Havza Haber Ajansı muhabirinin Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti üyesi, Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler üyesi ve
İlim Havzaları Yüksek Konseyi Sekreteri Ayetullah Muhammed Mehdi Şebzindedar ile yaptığı görüşmede Ayetullah Şebzindedar İslam İnkılabı’nın yüce Rehberi Ayetullah el-Uzma İmam Hamaney’in (r.a.) yürek yakıcı şehadetine değinerek bu olayı Müslüman toplum, özellikle de Şiiler, Ehlibeyt’in (a.s.) dostları ve dünyanın mazlumları için büyük ve can yakıcı bir keder olarak nitelendirdi.
Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler üyesi, bu acı kayıptan dolayı Hz. Bâkıyyetullahilâzam'a (a.s.) tüm Şiilere, Müslümanlara, ilim havzalarına, büyük taklit mercilerine ve tüm Nizâm güçlerine, yetkililere ve silahlı kuvvetlere taziyesini sunarak şunu söyledi: "Yüce Allah’tan, bu aziz ayda yani Allah’ın kullarına karşı özel rahmet ayı olan bu ayda inşallah bu büyük musibeti kendi engin rahmetiyle telafi etmesini niyaz ediyoruz."
İlim Havzaları Yüksek Konseyi sekreteri şöyle ekledi: "Yüce Allah’tan, o yolcu edilen azizi ve bu olayların diğer şehitlerini en yüksek makamlarda ve yüce Peygamber’in (s.a.a.) ve ilahi velilerin yanında haşretmesini ve milletin kederli, vefakar ve aziz kalplerini teselli etmesini ve sükûnetini kalplere indirmesini talep ediyoruz."
İmam Hamaney Saadete Erdi
Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti üyesi, İslam’ın inişli çıkışlı tarihine ve zorluklara karşı direnişe değinerek şunları söyledi: "İslam daha ilk günlerinden itibaren pek çok sorunla karşı karşıyaydı. Hz. Resul-i Ekrem’in (s.a.a.) zamanında Mekke-i Mükerreme’deki meseleler, Şi'bi Ebu Talip'te birkaç yıllık yaşam, ardından Medine-i Münevvere’ye hicret, birçok savaş ve Hamza Seyyidüşşüheda (a.s.) gibi değerli insanları kaybetmek gibi sayısız savaşlar bu iddianın kanıtlarıdır."
İlim Havzaları Yüksek Konseyi Sekreteri şöyle ekledi: "Emirülmüminin’in (a.s.) velayeti döneminde de o büyük zat İslam yolunda pek çok musibetlere katlandı. Ondan sonra Sıddıka-i Tahire’nin (s.a.) şehadeti, İmam Hasan-ı Mücteba’nın (a.s.) şehadeti ve o büyük musibet yani Seyyidüşşüheda İmam Hüseyin’in (a.s.) şehadeti ve onun Ehlibeyt’inin esareti yaşandı."
Ayetullah Şebzindedar şöyle vurguladı: "İslam'ın yüceliği dolayısıyla bu kutsal kanların hepsi onun yüceltilmesi ve bu dinin korunması uğruna dökülmüştür. İmam Hamaney (r.a.) o ailenin ve o pak ağacın evladıydı. O saadete erdi ve onun kutsal kanı da zamanın en kötüleri tarafından döküldü ve bu kutsal niyete ulaştı."
Bu Kutsal Kan Düşmanları Zelil Edecektir
Kum İlim Havzaları Müderrisler Cemiyeti üyesi konuşmasının devamında yüce Rehber'in şehadetinin İslami hareketin kaderi üzerindeki manevi etkisine vurgu yaparak şöyle dedi: "Kesinlikle bu kutsal kan, Allah Teâlâ’nın izniyle İslam ve inkılap düşmanlarını hor, zelil ve helak edecek ve İslam, Müslümanlar ve Ehlibeyt (a.s.) dostları ve Şiiler inşallah galip ve onurlu olacaklardır."
Ayetullah Şebzindedar müminlerin musibetler ve zorluklar karşısındaki göreviyle ilgili olarak, bu koşullardan kurtuluş yolunu “ilahi velilere uymak” olarak nitelendirdi ve şunu ifade etti: "Bu musibetlerde Ehlibeyt’in dostları, Şiiler ve o büyük zatların sevenleri olan hepimize farz olan şey, onların yoluna uymaktır."
Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler üyesi Kerbela hadisesinden bir örnek vererek şöyle dedi: "Karşılaştığınız musibetlerde Hz. Zeyneb-i Kübra’nın (s.a.) o büyük ve muazzam musibetlere rağmen nasıl ayakta kaldığına bakın. Ondan şöyle nakledilmiştir: 'Güzellikten başka bir şey görmedim.' Çünkü yol hak yoludur, çünkü yüce Allah yolundadır ve çünkü İslam’ın yüceltilmesi yolundadır ve bu yolda her şey güzeldir."
İran Milletine Dayanışma ve Uyanıklığı Koruma Tavsiyesi
İlim Havzaları Yüksek Konseyi Sekreteri daha sonra düşmanların komplosunun boyutlarını analiz ederek şöyle dedi: "Bu şehadetler ve bu ülkenin düşmanları özellikle de cani Amerika, cani Siyonistler ve diğer zalimler tarafından karşılaştığı musibetler, aslında İslam’a karşı bir mücadeledir. Onlar İslam’ın ilerlemesini ve Şiilerin, Ehlibeyt (a.s.) dostlarının ve Müslümanların ilerlemesini engellemek istiyorlar."
Ayetullah Şebzindedar yakın zamanda düşmanların işlediği cinayetlere değinerek şöyle dedi: "Bu günlerde düşmanların açıkça İslam’a hakaret ettiğini, kutsal Kur’an’ı yaktığını ve insanın hayal etmesi için çok zor ve güç olan sayısız cinayetler işlediğini gördünüz."
Bu ilim havzası hocası, milletin dayanışma ve bilincini korumasını tavsiyesi ederek şunu vurguladı: "Bu musibetlerde kararlı, metanetli ve sabırlı olmalıyız ve hak yolunda ilerlemeyi unutmamalıyız. Bu sorunlar ve zorluklar sakın ola ki Allah korusun bizi bu yolu yürüme konusunda ümitsizliğe düşürmemeli veya yolun devamında Allah korusun bizden bir zayıflık veya gevşeklik göstermemize neden olmamalıdır. Aksine azim ve tam bir dikkatle yolu devam ettirmeliyiz."
Mevcut Koşullarda İstikrarın ve İnkılabın İdeallerine Bağlılığın Önemi
Ayetullah Şebzindedar yüce Kur’an ayetlerine atıfta bulunarak mevcut koşullarda istikrarın ve inkılabın ideallerine bağlılığın önemini açıkladı ve şöyle dedi: "Âl-i İmran suresinin 144. ayeti bu koşullarda bizim için çok ders vericidir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: 'Muhammed ancak bir elçidir ondan önce nice elçiler gelip geçti. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz topuklarınızın üzerine geri mi döneceksiniz'.
Yani Muhammed (s.a.a.) kendisinden önce de elçilerin gelip geçtiği tek peygamberdir. Peygamber (s.a.a.) vefat ederse veya savaşlarda ve suikast ile öldürülürse, eski halinize mi döneceksiniz?
Ayetullah Şebzindedar bu ayeti tefsir ederken şöyle ekledi: "Allah devamında şöyle buyuruyor: 'Kim eski haline geri dönerse Allah’a hiçbir zarar veremez.' Eğer eski halinize dönerseniz ve liderinizin kaybından dolayı Allah’ın hidayetinden yüz çevirirseniz yüce Allah’a hiçbir zarar vermezsiniz, aksine kendiniz zarar görür ve biçare olursunuz."
Anayasayı Koruma Konseyi fakihler üyesi, bu yüce ayetin başka bir bölümüne işaret ederek şöyle dedi: "Yüce Allah şöyle buyuruyor: 'Allah şükredenleri yakında mükâfatlandıracaktır'. Eğer şükrederseniz, Allah’ın nimetlerine şükran duyarsanız ve Rehber'inizin kaybından dolayı hak yolundan sapmaz ve hak yolunda kalırsanız, yüce Allah size kesinlikle en iyi mükâfatları verecektir."
Ey Aziz Millet Bu Yolu Devam Edin
Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti üyesi, ilahi vaatlere olan imana vurgu yaparak şunu ifade etti: "Biz Allah’ın vaatlerine inanıyoruz. Yüce Allah sözünde sadıktır ve kimse Allah kadar vaatlerine uymaz."
Ayetullah Şebzindedar daha sonra şöyle dedi: "Ey aziz millet ve İslam’a vefalı millet, ey İran’ı sevenler ve ey merhum ve şehit Rehberi sevenler! Bu yolu devam ettirin. Bu yolda azimle kalmaya devam edin ve doğru tutumlarınızla, inkılapçı duruşlarınızı ilan ederek, inkılabın çeşitli alanlarında bulunarak ve kutsal İran İslam Cumhuriyeti’nin değerlerine ve sistemine bağlılığınızı ilan ederek kendinizi bu yüce ayetin kapsamına dahil edin ve emin olun ki Allah inşallah zaferi nasip edecektir; çünkü “Zafer ancak aziz ve hikmet sahibi Allah’tandır.”
Ayetullah Şebzindedar mevcut hassas koşullarda ulusal birliği koruma zorunluluğuna vurgu yaparak şöyle dedi: "Bu dönemde hepimize düşen görev ayrılıktan, bölünmeden, toplumun iki kutuplu veya çok kutuplu olmasından şiddetle kaçınmaktır. Allah’a hamd olsun, milletimiz birlik taraftarıdır ve büyük mercilerin ve İslam’ın yüce fakihlerinin arkasında herhangi bir çıkmaz yoktur."
İslam İnkılabı Yüce Rehberi'nin Yokluğu Doldurulması Zor Bir Boşluk
Ayetullah Şebzindedar yüce Rehber'in şehadetine işaret ederek, bu olayı çok büyük bir zulüm olarak nitelendirdi ve liderliğin İslam’daki konumunu açıkladı: "Bir rivayette şöyle gelmiştir: 'Fakih müminin ölümü hiçbir şeyin dolduramayacağı bir gediktir.' Kesinlikle İslam İnkılabı yüce Rehberi'nin (r.a.) yokluğu gerçekten doldurulması zor büyük bir gediktir."
Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler üyesi şunu vurguladı: "Bunun anlamı ümitsizliğe kapılmamız ve yoldan geri dönmemiz değildir. İslam’da bu tür meselelerin emsali vardır. Masum imamlarımız şehit oldular, ancak onların yolu devam etti."
Ayetullah Şebzindedar İmam Zaman’ın (a.s.) İslam İnkılabı'na özel ilgisine işaret ederek şöyle dedi: "Allah’a hamd olsun ki bu ülke, Müslümanlar ve özellikle Şiiler, İmam Zaman’ın (a.s.) özel teveccühleri altındadır. Bu inkılabın aslı ve zaferi kesinlikle onun duaları ve şefaati bereketiyle olmuştur ve o hala işlerimizi gözetlemektedir. Yüce Rehber'imiz de canını onun için feda etmeye hazırdı ve kalbinin derinliklerinde o büyük zatın hizmetkarı olmaktan onur duyuyordu ve tüm arzusu onun rızasını kazanmaktı."
Zaferler İnşallah Yakındır
Ayetullah Şebzindedar şöyle dedi: "Hepimiz böyle olmalıyız ve emin olmalıyız ki o büyük zat inşallah teveccüh edecek ve kendi şefaatiyle ve Allah’ın ona verdiği güçle, Allah korusun bu ülkenin düşmanlarına mağlup olmasına izin vermeyecektir."
İlim Havzaları Yüksek Konseyi Sekreteri son olarak şöyle dedi: "Zaferler inşallah yakındır; 'Sabah yakın değil midir?' Yüce Allah bu aziz ayın bereketiyle ki ilahi ziyafet ve kullarına mahsus olan geniş rahmetlerle dolu bir aydır, inşallah bu ülkeyi yakında kurtuluş ve huzur sahiline ulaştıracak ve yüce inkılabı amaçlarına ve hedeflerine nail edecektir. Yüce Allah’tan hepimiz için vazifeleri anlama ve onları halisane bir şekilde onun yüce rızası için yerine getirme konusunda başarı diliyorum."
yorumunuz