilgileri öğrenmekten ibaret değildir. Aksine havza, dini derinlemesine tanımalı ve onun toplumda ve dünyada hayata geçirilmesi, açıklanması ve yayılması için çaba göstermelidir.”
İlim Havzalarının Misyonunun Küresel Perspektifi
Ayetullah Arafi, İlim Havzalarının tarihî sorumluluğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Bu ahit ve sözleşmeyi bugün ve tarihin geleceği için sürdürmeliyiz. Çünkü bugün dünyada pek çok kişinin gözü İlim Havzalarına ve onların sahip olduğu imkân ve kapasitelere çevrilmiştir.”
Anayasayı Koruyucular Konseyi fakihlerinden olan Ayetullah Arafi sözlerine şöyle devam etti: “İlim Havzaları, zamanın şartlarını, toplumun ihtiyaçlarını ve dünyadaki gelişmeleri doğru ve kapsamlı bir şekilde tanıyarak tarihî misyonlarını doğru biçimde yerine getirmeli; dinî öğretileri açıklama ve İslam’ın mesajını yayma yolunda adım atmalıdır.”
İslam İnkılabı’nın Büyük Hareketinin Doğduğu Yer: Feyziyye Medresesi
İlim Havzaları Müdürü, konuşmasının devamında İlim Havzalarının İslam İnkılabı’nın şekillenmesi ve devamındaki rolüne değinerek şöyle dedi: “İslam İnkılabı böylesine büyük bir idealin zemininde şekillendi ve büyük İmamımız bu hareketin bayrağını işte bu Feyziyye’den yükseltti. Şehit Rehberimiz ve İmamımız da bu yolu sürdürdü. Bugün ise büyük taklit mercileri, Yüce Rehber ve siz havza mensupları bu yolu devam ettirmekle yükümlüsünüz.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi sözlerine şöyle devam etti: “İlim Havzaları, bin yıllık fıkıh, ilim, cihad ve âlimlerin büyük gayretleriyle oluşmuş değerli mirası korumalı ve gelecek nesillere aktarmalıdır. Aynı zamanda toplumun ve İslam dünyasının ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarına cevap vermeye de hazır olmalıdır.”
Havzanın Yeni Eğitim-Öğretim Yılı İçin Yol Haritası
Ayetullah Arafi vurgulayarak şöyle dedi: “Bizim kimliğimiz bu ayet-i kerimenin aynasında tanımlanmaktadır. Bu ayet, yeni eğitim-öğretim yılının başlangıcında İlim Havzalarının hareketine rehberlik edebilir ve önünü açabilir.
Allah’a davet, dinî basiret ve bilinç temelinde hareket etmek, Hz. Peygamber’in (s.a.a.), Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) ve değerli fakihlerin yolunu sürdürmek ve şeriat nurunu yaymak için çaba göstermek, İlim Havzalarının programlarının ve yönelimlerinin başında yer almalıdır.”
İlim Havzaları Genel Müdürü şu hususu vurguladı: “Yeni eğitim-öğretim yılının başlaması, hepimizin bir kez daha Yüce Allah, Hz. Mehdi (a.f.) ve İlim Havzalarının yüce idealleriyle ahitleşmesi ve yeni bir azim ve kararlılıkla bu nurlu yolu sürdürmesi için bir fırsattır.”
İlim Havzaları, Kararlı Bir İradeyle Gelişim ve Yüceliş Yolunu Sürdürüyor
Ayetullah Arafi, İlim Havzalarının gelişim ve yüceliş yolunu sürdürmesi konusunda İlim Havzaları Yüksek Konseyi, Havzalar Yönetimi ve havzaya bağlı kurumların kararlılığına vurgu yaparak şöyle dedi: “Bugünün zorlu şartlarında havza, çeşitli alanlarda etkin bir rol üstlenirken İslam İnkılabı’nın ideallerine, merhum İmam’ın, şehitlerin ve şehit olmuş değerli rehberimizin karşısındaki sorumluluğunu da yerine getirmelidir.”
Şöyle devam etti: “Bazı durumlarda, kısıtlamalar veya imkânların zamanında ve beklenen ölçüde sağlanamaması nedeniyle bütün işlerin arzu edilen şekilde ilerlememesi mümkün olabilir. Ancak biz, Yüce Allah’ın huzurunda ve üzerimize düşen sorumluluklar karşısında şu ahde sahibiz: Havzanın gelişmesi ve yücelmesi, onun parlaması ve bugün içinde bulunduğumuz ağır ve hassas dönemde havzanın etkili bir rol üstlenmesi için hiçbir çabadan geri durmayacağız.”
İlim Havzaları Genel Müdürü açıkça şunları söyledi: “İlim Havzaları, İslam İnkılabı, şehitlerin İmamı, şehit olmuş değerli rehberimiz ve bütün yüce makamlı şehitler karşısındaki görevini mümkün olan en iyi şekilde yerine getirmeli ve bu yolda bütün imkân ve gücünü seferber etmelidir.”
Üst Düzey Belgeler, Rehberin Talimatları ve Taklit Mercilerinin Tavsiyeleri Doğrultusunda Havzanın İkinci Programının Hazırlanması
Ayetullah Arafi, konuşmasının devamında İlim Havzalarında gerçekleştirilen en önemli program ve faaliyetlere değinerek şöyle dedi:
“İlim Havzalarının birinci programı sona ermiş, ikinci programı ise hazırlanmış ve uygulama sürecinin başlangıcına gelmiştir. Havzanın ikinci programı; Yüce Rehber’in talimatları, ‘Öncü ve Seçkin Havza’ belgesi, büyük taklit mercilerinin tavsiyeleri ve ayrıca İlim Havzaları Yüksek Konseyi’nin rehberlikleri, kararları ve belgeleri esas alınarak hazırlanmış ve uygulanması gündeme alınmıştır.”
Medreseler ve Eğitim Birimleri İçin Derecelendirme Sisteminin Uygulanması
İlim Havzaları Müdürü, bir diğer önemli faaliyetin medreseler ve eğitim birimlerinin derecelendirilmesine yönelik projenin uygulanması olduğunu belirterek şöyle dedi: “Medreseler ve eğitim birimlerinin derecelendirilmesi projesi uygulanmaktadır. Bu proje aracılığıyla medreselerin eğitim, yönetim ve çeşitli kapasite alanlarındaki durumlarının değerlendirilmesi ve düzenlenmesi için çaba gösterilmektedir.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi ayrıca, havzanın program ve projelerinin eyaletler ve uzmanlık merkezleri düzeyinde geliştirilmesine değinerek şöyle ifade etti: “Havzanın proje ve programlarının önemli bir bölümü eyalet yönetimlerine ve uzmanlık merkezlerine aktarılmıştır. Bu birimler, havzada gerçekleştirilen dönüşüm programlarının uygulanmasında etkili bir rol üstlenmektedir.”
Cumhuriyet Sistemi İçindeki Çeşitli Kurumlarla 100’den Fazla İş Birliği Protokolü İmzalandı
Ayetullah Arafi, İslam Cumhuriyeti’nin çeşitli kurum ve kuruluşlarıyla 100’den fazla iş birliği protokolü imzalandığını belirterek şöyle dedi: “Bu protokoller çerçevesinde çeşitli kurumların ihtiyaçları tespit edilerek İlim Havzalarına aktarılmıştır. Böylece İlim Havzalarının bilimsel, araştırma, eğitim ve uzmanlık alanlarındaki kapasitesinden bu ihtiyaçların karşılanması amacıyla yararlanılması hedeflenmiştir.
Bu protokoller, havzanın sistem içerisindeki çeşitli kurumlarla daha hedefli bir iletişim kurmasına ve mevcut imkân ve kapasiteden karşılıklı olarak yararlanılmasına zemin hazırlamıştır.”
Kapsamlı Hedeflendirme Projesinin Uygulanması
İlim Havzaları Müdürü konuşmasının devamında Kapsamlı Hedeflendirme Projesi’ne değinerek şöyle dedi: “Bu proje, İlim Havzaları Hizmet Merkezi’nin iş birliğiyle başlatılmıştır. Rehberlik Makamı Ofisi’nin geçmişte ve mevcut dönemde gösterdiği ilgi ve destek sayesinde projenin uygulanma süreci devam etmiştir.”
Bu çalışmanın amacı, havza mensuplarına yönelik hizmetler ve sağlanan imkânlar sisteminde daha fazla düzen ve hedef odaklılık oluşturmak ve havza toplumunun ihtiyaçlarına daha hassas bir şekilde dikkat etmektir.”
İhtiyaçlara Cevap Vermek İçin Yeni Merkezlerin ve Yapıların Kurulması
Ayetullah Arafi ayrıca İlim Havzalarında yeni merkezlerin ve yapıların faaliyete geçirildiğini belirterek şöyle dedi: “Son yıllarda, günümüzün ihtiyaçlarına cevap vermek ve gerekli görevleri yerine getirmek amacıyla ihtiyaç duyulan bazı yeni merkezler kurulmuştur. Bunun yanı sıra, havzaya bağlı kurumlar arasındaki koordinasyonun ve sinerjinin daha da artırılması amacıyla Havza Kurumları Koordinasyon Konseyi de oluşturulmuştur.”
Uzmanlık Külliyelerinin Kurulması ve Araştırma Faaliyetlerinin Geliştirilmesi
İlim Havzaları Müdürü, İslam bilimleri alanında uzmanlık külliyelerinin oluşturulmasına değinerek şöyle dedi: “İslam bilimleri dalları, havza araştırmaları ve stratejik çalışmalar ile dinî bilgilerle bağlantılı konular gibi alanlarda dört-beş önemli uzmanlık külliyesi faaliyete geçirilmiştir.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi sözlerine şöyle devam etti: “Bu uzmanlık merkezlerinin oluşturulmasındaki amaç; bilimsel ve araştırma faaliyetlerini güçlendirmek, havzanın uzmanlık gerektiren ihtiyaçlarına odaklanmak, bilgi üretiminin önünü açmak ve yeni ortaya çıkan meseleler için bilimsel cevaplar sunmaktır.”
Toplumsal Meseleler İçin Yönlendirme Komitelerinin Kurulması
Ayetullah Arafi, havzanın toplumsal faaliyetlerinin geliştirilmesine değinerek şöyle ifade etti: “Toplumsal meseleler alanında yaklaşık 30 yönlendirme komitesi kurulmuştur. Bu komiteler; nüfus, çevre, hicap, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma ve diğer önemli toplumsal meseleler gibi konuları takip etmektedir. Havzanın bilimsel ve araştırma kapasitesinden yararlanarak toplumsal meseleler ve sorunlar için uygun çözümler sunmaya çalışmaktadırlar.”
İlim Havzaları Müdürü ayrıca, çeşitli kurum ve sistemlerle iş birliği yapmak üzere komitelerin kurulduğunu belirterek şöyle dedi: “Bu yapı, havza ile ülkenin çeşitli kurumları arasındaki etkileşimi ve iş birliğini güçlendirmek amacıyla faaliyet göstermektedir.”
Yapay Zekâ ve Bilişsel Bilimlerden Akılcı ve Bilinçli Bir Şekilde Yararlanılması Vurgusu
Ayetullah Arafi, yeni teknolojilerin havzanın üzerinde durduğu bir diğer önemli alan olduğunu belirterek şöyle dedi: “Akıllı teknolojiler ve yapay zekâ politikaları Konseyi oluşturulmuş ve havza, bilişsel bilimlerden ve ileri teknolojilerden akılcı ve bilinçli bir şekilde yararlanma alanında da ilerlemektedir.”
Yeni teknolojilerle karşı karşıya kaldığımızda ne pasif kalmalı ne de gelişmelerden habersiz olmalıyız. Aksine bu bilim ve teknolojilerin sunduğu imkânlardan yararlanma yönünde bilinçli, akılcı ve aktif bir şekilde hareket etmeliyiz.”
İlim Havzaları Müdürü sözlerini şöyle sürdürdü: “Havza, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri doğru ve kapsamlı bir şekilde tanımanın yanı sıra, bu alanlarda mevcut olan imkân ve kapasiteden kendi bilimsel, kültürel ve toplumsal misyonlarını gerçekleştirmek amacıyla yararlanmalıdır.”
Havzanın ve Sistemin İhtiyaç Duyduğu Araştırmalara Destek
Ayetullah Arafi, konuşmasının bir başka bölümünde araştırma projelerine verilen desteğe değinerek şöyle dedi: “Havzanın faaliyetlerinin önemli eksenlerinden biri, havzanın ve sistemin gerçek ihtiyaçlarını ele alan araştırmalara destek vermektir. Bugüne kadar önemli sayıda araştırma projesi desteklenmiş ve sistem içerisindeki çeşitli kurumların farklı alanlarda ihtiyaç duyduğu konular, bilimsel ve uzmanlık açısından incelenip araştırılmak üzere araştırmacıların ve akademisyenlerin hizmetine sunulmuştur.”
Bu yaklaşım, havza araştırmaları ile toplumun ve sistemin gerçek meseleleri arasındaki bağlantının daha da güçlenmesine zemin hazırlayabilir ve ülkenin ihtiyaçlarına yönelik bilimsel ve uygulamaya dönük cevapların üretilmesine katkı sağlayabilir.”
Kum Havzasının 100 Yıllık Tarihine Ait 1 Milyon 500 Bin Belgenin Toplanması
İlim Havzaları Müdürü, konuşmasının devamında Havza ve Din Âlimleri Arşiv Merkezi’nin faaliyetlerine değinerek şöyle dedi: “Havza ve Din Âlimleri Arşiv Merkezi, İlim Havzalarının tarihî mirasının korunması ve kayıt altına alınması alanındaki önemli kurumlardan biridir.”
Ayetullah Arafi, Havza ve Din Âlimleri Arşiv Merkezi’nde bulunan belgelere değinerek şöyle ifade etti: “Şimdiye kadar Kum İslami İlimler Havzasının geçmişteki 100 yıllık dönemine ait yaklaşık 1 milyon 500 bin belge toplanmıştır. Bunların yaklaşık 500 bini yazılı belgedir.”
Bu devasa belge koleksiyonu, Kum İslami İlimler Havzasının son yüz yıldaki tarihinin ve geçirdiği dönüşümlerin bir bölümünü bünyesinde barındırmaktadır. Bu belgeler, havzanın bu dönem içerisinde yaşadığı büyük bilimsel, toplumsal, kültürel ve yönetsel dönüşümlerin bir aynası olarak kullanılabilir.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi şu hususa dikkat çekti: “Bu belgelerin korunması, düzenlenmesi ve bilimsel amaçlarla değerlendirilmesi, İlim Havzalarının yakın tarihinin anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca havzanın geçmişi, geçirdiği dönüşümler ve son yüz yıl içerisindeki gelişmelerde oynadığı rol hakkında daha kapsamlı ve hassas araştırmalar yapılmasına zemin hazırlayabilir.”
Uzmanlık Alanlarındaki Faaliyetlerin Geliştirilmesi
Ayetullah Arafi, İlim Havzalarının uzmanlık ve bilimsel yapılarının güçlendirilmesinin önemine değinerek fıkıh, eklektik/izafî felsefeler, İslam’ın toplumsal sistemleri ve Arap dili ve edebiyatı alanlarında yeni birim ve merkezlerin faaliyetlerine başladığını belirtti.
Ayetullah Arafi, bu alanlarda havzanın hedef ve misyonlarının gerçekleştirilmesinin; hocaların, kurumların, medreselerin ve genç talebelerin iş birliği ve desteğini gerektirdiğini vurguladı.
Öğrenci Adaylarını Kazanma ve Kabul Sürecini Yönlendirme Merkezinin Faaliyete Geçirilmesi
İlim Havzaları Müdürü, havzanın çeşitli alanlarında gerçekleştirilen faaliyet ve programlara değinerek şöyle dedi: “Önemli çalışma alanlarından biri, öğrenci adaylarını havzaya kazandırma ve kabul sürecine ciddi şekilde önem verilmesidir. Bu doğrultuda ‘Öğrenci Adaylarını Kazanma ve Kabul Sürecini Yönlendirme Merkezi’ faaliyete geçirilmiştir.”
Ayetullah Arafi, havzaya talebe kazandırma ve kabul sürecinin önemini vurgulayarak şöyle söyledi: “Öğrenci adaylarını kazanma ve kabul konusunun taşıdığı önem ve konum göz önünde bulundurularak, bu meselenin daha hassas bir bakış açısıyla ve daha koordineli bir yaklaşımla takip edilmesi amacıyla Öğrenci Adaylarını Kazanma ve Kabul Sürecini Yönlendirme Merkezi faaliyete geçirilmiştir. Talebe kazanma ve kabul sürecinin güçlendirilmesi, İlim Havzalarının geleceği açısından önemli ve temel konulardan biridir ve havzanın farklı birimlerinin planlaması, yönlendirmesi ve iş birliğiyle takip edilmelidir.”
Din ve Sanal Dünya Alanında Uzmanlık Faaliyetlerinin Geliştirilmesi
İlim Havzaları Müdürü ayrıca din ve sanal dünya alanındaki uzmanlık faaliyetlerine değinerek şöyle dedi: “Din ve Sanal Dünya Uzmanlık Merkezi, yeni ihtiyaçlara ve iletişim ile sanal dünya alanındaki gelişmelere cevap vermek amacıyla faaliyet gösteren merkezlerden biridir.”
Anayasayı Koruyucular Konseyi fakihlerinden olan Ayetullah Arafi, havzanın yeni iletişim ve kültür alanlarında aktif bir şekilde bulunmasının gerekliliğine işaret ederek şöyle ifade etti: “Sanal dünyaya ve onun sunduğu imkânlara dikkat etmek, bugün ciddi bir ihtiyaçtır. Havza, bu alanda da etkili, bilimsel ve hedef odaklı bir şekilde varlık gösterebilmelidir.”
Havza ve Din Âlimleri Alanındaki Bilimsel ve Kimlik Odaklı Kongrelerin Sürdürülmesi
Ayetullah Arafi, konuşmasının devamında Havza ve Din Âlimleri Kongreleri Daimî Sekretaryası’nın faaliyetlerine değinerek şöyle dedi: “Bu alanda çok sayıda program ve kongre düzenlenmiş olup bu süreç hâlen devam etmektedir.”
Ayetullah Arafi ayrıca merhum Nâînî’nin (r.a.) Kongresi’nin düzenlenmesine değinerek şöyle ekledi: “‘İlim Havzasının Kimliğini Güçlendiren Kongreler’ dizisi de havzanın ve din âlimlerinin bilimsel, tarihî ve toplumsal kimliğini güçlendirmek amacıyla yürütülen diğer bilimsel ve araştırma programlarındandır.”
Bu faaliyetler bütünü, havzanın günümüzün ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla sahip olduğu bilimsel ve kimlik mirasının yeniden ele alınması ve bu mirasın sunduğu imkânlardan yararlanılması doğrultusunda yürütülen bilimsel ve araştırma programlarının bir bölümünü oluşturmaktadır.”
Eklektik Felsefeler ve Toplumsal Sistemler Ofisinin Faaliyetlerine Başlaması
Ayetullah Arafi, konuşmasının bir başka bölümünde gelecek eğitim-öğretim yılında havzanın yeni programlarına değinerek şöyle dedi: “Çağdaş Fıkıh Ofisi’nin faaliyetlerinin yanı sıra, bu yıl ‘Eklektik Felsefeler ve Toplumsal Sistemler Ofisi’ de çalışmalarına başlamıştır.”
Ardından şöyle devam etti: “Eklektik felsefeler ve toplumsal sistemler, bilimsel ve uzmanlık temelli bir yaklaşımla ele alınması gereken alanlardandır ve havzanın bu alandaki kapasitesi geliştirilmelidir. Havzanın hocaları ve uzmanları bu konuda daha ayrıntılı açıklamalarda bulunacaktır. Umuyoruz ki bu ofisin faaliyetleri, İslam’ın toplumsal sistemleri alanında havzanın bilimsel ve düşünsel temellerinin güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır.”
Eğitim Materyallerinin Hazırlanması ve Sunulmasıyla Arap Dili Temelinin Güçlendirilmesi
İlim Havzaları Müdürü ayrıca Arap dili ve edebiyatı temelini güçlendirmeye yönelik yeni bir programın başlatıldığını belirterek şöyle dedi: “Bu doğrultuda, talebelerin dil ve edebiyat temellerini güçlendirmek amacıyla Arap dili ve edebiyatı alanında yeni bir kitap ve eğitim materyalleri dizisi üzerinde çalışılmaya başlanmıştır.”
Ayetullah Arafi, Arap dilinin havza ilimlerinin eğitimindeki önemine değinerek şöyle ekledi: “Arap diline hâkimiyet, havzada dinî ve bilimsel metinleri öğrenmenin önemli temellerinden biridir. Bu alanın güçlendirilmesi, talebelerin bilimsel seviyelerinin yükseltilmesinde ve bilimsel kaynaklardan ve dinî metinlerden daha iyi yararlanmalarında etkili olabilir.”
Ayetullah Arafi, konuşmasının devamında havzanın çeşitli alanlarında gerçekleştirilen program ve faaliyetlere değinerek şöyle dedi: “Bu alanda bir dizi başlık ve faaliyet hazırlanmıştır. Bunların bir bölümü bu törende sunulmuş, diğer hususlar ise tamamlayıcı raporlar şeklinde yayımlanacaktır. Bu faaliyet ve programlar; bilimsel, eğitim, araştırma, tebliğ ve toplumsal alanların çeşitli boyutlarında takip edilmektedir. Bunların hayata geçirilmesindeki amaç, havzanın kapasitesini güçlendirmek ve kendi misyonlarının gerçekleştirilmesi doğrultusunda ilerlemektir.”
İlim Havzaları Müdürü, bu programların hayata geçirilmesinin havzanın bütün birimlerinin katılımını gerektirdiğini vurgulayarak şöyle dedi: “Bütün bu çalışmalar, hocaların, kurumların, medreselerin ve değerli genç talebelerin iş birliğini ve desteğini gerektirmektedir. Eğer İslami İlimler Havzasının bütün bu alanlarda ilerlemesi ve misyonlarını arzu edilen şekilde gerçekleştirebilmesi isteniyorsa, havzanın farklı kapasite ve imkânları bir araya getirilmeli ve bütün birimlerin bilimsel, eğitimsel ve uygulamaya yönelik gücünden yararlanılmalıdır.
Havzanın ileriye doğru ilerlemesi, geniş kapsamlı bir iş birliği ve sinerji gerektirmektedir. Hocaların, medreselerin, kurumların ve talebelerin her biri bu yolun gerçekleştirilmesinde etkili bir rol üstlenebilir.”
Son Aylarda “Belag-ı Mübin” Karargâhının Faaliyetlerinin Açıklanması
İlim Havzaları Müdürü, konuşmasının bir başka bölümünde “Belag-ı Mübin Karargâhı”nın faaliyetlerine değinerek şöyle dedi: “Bu karargâh, özellikle son yedi ay içerisinde geniş kapsamlı faaliyetler yürütmüştür. Bu süre boyunca arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız, mab‘us halkın yanında gece gündüz bulunmuş; tebliğciler, âlimler ve din adamlarıyla birlikte görev ve sorumluluklarını yerine getirmek üzere sahada faaliyet göstermişlerdir.”
Ayetullah Arafi, âlimlerin ve din adamlarının ülkenin toplumsal ve siyasi gelişmelerindeki rolüne değinerek şöyle ifade etti: “Âlimler ve din adamları, İslam İnkılabı’nın, sistemin ve Rehberliğin yanında yer almışlardır. Havzaya bağlı kurumlar da farklı şartlarda kendi görev ve sorumluluklarını yerine getirmek için çaba göstermiştir. Belag-ı Mübin Karargâhının faaliyet raporu da bu süre içerisinde gerçekleştirilen bir dizi çalışma ve programı içermektedir. Bu faaliyetlerin bir bölümü karargâha ilişkin raporda sunulacaktır.”
Havzanın Kapasitesinden Havza Misyonlarının Gerçekleştirilmesi İçin Yararlanılması
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi, bu çalışmaların sürdürülmesinin gerekliliğini vurgulayarak şöyle dedi: “İlim Havzaları, kendi misyonlarını gerçekleştirebilmek için bilimsel, eğitim, araştırma, tebliğ, toplumsal ve kültürel alanların tamamında aktif ve etkili bir şekilde varlık göstermelidir.
Uzmanlık merkezlerinin ve ofislerinin kurulması, bilimsel ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi, temel eğitimlerin güçlendirilmesi, sanal dünyaya dikkat edilmesi ve tebliğ faaliyetlerinin yaygınlaştırılması; havzanın toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi ve kendi misyonlarını yerine getirmesi doğrultusunda yürütülen çalışmaların tamamını oluşturmaktadır.”
İlim Havzaları Müdürü şöyle ifade etti: “Hocaların, kurumların, medreselerin ve talebelerin desteği ve iş birliğiyle bu programların daha güçlü bir şekilde devam etmesini ve İlim Havzalarının bilimsel, kültürel ve toplumsal gelişim yolunda ve kendi misyonlarını gerçekleştirme doğrultusunda daha etkili adımlar atabilmesini umuyoruz.”
Ayetullah Arafi, merhum İmam’ın, Yüce Rehber’in, büyük taklit mercilerinin, havza büyüklerinin ve İlim Havzaları Yüksek Konseyi’nin tavsiyelerine değinerek şöyle dedi: “Yeni eğitim-öğretim yılının başlangıcında, merhum İmam’ın düşünce ve hayat tarzından, İslam İnkılabı’nın şehit Rehberi’nin tavsiyelerinden, büyük taklit mercilerinin yönlendirmelerinden ve havza büyüklerinin mesajlarından ilham alarak İlim Havzalarının hareket ve faaliyet yolunun daha büyük bir dikkat ve ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.”
İlim Havzalarının Yeni Eğitim-Öğretim Yılı İçin 10 Önemli Nokta
Birinci: Bilimsel Eksikliklerin Telafi Edilmesi; İlim Havzalarının Birinci Önceliği
İlim Havzaları Müdürü, geçtiğimiz yıllarda ve aylarda eğitim ve bilimsel faaliyetlerin yürütülmesinde aksamalara yol açan bazı olay ve sarsıntılara değinerek şöyle dedi: “Bir dönem, koronavirüs salgını ve dayatılmış savaş gibi meselelerle karşı karşıya kaldık. Bunlar bilimsel çalışmalarda belirli ölçüde aksamalara neden oldu ve bazı alanlarda gerilikler meydana gelmiş olabilir. Bu yıl hocaların, yöneticilerin ve İlim Havzalarında faaliyet gösteren herkesin, muhtemel bilimsel eksiklikleri ciddi bir şekilde telafi etmesi gerekmektedir.
Talebimiz, bilimsel eksikliklerin telafi edilmesinin, havzanın yönetim birimleri ile değerli hocalarının temel program ve faaliyetlerinin ana çizgilerinden biri olmasıdır.”
Ayetullah Arafi sözlerinin devamında şu vurguyu yaptı: “İlim Havzası, bütün görev ve sorumluluklarına dikkat ederken; ilim, araştırma, fıkıh, usul, İslami bilgiler ve talebelerin bilimsel açıdan yetiştirilmesi konusundaki konumunu temel unsurlarından biri olarak korumalı ve güçlendirmelidir.”
İkinci: Havza, Halkın ve Silahlı Kuvvetlerin Yanında Sahada Olacaktır
Ayetullah Arafi, İlim Havzalarının İslam İnkılabı meseleleri ve ülkenin savunulması konusundaki tutumunu vurgulayarak şöyle ifade etti: “Bugün eş zamanlı olarak şunu ilan ediyoruz: Hem İran’ın, İslam’ın ve İslam İnkılabı’nın düşmanlarına hem de dostlarımıza; havzanın hâlâ İslam İnkılabı’nı, sahada bulunmayı ve İslam’ın, İran’ın ve İslam İnkılabı’nın düşmanları karşısında direnme ve mücadeleyi asli öncelik olarak gördüğünü bildiriyoruz.”
İlim Havzaları Genel Müdürü açıkça şöyle dedi: “Değerli havza yöneticilerinden ve hocalardan ricam, halkın desteklenmesi ve silahlı kuvvetlerin desteklenmesi için sahada, sokakta ve olayların merkezinde bulunmanın gerekli olduğunu düşündükleri her yerde, bu varlığı önceliklendirmeleridir.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi sözlerine şöyle devam etti: “Bilimsel eksikliklerin telafi edilmesi ve bilimsel çalışmalara önem verilmesi kendi yerinde büyük önem taşımaktadır. Ancak sahada bulunmanın, halkı desteklemenin ve silahlı kuvvetlere destek vermenin gerekli hâle geldiği şartlarda, bu sorumluluk da havza tarafından ciddi şekilde dikkate alınmalı ve önemsenmelidir.”
Üçüncü: İran İslam Cumhuriyeti’nin Tehditlerle Yüzleşmeye Hazırlığı
Ayetullah Arafi, İran İslam Cumhuriyeti’nin çeşitli tehditler ve gelişmelerle yüzleşmeye hazır olduğuna vurgu yaparak şöyle dedi: “Bütün dünya şunu bilmelidir ki İran halkı, İslam İnkılabı’nın Yüce Rehberi’ne uyarak İslam’ın ve İslam İnkılabı’nın ilerletilmesi yolunda en küçük bir ihmale dahi düşmeyecektir.”
Anayasayı Koruyucular Konseyi fıkıh âlimleri üyesi, İlim Havzalarının İran halkıyla birlikte hareket ettiğini vurgulayarak ve büyük taklit mercilerinin havzayı yönlendirmedeki konumuna dikkat çekerek şöyle ifade etti: “Biz, büyük taklit mercilerine uyarak halkımızın yanında yer alıyoruz ve düşmanla karşı karşıya gelinen her türlü duruma karşı hazırlıklıyız.”
Dördüncü: Savaşın Derslerinden Havza ve Toplum Eğitiminde Yararlanılması
İlim Havzaları Müdürü, havzanın önemli faaliyet alanlarından birinin de dayatılmış savaşın kültürel, ahlaki ve eğitsel kazanımlarından yararlanmak olduğunu belirterek şöyle dedi: “Dayatılmış savaşın kazanımlarından havza mensuplarının, toplumun, öğrencilerin ve üniversite öğrencilerinin yetiştirilmesinde yararlanmalıyız.”
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitim Bakanı ile yaptığım görüşmede de ifade ettim ki bu savaş, bir milletin imanının bütün yönleriyle yansıdığı eksiksiz bir aynaydı. Gerçekte önümüzde ahlaki ve eğitsel derslerden oluşan bir kitap ve külliyat açtı.
Havzadaki hocalarımız, eğitim kurumlarında ve üniversitelerde görev yapan eğitimciler, milletin ve şehitlerin iman, fedakârlık, özveri ve canlarını ortaya koyma örneklerini ahlaki ve manevi eğitim kitabının temel malzemesi hâline getirmelidir.”
Havza hocalarına hitap eden Ayetullah Arafi şöyle dedi: “Değerli hocalardan beklentimiz, bu konuya özel önem vererek söz konusu olayların eğitsel ve ahlaki imkânlarından gelecek neslin yetiştirilmesinde yararlanmalarıdır. Fedakârlık, direniş, özveri ve şehadet kültürü, dinî ve toplumsal eğitim sürecinde dikkate alınmalıdır.”
Beşinci: Taklit Merciiliği ve Velayet-i Fakih’in Konumunun Güçlendirilmesi
İlim Havzaları Müdürü, havzaların yapısı içerisinde taklit merciiliği ve rehberliğin konumuna değinerek şöyle ifade etti: “Taklit merciiliği, havzanın asli ve köklü bir kurumu olarak dikkate alınmalı ve güçlendirilmelidir. Özellikle Yüce Rehber’in rehberliğinin başlangıcında, havzanın bu sağlam çizgisi güçlü bir şekilde devam ettirilmelidir.
Biz havzanın büyük âlimlerinin yanında yer alıyoruz ve Velayet-i Fakih bizim yolumuzu aydınlatan meşaledir. Bu, İlim Havzalarının açık ve belirgin çizgisidir ve güçlü ve kararlı bir şekilde takip edilmelidir.”
Altıncı: İslam İnkılabı’nın İki İmamının ve Büyük Âlimlerin Düşünceleriyle Tanışmak
Ayetullah Arafi, İmam Humeyni’nin (r.a.), İslam İnkılabı’nın şehit Rehberi’nin ve İlim Havzalarının büyük âlimlerinin düşünceleriyle tanışmayı, havzanın temel faaliyet alanlarından biri olarak değerlendirerek şöyle dedi: “Merhum İmam’ın ve İslam İnkılabı’nın büyük şahsiyetlerinin, özellikle de İslam İnkılabı’nın iki İmamının düşünceleriyle tanışmak, İlim Havzalarının faaliyetlerinin temel çizgilerinden biri olmalıdır. Merhum İmam’ın ve bizim şehit İmamımızın düşünceleri havzada ciddi şekilde ele alınmalıdır. Yeni nesil talebeler ve din âlimleri, İmam’ın ve İslam İnkılabı rehberlerinin fikrî temelleri, siyasi, toplumsal ve dinî düşünceleriyle derinlemesine ve sürekli bir şekilde tanıştırılmalıdır.”
Yedinci: Açıklama Cihadı; İlim Havzalarının 24 Saatlik Görevi
İlim Havzaları Müdürü, açıklama cihadını ve İslam İnkılabı hakkında doğru bir anlatı sunmayı, havzaların önemli görevlerinden biri olarak değerlendirerek şöyle ifade etti: “İslam İnkılabı’nın İran’da ve dünyadaki büyüklüğünü doğru şekilde anlatmak ve aktarmak, hepimizin gece gündüz sürdürmesi gereken bir görevdir. Hepimiz kendi imkânımız ve kapasitemiz ölçüsünde İslam İnkılabı’nın büyüklüğünü, kazanımlarını ve bu hareketin fikrî ve değer temellerini topluma ve dünyaya tanıtmalıyız.”
Ayetullah Arafi sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Havzaları; açıklama, aydınlatma ve şüphelere cevap verme alanlarında aktif olmalıdır. Bilimsel, fikrî ve tebliğ kapasitesinden yararlanarak İslam İnkılabı ve ülkedeki gelişmeler hakkında doğru ve belgelere dayalı bir anlatı sunmalıdır.”
Sekizinci: Havzanın Temel Ekseni; Bilimsel ve Fıkhî Güç
İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi, “Havzanın asıl işi, onun bilimsel, fıkhî ve fikrî gücüdür.” vurgusunu yaparak şöyle dedi: “Havzanın bilimsel gücü, temel ve vazgeçilemez ilkelerden biridir.”
İlim Havzaları Genel Müdürü, havzaların bilimsel geçmişine değinerek şöyle ifade etti: “Tarih boyunca fikrî, kelamî, hadis, tefsir, fıkıh ve diğer İslami ilimler alanlarında büyük ve değerli bir mirasa sahip olduk. Bu derin bilimsel birikim korunmalı ve güçlendirilmelidir.
Havza, değerli bilimsel mirasını korumanın yanı sıra İslami ilimlerin daha fazla gelişmesi ve olgunlaşması için de gerekli zemini hazırlamalıdır. Havzanın bilimsel ve fikrî temellerinin zayıflamasına veya zarar görmesine izin verilmemelidir.”
Ayetullah Arafi ayrıca bilimsel gücün yanında ruhsal, manevi ve ahlaki gücü de havzanın temel unsurlarından biri olarak değerlendirerek şöyle dedi: “Bilimsel ve fıkhî gücün yanında talebelerin ve havza mensuplarının ruhsal, manevi ve ahlaki gücü de güçlendirilmelidir. Yani iki kanat; bilimsel yetkinlik ile manevi ve ahlaki güç, aynı anda ve birlikte dikkate alınmalıdır.”
Dokuzuncu: Havzanın Halk ve Genç Nesille Sürekli İletişim İçinde Olmasının Gerekliliği
Ayetullah Arafi, halk ve toplumun çeşitli kesimleriyle iletişimi, havzanın diğer önemli önceliklerinden biri olarak nitelendirerek şöyle dedi: “Halkla, gençlerle, öğrencilerle, üniversite öğrencileriyle, akademisyenlerle ve toplumun bütün kesimleriyle iletişim kurmak, İlim Havzalarının temel programlarından biri olmalıdır.
Havza; topluma, genç neslin meselelerine ve ülkenin fikrî ve kültürel gelişmelerine karşı kayıtsız kalamaz. Din âlimleri ve talebeler halkın arasında bulunmalı ve farklı nesillerle, özellikle gençler, öğrenciler ve üniversite öğrencileriyle olan iletişimlerini güçlendirmelidir.”
Yüce Rehber’in öncü ve seçkin havza vurgusuna işaret ederek şöyle ifade etti: “Havza; bilimsel, kültürel, toplumsal, tebliğ ve eğitim alanlarında öncü, seçkin, dinamik ve cevap verici bir havza olmalıdır.”
Onuncu: İçtihat Temellerinin Korunmasıyla Yeni Teknolojilerden Yararlanılması
Ayetullah Arafi, konuşmasının bir başka bölümünde havzanın gelişmiş yöntem ve teknolojilerden yararlanmasının gerekliliğini vurgulayarak şöyle dedi: “Havzayı ve dini ilerletmek için bütün gelişmiş yöntem ve teknolojilerden yararlanmalıyız. Elbette yeni araçların kullanılması, doğru içtihat temellerinin ve havza geleneğinin derin ve köklü yöntemlerinin korunmasıyla birlikte olmalıdır.”
İlim Havzaları Müdürü şöyle ifade etti: “Havza, asli bilimsel, fıkhî ve içtihadî temellerine bağlı kalırken, eğitim, araştırma, tebliğ, toplumla iletişim ve dinî bilgilerin aktarılmasını geliştirmek için yeni teknolojilerin imkânlarından yararlanmalıdır.”
Anayasayı Koruyucular Konseyi fıkıh âlimleri üyesi şöyle ifade etti: “İnşallah İlim Havzaları; birlik, basiret ve inkılapçı ruhla, asli temellerine dayanarak ve taklit merciiliği ile Velayet çizgisini sürdürerek yoluna güçlü bir şekilde devam edecektir.”
Havza hocalarının makamını överek şöyle ifade etti: “Bütün hocalardan, medreselerden, kurum ve kuruluşlardan; İslam İnkılabı için gerekli olan bütün maslahatları gözeterek sahada bulunmayı, halkla iletişimi, ders ve müzakereye önem vermeyi, fikrî ve bilimsel temelleri güçlendirmeyi ve ayrıca talebelerin ahlaki ve manevi gelişimini önceliklendirmelerini rica ediyoruz.”
İlim Havzaları Müdürü, sözlerinin sonunda şu temennide bulundu: “İnşallah hepimiz İmam Sadık’ın (a.s.) ve Hz. Veliyy-i Asr’ın (canlarımız ona feda olsun) askerleri olur ve İslam’ın ve İslam İnkılabı’nın yolunu basiret, ilim, ahlak ve inkılapçı ruhla doğru bir şekilde ilerletebiliriz.”
yorumunuz