Perşembe 24 Eylül 2026 - 12:21
Selam ile Pezeşkiyan Görüşmesinin, Lübnan ve İran Halklarının Yararına, İlişkilerin Güçlenmesine ve İş Birliğinin Gelişmesine Vesile Olmasını Umuyoruz

Havza / Lübnan Müslüman Âlimler Topluluğu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarında Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile İran Cumhurbaşkanı Dr. Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmeyi memnuniyetle karşıladı.

Havza Haber Ajansı tercüme servisinin bildirdiğine göre, "Lübnan Müslüman Âlimler Topluluğu Mütevelli Heyeti" toplantısında iç ve uluslararası düzeydeki gelişmeleri ele aldı. Yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Siyonist düşman, Lübnan’a yönelik canice saldırılarını sürdürme konusunda her geçen gün ısrar etmektedir. Bu durum, ulusal egemenliğin ve tüm uluslararası sözleşmeler ve hukukun açık bir ihlalidir.

Düşman, el-Mensuri ve Sırbin beldelerine yönelik topçu atışlarıyla birlikte, Çadıra ve Sırbin yönüne doğru otomatik silahlarla tarama operasyonları düzenlemiştir. Bu saldırılar, düşman İHA’larının Lübnan hava sahasını ihlal etmesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşmiştir. Bu tablo, saldırganlığın devam ettiğini ve uluslararası kararlara ve anlaşmalara hiçbir şekilde bağlı kalınmadığını göstermektedir.



Siyonist Saldırganlık; Askerî Saldırıların ve Altyapıyı Hedef Almanın Ötesinde



Bildiride şu hususlar belirtildi: "Güney köylerinde yaşananlar yalnızca münferit askerî saldırılara indirgenemez. Aksine bu durum, toprağı ve insanı hedef alan ve sınır köylerini yaşanamaz, afet bölgelerine dönüştürmeyi amaçlayan sistematik bir Siyonist politikanın parçasıdır. Düşman yalnızca evleri, tesisleri, altyapıyı ve tarım arazilerini hedef almakla yetinmemekte; bilakis güney köylerinin mimari ve tarihî dokusunu silmeyi, insanların hafızasını ve ulusal kimliğini barındıran mirası, eski evleri ve simgeleri kasten yok etmeyi hedeflemektedir."

Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi: "Köylerin yıkılması, arazilerin altüst edilmesi, tarlaların ateşe verilmesi ve halkın geçim kaynaklarının hedef alınması; zorunlu göçü dayatmak ve bölge halkının topraklarına geri dönmesini engellemek için yürütülen açık bir çabadır. Bu, yerel halkı köklerinden koparmaya, mekânın özelliklerini değiştirmeye ve tarihini silmeye dayalı Siyonist politikanın bir tekrarıdır. Bununla birlikte, Lübnan’ı savunmak uğruna büyük fedakârlıklar gösteren güney halkı, topraklarına ve köylerine sımsıkı bağlı kalacaktır; Siyonist savaş makinesi onların iradesini kıramayacak ve onları köklerinden koparamayacaktır."



Mescid-i Aksa’ya Yönelik Provokatif Girişimler Karşısında Yemen’in Tutumuna Destek



Bildiride ayrıca, düşman Başbakanı Netanyahu’nun Mescid-i Aksa çevresindeki Burak Duvarı tünellerine girmesi karşısında Arap ve İslam rejimlerine fiilî ve birleşik bir tutum sergilemeleri yönünde yapılan «Yemen Çağrısı» desteklendi. Bu eylem, dünya genelindeki Müslümanların duygularına yönelik yeni ve provokatif bir suç; Kudüs’ün kimliğine, İslami ve Hristiyan kutsallarına zarar vermeyi amaçlayan Yahudileştirme emrivakilerini dayatma girişimi olarak nitelendirildi. Ayrıca bu adımın tehlikeli olduğunu ve kınama bildirilerinin ötesine geçerek Mescid-i Aksa’yı koruyacak ve tırmanan Siyonist saldırıları durduracak aktif bir siyasi, diplomatik ve hukuki eyleme dönüşecek birleşik bir Arap ve İslam duruşunu gerektirdiği vurgulandı.



BM Genel Kurulu Marjında Lübnan-İran İlişkilerinin Güçlenmesi Umudu



Müslüman Âlimler Topluluğu ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları marjında Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam ile İran Cumhurbaşkanı Dr. Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmeyi memnuniyetle karşılayarak şunları ifade etti: 
"Bu görüşmenin, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine ve karşılıklı saygı ile ortak çıkarlar temelinde iş birliğinin geliştirilmesine vesile olmasını; Lübnan ve İran halklarının yararına sonuçlar doğurmasını umuyoruz.

Ayrıca, her türlü anlaşmazlığın çözümü için Lübnan’ın kardeş ve dost ülkelerle dengeli ilişkiler kurmasını engellemek isteyen dış baskı ve müdahalelerden uzak, doğrudan ve sorumlu diyalogların benimsenmesi çağrısında bulunuyoruz."

Bildiride ayrıca, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin Netanyahu’yu «bir savaş suçlusu ve Filistin halkına yönelik korkunç bir soykırımın mimarı» olarak nitelendiren tutumu desteklendi. Bu tutumun, Siyonist suçlara karşı küresel bilincin arttığının bir göstergesi ve Filistin halkına karşı işlenen suçları örtbas etmeye yönelik siyasi ve medya çabalarının artık gerçeği gizleyemediğinin bir kanıtı olduğu belirtildi.



Siyonist Savaş Suçlarına Karşı Uluslararası Hukuki Süreç Talebi



Son olarak Lübnan Müslüman Âlimler Topluluğu, uluslararası topluma seslenerek; savaş suçları ve soykırım nedeniyle Netanyahu ve diğer sorumlulardan hesap sorulması için bu tepkilerin somut adımlara dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Bildiride, suçluların arkalarında ne kadar siyasi destek olursa olsun, uluslararası hukukun ve adaletin üstünde tutulmaması gerektiği vurgulandı.

Selam ile Pezeşkiyan Görüşmesinin, Lübnan ve İran Halklarının Yararına, İlişkilerin Güçlenmesine ve İş Birliğinin Gelişmesine Vesile Olmasını Umuyoruz

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha