Pazartesi 23 Şubat 2026 - 22:21
Yemen, Filistin, Mısır ve Irak'tan ABD Büyükelçisi'nin Açıklamalarına Tepkiler

Havza / ABD'nin işgal altındaki Filistin Büyükelçisi'nin açıklamaları Arap ve Siyonist çatışmasının gerçek nedenlerini ortaya koydu. ABD Büyükelçisi bu durumun tamamen ideolojik bir doktrinden kaynaklandığını teyit ediyor. Bu durum Müslümanların derin uykularından uyanmalarını gerektirmektedir.

Havza Haber Ajansı'nın çeviri grubuna göre on dört ülke ve üç bölgesel örgüt ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin açıklamalarını kınadı. Huckabee şöyle demişti: "İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria dahil Arap ülkelerine ait topraklar üzerinde kontrol uygulaması kabul edilebilirdir."

Bu hegemonyacı ve aşırılıkçı açıklamaların ardından sosyal medyada ABD Büyükelçisi'nin ifadelerine karşı geniş bir öfke dalgası oluştu. Bu açıklamalar İsrail ve ABD'nin Arap ve İslam ümmetine yönelik tehlikeli planına işaret ediyor.

Bu doğrultuda Yemenli yazar Muhammed Nasır Hetruş El-Mesira gazetesindeki yazısında şöyle belirtti: "ABD'nin Siyonist rejimdeki Büyükelçisi Mike Huckabee'nin açıklamaları Arap ve İslam dünyasında geniş bir öfke uyandırdı. Çünkü bu ifadeler bölgedeki Siyonist emellerin hakikatine işaret ediyordu."

Ensarullah siyasi büro üyesi Muhammed el-Fereh bu beyanatı analiz ederek şu açıklamayı yaptı: "Bu ifadeler sadece bir 'dil sürçmesi' değil aksine başta Suudi Arabistan ve Mısır olmak üzere büyük Arap rejimlerinin parçalanması için kesin bir önceliği göstermektedir."

Siyonist projenin bölgeyi bölmeye çalıştığına değinen el-Fereh şöyle uyardı: "Eğer bu ülkeler Yemen'e yönelik düşmanca stratejilerini gözden geçirmezlerse sıra herkese gelecektir." El-Fereh Yemen'i bölgenin siperi olarak nitelendirdi ve durumu Yusuf'un (a.s.) kardeşlerinin onu kuyuya attıktan sonraki durumuna benzetti.

Filistinli aktivist Yahya Nafi ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin kişiliğini analiz ederek tehlikenin ABD'deki geniş Hristiyan-Siyonizm hareketine bağlılığından kaynaklandığını açıklıyor. Bu hareket İncil yorumlarına dayanarak İsrail'in bu topraklar üzerindeki hakkına inanmaktadır. Yahya Nafi ayrıca Trump yönetiminin bu metafizik rüyaları bölgeyi tehdit eden somut bir coğrafi gerçekliğe dönüştürmek için ideal koşulları sağlayabileceği konusunda uyardı.

Arapların Yok Edileceğinin Tehlikeli ve En Açık İlanı

ABD Büyükelçisi'nin açıklamaları Washington'un bu geçici rejime hizmet etme ve bölgedeki nüfuzunu genişletme peşindeki gerçek niyetlerini göstermektedir. Mısırlı gazeteci Ahmed Atvan bu açıklamaları şöyle tanımlıyor: "Bu açıklama Siyonist genişleme lehine Arapların yok edilmesinin en tehlikeli ve en açık ilanıdır."

Atvan Amerikalı spiker Tucker Carlson'un sunduğu nedene atıfta bulunuyor. Carlson, Huckabee'nin tarihsel mantığının kırılganlığını ortaya koydu ve Netanyahu'nun (Doğu Avrupa kökenli bir ailede doğmuştur) üzerinde hiçbir kanıtlanmış kökü bulunmayan bir toprak hakkındaki iddialarının meşruiyetini sorguladı. Böylece Siyonist anlatıyı ahlaki ve fikri bir çıkmaza soktu.

Bu açıklamalar medya aktivisti Abdurrahman el-Ehnumi'nin teyit ettiği üzere Arapların ve İslam dünyasının benzeri görülmemiş bir tepkisizliği ve boyun eğmişliği ile eş zamanlıdır. El-Ehnumi bu konuda şöyle dedi: "Arapların kınama beyanları artık etkili değil." El-Ehnemi Huckabee'nin gayet net açıklamaları için sadece izahat talep eden resmi ve zayıf Arap tepkilerini eleştiriyor. Bu medya aktivisti Batı Asya'yı ele geçirmek için bu "kutsal" hak ilanının ilk olmadığını ancak en küstahçası olduğunu ve tehdidin büyüklüğü ile resmi yanıtın zayıflığı arasındaki devasa boşluğu ortaya koyduğunu savunuyor.

Müslümanlar Derin Uykularından Uyanmalıdır

Siyonist küresel masonluk barış anlaşması kisvesi altında Siyonist rejimle normalleşmeyi teşvik etmeye çalışırken, ABD'nin işgal altındaki Filistin Büyükelçisi'nin açıklamaları Arap ve Siyonist çatışmasının gerçek motivasyonlarını ortaya koyuyor. ABD Büyükelçisi bu durumun tamamen ideolojik bir doktrinden kaynaklandığını teyit ediyor.

Bu durum Müslümanların derin uykularından uyanmalarını ve hiçbir istisna olmaksızın tüm bölgeyi tehdit eden gerçek tehlikeyle yüzleşmek için birleşmelerini gerektirmektedir.

Bu konuda Iraklı aktivist Ahmed Selman bariz bir çelişkiye dikkat çekerek şöyle diyor: "Düşmanlarımız bin yıllık dini bahanelerle (Nil'den Fırat'a) topraklarımızı işgal ederken biz Kerbela veya Hayber destanlarını hatırladığımızda bizi geçmişte yaşamakla suçluyorlar." Selman, Huckabee'nin her şeyi ele geçirmek için yeşil ışık yaktığına ve tüm uluslararası yasaları görmezden geldiğine inanıyor.

Kaçınılmaz Yüzleşme ve Bahislerin Çöküşü

Mike Huckabee'nin açıklamaları, Arap ve İslam dünyasını benzeri görülmemiş tarihi bir meydan okumayla karşı karşıya bırakıyor. 'Barış' ve 'iki devletli çözüm' sloganlarının ardına gizlenen diplomasi tamamen çökmüş ve yerini, tahrif edilmiş 'dini metinlere' dayanan bir mülkiyet ve sahiplenme söylemine bırakmıştır.

Tüm bölgenin kaderini Nil'den Fırat'a uzanan Siyonist hırslarla bağlamak, bizi siyasi manevralar döneminin sonuna yaklaştırmaktadır. Bu durumda kamuoyunun bilinçlenmesi ve sahada eyleme geçilmesi, hayatta kalmanın tek seçeneği haline gelmiştir.

Yemen, Filistin, Mısır ve Irak'tan gelen tepkiler, Arap halkının Siyonist rejimle verilen mücadelenin bir 'varoluş' ve 'kimlik' savaşı olduğunun tamamen farkında olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle 'Amerikan garantilerine' dayanmaya devam etmek siyasi intihar olarak kabul edilmektedir. Çünkü bu plan artık bir sır değil, toprakların yağmalanmasını ilahi iradenin tezahürü olarak gören ve böylece ümmeti savunma pozisyonundan kapsamlı stratejik caydırıcılık pozisyonuna geçmeye zorlayan bir elçinin açık bir 'gündemine' dönüşmüştür."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha