Cumartesi 14 Şubat 2026 - 22:33
‌Havza Yılın Kitabı Sempozyumu’nu, Havza Araştırmalarını Yönlendiren Stratejik Bir Araca Dönüştürelim

‌Havza / İlim Havzaları Genel Müdürü Ayetullah Arafi, havzanın yeni İslam medeniyetinin şekillenmesindeki stratejik rolüne vurgu yaparak şöyle dedi: “Biz, Havza Yılın Kitabı Sempozyumu’nun havza araştırmalarını yönlendiren stratejik bir araca dönüşmesi için gerekli çalışmayı yapmalıyız.”

Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre, Ayetullah Ali Rıza Arafi bugün Kum’daki İmam Musa Kazım (a.s.) İlim Havzası Konferans Salonu’nda düzenlenen 27. Havza Yılın Kitabı Sempozyumu ve 9. Havza Bilimsel Makaleler Festivali’nde yaptığı konuşmada Şaban ayını, Hazret-i Bâkıyetullah’ın (Allah zuhurunu çabuklaştırsın) doğumunu ve Mübarek Fecr On Günü’nü anıp söz konusu sempozyuma katılan âlimlere, hocalara, araştırmacılara ve seçkin ilim havzası mensuplarına teşekkür etti.

İlim Havzaları Genel Müdürü ayrıca Ayetullah el-Uzma Cevadi Amuli’nin gönderdiği mesaj ve yaptığı açıklamalar dolayısıyla teşekkürlerini sundu; kitap, makale ve tez kategorilerinde dereceye girenleri tebrik ederek, üstün derece elde eden yayınevlerine ve ilmî kurumlara; ayrıca Yılın Kitabı Sempozyumu’nun düzenleyicilerine, hakemlerine ve sekreterya görevlilerine teşekkür etti.

Havzanın Stratejik Görevi: Yeni İslam Medeniyetinin Çizimi

“Öncü ve Örnek Havza” mesajına işaret eden Ayetullah Arafi, bu belgenin beşinci ekseninin “İslam’ın küresel mesajı çerçevesinde medeniyet alanında yenilikler” olduğunu belirterek şöyle dedi: “Bu önemli ve temel belgede, İslam İnkılabı Rehberi bu ekseni, ilim havzasından beklenen en öne çıkan ve en önemli beklenti olarak değerlendirmiştir.”

Ayetullah Arafi, İslam İnkılabı’nın kurucusunun 1963 yılında Pehlevi rejiminin görevlilerinin Feyziye Medresesi’ne saldırısından sonra yaptığı tarihî konuşmasına atıfta bulunarak vurguladı: “O günlerde İslam medeniyetinin kurulmasından söz etmek bazılarına abartılı bir hedef gibi görünebilirdi; ancak zamanın geçişi gösterdi ki iman ve direniş engelleri ortadan kaldırır ve ilahî sünnet düşmanların tuzaklarına galip gelir.”

Ardından şöyle devam etti: “Yeni İslam medeniyetinin kurulması, İslam İnkılabı’nın dünyevî hedefleri arasında en yüce hedeftir ve ilim havzasının bu yolda ağır bir sorumluluğu vardır. Öncelikle bu medeniyetin ana yapısını tasarlamalı, ardından onu açıklama, yayma ve toplumsal kültür haline getirme görevini üstlenmelidir. Bu görev, açık tebliğin en belirgin örneklerindendir.”

Ayetullah Arafi şu hususu vurguladı: “İslam felsefesi, temel meseleler için toplumsal bir uzanım tasarlamalıdır; fıkıh da bakış alanını genişleterek ve yeni ortaya çıkan meselelerin hükmünü çıkarma yönteminde yenilik yaparak, medeniyete dair hükümleri ve çerçeveleri belirlemelidir.”

Çağdaş İslam Düşüncesinin Mimarı: Şehit Sadr

Ayetullah Arafi konuşmasının devamında, değerli ve seçkin şahsiyet Şehit Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’a değinerek onu çağımızda ve modern dünyada İslam düşüncesinin mimarlarından biri olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: “Şehit Sadr şehit edildiğinde 47 ya da 48 yaşındaydı. Onun ilmî ve fikrî büyüklüğü ve dehası öylesine derindir ki bugün hangi fıkıh, usûl, hadis, kelâm veya tefsir dersine katılsak, onun yüce ismi özgün ve yenilikçi görüşleriyle birlikte orada hazırdır.”

İlim Havzaları Müdürü şu ifadeleri kullandı: “O, mübarek ömrünün üçüncü döneminde, kendi fıkhî çalışmalarının yanı sıra ‘Felsefemiz’, ‘Ekonomimiz’ ve ‘Mantıksal Temeller’ gibi büyük eserler ve teoriler kaleme alan büyük bir dahi idi. Bu eserlerle İslam dünyasına ışık tuttu; İslam âleminin ilmî ve fikrî denklemlerini ve dengelerini değiştirdi; liberal ve sosyalist söylemler ile sapkın düşünceler karşısında İslami akımlara epistemik ve söylemsel bir güç kazandırdı.”

Ardından sözlerine şöyle devam etti: “Bu büyüklük birkaç on yıla sığdırılamaz; bu büyük şehidin İslam dünyasına ve tüm dünyaya saçtığı nur tarif edilemez. Gerçekten de Şehit Sadr, çağdaş İslam düşüncesinin mimarlarından biridir. Asil kaynaklara ve sağlam yöntemlere dayanarak, İslam’ı açıklama ve Batı menşeli ve sapkın düşüncelerin saldırgan akımları karşısında İslam düşüncesini savunma konusunda büyük yenilikler ortaya koymuştur. Bugün bu yüce makam, o büyüklerin mirasçıları olan genç talebeler ve hocalar için bir örneklik ve hedef konumundadır.”

Şehit Sadr, Bütün Geleceğini İslam ve İslam İnkılabı Yolunda Feda Etti

Ayetullah Arafi, Şehit Sadr gibi şahsiyetlerin İslam İnkılabı söyleminin sağlam dayanaklarından olduğunu vurgulayarak şöyle dedi: “Şehit Sadr, kendisini İslam İnkılabı söyleminden ayırıp hayatta kalabilirdi; ancak bütün varlığını, dehasını ve tüm geleceğini İslam ve İslam İnkılabı yolunda feda etti. Bu, İran milletinin merhum İmam ile birlikte yürüdüğü yoldur.”

Bu büyük şehidin hayatının son günlerine değinen Ayetullah Arafi şöyle devam etti: “Saddam’ın Baas rejimi tarafından kendisine defalarca mesaj gönderildi; ‘Eğer İmam’ın söyleminden ve adından vazgeçersen serbest bırakılacaksın ve ‘Irak’ın Seyyidi’ olarak kalacaksın’ denildi. Bu, Saddam’ın ona açık mesajı idi: ‘İmam’dan ve İslam İnkılabı’ndan el çek.’ Fakat kendisini idamın beklediği söylendiğinde Şehit Sadr ayağa kalktı, abasını omzuna aldı ve ‘Ben idama hazırım’ diyerek Allah yolunda şehadete doğru adım attı.”

İlim Havzaları Müdürü şunu da ekledi: “Bu büyük dâhi ve İslam düşüncesinin bu parlak siması, hem ilim alanında o yüce ufukları açtı ve önümüzde büyük meydanlar açtı; hem de amel alanında, dünyada ve Allah yolunda direndi ve şehadete kadar ilerledi.”

Şehit Sadr’ın İlmî Yönteminin Yedi Seçkin Özelliği

Ayetullah Arafi, Şehit Sadr’ın farklı yönlerden incelenebileceğini vurgulayarak, onun İslam’ın hükümlerini ve maarifini açıklama yönteminde ve İslam düşüncesini savunma tarzında bazı temel noktalara işaret etti ve şöyle dedi: “Bu birkaç nokta, onun ilmî çalışmalarında ve İslam karşıtı ya da rakip düşüncelerle yüzleşme biçiminde son derece öğreticidir.”

1. Rakip düşüncelerin köklü biçimde tanınması

Şehit Sadr, karşıt fikrî akımları asla yüzeysel tanımıyordu; onların felsefî ve epistemolojik temellerini derinlemesine tanıyordu.

2. Doğru ve hakkaniyetli açıklama

Ekonomimiz” gibi eserlerinde, sosyalizm ve kapitalizm gibi rakip ekolleri eksiksiz ve tahrifsiz bir biçimde, son derece doğru bir çerçevede ortaya koyuyordu.

3. Sağlam eleştiri ve güçlü cevap

Tanıma ve açıklama aşamasından sonra, İslam’a karşı oluşan fikrî dalgaları kıran ikna edici ve sağlam cevaplar veriyordu.

4. Özgün teoriler ortaya koyma

Şehit Sadr’ın yaklaşımı sadece savunmacı değildi; o, atak ve sistematik bir yöntemle, en düzenli ve bütüncül İslami düşünce sistemlerini rakiplerinin karşısına koyuyordu.

5. Üniversite ve uluslararası söylemlere hâkimiyet

O, yalnızca havza içi uzmanlık söylemiyle sınırlı kalmayıp, dünyadaki ilmî meselelerde hâkim olan akademik dili ve literatürü de yakından tanıyordu.

6. Derin ve içtihadî yöntem

İçtihat ve derin kavrayışta kendi döneminin en önde gelen isimlerindendi.

7. Güçlü ifade ve kalem kudreti

Söz ve yazıdaki etki gücü, onun fikrî denklemler üzerindeki tesirinin en önemli unsurlarından biriydi.

İslamî İlimlerin Sınırlarını Genişleten Dört Temel Yenilik

İlim Havzaları Müdürü, Şehit Sadr’ın yeniliklerinin sadece şüphelere cevap vermekle sınırlı olmadığını belirterek, daha sonraki dönüşümlerin kaynağı olan dört temel kazanımını şöyle sıraladı:

1. Felsefede yeni yöntem (Felsefemiz)

İslam felsefesinde yeni ve özgün bir yöntem ortaya koyarak Şii felsefî ve kelamî birikimini zenginleştirdi.

2. İslam ekonomisinde sistem kurma (Ekonomimiz)

Havzalara, sapmalardan uzak ve içtihat temelli bir sistem kurma anlayışını öğretti.

3. Tümevarım mantığının temellendirilmesi (Tümevarımın Mantıksal Temelleri)

Tümevarım yöntemine dair yeni ve derinlikli bir yaklaşım sundu; bu yaklaşım olasılık hesabı alanında dahi yankı buldu.

4. Kur’an’a yeni bir tefsir yaklaşımı (Kur’an Dersleri)

Tefsir ve Kur’an ilimleri alanında özgün ve yenilikçi görüşler ortaya koydu.

Şehit Sadr’ın Büyük Sanatı: Fikrî Denklemleri Değiştirmek

Ayetullah Arafi vurguladı: “Bu kolay bir iş değildir. Biz bir soruya cevap verebilir ya da bir şüpheyi giderebiliriz; ancak Şehit Sadr, Şehit Mutahhari ve benzeri büyük şahsiyetler gibi birinin, ulusal ve uluslararası söylemlerin tam merkezinde yer alıp ilmî denklemleri değiştirebilmesi büyük bir sanattır. Bu, herkesin başarabileceği bir şey değildir. Havzadaki büyük hocalarımız ve zeki gençlerimiz bu aydınlık yolu katetmelidir.”

Ayetullah Feyyazi’nin Takdiri ve Havza Yılın Kitabı’nın Konumu

Ayetullah Arafi konuşmasının devamında Ayetullah Feyyazi’nin ilmî makamını da takdir ederek, bu seçkin hocanın yarım asrı aşkın ilmî çabasına işaret etti ve onu ilmî havzaların etkili simalarından biri olarak nitelendirdi.

İlim Havzaları Müdürü, Havza Yılın Kitabı Festivali hakkında da şunları söyledi: “Havza Yılın Kitabı, her ne kadar henüz havzanın tüm araştırma kapasitesini tam olarak yansıtmıyor olsa da havza araştırmalarının aynasıdır. Bilimsel kazanımlarımızı sunma konusunda edilgen bir konumdan çıkmalı ve bu etkinliği, havza araştırmalarının geleceğini yönlendiren stratejik bir araca dönüştürmeliyiz.”

Ardından şöyle ekledi: “Havza Yılın Kitabı, dinî düşünce alanında ulusal ve uluslararası bir başvuru mercii hâline gelmeli; ilmi yönlendirme ve düşünce üretimi sürecinde etkili bir rol üstlenmelidir.”

İlim Havzalarında Yeni Dönüşümler

Ayetullah Arafi, ilim havzalarında gerçekleştirilen bazı yeni adımlara da değinerek şu başlıkları sıraladı:

              1.           Çağdaş fıkhın geliştirilmesi: Bu alan, havzanın araştırma ve eğitim öncelikleri arasında temel başlıklardan biri olarak özel bir önem kazanmıştır.

              2.           Bilimsel yönlendirme kurullarının kurulması: Çağdaş fıkıh, toplumsal sistemler, hikemî düşünce ile Fars ve Arap edebiyatı gibi temel alanlarda ilmî yönlendirme kurulları faaliyete başlamıştır. Amaç, araştırmaların hedefli ve odaklı biçimde ilerlemesini sağlamaktır.

              3.           Araştırma ve ileri düzey derslerin başlatılması: Onaylanmış altı ilim alanında, üst düzey araştırmacılar yetiştirmek amacıyla özel araştırma dersleri tasarlanmış ve uygulanmaktadır.

              4.           İçtihat derslerinin ikinci ve daha derin aşamasının düzenlenmesi: İçtihadın ileri seviyelerini daha da derinleştirmek ve içtihat dersleri için tamamlayıcı dönemler düzenlemek üzere bir proje yürütülmektedir.

              5.           Köklü metin ve derslerin resmiyet kazanması: Yıllardır gayriresmî biçimde okutulan köklü metinler ve eğitim gelenekleri resmiyet kazanmakta ve yapısal bir çerçeveye kavuşturulmaktadır.

              6.           Önemli ilmî projelerin yayımlanması: Havzanın yıllar süren ortak çabalarının ürünü olan büyük ilmî projelerin sonuçları, yakında 30 ila 40 ciltlik kıymetli eserler halinde yayımlanacak ve tanıtılacaktır.

              7.           Uzmanlık alanlarının ve içtihat derslerinin bölgelerde geliştirilmesi: Çeşitli uzmanlık dalları havza genelinde genişletilmiş; ayrıca farklı şehir ve bölgelerde içtihat derslerinin düzenlenmesi güçlendirilmiş ve derinleştirilmiştir.

              8.           Araştırmacılar sisteminin kurulması: Havza araştırmacılarını derecelendirmek ve araştırmaları hedefe yönelik hâle getirmek amacıyla bir sistem oluşturulmuştur. Bu sayede paralel çalışmaların önüne geçilmesi ve araştırmaların gerçek ihtiyaçlara yönlendirilmesi hedeflenmektedir.

İlim Havzalarının Müdürü konuşmasının sonunda, havzanın geleceğini inşa etmede hocaların ve genç talebelerin rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Ulusal ve uluslararası alanda ilmî dönüşümlerin ve yeni ortaya çıkan soruların hacmi son derece geniştir. Bu durum, havzanın genç neslinin daha büyük bir gayret göstermesini gerektirmektedir ki fikrî ve medeniyet alanındaki mücadelelerde etkin ve etkili bir varlık gösterebilelim.”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha