Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre, İran İslam Cumhuriyeti İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Ali Rıza Arafi, Amerika‑Siyonist güçlerin mazlum İran halkına karşı son dönemde işlediği suçlar ve İran’ın Yüce Rehberi Ayetullah el-Uzma Şehit Seyyid Ali Hüseyni Hamaney ile ülkemizin bazı komutanlarının suikast sonucu şehit edilmesi üzerine, dünya Katoliklerinin lideri Papa XIV. Leo’ya hitaben önemli bir mektup gönderdi. Mektubun tam metni şöyledir:
Bismillahirrahmanirrahim
Sayın Papa XIV. Leo,
Katolik Kilisesi’nin ve Kutsal Makam’ın Muhterem Yüce Lideri,
Selam ve saygılarımı sunarım.
Derin bir kederle dolu bir kalp ve zulüm ile haksızlığın şiddetinden incinmiş bir ruhla bu mesajı zat‑ı alinize yazıyorum. İran milleti ve Şii dünyası şu anda büyük ve eşi görülmemiş bir matem içindedir. Kalem yazmaktan, dil söylemekten aciz kalmaktadır; ancak insani ve dini görev, mazlum bir milletin feryadının dünya kamuoyuna — özellikle barış ve adalete çağrı yapan manevi liderlere — ulaştırılmasını gerektirir.
Sizin de bildiğiniz gibi 28 Şubat 2026 Cumartesi gününün ilk saatlerinde, Amerika ve işgalci Siyonist rejim şeytani bir ittifakla bağımsız ve İslami İran ülkesine karşı büyük ve eşi görülmemiş bir suç işlemiştir. Uluslararası hukuku ve insani ilkeleri alaya alan bu zalim saldırıda, Şii dünyasının yüce mercii ve İslam İnkılabı’nın bilge rehberi Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamaney, görevini yerine getirirken Tahran’daki çalışma ofisinde, bazı yakınları ve aile fertleriyle birlikte düşman tarafından şehit edilmiştir. Kendisi özellikle İran’daki Hristiyanlar başta olmak üzere azınlıkların haklarının güçlü bir savunucusuydu.
Ancak bu alçakça suikast yalnızca sıradan bir savaş suçu değildi. Yüz milyonlarca takipçisi bulunan bir mezhebin en yüksek dinî merciinin bilinçli şekilde hedef alınması — ki dünya üzerindeki yaklaşık iki milyar Müslüman da kendisine özel bir saygı beslemekteydi — dinler tarihinde eşi görülmemiş bir suç ve ilahî dinlerin tüm mensuplarına açık bir hakaret niteliğindedir. Bu eylem yeni bir “cüret kapısı” açmaktadır; öyle ki bundan böyle herhangi bir zorba güç, herhangi bir manevî liderin hayatını kendisi için meşru bir hedef olarak görebilecektir.
Şüphesiz son on yıllarda bu büyük dinî merciin hayatına yönelik tehditlerin temel nedeni, onun Filistin halkının mazlumiyetini ve Gazze halkının soykırım ile işgale karşı onurlu direnişini korkusuzca ve kararlılıkla savunmasıydı. Nitekim siz de bu konuyu defalarca açıkça kınamış ve bunu masumların katledilmesinin açık bir örneği olarak nitelendirmiştiniz.
Öte yandan bu saldırıyla eş zamanlı olarak saldırgan rejim, insanlığın uyanık vicdanını sarsan vahşi bir eylemde bulunarak Minab şehrindeki bir kız ilkokulunu hava bombardımanıyla hedef aldı. Bu korkunç saldırıda 8 ila 12 yaş arasındaki yaklaşık 170 masum öğrenci hayatını kaybetti.
Bu küçük meleklerin cansız bedenlerinin ve enkaz altında kalan çanta ile ayakkabılarının görüntüleri, özgür vicdan sahibi her insanın yüreğini sızlatmaktadır. Bugün Minab’ın çocuklarını savunmak tıpkı Gazze’nin çocuklarını savunmak gibi bu tür felaketlerin çocuklara karşı tekrar etmesini önlemek için hepimiz adına ahlaki, dinî ve insani bir sorumluluktur.
Sayın Papa,
Siz Katolik Hristiyanların lideri ve dinler arası diyalog ile dünya barışının öncülerinden biri olarak her zaman mazlumların savunucusu ve insan onurunun çağrıcısı oldunuz. Bugün barışsever ve dindar İran milleti, dünyanın vicdanlarının gözü önünde derin bir acı ve büyük bir felaket yaşamaktadır.
Kutsal Makam’ın bağımsız bir dinî ve ahlaki kurum olarak bu korkunç suçları — açıkça bir “savaş suçu”, “insanlığa karşı suç” ve “dinî liderlere karşı saygısızlık” niteliği taşıyan bu eylemleri — güçlü bir sesle kınaması ve bu suçların Hristiyanlığın sevgi dolu öğretileriyle hiçbir ilgisi olmadığını ilan etmesi beklenmektedir.
Ve minallahi’t-tevfik
Ali Rıza Arafi
İran İslam Cumhuriyeti
İlim Havzaları Müdürü
yorumunuz