Perşembe 16 Nisan 2026 - 20:42
Halkın Ramazan Savaşı'ndaki Uyanışı, Şehit Rehber'in Kültür Alanındaki İleri Görüşlülüğünü Kanıtladı

Havza / Hüccetü'l-İslam Tahrani Havza Haber Ajansı'na kültür konusunun toplumdaki yeriyle ilgili röportaj verdi. Şehit Rehber'in de bu konuyla ilgili sözlerine atıfta bulunan Hüccetü'l-İslam Tahrani toplumsal kültür alanında elde edilecek başarının, diğer alanlardaki ilerleme ve bağımsızlığın gerçekleşmesinin temelini oluşturacağını vurguladı.

Vaizler Topluluğu Merkez Konseyi Üyesi Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Abdullah Asgari Tahrani Havza Haber Ajansı'na verdiği röportajda, kültür meselesinin toplumdaki tüm iyi ve kötü faaliyetlerin kaynağı olduğunu ve buna ciddi ve temel bir dikkat gösterilmesi gerektiğini belirterek şunları ifade etti: "İslam İnkılabı'nın şehit rehberinin kültürel teorisinde, toplumun başlıca kültürel meseleleri ve sorunları, zihinlerden geçen ve onlara hakim olan, terim olarak 'zihin kontrolü' denilen şeydir."

Vaizler Topluluğu Merkez Konseyi Üyesi, toplumun kültürel zihnine bilimsel ve bilgece yaklaşmanın ve onu yönlendirmek için kapsamlı ve ileriye dönük bir planlama yapmanın, savaş ve savaş sonrası dönemde en önemli ve stratejik kültürel-reformist adım olduğunu belirterek şunları söyledi: "İnkılabın şehit rehberi bu doğrultuda şöyle buyurmuştur: 

'Kültür gerçekten de altyapıdır (temeldir); çeşitli alanlarda yaptığımız hataların çoğu, zihnimize hakim olan kültürden kaynaklanmaktadır. Eğer israf ediyorsak, eğer körü körüne taklit ediyorsak, eğer yanlış bir yaşam tarzımız varsa, bunlar kültürel sorunlardan kaynaklanmaktadır; pratikte bu sorunları yaratan, zihinlere hakim olan kültürdür.'"

Şehit Rehber'in Bakış Açısıyla Toplumun Kültürel Sorunlarının Kökü, Düşünsel Modellere Dayanmaktadır

Vaizler Topluluğu Merkez Konseyi Üyesi sözlerine şöyle devam etti: "Zihne hakim olan kültür; günlük eylemleri bilinçdışı bir şekilde yönlendiren bir dizi varsayım, tercih ve zihinsel alışkanlık anlamına gelmektedir. Son dayatılan savaşta herkes düşmanın tüm unsurları ve araçlarıyla bu alanda oldukça yoğun ve yıkıcı bir faaliyet gösterdiğine şahit oldu. Toplumun sayısız kültürel ve davranışsal sorunu; vizyonlara, eğilimlere, değerlere, eylemlere, sembollere vb. hakim olan kurumsallaşmış düşünsel ve bilişsel kalıplara, çerçevelere ve zihinsel modellere dayanmaktadır."

Hüccetü'l-İslam Tahrani şu ifadeleri ekledi: "Bu bakış açısına göre kültür, yalnızca yüzeysel semboller, ritüeller ve gelenekler bütünü olarak değil, toplumun 'zihnine hakim olan yazılımı' veya 'baskın bilişsel çerçevesi' olarak kabul edilmektedir. Zihnin yönlendirilmesi; farkındalık yaratma, eğitim, ikna etme ve cazip alternatif modeller sunma yoluyla, zihinlere ve bilişsel çerçevelere hakim olan bütünü kademeli olarak ve içten dönüştüren bir süreçtir."

Vaizler Topluluğu Merkez Konseyi Üyesi şu hususlara dikkat çekti: "Bu süreç, zorlamadan ziyade cazibeye dayanmaktadır ve içinde zorlama, kontrolcülük, tek taraflılık vb. barındırmayan, kültürel ve hikmetli bir yükselişe dayalı, bütünleşik bir şekilde gerçekleşir; tüm eğitim, öğretim, düşünsel ve medya seviyelerini kapsar. 'Kültürel zihin'deki değişim yavaş, karmaşık ve doğrusal olmayan bir süreç olduğundan, hikmet öğretimine ve ileri görüşlülüğe dayanan uzun vadeli bir planlamayı gerektirir."

Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Asgari Tahrani şöyle konuştu: "Bu planlama farklı seviyelerde işlemelidir:

Birincisi, mikro (bireysel) seviye; eleştirel düşüncenin, medya analizi becerilerinin ve kültürel öz farkındalığın güçlendirilmesini içerir.

İkincisi, orta (kurumsal) seviye; eğitim sistemindeki dönüşümü, cazip kültürel içerik üretim modellerinin ıslahını içerir.

Üçüncüsü, makro (toplumsal) seviye; başarı sembollerinin yeniden tanımlanmasını, asil değerlere dayalı bir yaşam tarzının teşvik edilmesini ve alternatif kültürel söylemlerin oluşturulmasını içerir."

Şehit İmam, Kültürel Konularda Yapısal ve Kurumsal Katmana Önem Veriyordu

Vaizler Topluluğu Merkez Konseyi Üyesi şuna dikkat çekti: "Şehit İmam da tüm bu seviyelere ve katmanlara, özellikle de yapısal ve kurumsal katmana önem veriyordu ve şöyle buyurmuştu:

'Ülkenin kültürel yapısının inkılapçı bir yeniden inşaya ihtiyacı vardır. Ülkenin kültürel yapısında sorunlarımız var ve inkılabî bir hareket gereklidir. Yapıdan kasıt, toplumun kültürel yapısı, ona hakim olan zihniyet ve kültür, tek kelimeyle toplum bireylerinin bireysel ve kolektif yaşamlarında ona dayanarak hareket ettikleri yazılımdır.'"

Hüccetü'l-İslam Tahrani şöyle ekledi: "Şehit İmam'ın kültürel teorisi, yönlendirici bir devletin (yol gösterici İslami devlet) ve hikmet temelli dönüşümcü bir planın varlığını zorunlu görmektedir. Bunun amacı, düşünce ve kültürün mekanik bir şekilde kontrol edilmesi değil; kolektif zihnin istenen modellere, asil yaşam değerlerine ve yüce ilahi-insani ideallere doğru bilinçli ve gönüllü bir şekilde yönlendirilmesidir. Tıpkı şu anda, bilge liderin şehadetinden sonra Müslüman ve inkılabî İran halkının kitlesel uyanışında ve devrimi savunma sahnelerinde aktif ve bilinçli bir şekilde yer almalarında gördüğümüz gibi."

Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Asgari Tahrani son olarak şunları söyledi: "Bu iş; hikmet, sabır, tedbir, uzun vadeli yatırım ve tüm kültür, eğitim ve medya araçlarının akıllıca kullanılmasını gerektirir. İslam İnkılabı'nın şehit rehberi bu konuda şöyle buyurmuştur: 'Kültürel çalışma, zihinleri inkılap kültürü ve İslam kültürü ile tanıştıran çalışma demektir.'

Bu yolda elde edilecek başarı, diğer alanlardaki her türlü gerçek ilerleme ve bağımsızlığın gerçekleşmesinin temelini oluşturacaktır."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha