Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre Bahreyn İnsan Hakları Derneği Basın Sözcüsü Bakır Derviş, Kum'da bulunan Parsia Otel'in toplantı salonunda düzenlenen "ABD ve İsrail'in İran'a Dayattığı Savaş Boyunca Sivillere-Altyapıya Yönelik Saldırıların ve Uluslararası Hukuk İhlallerinin Belgelenmesi" başlıklı basın toplantısında konuştu. Derviş: "Bahreyn rejimi, Şiilere yönelik çeşitli düzeylerde insan hakları ihlallerine imza atmakta ve ülke halkına yönelik bu ihlallerini sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.
Derviş sözlerine şöyle devam etti: "2011'den bu yana Bahreyn'de çoğu Şii olan 20 binden fazla kişi sadece fikirlerini ifade ettikleri ve ifade özgürlüğünü kullandıkları için tutuklandı. Elbette hapse atılanlar arasında bazı Sünni şahsiyetler de bulunuyordu. Ayrıca bu süre zarfında binlerce kişi işkence gördü ve haklarında yüzlerce uzun süreli hapis cezası kararı verildi."
Zalim Bahreyn Yönetimi Kimseye İfade Özgürlüğü Tanımıyor
İnsan hakları aktivisti Derviş açıklamalarına şöyle devam etti: "Bahreyn yönetimi, İmam Hamaney'in (Allah'ın rahmeti üzerine olsun) şehadeti üzerine taziye mesajı yayımlayan veya siyah bayrak asan sıradan insanları bile şiddetle bastırmakta, gözaltına almakta ve hapse atmaktadır. Bu kişiler yalnızca inançlarını ve düşüncelerini paylaştıkları için bu cezalara çarptırıldılar."
Derviş: "Bu zalim yönetim kimseye ifade özgürlüğü tanımıyor ve bir tweet atacak kadar bile eleştiride bulunan herkesi hapse atıp işkence ediyor. Bu bağlamda, işkence altında hayatını kaybeden yüzlerce mahkûm vakası bulunmaktadır." dedi.
İran'a Yönelik Savaş, Cenevre Sözleşmelerinin Açık Bir İhlali ve Uluslararası Savaş Suçu Örneğidir
İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik savaşa da değinen siyasi aktivist: "Çocuklar ve öğrenciler de dâhil olmak üzere sivillerin hedef alınması; evler, sağlık merkezleri ve kültürel mekânlar gibi sivil altyapıların tahrip edilmesi, Cenevre Sözleşmelerinin açık bir ihlalidir ve sorumluluk ile cezalandırma gerektiren uluslararası savaş suçlarının bariz bir örneğidir. Bu cinayetlerden biri de Minab'daki bir ilkokula düzenlenen ve yüzden fazla kız ile erkek öğrencinin şehit olduğu saldırıydı." ifadelerini kullandı.
Derviş ayrıca: "Bahreyn'deki ABD 5. Filosu, gayrimeşru varlığıyla kamuoyunun tepkisiyle karşı karşıya olduğu bir durumdadır ve Bahreyn halkı, Amerikan askerlerinin ülkelerinden ayrılmasını talep etmektedir." dedi.

Arap Ülkelerinin Yöneticileri, Asılsız Bahanelerle Şii Vatandaşları Gözaltına Alıyor
Toplantının devamında konuşan Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyyid Abbas Şubber ise "Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Kuveyt yöneticileri, ülkelerindeki Şii vatandaşları asılsız bahanelerle gözaltına alıyor." açıklamasında bulundu.
Hüccetü'l-İslam Şubber: "Geçtiğimiz günlerde ve haftalarda, BAE, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Bahreyn de dâhil olmak üzere birçok Körfez ülkesindeki Şii vatandaşlar arasından pek çok dini şahsiyet ve akademisyen, bölgedeki savaşın ardından ifadeye çağrıldı, sorgulandı ve gözaltına alındı; üstelik kendilerine karşı net bir suçlama dahi yöneltilmedi." dedi.
Hüccetü'l-İslam Şubber sözlerini şöyle sürdürdü: "BAE Devlet Güvenlik Servisi, İran karşıtı bir adımla bu ülkedeki bir grup Şii vatandaşı, 'Velayet-i Fakih'e bağlı olma suçlamasıyla ve ulusal birliği zayıflatmak ile kendi sınırları içinde 'sistematik sabotaj' eylemleri planlayarak ülkeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla 'gizli faaliyetlerde' bulundukları gibi asılsız bahanelerle gözaltına aldı."
Bahreyn Hapishanelerinde 5 Binden Fazla Siyasi Mahkûm Bulunuyor
Hüccetü'l-İslam Şubber: "Bu tutuklamalar, Amerikan-Siyonist güçlerinin İran'a yönelik saldırıları sırasında BAE'nin, İran'ın ülkedeki Amerikan çıkarlarına yönelik saldırılarına ait her türlü fotoğraf ve video paylaşımını yasakladığı ve bu kapsamda gözaltılar yaptığı bir dönemde gerçekleşmiştir." diye belirtti.
Sözlerine devam eden Hüccetü'l-İslam Şubber: "Al-i Halife (Halife Hanedanı), son on yılda binlerce Şii'yi öldürmenin yanı sıra siyasi muhalifleri ve liderlerini tutuklayıp hapse atmış ve vatandaşlıktan çıkarmıştır. Açıklanan istatistiklere göre Bahreyn hapishanelerinde 5 binden fazla siyasi mahkûm bulunuyor ve bunlardan bazıları uydurma bahanelerle müebbet hapis, hatta idam cezalarına çarptırılmış durumdadır." dedi.
Al-i Halife, Eylül 2020'de Siyonist Rejimle İlişkileri Normalleştirdikten Sonra Şiiler Üzerindeki Baskıyı Artırdı
İnsan hakları aktivisti: "Al-i Halife, Eylül 2020'de Siyonist rejimle ilişkileri normalleştirmesinin ardından, işgal altındaki topraklarda Siyonistlerin işlediği suçlara karşı yükselecek her türlü muhalif sesi bastırmak için Şiiler üzerindeki kuşatma çemberini daha da daralttı." şeklinde konuştu.
Hüccetü'l-İslam Şubber son olarak şunları ekledi: "Şu anda da Siyonist düşman ve Amerika'nın İran'a yönelik saldırısı karşısında Bahreyn Şiileri tarihin doğru tarafında durarak Al-i Halife rejiminin aksine İran'ı desteklerken, zalim yöneticiler ülke çapında bir panik ortamı yaratarak İran'ı destekleyen her türlü protestoyu daha doğmadan boğmaya çalışmaktadır."


yorumunuz