Cumartesi 7 Şubat 2026 - 13:40
Amerika İran Milletinin Tam Teslimiyetini İstiyor

Havza / Kum İlim Havzası Vekil Müdürü, Amerika'nın İran'a karşı savaş tehditlerine değinerek‌ şunları söyledi: "Amerika, savaş gemileriyle İran'ın cesur ve şehit yetiştiren milletini korkutmaya çalışıyor. Oysa ki bu millet İmam Hüseyin'in (a.s.) milletidir ve Allah'ın düşmanlarıyla cihada hazırdır."

Kum İlim Havzası Vekil Müdürü Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Hamid Melikî, Havza Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada Amerika'nın İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaş çığırtkanlığına tepki göstererek şunları söyledi: "İran milletinin asil halkının kırk yedi yıllık küresel istikbar, özellikle de Amerika ve İsrail ile mücadelesinden sonra çok kader belirleyici bir aşamaya ulaştık."

Kum İlim Havzası Vekil Müdürü, düşmanın inkılabın başından bu yana olan fitnelerinin tarihçesini gözden geçirerek sözlerine şöyle devam etti: "İnkılap zaferinin ilk gününden itibaren Amerikalılar Kürdistan, Azerbaycan, Huzistan ve Türkmen Sahra'nın bölünmesi gibi konuları gündeme getirip kargaşa çıkardılar. Ancak bu fitnelerin tümü âlimlerin aydınlatıcı konumu ve en başta İmam Humeyni'nin (r.a.) varlığının bereketiyle durduruldu."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Melikî sekiz yıllık dayatılmış savaşa (İran-Irak Savaşı) değinerek şöyle devam etti: "Düşmanlar bölgede küresel bir savaş çıkarmak için birkaç ülkeyi bir araya getirmeye ve Baasçı Saddam'ı öne sürmeye mecbur kaldılar. Savaşın bir tarafında tek başına İran, diğer tarafında ise Baasçı Saddam, Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere ve hayali Siyonist rejim gibi ülkelerin desteği vardı. Bu durum Üçüncü Dünya Savaşı olarak nitelendirilebilir."

İslam Cumhuriyeti'nin istikbar cephesiyle mücadelesini iki medeniyetin çatışması olarak nitelendiren Hüccet-ül İslam Melikî şunları söyledi: "İmam Humeyni (r.a.) İslam İnkılabı ile, yıkılmaya yüz tutmuş Batı medeniyetinin tam zıddı olan medeni bir hareket başlattı. Küresel istikbar yani Amerika, kabadayılıkla İran'ın müzakere etmesi gerektiğini söylüyor. Bu da teslim olması gerektiği anlamına gelir, oysa ki İran milleti asla zorbalığa boyun eğmez ve zilleti kabul etmez."

Amerika'nın Gözünde Müzakere İran'ın Tüm Kaynakları Üzerinde Tam Hakimiyettir

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Melikî, Amerika'nın savaş ve İran ile müzakere konusundaki boş tehdidine tepki göstererek şöyle dedi: "Müzakere birbirimizin çıkarlarını dikkate almak için konuşmak demektir. Ancak Amerika müzakere maskesinin arkasında İran'ın tüm kaynakları üzerindeki hakimiyetini ele geçirmeyi ve ülkeyi yutmayı amaçlıyor. Onlar 'Bilim insanlarınızdan yararlanmamalısınız, bilim insanınız olmamalı, nükleeriniz olmamalı, füzeleriniz olmamalı.' diyorlar. Tam olarak onların dediğini yapmalısınız; tıpkı Venezuela'ya karşı davranışları gibi. Şu anda Venezuela yerine o ülkenin petrolü hakkında karar veriyorlar. Ancak bu işin sonu değil. Bir ülke Amerika karşısında teslim olup tüm imkanlarını teslim edip zayıfladığında, o zaman Suriye ve Libya'yı bombalayıp onları çöküşe uğrattığı gibi o ülkeye de saldırır."

Kum İlim Havzası Vekil Müdürü, düşmanın halk arasında şüphe uyandırma çabasına değinerek şöyle dedi: "Düşman bu günlerde şüphe yaratmak istiyor ve yeni türden bir müzakereyi öne sürüyor ki bu müzakerede İran'ın füzesi olmamalı, olsa bile menzili kısa olmalı. Dünyanın mazlumlarına destek vermemeli. Yemen, Gazze ve Lübnan'ı savunmamalı. Amaç İran'ın Pehlevi dönemindeki gibi onların esiri ve emri altında kalmasıdır."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Melikî şöyle dedi: "Düşman psikolojik bir atmosfer yaratarak İran'ı teslimiyete zorlamaya çalışıyor. Ancak bu toprakların üç bin yıllık tarihi İran milletinin ayrılıkçılığa ve zorbalığa karşı durduğunu gösterdi. Kırk yedi yıllık deneyime göre, aziz milletimiz ne zaman iki inkılapçı (İmam Humeyni ve İmam Hamaney) lidere itaat ettiyse her zaman kazandık, pek çok zirve fethettik ve inşallah yakın gelecekte en büyük zirveyi de fethedeceğiz."

Hüccet-ül İslam Melikî sözlerine şöyle devam etti: "Düşmanın İran'ın teslimiyeti olarak adlandırdığı şey, aslında ülkenin bölünmesinin kabul edilmesi anlamına gelir. Ancak İran halkı, zayıf Kaçar ve Pehlevi krallarının keyfi yönetimleri döneminde bu toprakların bir kısmının yabancılara verildiği durumlar hariç, topraklarının bir karışını bile düşmana vermemiştir."

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Melikî, liderliğin ulusal birlikteki rolüne vurgu yaparak şöyle dedi: "Bugün âlim, cesur, yönetici ve tedbir sahibi bir şahsiyet olan Rehber'in liderliği ve halkın desteğiyle bu birlik ve kudret bir kez daha sergilenmiştir. Halk 12 Ocak'ta tüm medya saldırılarına rağmen varlıklarıyla velayete güçlü bir Evet ve istikbara kesin bir Hayır demiştir."

Kum İlim Havzası Vekil Müdürü İran'ın gücünün, izzetinin ve kudretinin artarak devam etmesini ve Amerikalıların İran halkının liderlerinin arkasında durduğunu anlamalarını umduğunu ifade ederek "O zaman bu bölgede yerlerinin olmadığını anlayacaklar ve orayı aşağılanarak terk edecekler." dedi.

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Melikî Kutsal Savunma tecrübelerine ve Kur'an ayetlerine dayanarak Amerika'nın askerî tehditlerini etkisiz olarak nitelendirdi ve mevcut durum ile 8 yıllık zorunlu savaş dönemini karşılaştırarak şöyle dedi: "Amerika'nın bugün gemileri getirerek yaptığı tehditler zorunlu savaş dönemiyle kıyaslandığında çok az etkiye sahiptir. Amerika'nın Carter ve Reagan'dan Bush ve Obama'ya kadar olan başkanları, her zaman askerî saldırı tehdidinde bulundular ama onların akıbeti ne oldu? Hepsi İslam Cumhuriyeti'ne karşı yenilgiye uğradı. Bu da (Trump) kendi yoldaşlarına katılacak ve bedeni yılanların ve akreplerin yemi olacak. Vakit kaybetmeden bölgeden kaçması ve kendini kurtarması daha iyidir."

Kum İlim Havzası Hocası şöyle ekledi: "Bugün de Amerika, aynı askerî güç ve gemileriyle cesur ve şehit yetiştiren İran milletini korkutmaya çalışıyor. Oysa bu millet İmam Hüseyin'in (a.s.) milletidir ve Allah'ın düşmanlarıyla cihat etmeye hazırdır."
Hüccet-ül İslam Melikî Kur'an'ı Kerim'e dayanarak şöyle vurguladı: "Allah, Kur'an'da şöyle buyuruyor: 'Eğer sabır ve takva sahibi olursanız, düşmanlarınızın hilesi size hiçbir zarar veremez.' Biz inşallah Kutsal Savunma döneminde olduğu gibi bu iki unsur olan sabır ve takvayı elde edeceğiz ve kesinlikle düşmana galip geleceğiz."

Hüccet-ül İslam Melikî Amerika'nın askerî tehditlerinden duyulan endişeye yanıt olarak şunları tavsiye etti: "Tavsiyem Kur'an okumalarıdır. Özellikle de Bedir ve Uhud savaşlarıyla ilgili olan Enfâl ve Âl-i İmran surelerini. Bu konudaki ilahi ayetler sanki yeni nazil olmuş gibidir. Bu Allah'ın vaadidir: Eğer Allah'ın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha