Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Arafi'nin Papa XIV. Leo'ya hitaben yazdığı takdir ve teşekkür mesajının metni şöyledir:
وَلَتَجِدَنَّ أَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذِینَ آمَنُوا الَّذِینَ قَالُوا إِنَّا نَصَارَی ذَلِکَ بِأَنَّ مِنْهُمْ قِسِّیسِینَ وَرُهْبَانًا وَأَنَّهُمْ لَا یَسْتَکْبِرُونَ
İman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz Hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Bunun sebebi, onların içinde keşişler ve rahipler bulunması ve onların büyüklük taslamamalarıdır. (Mâide Suresi, 82)
Ekselansları Papa XIV. Leo,
Dünya Katolik Kilisesi'nin Saygıdeğer Lideri
Selam ve saygılarımla,
Zulüm karşısında sessiz kalmanın, güç sahiplerinin ve insan hakları savucularının ortak dili haline geldiği; birçok dünya liderinin ağzını mühürlediği ya da siyasi hesapların karmaşası içinde dillerinin maslahatçılık kekemeliğine tutulduğu bir dönemde; masumların bombalanmasını kınayan, savunmasız insanların öldürülmesini meşruiyetten arındıran, adalet ve özgürlüğü destekleyen açık ve cesur sesiniz, bu karanlık gecenin bağrında bir ışık gibi parladı.
Bizler, İslami İlimler Havzaları'nda sizin bu ahlaki ve insani tutumlarınızı takdir ediyor ve şuna inanıyoruz:
Birincisi: Siz Hristiyanlığın gerçek misyonuna sadık kaldınız. Zira biz Müslümanların "Ulül'azm" (büyük) ilahi peygamberlerden biri olarak kabul ettiği, iman ve muhabbet beslediği Hz. İsa Mesih (Aleyhisselam); barışın, merhametin ve mazlumları savunmanın elçisiydi. Sizin bugün dile getirdikleriniz, Mesih'in (a.s.) taşıdığı aynı misyonun bir tezahürüdür. Siz bugün Vatikan kürsüsünün zulüm karşısında bir sessizlik mihrabı değil, adaletin haykırıldığı bir makam olabileceğini gösterdiniz. İlim, havza ve üniversite merkezlerinin, dünyadaki tüm muvahhitlerin ve mazlumların Ekselanslarından beklentisi, bu tutumlarınızı sürdürmeniz ve dünyadaki mazlumları savunmaya devam etmenizdir.
İkincisi: Siz dini vicdanın yaşadığını kanıtladınız.
Birçoğunun dini, insanın ahlaki yaşam sahnesinden uzaklaştırmaya ve onu kişisel, etkisiz bir mesele gibi göstermeye çalıştığı bir çağda; masum insanların canını savunma yönündeki tutumunuz, dini vicdanın hâlâ dünyadaki en güçlü ahlaki ses olabileceğinin canlı bir kanıtıdır. Zalimleri ilahi azap vaadiyle tehdit etmeniz, zalimler karşısında asla sessiz kalmayan peygamberlerin ortak sünnetinin (geleneğinin) bir hatırlatıcısıdır.
Üçüncüsü: İnsanlığı ve ilahi değerleri savunmak adına dinler arası diyaloğu destekliyoruz.
Kur'an-ı Kerim bizleri dinler arasında ortak bir kelimeye çağırır:
"De ki: Ey Kitap Ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze gelin."
Bugün o ortak söz, insan hayatının kutsallığını savunmak, cinayet ve zulme karşı dimdik durmaktır. İslami İlimler Havzaları makamından, bu ahlaki ses birliğini dünyadaki mazlumları savunmak için kapsayıcı bir harekete dönüştürme yolunda Vatikan ile daha derin bir işbirliğine hazır olduğumuzu ilan ediyor; Kum Havzası ile Vatikan arasındaki geçmiş diyalogları hatırlatarak bunları sürdürmeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.
İnanıyoruz ki İbrahim, Musa ve İsa'dan Muhammed'e (Salavat ve selam hepsinin üzerine olsun) kadar tüm ilahi peygamberler aynı nur pınarından beslenmişlerdir ve onların misyonu insan onurunu savunmak, zulümle mücadele etmek ve insanlığa rehberlik etmek olmuştur. Sizin ve bizim bugün yaptığımız şey, bu ortak emanetin hakkını vermektir. Bu, tarihe kaydedilecektir.
Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların hep birlikte yakardığı Yüce Allah'tan niyazımız; dini kurumlardaki bu ahlaki cesareti daim kılması, onu uluslararası kurumlarda ve dünya devletlerinde uyandırması ve adaletin sesinin bombaların ve şeytanların gürültüsüne galip geleceği o günü bize ulaştırmasıdır.
En derin saygı ve takdirlerimle,
Ali Rıza Arafi
İlim Havzaları Müdürü
İran İslam Cumhuriyeti
yorumunuz