Havza Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre bugünlerde sanal dünya gençlerin hayatının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Fakat bazen bu, basit bir araç olmaktan çıkıp derin sonuçları olan bir bağımlılığa dönüşmektedir. Bu durumlarda kaygılı ve şaşkın ebeveynler hem çocuklarının sağlığını korumak hem de evin huzurunu yeniden sağlamak için güvenilir yollar aramaktadır. Çocuk ve genç terbiyesi alanında uzman olan ve İsfahan İslamî Tebliğ Bürosu’nun mübelliğlerinden olan Yezdan Rızvanî bu konuyu incelemiştir.

Günümüz toplumunda istemesek de en önemli konulardan biri sanal dünya ve ergenlerin bundan yararlanma biçimidir. Kimi zaman ergen öyle bir noktaya gelir ki artık bu durumun kriz hâline dönüştüğü ve tedaviye ihtiyaç duyduğu söylenebilir. Çocuklar telefona ve sanal dünyaya bağımlı hâle gelmişlerdir. Bağımlı oldukları şeyi ellerinden aldığınızda, ister uyuşturucu olsun ister telefon fark etmez; hatta iyi bir şey olsa bile bağımlı olduğunuz şey sizden alındığında ne olur? Sarsılırsınız. Bu gibi durumlarda gerçekten bir bozukluk oluşmuştur ve mutlaka tedavi süreci gereklidir.
Yani eğer bağımlılık aşamasına gelmişse ve çocuk günün büyük kısmını telefon ve sanal dünyada geçiriyorsa, bu bağımlılığı bırakabilmek için danışmana başvurmak şarttır. Fakat sanal dünya konusunda ailelerin yapması gereken iki şey vardır: Biri önleme, diğeri kurallandırmadır. Bu iki görev hem aileye hem de eğiticiye aittir.
Önleme becerileri açısından çocukların bu ortama ilgi duymamalarını ya da zarar görmemelerini sağlayacak iki temel yön vardır: Fikrî beceriler ve davranışsal kurallar.
Fikrî açıdan, sanal dünyaya bağımlı olmayan bir çocuk dahi ondan zarar görebilir. Günümüzde çocuklarımızın maruz kaldığı en temel zarar nedir?
"Fikrî sapmalar, ahlâkî yozlaşmalar ve kötü davranışlar. Fakat en önemlisi fikrî sapmalardır."
Bu ortam, çocukların zihinlerini Nizâm'a, İslam Cumhuriyeti ve diğer konulara karşı olumsuz hâle getirebilir. Bu durumlarda çocukları koruyacak tek şey, eleştirel düşünme yetisini güçlendirmektir.
Yani sosyal medyada karşılaştıkları ifadeleri analiz edebilmelidirler: Bunu kim söylemiş? Kaynağı nedir? Niyeti nedir? Amacı nedir? İşte bu, eleştirel düşüncenin güçlendirilmesi anlamına gelir.

İkinci konu ise şudur: Çocukların bağımlı olmaması, bağlılık geliştirmemesi ve zararların en aza indirilmesi için ne yapmalıyız?
Bunun yolu yasaklamak değildir. Yolu, erişimi zamana ve kurallara bağlamaktır. Yani çocukların ne zaman, ne kadar süre erişim hakkı olduğunun belirlenmesidir. Ayrıca çocuklara telefon almak gerektiğinde, mümkün olduğu kadar —özellikle ergenlik ve lise dönemlerinde— telefonun ortak kullanımda olması tavsiye edilir. Bu temel bir ilkedir; en önemlisi ise erişimin kurallı olmasıdır.
Yani sanal dünyanın evimize girmesi gerektiğinde, ilk olarak anne-babadan başlayarak tüm aile üyeleri için kurallar belirlenmelidir. Örneğin, gece yatarken sanal dünya yani internet kapatılır. Bu kurallar en baştan konmalıdır.
İkincisi, çocukla doğrudan konuşarak ne kadar süre kullanabileceğini onunla birlikte karar vermek çok önemlidir.
Üçüncüsü, hangi zamanlarda ve hangi durumlarda kullanacağı belli olmalıdır.
Eğer sanal dünya evimize baştan düzenli şekilde girerse ve kuralsız bırakılmazsa, kontrol edilebilir olur. Fakat baştan serbest bırakılmışsa ve artık bağımlılık oluşmuşsa, bunu birden almak doğal olarak çocuğu sarsar. Özellikle ergenlik döneminde tehdit veya zorlamayla yaklaşmak durumu daha da kötüleştirir. Bu durumda kesinlikle tedaviye ihtiyaç vardır.
Bu konuda iki kitabı tavsiye ediyorum:
Birincisi “Çocuğunu Takip Et” adlı kitap; yazar Selman Haşimiyan. Bu kitap, çocukların medya eğitimi konusunda oldukça pratik ve beceri temellidir.
İkincisi, “Yeditaş'tan Call off’a” (From Seven Stones to Call Off) adlı eser; yazar Murtaza Cemşidi. Bu kitap ise oyunlar ve çocukların oyun dünyasında bulundukları ortamlara dairdir.
Şimdi bilmeniz gerekir ki pek çok çocuk oyunlar aracılığıyla gelir elde ediyor. Artık oyun alanı sadece eğlence için değildir, çocuklar da artık birer yayıncıdır. Yani kendi oyununu başka çocuklara öğreterek para alıyor ve gelir elde ediyor. Bu iki kitap bu ortamı tanımak için çok iyi bir kaynaktır.

yorumunuz