İmam Ali bin Musa er-Rıza (a.s) Okulu Müdürü Hüccet’ül İslam ve’l Müslimin Ganabadi Nejad, Havza Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, 1 Nisan’ın İran İslam Cumhuriyeti sisteminin pekiştiği bir gün olarak vurguladı ve şunları söyledi: "1 Nisan, İran halkı için tarihi ve son derece belirleyici bir gündü. Bu günde, ‘İslam Cumhuriyeti, evet / hayır’ referandumu ile İran halkı büyük bir karar verdi ve %98.2'si İslam Cumhuriyeti sistemine olumlu oy verdi. Bu sonuç, halkın İslam ve halk egemenliğine dayalı bir sistemin kurulmasını istediğini gösteriyor. Bu tarihi kararın önemi, inkılap zaferinin sadece 50 gün sonrasında böyle bir önceliğin gündeme alınmış olmasıdır."
Hüccet’ül İslam Ganabadi Nejad devamında şunları ekledi: "Büyük yürütme ve siyasi zorluklara rağmen, bu devasa olayın yaşanmasında İmam Humeyni'nin (r.a) ileri görüşlülüğü önemli bir rol oynadı. İslam Cumhuriyeti kavramı ve kelimesi de başından itibaren İmam (r.a) tarafından ciddi bir şekilde vurgulandı; ‘İslam Cumhuriyeti, ne bir kelime fazla, ne de bir kelime eksik’ ifadesine ısrarla sahip çıktılar ve bu, sistemin halkın meşruiyetinin temeli oldu."
Hüccet’ül İslam ve’l Müslimin Ganabadi Nejad, referandum sürecinin başlangıcıyla ilgili bazı anılarını ve duyduklarını paylaştı ve şunları hatırlattı: "Rahmetli Sadık Tabatabai, referandumun düzenlenmesinde kilit rol oynayan kişilerden biriydi ve şunu aktarıyor: İslam İnkılabı’nın zaferinden 12 gün sonra Hacı Ahmet Humeyni, İmam'dan bir mesaj aldılar ve referandumun bir an önce yapılması gerektiğini belirttiler. O dönemin İçişleri Bakanı merhum Hacı Seyyid Cevadî, inkılap sonrası ülkenin kriz durumuna dikkat çekerek bu konuda karşı çıktı ve devletin idari ve siyasi yapısının böyle bir girişim için hazır olmadığını söyledi. Ancak İmam Humeyni (r.a) kararlı bir şekilde şunları söyledi: 'Şu an anlamıyorsunuz; 50 yıl sonra, halkın duygularından istifade edilerek bu sistem dayatıldı diyecekler. Mutlaka bir oylama yapılmalı.'"
Hüccet’ül İslam ve’l Müslimin Ganabadi Nejad, referandumla ilgili isim ve öneriler üzerine yaşanan tartışmalara da değinerek şunları ekledi: "Referandumun düzenlenmesi yolunda ciddi zorluklardan biri, geçici hükümetin İslam Cumhuriyeti'ne 'demokratik' kelimesinin eklenmesini istemesiydi. Geçici hükümetin başbakanı olan mühendis Mehdi Bazargan, İslam Cumhuriyeti'ne 'Demokratik İslam Cumhuriyeti' ifadesinin eklenmesinin gerekliliğini açıkça dile getirdi ve ona yakın gazeteler de bu kavramı desteklediler."
Sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı: "Ancak İmam Humeyni (r.a) bu öneriye kesin bir şekilde karşı çıktı ve ‘İslam Cumhuriyeti, ne bir kelime fazla, ne de bir kelime eksik’ dedi. İmam’ın bu tutumu, onun ileri görüşlülüğünü ve kararlılığını gösteren bir yaklaşım olup, batılı ölçütlerin İslami sistemdeki yerleşikliğini engelledi. Hatta Ayetullah Mutahhari de 'demokratik' kelimesinin eklenmesinin yanlış olduğunu belirtti ve bu kelimenin bu bağlamda gereksiz ve fazlalık olduğunu vurguladı."
Hüccet’ül İslam ve’l Müslimin Ganabadi Nejad, referandum sürecini açıklarken şunları ifade etti: "30 Mart 1979, oy verme süreci başladı. Halkın coşkusu o kadar büyüktü ki, bazı bölgelerde oy pusulaları tükenmişti ve İmam Humeyni (r.a), oylama süresinin 24 saat uzatılmasına izin verdi. Tüm toplumsal kesimler, dini azınlıklar da dahil bu oylamaya katıldılar; hatta eski Pehlevi rejiminin başbakanı Emir Abbas Huveyda, hapiste olmasına rağmen oy kullanma talebinde bulunarak 'evet' oyu verdi."
İmam Ali bin Musa er-Rıza (a.s) Okulu Müdürü, sözlerine şöyle devam etti: "Halkın geniş katılımına rağmen, inkılap karşıtı gruplar, örneğin Halkın Mücahitleri gibi örgütler, Gonbed, Sagez, Senendac ve Mehabad gibi bazı bölgelerde oylamanın sürecini engellemeye çalışarak sabotaj yaptılar. Hatta Ayetullah Talegani’nin sınır bölgelerindeki temsilcileri saldırıya uğradı, ancak neyse ki onlara zarar gelmedi."
Referandum sonuçlarına değinen Hüccet’ül İslam Ganabadi Nejad, şunları söyledi: "Bu referanduma 20 milyon 288 bin 21 kişi katıldı, bu da halkın %89 oranında katılım gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu katılımcıların %98'inden fazlası İslam Cumhuriyeti'ne 'evet' oyu verdi. Bu sonuç, İran halkının sistemin kurulmasındaki tarihi rolünü göstermektedir, özellikle de bu süreç siyasi partilerin henüz aktif olmadığı ve ülkenin ciddi krizlerle karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşti."
Hüccet’ül İslam Ganabadi Nejad, "İslam Cumhuriyeti referandumunun düzenlenmesi, inkılabın ilk dönemindeki tüm zorluklara rağmen, yalnızca İmam Humeyni'nin (r.a) ileri görüşlülüğü ve geniş perspektifi sayesinde mümkün oldu. Bu tarihi karar sadece sistemin meşruiyetini pekiştirmekle kalmadı, aynı zamanda İmam'ın (r.a) halk temelli düşüncesini hatırlattı. İmam (r.a), 'İslam Cumhuriyeti, ne bir kelime fazla, ne de bir kelime eksik' diyerek, halkın iradesine dayalı bir sistemin gerekliliğini vurguladı ve bu ilke, bugün dahi İran İslam Cumhuriyeti'nin temel ilkelerinden biridir." şeklinde konuştu.
yorumunuz