Pazartesi 2 Şubat 2026 - 01:51
Mehdevî Terbiye, Medeniyet Kurucu Kadının Oluşumunun Temelidir

Havza / Mehdevî terbiye medeniyet kurucu kadının oluşumunun temelidir. Mehdevî terbiye, insanı zuhûr çağında yaşamaya hazırlayan bir terbiyedir.

İlim Havzası Araştırmacısı ve kültürel alanda aktif olan Seyyide Sümeyye Sıddıki Havza Haber Ajansı muhabiriyle yaptığı konuşmada şu açıklamalarda bulundu: "İslam İnkılabı’nın fikrî sistemi ve Mehdî inancı düşünce dünyasında kadın, ne geleneksel olarak eve kapanmış bir model içinde tanımlanır, ne de kadının kimliğini erkekle rekabet ve aile bağlarından kopuş üzerinden tarif eden modern Batılı model çerçevesinde tanımlanır.”

Sıddıki şöyle devam etti: “Üçüncü model kadın kavramı insanî onur, toplumsal sorumluluk ve kadının medeniyet kurucu rolü üzerine inşa edilmiştir ve Mehdevî çağda kemal derecesine ulaşır. Bu kadın hem kadın kimliğini korur hem de ailedeki merkezî rolünü sürdürürken toplumsal, kültürel, ilmî ve eğitsel alanlarda bilinçli, etkin ve yapıcı biçimde yer alır. Bu kadın ne pasiftir ne de bir araç. Bilakis kendisini küresel adaletin gerçekleşmesi ve zuhûra hazırlık sürecinin bir parçası olarak gören sorumlu bir aktördür.”

İlim Havzası Araştırmacısı şöyle devam etti: “Mehdevî çağda, bekleyen kadın sadece yol gözleyen değildir. O ‘aktif bekleyen’dir. Kendini inşa eder, toplumu inşa eder ve salih bir nesil yetiştirerek zuhûrun zeminini hazırlar.”

Sıddıki Mehdevî üçüncü model kadının özellikleri hakkında şöyle konuştu: “İlk özellik, imanî ve marifet temelli öz-bilinçtir. Mehdevî kadın, İmam Zaman’ı (a.s.) derin bir anlayışla tanır, tarihsel konumunu ve sorumluluklarını idrak eder ve basit konuları geride bırakır.”

Sıddıki ikinci özelliğin akıl ve duygunun birlikteliği olduğunu belirtti ve şöyle devam etti: “Mehdevî çağın üçüncü model kadını duygusal kapasitesini bir zayıflık değil eğitsel ve toplumsal bir sermaye olarak değerlendirir.”

Sıddıki üçüncü özelliğin değer sınırlarını koruyarak toplumsal rol üstlenmek olduğunu söyledi ve şöyle ekledi: “Üçüncü model kadın toplumun içindedir. Etkilidir, adaleti talep eder aynı zamanda dini kimliğini korur.”

İlim Havzası Araştırmacısı, medeniyet sorumluluğu bilincine değinerek şu açıklamayı yaptı: “Üçüncü model kadın, kendisini İslam’ın yeni medeniyet projesinin bir parçası olarak görür. Ümmetin kaderinden kopuk yalnız bir birey değildir.”

Sıddıki şöyle vurguladı: “Mehdevî çağın üçüncü model kadını, imanında köklü, toplumda dinamik ve terbiyede geleceğe yöneliktir. Böyle bir kadın sadece kendini zuhûra hazırlamakla kalmaz, aynı zamanda bekleyen bir nesil ve umut dolu bir toplum inşa eder.”

Sıddıki "Mehdevî terbiye, medeniyet kurucu kadının oluşumunun temelidir” diyerek sözlerini sürdürdü: “Mehdevî terbiye insanı zuhûr dönemine hazırlayan bir terbiyedir. Bu terbiye umut, adalet arayışı, zulme karşı duruş ve insanın çok yönlü gelişimi üzerine kuruludur. Bu çerçevede kadın kilit bir role sahiptir. Zira eğitimin ilk zemini ailedir ve bu zeminin ekseni kadındır.”

Sıddıki açıklamasını şöyle tamamladı: “Mehdîlik mektebinde yetişen kadın, sorumluluk sahibi, basiretli ve hakkı talep eden evlatlar yetiştirir. Davranışı, konuşması ve yaşam tarzıyla bekleyişi zihinsel bir kavram olmaktan çıkarıp fiilî bir harekete dönüştürür.”

Sıddıki son olarak şu vurguyu yaptı: “Mehdevî terbiye kadına annelikten eşliğe, sosyal etkinlikten günlük davranışlara kadar her eylemin ilahi ve Mehdevî bir kimlik taşıyabildiğini öğretir.”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha