Pazar 15 Mart 2026 - 17:24
İslam Ümmetinin Bölünmüşlüğü, Filistin’in İşgalinin Devam Etmesinin Nedenidir

Havza / Kudüs-i Şerif’in 7. Uluslararası Kongresi, Türkiye Parlamentosu üyesi ve Saadet Partisi’nin üst düzey mensubu Şerafettin Kılıç’ın mesajına sahne oldu. Kılıç, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki insani felaket ile mevcut vahim durumu, İslam dünyasında yıllardır süregelen bölünmüşlük ve edilgenliğin doğrudan bir sonucu olarak değerlendirdi.

Havza Uluslararası Servisi’nin haberine göre, Dünya Kudüs Günü münasebetiyle Uluslararası Gadimun Topluluğu tarafından düzenlenen 7. Uluslararası Kudüs-i Şerif Kongresi, Türkiye Parlamentosu üyesi ve Saadet Partisi’nin üst düzey mensubu Şerafettin Kılıç’ın stratejik mesajına ev sahipliği yaptı. 

Bölgedeki savaş koşulları ve derin krizler nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleştirilen bu önemli uluslararası etkinlik, işgale karşı İslam ümmetinin birliğinin gerekliliğini vurgulamak için bir zemin oluşturdu. 

Kudüs: Sınır Anlaşmazlığının Ötesinde

Şerafettin Kılıç, mesajında Kudüs-i Şerif’in yalnızca coğrafi veya sınır temelli bir ihtilaf olarak görülemeyeceğini ifade etti. 

Kılıç, Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ilk kıblesi olarak yüce konumuna vurgu yaparak, burayı “Peygamberlerin mirası, medeniyetlerin kesişim noktası ve İslam dünyasının atan kalbi” olarak tanımladı. 

Kılıç’a göre, bu mukaddes mekânın saygısızlığa uğraması ve halkının sürgün edilmesi, yalnızca Filistin’in bedeni üzerinde açılmış bir yara değil, aynı zamanda insanlığın vicdanında derin bir sızıdır. 

Bölünmüşlük Krizi ve Erbakan’ın Mirası

Türk parlamentosu üyesi Kılıç, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki felaket boyutundaki insani duruma değinerek, bu trajediyi İslam dünyasında yıllarca süren bölünmüşlüğe bağladı.

Tarihten alınacak derslerle şunu vurguladı: “Müslümanlar ne zaman birlik içinde olmuşlarsa Kudüs özgürleşmiştir; ne zaman ayrılığa düşmüşlerse işgal derinleşmiş, zulüm artmıştır.” 

Bu doğrultuda Kılıç, İslam birliği fikrinin öncüsü merhum Prof. Necmettin Erbakan’ın hatırasını anarak, onun kurduğu D‑8 Gelişmekte Olan İslam Ülkeleri Teşkilatı’nın önemine değindi. 

Ne yazık ki bu önemli örgütün bugün devredışı bırakıldığını, gerçek potansiyelinden uzaklaştığını belirtti ve İslam ümmetinin bugünkü ihtiyaçlarına uygun şekilde D‑8’in yeniden canlandırılması çağrısında bulundu. 

D8’in Dirilişi: Bir Slogan Değil, Fiilî Bir Çözüm

Saadet Partisi’nin üst düzey yöneticisi, konuşmasının diğer bir bölümünde şunu vurguladı: 

“Filistin’deki işgal ve zulüm ancak İslam ülkelerinin siyasi, ekonomik ve askeri dayanışmasıyla sona erebilir.” 

Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü: “D‑8’in yeniden diriltilmesi bir seçenek değil, hayati bir zarurettir. Bu birlik, küresel hegemonyaya karşı İslam dünyasının güç dengesi oluşturacak kolu olabilir; Filistin’in kurtuluşu ve Mescid‑i Aksa’ya gerçek barışın dönmesi için yol açabilir.” 

Vicdanların Uyanışı ve Aydınlık Gelecek

Mesajının sonunda Şerafettin Kılıç, şehit ailelerine ve mazlum Gazze halkına taziyelerini sunarak şu inancını dile getirdi: “Zulüm sonsuz değildir ve işgal ebedî olmayacaktır.” 

Kılıç, insan vicdanlarının uyanışı ve İslam ümmetinin birliği sayesinde —Allah’ın yardımıyla— özgürlük yağmurlarının Filistin topraklarına yeniden yağacağına ve Mescid‑i Aksa üzerinde barış ve güvenliğin hâkim olacağına dair sarsılmaz bir umut taşıdığını ifade etti.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha