Pazar 5 Nisan 2026 - 23:19
İlim Havzaları Yönetim Merkezi: Müzakereye Bel Bağlamak Sadece Siyonist Rejimin Çıkarlarını Korumak içindir

Havza / İlim Havzaları Yönetim Merkezi; zaman zaman ayrılıkçı tutumlar ve fitneci söylemlerle gayretli İran halkının ve şehit ailelerinin yüreklerini sızlatan kişilere ciddi bir uyarıda bulunarak, savaş koşullarının yaşandığı bu dönemde toplumsal kutuplaşmaya yol açacak her türlü söylenti yaymayı "ircâf" örneği olarak görmektedir.

Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre İlim Havzaları Yönetim Merkezi son günlerde birtakım çevreler tarafından yapılan müzakere ve anlaşma açıklamalarına tepki olarak önemli bir bildiri yayımladı.

Ülkenin İlim Havzaları Yönetim Merkezi'nin bildirisinin metni şu şekildedir:

Bismillahirrahmanirrahim

"Eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan ve dehşet verici asılsız haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (bu tutumlarından) vazgeçmezlerse, seni onların üzerine salarız; sonra orada sana çok az bir zaman komşu kalabilirler.” (Ahzâb suresi, 60)

Amerika ve Siyonist rejimin İslami İran'a yönelik vahşice saldırısı; pek çok onurlu insanın, komutanların, sivillerin, çocukların ve öğrencilerin, özellikle de Ümmetin İmamı'nın (Allah ondan razı olsun) dünyanın kan emicileri eliyle şehit edilmesi; emperyalist sistemin ahde vefasız ve vahşi doğasını her zamankinden daha fazla gözler önüne sermesinin yanı sıra, İslam ümmetinin bedenine yeni bir ruh üflemiş, İran milletinin şaşırtıcı kıyamına ve Şehit Rehberimizin tabiriyle halkın dirilişine sebep olmuştur.

İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetlerinin inatçı düşmanı pişman edici bir şekilde cezalandırmasındaki otoritesine ve büyük zaferlerine şahit olduğumuz, direniş cephesinin de kendini toparlayarak Amerikalı ve Siyonist düşmana etkili darbeler indirdiği ve halkın da örnek bir uyum ve birlik içinde cadde ve meydanlara hakim olduğu bir ortamda; milletin saflarında ayrılık çıkaran ve meydandaki halkın öfkelenmesine neden olan bazı uzlaşma ve teslimiyet fısıltıları kesinlikle kınanmaktadır ve bunları söyleyenlerin itibarını zedelemekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Son 12 yılın tecrübesi göstermektedir ki; İslami sistemi yok etmeye yemin etmiş, kendini hiçbir anlaşmaya bağlı veya sadık görmeyen ve sadece cani ve işgalci Siyonist rejimin çıkarlarını önceliği olarak gören bir düşmanla müzakereye ve uzlaşmaya bel bağlamak, en iyimser bakış açısıyla bile sıra dışı bir saflık ve son yılların acı tecrübelerini görmezden gelmektir. Bu durum kesinlikle İran milletinin çıkarlarını garanti edemez; aksine düşmanlara yol açmak ve onlara suni teneffüs sağlamak demektir.

Oysa Yüce Rehber'in (gölgesi daim olsun) mesajına göre –ki bu aynı zamanda onurlu halkın da talebidir– düşmanı pişman etmek, şehitlerin kanının intikamını almak, dayatılan savaşın tazminatlarını almak, Amerika'nın bölgeden çıkması ve Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin elde tutulması savaşın sona erme şartlarındandır.

İlim Havzaları Yönetim Merkezi; zaman zaman ayrılıkçı tutumlar ve fitneci söylemlerle gayretli İran halkının ve şehit ailelerinin yüreklerini sızlatan kişilere ciddi bir uyarıda bulunarak, savaş koşullarının yaşandığı bu dönemde toplumsal kutuplaşmaya, halkın umutsuzluğa kapılmasına ve silahlı kuvvetlerin moralinin bozulmasına yol açacak her türlü söylenti yaymayı "ircâf" (korku ve yalan haber yayma) örneği olarak görmektedir. Savaşın sona erme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirleme yetkisinin İslam İnkılabı'nın Yüce Rehberi'ne ait olduğunu vurgulayarak, ilgili yetkililerden; sistemin resmi çerçeveleri dışında müzakere ve barış hakkında yorum yapan ve nükleer programın sınırlandırılması, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve karşılıklı saldırmazlık antlaşmasının imzalanması gibi düşmanın isteklerini öneren kişilere karşı gerekli ve caydırıcı adımları atmalarını ısrarla talep etmektedir.

"Zafer ancak mutlak güç ve hikmet sahibi olan Allah katındandır."

İlim Havzaları Yönetim Merkezi

5 Nisan 2026

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha