Perşembe 10 Eylül 2026 - 00:59
İsrail’in En İyi Dostları; İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlarda Siyonistlerle İttifakın Hikayesi

Havza / Bu anlatıda, Siyonist Yahudilerin Filistin’deki varlığının Şevki Efendi dönemi ve Filistin’in zamanla işgaliyle eş zamanlı olması, Bahailik ile Siyonizm arasındaki uyumun zeminlerinden biri olarak ortaya konulmaktadır.

Havza Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, mezhepler ve dinler alanında eğitimci ve araştırmacı olan Hüccet-ül İslam Emir Hüseyin Kamil Nevvab, "Bahailiğin ve Siyonizmin insanlığa ve İslam ülkelerine karşı işlenen suçlardaki ittifakı" konulu bir konuşma yaptı ve bunu siz değerli okuyucularımıza sunuyoruz.

İsrail’in En İyi Dostları; İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlarda Siyonistlerle İttifakın Hikayesi

Bismillahirrahmanirrahim

Bizzat İngiltere’nin kendisi ve Bahâîliğin önde gelenlerinin ifadesiyle Yahudiler, Filistin bölgesine yerleştirilmektedir. Bugün, Siyonist Yahudilerin Filistin’de bulunmasının zararlarını ve Filistin’in mazlum halkına karşı işledikleri zulüm ve cinayetleri bütün benliğimizle hissediyor, bu bölgede ne tür zulüm ve suçların işlendiğini açıkça görüyoruz. Bu zulüm ve cinayetlerin meydana gelmesinde rol oynayan unsurlardan biri de Bahâîlerin ihanetine dayanmaktadır.

Bahailerin ihaneti sadece İslam’a değil, sadece Filistin’e değil, bilakis Bahailerin ihaneti insanlığa ve insanın konumuna olan bir ihanettir.

İngiltere’den sonra, günümüzde ve Şevki Efendi’nin (Bahailiğin son lideri) çağında, bu dönem Yahudilerin yerleşimi ve yavaş yavaş Siyonistler tarafından Filistin’in işgali ile eş zamanlıdır.
Bu dönemde, Şevki Efendi de dahil olmak üzere Bahai liderlerin bu işgali onaylayan tuhaf ifadeleri mevcuttur.

O, bu toprakların esasen Siyonistlere, Siyonist Yahudilere ait olduğunu ve tekrar onlara dönmesinden dolayı mutlu olduklarını söylüyor.

Bizzat Siyonistlerin öne sürdüğü bu görüşlerin aynısı burada da görülmektedir. Şevki Efendi’nin eşi Ruhi Maksvel adındaki şahsın da birçok cümlesi bulunmaktadır.
O, Bahailerin ve Siyonistlerin kaderinin bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlı olduğunu söylüyor.

Kesinlikle doğru bir tabirdir. Cani Siyonistlerin Bahailerle bu uyumu, Ruhi Maksvel’in ifadesiyle, o kadar ileri düzeydedir ki bunların kaderi bir zincirin halkaları gibidir. Hangisi zarar görürse, diğeri de zarar görecektir.

Bu yüzden şu anda İsrail’in ve Siyonistlerin Bahaileri desteklemek için nasıl ayağa kalktıklarını görüyoruz.
Hatta bir zamanlar başbakanları, İran’a saldırmamamızın sebebinin İran’daki Bahai eserlerini korumak olduğunu söylemişti; ki bunu kendi beceriksizliklerine ve korkularına kılıf uydurmuşlardı.

Biz kendimiz Bahai eserlerini yıkarız.
Eğer cesaretleri varsa, saldırılarını yapsınlar.

Bu yıl gerçekleşen on iki günlük savaşta da Bahailerin, İsrail’in kendi ülkelerine yönelik bu saldırılarını nasıl desteklediklerini ve kendi vatandaşlarının öldürülmesinden, şehit edilmesinden nasıl mutluluk duyduklarını gördük.

Bu, İsrail ve Bahailiğin geçmişten beri var olan ve bugüne kadar devam eden ittifakıdır ve inşallah İsrail’in yok oluşuyla birlikte, İsrail’in bu uzantıları ve Siyonist rejimin dünyanın dört bir yanındaki -İran da dahil olmak üzere- bu elleri de yok olacaktır.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha