Cumartesi 17 Ocak 2026 - 19:54
Karşıt Medyanın Asıl Planı: Yalan Haber

Havza / Medyada ve özellikle sosyal medya kanallarında -son olaylar açısından- ‘yalan haber’ düşmanın en önemli planıdır. Bu konuda çeşitli hedefleri gözetmektedirler ve buna karşılık uzman kişiler tarafından durumun tahlili ve açıklanması ve bunun yanında halkı bilinçlendirmek gerekmektedir.

Havza Haber Ajansı’nın haberine göre, son günlerde yaşanan provokatörlerin sokaklara çıkması, İslam Cumhuriyeti karşısında silahlı teröristlerin yenilgisi, halkın vahdet ve birlik içinde 12 Ocak günü tarihi yürüyüşü ve inkılap taraftarının diğer destek yürüyüşleri gibi olaylarda düşman medya ve özellikle sosyal medya kanalları yalan ve tefrika içeren haberler üzerinde yoğunlaştı.

Ayaklanma ve İtirazlar Konusunda Yanıltıcı Haberlerin Yayılması

Son günlerde Farsça yayın yapan düşman medya kanalları ve bazı ABD yanlısı gruplar belirli bir hedef üzerine, İran’da son olaylarda ölen terörist gruplar hakkında gerçeğin dışında ve abartarak sayı vermektedirler. Bu yöntem terörist-siyonist yanlısı ‘İran International’ tarafından başlatılıp daha sonra diğer avrupa kanalları; ABC, PBS, CBC, CNN, TİMES İSRAEL gibi medya kanalları üzerinden devam etti.

Düşman Medya Kanallarının Siyasi Amaçları

Düşman medya kanallarının siyasi amaçları arasında; ölü ve tutuklu terörist sayıları hakkında gerçek dışı sayı vermek, İran içindeki olayları büyüterek ve doğru olmayan istatistikler sunarak paylaşmak yer almaktadır. Bu tür bildirimler genellikle doğru sayı vermek yerine siyasi baskı oluşturmaktadır. Başka bir deyişle bu medya kuruluşları, yalan haberleriyle İran’ın uluslararası yüzünü zayıflatmaya ve dünya halkları arasında kötü bir şekilde tanıtmaya çalışmaktadırlar. Böylelikle bu medya kuruluşları Tahran’a diplomatik baskı yaparak Avrupa Birlikleri’ni daha şiddetli ambargo yapmaya teşvik etmektedirler.

Düşman kendince son yaşanan ayaklanmalar ile İran İslam Cumhuriyeti’ne büyük bir darbe vurduğunu zannetmektedir. ‘El Manitor’ uzmanı İran’da yaşanan son olaylar hakkında şu konuya işaret etmiştir: “Bir hükümete verilebilecek en büyük zararlardan biri siyasi uzmanlarını ve komutanlarını yok etmektir. Ama bu yöntem İran’da işe yaramamıştır ve hiçbir şekilde İslam Cumhuriyeti’ne zarar gelmemiştir.”

Psikolojik Savaş İçerisinde Milyonluk Birlik

Gazeteci ve araştırmacı Milad Celilzade, son yaşanan fitneler ve olaylar karşısında İran halkının birliği ve basireti hakkında şöyle dedi: "12 günlük savaş sonrasından son yaşanan terörist saldırılarına kadar dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki: İran İslam Cumhuriyeti böyle büyük bir psikolojik savaş altında nasıl devam etmektedir ve 12 Ocak günü yaşanan milyonlarca İranlının sokaklara dökülmesi nasıl sağlanmıştır?”

Gazeteci ve araştırmacı sözlerine şöyle devam etti: “Tarih boyunca bir millete, düşman medya kuruluşları tarafından yapılan böyle büyük bir baskı görülmemiştir. Eğer bu noktaya dikkat edecek olursak, İran halkının -devlet hakkında eleştiri ve itirazları olmalarına rağmen- duruşu, vefadarlığı ve İnkılap değerlerine verdiği önem daha açık görülecektir.”

Ayrıca ekledi: “Dünyanın neresinde böyle bir baskı bulunmaktadır? Yurtdışında bulunan onlarca Farsça medya kuruluşu, sabahtan akşama kadar yabancıların zihniyeti üzerine çalışmaktadırlar. Hangi ülke düşman medya kuruluşlarının bütçesi kendi ülke medya kuruluşlarından kaç katına sahip olmasına rağmen birkaç aydan uzun bir şekilde devam edebilir? Burada şu soruyu sormak gerekir: Biz de sadece bir tane Farsça yayın yapan düşman medya kuruluşlarına -International gibi- sahip olsaydık, siyasi ve sosyal düzenleri ne kadar dayanabilirdi ve devam ederdi? Amerika veya Avupa ülkeleri için kendi halkının dilinde bir medya kuruluşu olsa ve ülkeyi ayaklanmaya yönelik teşvik etse bu ülkeler ne kadar dayanabilirdi?”

Celilzade ayrıca vurguladı: “Bu durumda sadece bir kuruluş değil onlarca medya ve internet kuruluşu İranlıların görüşleri ve zihniyeti üzerine çalışmaktadır. İran’ın siyasi ve sosyal düzeni bunların karşısında düzenini korumuş ve duruşunu sergilemiştir. En ufak siyasi, emniyet ve kültürel olaylarda düşmanlarına göstermiştir. Bunun iki örneğini 12 günlük savaşta ve 12 Ocak terörist saldırısında gördük.”

Düşman Medya Kuruluşları ile Mücadele Yöntemi

Gazeteci ve araştırmacı Milad Celilzade ayıca şunları belirtti: “İran İslam Cumhuriyeti karşısında Farsça yayın yapan yabancı medya kuruluşlarını iki gruba ayırabiliriz: Bu medya kuruluşlarının bazılarının geliri, İran ile yarım dostluğa sahip ülkeler tarafından gerçekleşmektedir. İran kendi resmi kanallarında bu ülkeler hakkında en ufak bir eleştiride bulunursa itiraz etmekte ve şikayet etmektedirler. Bu şikayetler, kendilerinin Farsça yayın yapan medya kanalları kurup İran aleyhine işler yapılmasına izin verdikleri esnada gerçekleşmektedir. Acaba şu ana kadar bu ülkelere en ufak bir uyarı yapılmış mıdır? Eğer yapıldıysa -ki görüldüğü üzere işlerine devam etmektedirler- ve sonuç alınmadıysa bunun üzerine gereken yapılmalıdır. Ama eğer böyle bir uyarı yapılmadıysa görevli kişilerden bu konu hakkında ilgilenilmesi acil bir şekilde istenmelidir.”

Gazeteci ve araştırmacı ekledi: “Daha önemli bir konu ise Batılı medya kuruluşlarının İran meseleleri ve sosyal konumu üzerindeki rolüdür. Bu grup, ikinci grup sayılmaktadır. Bu kuruluşlar karşısında tabi ki İranlılar da boş durmamış ve gereken yerlere şikayetlerini yapmıştır. Ancak bu baskı karşısında onların faaliyetlerini azaltmaya yarayacak bir sonuca varılamamıştır.”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha