Perşembe 12 Şubat 2026 - 15:28
"İslam İnkılabı, Modern Çağda İslam’ın Yeniden Tarih Sahnesine Özne Olarak Çıkmasını Sağladı"

Havza / Araştırmacı-yazar Yusuf Tazegün: İmam Humeyni’nin en güçlü tarafı, dini ahiret için değil dünya için düşünmüş olmasıdır. O irfan ile siyaseti birleştirdi. Fıkhı salt bir kurallar dizgisi olarak değil, hayatı kuşatan dinamik bir sistem olarak ele aldı. Bunun en bariz örneği olan “Velayet-i fakih” teorisidir.

İslam İnkılabı'nın yıldönümünde Türkiye'de dini ve kültürel faaliyetlerde bulunan değerli Ehli Beyt âlimlerinden Yusuf Tazegün ile inkılaba ilişkin röportaj gerçekleştirdik. Kendisi de Kum İlimler Havzası'nda dini eğitim alan araştırmacı-yazar Tazegün talebelik yıllarında en etkilendiği isimlerin İmam Humeynî, Allâme Tabatabaî, Allâme Misbah Yezdî olduğunu belirtti. Röportajın tamamını siz değerli okuyucularımıza sunuyoruz: 

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bildiğiniz üzere İran İslam İnkılabı'nın yıldönümü günlerindeyiz. 1979'da gerçekleşen İslam İnkılabı sizin için ne ifade ediyor? İslam İnkılabı’nı sadece siyasi bir dönüşüm mü, yoksa daha geniş bir medeniyet hamlesi olarak mı görüyorsunuz?

1979 İslam İnkılabı’nı sadece bir iktidar değişimi olarak okumak, onun ruhunu anlamamak olur. Elbette ortada bir rejim değişikliği vardır; monarşiden İslam Cumhuriyete geçiş söz konusudur. Ancak asıl dönüşüm, siyasal formdan ziyade zihinsel ve inanç düzeydedir. İnkılap, modern dünyada “din özel alana aittir” iddiasına karşı bir yeniden zuhurdur.
Ben onu, modern çağda İslam’ın yeniden tarih sahnesine özne olarak çıkışı şeklinde değerlendiriyorum. Bu, İslam’ın sadece bireysel ahlak ve ibadetler bütünü değil; aynı zamanda hukuk, siyaset, ekonomi ve toplumsal düzen kurma kapasitesine sahip bir nizam olduğunu fiilen gösterme çabasıdır.
Medeniyet dediğimiz şey, sadece şehirler ve kurumlar değil; insan tasavvuru, bilgi anlayışı, güç-ahlak ilişkisi ve adalet telakkisidir. İslam İnkılabı tam da bu alanlara müdahale etmiştir. “Nasıl bir insan?”, “Nasıl bir toplum?”, “Nasıl bir devlet?” sorularına vahiy merkezli cevaplar üretmeye çalışmıştır. Bu yönüyle inkılap, bir devlet devriminden ziyade bir medeniyet oluşumudur.
Sizce İslam İnkılabı’nın en temel mesajı nedir?
En temel mesajı, “Bağımsızlık ve izzet, ancak Allah’a kullukla mümkündür” ilkesidir. İnkılap hem iç istibdada hem dış tahakküme karşı bir duruş sergilemiştir. “Ne Doğu ne Batı” sloganı sadece siyasi bir tercih değil, sadece Allah’ın kulluğunun kabul edildiği bir bağımsızlık ilanıdır.
İslam İnkılabı, Müslümanlara şu bilinci kazandırmıştır: Başkalarının ürettiği ideolojilere mahkûm değilsiniz. Kendi kaynaklarınızdan ve geçmişinizden bir siyaset ve toplum teorisi üretebilirsiniz. Bu özgüven çok önemliydi. Çünkü 20. yüzyıl boyunca Müslüman toplumlar ya kapitalizmin ya da sosyalizmin gölgesinde konumlanmak zorunda bırakılmıştı. İnkılap, “Bizim de söyleyecek sözümüz var” dedi.
Ayrıca inkılap, fedakarlık, şehadet, sabır ve direniş kavramlarını yeniden toplumsal bilince taşıdı. Bu sadece ideolojik bir söylem değil; savaş yıllarında ve ambargo süreçlerinde pratik karşılığını bulan bir bilinçti.
İmam Humeyni’nin düşüncesinin bugün Müslümanlar için en güçlü tarafı sizce hangisidir?
İmam Humeyni’nin en güçlü tarafı, dini ahiret için değil dünya için düşünmüş olmasıdır. O irfan ile siyaseti birleştirdi. Fıkhı salt bir kurallar dizgisi olarak değil, hayatı kuşatan dinamik bir sistem olarak ele aldı. Bunun en bariz örneği olan “Velayet-i fakih” teorisi bu anlamda sadece siyasi bir model değil; dinin toplumsal rehberliğinin teorik çerçevesidir. Ayrıca onun düşüncesinde siyaset ile maneviyat arasında bir kopukluk yoktur. İmam Humeyni aynı zamanda bir arifti. “Kırk Hadis”, “Adabü’s-Salat” gibi eserlerinde insanın iç dünyasını, nefs terbiyesini ve ihlası merkeze alır. Bu yönüyle onun siyaset anlayışı kuru bir güç mücadelesi değildir; ahlaki bir sorumluluk alanıdır.
Bugün Müslümanlar açısından en güçlü tarafı ise korku eşiğini aşmış olmasıdır. O, küresel güç dengelerine rağmen “hakikat merkezli” bir siyaset mümkün müdür?” sorusuna “Evet” diye cevap vermiştir. Bu psikolojik eşik çok önemlidir. Çünkü çoğu zaman Müslüman toplumların en büyük sorunu imkansızlık değil, özgüven eksikliğidir.
İran'da eğitim alan alimlerimizden biri olarak, eğitim sürecinizde sizi en çok etkileyen düşünür veya alim kim oldu?
İran’daki eğitim sürecimde beni en çok etkileyen husus, havza derslerinin derinlikli düşünme disiplini oldu. Özellikle usul-u fıkıh ilmi, bir meseleye yüzeysel değil, sistematik yaklaşmayı öğretiyor. Bu, sadece fıkhi meselelerde yahut dini konularda değil, genel düşünce dünyasında da ciddi bir çerçeve kazandırıyor.
Şahıs olarak hiç şüphesiz iki büyük şahsiyet, sadece benim değil belki de tüm talebeler üzerinde etki bırakmıştır. Biri Merhum Humeyni, hayata, dünyaya, dine ve siyasete bakışımızı değiştirdi, diğeri ise Merhum Allame Tabatabai ki o da dini doğru anlama noktasında en etkili isimlerden oldu.
Merhum Ayetullah Misbah Yezdi’nin modern akımlarla hesaplaşma biçimi de çok öğreticidir; çünkü geleneği savunurken çağın sorularını görmezden gelmedi.
Bu isimler bize şunu gösterdi: İslam düşüncesi, donmuş bir miras değil; üretken, eleştirel ve çağla konuşabilen bir gelenektir.
İslam İnkılabı’nın yıldönümü vesilesiyle özellikle gençlere vermek istediğiniz mesaj nedir?
Arz edebileceğim; inkılap, zihinde ve kalpte başlar. Eğer bir genç, kendi inanç kaynaklarını tanımazsa, farkında olmadan başkasının kavramlarıyla düşünmeye başlar.
Günümüzde sosyal medya, akademi, popüler kültür, hepsi bir anlam dünyası inşa ediyor. Gençler, daha doğrusu hepimiz hem klasik ilimlere vakıf olmalı hem de çağın dilini öğrenmeliyiz. Sadece sloganla değil, bilgiyle ve ahlakla var olmak gerekir.
Son olarak, bu anlamlı vesileyle bizlere düşüncelerimizi paylaşma imkanı sunan Havza Haber Ajansı’na da teşekkür etmek isterim.
Özellikle ilmi, fikri ve ümmet bilincini diri tutmaya yönelik yayınlarını dikkatle takip ediyoruz.
Havza eksenli haber, makale ve analizlerin, İslam dünyasında bilinç inşasına önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz.
Rabbim hizmetlerinizi bereketli ve daim eylesin; zahmet çekenleri en güzel şekilde mükafatlandırsın.
Değerli yanıtlarınız için çok teşekkür ederiz. Allah başarılarınızı daim etsin.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha