Pazartesi 16 Şubat 2026 - 18:00
Sorumluluklar Elli Yıl Öncesiyle Kıyaslanamayacak Düzeydedir

Havza / İlim Havzaları Müdürü, İslam İnkılabı’ndan sonra meydana gelen büyük dönüşümlere işaret ederek şöyle belirtti: "Bugün şartlar tamamen değişmiş durumdadır. İletişim ağlarının varlığıyla dünya elli yıl öncesine göre bin kat daha karmaşık hale geldi. Dünya kapıları Ehlibeyt'in (a.s.) öğretilerine açılmış ve bu öğretilere olan küresel ihtiyaç benzeri görülmemiş şekilde artmıştır."

Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre İlim Havzaları Müdürü, Uzmanlar Meclisi üyesi, İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi ve Anayasa Koruma Konseyi üyesi Ayetullah Ârafi, ülke genelindeki ilim havzalarının vakıf işleri ve sürdürülebilir kaynaklarından sorumlu yetkililerle Kum’daki İlim Havzaları Müdürü'nün ofisinde gerçekleştirilen toplantıda, çağımızda havzanın üstün konumu ve mühim sorumluluklarına değinerek bu mukaddes kurumun kapsamlı biçimde desteklenmesi gerektiğini vurguladı. 

Günümüz Şartları ve Kapsamlı Destek Gereği 

İlim Havzaları Müdürü, bugünkü havzanın şartlarının elli yıl öncesinden köklü biçimde farklılaştığını belirtti ve şunları ifade etti: "Bugün havzanın içinde bulunduğu durum son derece hassastır; önümüzdeki sorumluluklar ise çeşitlidir. Bu kritik konum toplumun ve hayırseverlerin geniş destek ve dayanışmasını zorunlu kılmaktadır." 

Ayetullah Ârafi, havzanın bugünkü misyonlarının geçmişle kıyaslanamayacağını vurgulayarak şöyle devam etti: "Bugün havzanın görev ve talepleri hiçbir şekilde elli yıl öncesiyle ölçülemez. Tüm faaliyet ve gayretlerimize rağmen, üstümüzdeki vazifenin belki yüzde birini yerine getirebiliyoruz."

Tecritten Küresel Taleplere 

İlim Havzaları Müdürü, İslam İnkılabı’ndan önceki talebelik döneminden bahsederek şöyle anlattı: "İnkılap öncesi havza, birkaç medrese ve az sayıda talebeyle sınırlıydı. Bugünkü küresel ihtiyaçlar ve talepler o zaman mevcut değildi. Elbette o dönemin büyükleri, Allame Tabatabaî, Şehit Mutahharî ve diğer âlimler çok kıymetli emekler verdi."

İslam İnkılabı ve Sorumlulukların Benzersiz Genişlemesi 

Ayetullah Ârafi, İslam İnkılabı sonrası yaşanan büyük dönüşümlere değinerek şöyle ifade etti: "Günümüz şartları tamamen değişmiştir. İletişim ağlarıyla dünya elli yıl öncesine göre bin kat daha karmaşık hale gelmiştir. Dünya kapıları Ehlibeyt'in (a.s.) maarifine açılmış, bu alana olan küresel ihtiyaç benzersiz bir şekilde artmıştır." 

Küresel İhtiyaçların Büyüklüğü 

Ayetullah Ârafi sözlerini şöyle sürdürdü: "Kırk yıldır havza kurumlarında bulunmuş biri olarak inanıyorum ki bugün havzanın elindeki imkânlar, onun ağır sorumluluklarının ve ihtiyaçlarının ancak yüzde birine karşılık geliyor. Bugün insanlığın Allah'ın dini ve İslam maarifine olan ihtiyacı mevcut gücümüzün çok ötesindedir. Bu görevlerin gerçekleşmesi, kapsamlı bir destek gerektirir." 

Dünyada Şiiliğin Yayılması İslam İnkılabı’nın Bereketidir 

Uzmanlar Meclisi üyesi, İslam İnkılabı’ndan sonra ilim havzalarının nicelik ve nitelik bakımından olağanüstü geliştiğini vurgulayarak şöyle dedi: "Bugün İslam ve Şiilik öğretileri, İslam İnkılabı’ndan sonra yetişen âlimler tarafından dünyanın yaklaşık 180 ülkesinde yayılmaktadır. Bu, İnkılap öncesinde görülmemiş bir kazanımdır."

İlim Havzaları Müdürü, İslam İnkılabı öncesi havzanın durumunu da hatırlatarak halkın İslam İnkılabı'nın zaferi ve sürdürülmesindeki eşsiz rolüne değindi ve inkılabın uluslararası başarılarını değerlendirdi: "Günümüzde neredeyse dünyanın tüm ülkelerinde, yani yaklaşık 170 ila 180 ülkede, İslam’ın saf öğretileri ile Şiilik, inkılap sonrası yetişen tecrübeli âlimler tarafından tanıtılıp yayılmaktadır. Bu olgu, inkılap öncesinde mevcut değildi ve tüm bunlar İnkılabın bereketiyle, milletin varlığı sayesinde mümkün olmuştur." 

Milletin İslam İnkılabı’ndaki Merkezi Rolü 

Ayetullah Ârafi, İran milletinin İslam İnkılabı’nın oluşumu ve korunmasındaki yüce konumuna vurgu yaparak dedi ki: "İnkılap ve onun kazanımları İran milletine aittir. Bu halk ayağa kalkmıştır. Eğer 19 Dey (9 Ocak 1978), 12 ve 22 Behmen’deki (1 ve 11 Şubat 2026) destanlar olmasaydı bu yol gerçekleşmezdi."
İran halkı, binlerce yılın ardından İslam sancağını dünyanın dört bir yanında yükseltmiştir."

Uzmanlar Meclisi üyesi devamında şöyle dedi: "Tarihte ilk kez yüzü aşkın ülkede Aşura, Mehdeviyet, intizar ve Şiilik gibi kavramlar öne çıkarılmış ve yerelleştirilmiştir."

İlim Havzaları Müdürü, havza kurumlarının uluslararası alandaki faaliyetlerini değerlendirirken şöyle dedi: "Tüm ilim havzaları, Câmiat'ül-Mustafâ ve diğer ilgili kurumların çalışmalarına rağmen, küresel ihtiyaçların yalnızca bir kısmını karşılayabiliyoruz."

Küresel Ufukların Açılışı

Ayetullah Ârafi, dünyanın genelinde İslam İnkılabı’nın yüksek konumuna vurgu yaparak şöyle ifade etti: “Şehitlerin kanı, İslam İnkılabı, hayırseverlerin ve halkın desteğinin bereketiyle, âlemde eşi benzeri olmayan ufuklar önümüzde açılmıştır. Milletler İslami değerlerin arkasında durmuş geri adım atmamıştır.”

Silaha İhtiyaç Yok; “Nehcül Belaga” ve “Sahife-i Seccadiye” İran İslamı’nın Yumuşak Gücüdür

İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi, Ehlibeyt’in (a.s.) öğretilerinin dünyadaki çekiciliğine işaret ederek şöyle devam etti: “Samimi niyetle adım atan bir talebe, Şiîliğin mesajını ve Nehcül Belaga ile Sahife-i Seccadiye gibi derin kavramları dünyaya ulaştırabilir. İşte bu, düşmanlarımızı korkutan şeydir. Yani eğer bizi durdurmazlarsa, bizim silaha ve füzeye ihtiyacımız yoktur.” 
Ayetullah Ârafi şöyle belirtti: “Dünya giderek şu gerçeği kavrıyor ki biz savaş peşinde değiliz. Bilakis Nehcül Belaga ve Sahife-i Seccadiye’nin mesajını taşıyoruz.”

Mehdeviyet ve Dini Öğretilere Küresel İlgi 

Ayetullah Ârafi, Mehdeviyet ve intizar konusuna değinerek şöyle konuştu: “Dünya halkı, Ehlibeyt’in (a.s.) öğretileri ve Mehdeviyet üzerine söylenen sözleri büyük bir coşku ile karşılıyor. Bu sonu olmayan bir alandır. Üzerinde daha çok çalışılmalıdır.”

Anayasa Koruma Konseyi üyesi İslami Cumhuriyet sistemine karşı havzanın ciddi görevlerini açıklayarak Rehber'in tavsiyeleri ve üst düzey belgeleri esas alarak, araştırmacılar ile havza âlimlerinin önüne üç büyük dosya koydu.

Kanuni Boşlukların Doldurulması için İslamî Beşerî Bilimlerin Üretimi 

İlim Havzaları Müdürü şöyle açıkladı: “İnkılaptan önce İslam’a dayalı belgeler ve düzenlemeler yoktu. Ancak bugün İslam adıyla bir Nizâm kurulmuş durumda. Bu nedenle binlerce yeni ihtiyaç ortaya çıkmıştır ve bunları karşılamak havzanın görevidir. Biz bu ihtiyaçların yalnız küçük bir kısmını tespit ettik ve onları düzeltme aşamasındayız.”

Yüzlerce Araştırma Dosyası Havzaların Ciddi Katılımını Bekliyor 

İlim Havzaları Müdürü şöyle vurguladı: “Yüzlerce, hatta binlerce mesele İslami Nizâm'a çözüm sunmak için derin ve sürekli ilmî çalışmalar gerektiriyor. Bu dosyalar daha ciddi biçimde takip edilmelidir.”

Ülke Camilerinin Tebliğde Uzman Kadroya İhtiyacı 

Ayetullah Ârafi, konuşmasının üçüncü bölümünde tebliğ ve kültür alanındaki zorluklara değinerek şunları söyledi: “Havza ve tebliğ kurumları arasında belirlenen oranlara göre her bin kişi başına, 20 etkin göstergesi bulunan bir cami bulunmalıdır.” 
Ayetullah Ârafi bazı göstergeleri sıralayarak şöyle ekledi: “Günde üç vakit cemaat namazı kılınmalı ve tam zamanlı imam bulunmalıdır. Bizim kastettiğimiz imam, sadece namazı kıldıran değil; halkla birlikte yaşayan, onların sevinç ve üzüntülerine ortak olan, dertlerini dinleyip çözüm arayan, ana görevi ve tam zamanı cami ve mahalleye ait olandır.”

Nüfus Hesabı: 90 Bin Cami ve 200 Bin Mübelliğ İhtiyacı

Ayetullah Ârafi, yaklaşık 90 milyon nüfusa göre bu oranları hesaplayarak şöyle söyledi: “Bu hedefin gerçekleşmesi, en az 90 bin cami ve aynı sayıda tam zamanlı imam gerektirir. Eğer her camide kadınların ihtiyaçlarına cevap verecek bir kadın mübelliğe de yer verilirse, bu sayı 180 ila 200 bin mübelliğe ulaşır.” 

İlim Havzaları Müdürü, İslam İnkılabı’ndan sonra havzanın büyük gelişimine değinerek ekledi: “Havza sayısal ve niteliksel olarak ciddi ilerleme kaydetmiştir; ancak bu büyük ihtiyaç ve ağır sorumluluk karşısında hâlâ yeterli ve uzman insan kaynağından yoksunuz. Hedeflenen noktaya ulaşmak için önümüzde uzun bir yol var.”

İlim Havzaları Yüksek Konseyi üyesi dînî, kültürel ve tebliğ faaliyetlerinin desteklenmesi alanına hayırseverlerin ciddi katılımını istedi.

Ramazan Ayında 50 Bin Mübelliğin Gönderimi 

İlim Havzaları Müdürü, Ramazan ayında 50 bin mübelliğin gönderilmesi için planlama yapıldığını belirterek şöyle dedi: “Bu hedefin gerçekleşmesi için İslam Tebliğatı Kurumu ve İslam Tebliğatı Bürosu gibi sekiz havza ve kültür kurumu iş birliği yaptı.”

Yapay Zekâ Dalgası ve Dini Meselelerde Dönüşüm Uyarısı 

Gelecekte yapay zekânın tüm dini meseleleri altüst edeceğini belirten Ayetullah Ârafi, bu alanda bazı araştırmaların ve projelerin yürütüldüğünü, ancak bu çalışmaların küresel dönüşümlerin hızına yetişmediğini söyledi.

Yeni Toplumsal İhtiyaçlar ve Hayırseverlerin Rolü 

Ayetullah Ârafi, dini, ahlaki ve toplumsal alanlardaki onlarca yeni konuya değinerek şöyle vurguladı: “Bugün dindar olmayan kişiler bile ahlaki ve insani çözümler arıyorlar. Bu durum, havzanın ve âlimlerin sorumluluğunu daha ağır hâle getirmiştir.”

Ayetullah Ârafi Hz. Hatice'nin (s.a.) İslam'ı maddi olarak destekleme konusundaki tarihi rolüne atıfta bulunarak, hayırseverlerden onu örnek alarak harekete geçmelerini istedi ve şunları ifade etti: "Hz. Hatice'nin (s.a.) zenginliği İslam'ın yolunu açtı ve bugün de destekler olmazsa, birçok dini proje durma noktasına gelir."

Beş Yıllık Programlar

Ayetullah Ârafi konuşmasının başka bir bölümünde son sekiz yılda havza faaliyetleri için belirli sistemlerin oluşturulmasına değinerek şöyle dedi: "Havza 20 temel belge ve beş yıllık bir programla hareket ediyor. Bu programın ilk dönemi bu yıl sona erecek ve ikinci beş yıllık program gelecek yılın başında başlayacak. Bu programda 500 başlıkta proje tanımlanacak. Daha fazla destekle, yöneticilerin ve hayırseverlerin yardımıyla eğitim, araştırma ve toplumun ihtiyaç duyduğu çalışmalar alanında daha etkili adımlar atmayı umuyoruz. İlim havzaları halk tarafından yönetilmelidir ve hayırseverlerin bu süreçteki rolü çok önemlidir."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha