Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre İslami İlimler Bilgisayar Araştırmaları Merkezi Başkanı Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Muhammed Hüseyin Behrami geçtiğimiz akşam Kum’da kurulan "Ümmet-i Meb'us" medya çadırında şunları söyledi: "İlahi bi'set ve halkın sahnedeki varlığı, tam da İnkılap Rehberi’nin daha önce öngördüğü gibiydi ve Rehberlik'ten aldıkları öğretiler doğrultusunda halk doğru olanı yaptı. Görünen o ki, gerçekleşen şey nadir ve eşi benzeri görülmemiş bir olaydı; bir milletin ayağa kalkması ve altmış günden fazla bir süre aralıksız olarak meydanlarda yer alması önemli bir olaydı."
Hüccetü'l-İslam Behrami sözlerine şöyle devam etti: "Bana göre bu benzersiz bir olaydır ve İnkılap Rehberi’nin ilahi terbiyesinden, onun öngörülü ve isabetli tahminlerinden başka bir nedeni yoktur. Bu aşamaya kadar zafer halkımızın olmuştur; bu, şehit İmamımızın vizyonu ve ileri görüşlülüğünün bir sonucudur. Yüce Allah'ın, sevgili rehberimiz Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'in önderliğinde halkımıza daha nice zaferler nasip etmesini umuyoruz."
Rehberlik Nimeti ve İslam Medeniyetinin Temellerinin Atılması
İslami İlimler Bilgisayar Araştırmaları Merkezi Başkanı şunları kaydetti: "Yüce Allah, inkılap dönemi boyunca ve özellikle şehit rehberimizin rehberliği döneminde halkımıza büyük bir nimet bahşetmiştir; ileri görüşlülüğü ve derin bakış açısıyla İslam medeniyetinin temellerini atan bilge bir lider idi."
Şehit İmam’ın öngörülü vizyonuna değinen Hüccetü'l-İslam Behrami "İnkılap Rehberi, dini sadece ibadetlerin yerine getirilmesiyle sınırlı görmüyordu. O, hem dini hem de siyasi bir rehberdi ve dini, insanın dünya ve ahiretteki kurtuluş yolu olarak görüyordu. Bu ülke için çizdiği rota da işte bu yüce ve derin bakış açısına dayanıyordu." dedi.
Şehit Rehberin Nur İslami İlimler Bilgisayar Araştırmaları Merkezi Hakkında Bir Anısı
Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Behrami şehit İmam’ın teknolojik ve geleceğe dönük vizyonu hakkında şunları söyledi: "Bir anımı paylaşmak isterim; o da Nur İslami İlimler Bilgisayar Araştırmaları Merkezi'nin kuruluş anısıdır. 1368 (1989) yılında, yani şehit rehberin rehberliğinin ilk yılında, bir grup medrese ve üniversite öğrencisi, o dönemde erişimi kısıtlı olan ve kullanımı çok ilkel düzeyde olan bilgisayarları, hadis ve rical alanlarındaki bazı faaliyetlerde kullanmaya çalıştı. Faaliyetlerinin ilk sonuçlarını İnkılap Rehberi’ne sundular. Kendisi bu çalışmalarla karşılaştığı ilk toplantıda talimat verdi ve bu arkadaşlardan bir merkez kurmak ve bu yolu sürdürmek için bir plan sunmalarını istedi. Birkaç hafta sonra, tasarımlarının sonucunu sunduklarında İnkılap Rehberi, bunun çok önemli bir iş olduğunu, yani İslami ilimlerin geliştirilmesinde bilgisayardan yararlanmanın ehemmiyetini vurguladı ve bu yolda kaybedilecek her günün zarara yol açacağını belirtti."
Teknoloji Kullanımında İleri Görüşlülük
Bugün 2026 yılında böyle bir söz söylemenin pek şaşırtıcı olmayabileceğini belirten Merkez Başkanı, "1989 yılında pek çok büyük şahsiyetimiz, düşünürümüz ve aydınımız bile bu teknolojinin gelecekteki hareketini ve insan yaşamının, bilimin ve özellikle İslami ilimlerin gelişimine olan etkisini öngörebilecek vizyona sahip değildi. Bu bakış açısının ardından, onun desteğiyle İslami İlimler Bilgisayar Araştırmaları Merkezi otuz yılı aşkın bir süredir bu alandaki faaliyetlerini sürdürmektedir ve halen devam etmektedir. Bu merkez, şehit rehberin bize bıraktığı yadigarlardan biridir." diye belirtti.
Hüccetü'l-İslam Behrami, "Bu merkez, doğrudan şehit rehberin emri ve gözetimi altında kurulmuştur. Hatta ilk yıllarda merkezin tüzüğüne göre, merkezin yüksek başkanlığı ve mütevelli heyeti başkanlığı bizzat Rehber'in kendisine aitti ki bu, onun bu alana duyduğu derin hassasiyeti göstermektedir. İslami ilimlerin ötesinde ve ülke genelinde de İnkılap Rehberi’nin en ciddi dertlerinden birinin, ülkedeki bilime, bilimsel seferberliğe ve bilim öğreniminin geliştirilmesine yönelik sürekli tavsiyeleri olduğunu görüyoruz." şeklinde konuştu.
Bilimsel Seferberlik ve Bir Güç Olarak Bilim
Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Behrami, şehit rehberin bilimsel gelişim alanındaki hassasiyetlerine değinerek, "Bu kaygılardan biri, Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin (a.s.) 'İlim güçtür/sultandır' hadisine dayanıyordu. İnkılap Rehberi’nin görüşü ve vurgusu; eğer güç, onur, bağımsızlık ve parlak bir gelecek istiyorsak ciddi bir şekilde bilim edinmenin peşinde olmamız gerektiği yönündeydi. Zira günümüz dünyasında bilim bir güç aracıdır ve güç; bağımsızlık, özgürlük ve onura ulaşmanın yoludur." dedi.
Bilimsel İvme ve Tarihsel Geri Kalmışlığın Telafisi
"İkinci eksen, bilimsel seferberlik ve bilim üretimi vurgusuydu; yani ülkenin sıçramalı ve ivmeli bir hareket yaşaması gerektiğiydi." diyerek sözlerine devam eden Hüccetü'l-İslam Behrami: "Gerçek şu ki, istibdat döneminde ülkemiz, şehit rehberin tabiriyle, bilim yolundan yaklaşık yüz yıl geri kaldı. Dünya ilerlerken biz sadece başkalarının bilimsel başarılarının tüketicisi haline geldik. Eğer bugün söz sahibi olmak istiyorsak, bu yolda hızlanmaktan başka çaremiz yok." ifadelerini kullandı.
Araştırma Merkezi Başkanı: "Şehit rehberin vurguları ve halkın, bilim insanlarının, medreselerin ve üniversitelerin çabalarıyla ülkenin bilimsel büyümesi on yedi katına kadar çıktı ve bazı dönemlerde dünyadaki en yüksek bilimsel büyüme oranını yaşadık. Bu, İnkılap Rehberi’nin ilgisi ve yönlendirmesinin bir sonucuydu." hatırlatmasında bulundu.
Yerli Bilim Üretimi ve Bilimsel Yaratıcılık
Şehit rehberin bilim alanındaki diğer vurgularının bilimsel yaratıcılık ve bilginin yerlileştirilmesi gerekliliği olduğunu belirten Hüccetü'l-İslam Behrami: "O, sadece başkalarının bilimini tüketen olmamamız veya diğer ülkelerde üretilen başarıları gecikmeli olarak tekrarlayıp aynılarını öğrencilere ve bilim taliplerine öğretmememiz gerektiğine, aksine yerli bilim üretmemiz gerektiğine inanıyordu. Bu yaklaşımın örnekleri nükleer teknoloji, nanoteknoloji, kök hücreler, füze sanayii ve ülkenin bilimsel büyüme göstererek yerli yaratıcılığın sahibi ve üreticisi konumuna geldiği diğer alanlarda rahatlıkla görülebilir." dedi.
Faydalı İlim ve Toplumun İhtiyaçlarına Cevap Vermek
Şehit İmam’ın dikkate aldığı bir diğer eksenin "faydalı ilim" vurgusu olduğunu ifade eden Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Behrami şunları söyledi: "Bazen küresel bilimi ilerleten ancak toplumumuzun ihtiyaçlarına cevap vermeyen makale veya unvan çılgınlığına yakalanıyoruz. İnkılap Rehberi, her zaman halkımız ve toplumumuz için somut faydası olan bir bilim üretilmesi gerektiğini vurgulamıştır."
İran'ın Dünyadaki Bilimsel Otoritesi
Hüccetü'l-İslam Behrami sözlerine şöyle devam etti: "Şehit rehberin sözlerinden çıkarılabilecek ve yeni rehberin önderliğinde de sürdürülmesi umulan bir diğer önemli eksen ise dünyada bilimsel bir otorite (referans) olma konusudur. O, ülkenin bilim ve bilgi alanında bir referans noktası haline gelmesi gerektiğini; öyle ki, bilimin zirvelerine ve teknolojinin sınırlarına ulaşmak isteyen herkesin İran'a başvurmaya ve hatta Farsça öğrenmeye ihtiyaç duyması gerektiğini vurgulardı."
Nur Bilgisayar Araştırmaları Merkezi Müdürü, İnkılap Rehberi’nin bu isteğinin ulaşılamaz bir hayal değil, mümkün ve gerçekleştirilebilir bir gerçeklik olduğunu belirterek, "Yeni rehberin rehberliğinde ve bilim insanlarının ve alimlerin çabalarıyla bu yolun güçlü bir şekilde devam etmesi umut edilmektedir." dedi.
Yapay Zeka: Bilimsel Gelişimin Stratejik Ekseni
Hüccetü'l-İslam Behrami: "Şehit rehber bilime verilen önemin yanı sıra, bilimsel gelişimde çok önemli bir ikinci eksen olan yapay zeka üzerine stratejik bir odak olarak özel bir vurgu yapmıştır. Günümüzde dijital teknolojiler ve özellikle yapay zeka, dünyadaki bilimsel büyümenin ve geniş çaplı dönüşümlerin en önemli faktörleridir. Bu nedenle İnkılap Rehberi, bu alana ciddi bir şekilde eğilinmesini ve sürekli takip edilmesini vurguluyor; bu konuda yaşanacak herhangi bir gecikme veya ihmalin, sanayileşme çağındaki bilimsel geri kalmışlık tecrübesinin tekrarlanmasına yol açacağı uyarısında bulunuyordu." dedi.
Batı medeniyetinin o dönemde elde ettiği bilgi birikimiyle birçok İslam ülkesini ve mazlum ülkeleri sömürdüğünü belirten Hüccetü'l-İslam Behrami, "Yapay zeka ile de böyle bir durumun tekrarlanması endişesi bulunmaktadır. Bu nedenle bu alan, stratejik bir konu olarak ciddiyetle takip edilmelidir." ifadelerini kullandı.
Batı Medeniyetinin Yapay Zekayı Kötüye Kullanması Endişesi
"Şehit rehber, Batı medeniyetinin yapay zekayı kötüye kullanma ihtimalinin uzak görülmemesi gerektiğini vurgulardı." diyen Hüccetü'l-İslam Behrami şöyle devam etti: "Batı, bu alanın teknolojik gelişiminin yanı sıra etik yönlerine de görünürde vurgu yapsa da bu vitrine aldanmamalı ve bu bilginin bir kez daha sömürgeci hedefler doğrultusunda kullanılması ihtimali ciddiye alınmalıdır."
Merkez Başkanı, şehit rehberin öngörüsünün doğruluğu hakkında ise şunları söyledi: "Gazze savaşı, On İki Günlük Savaş ve Ramazan Savaşı gibi son çatışmalar ile yapay zekanın halkın katledilmesinde kullanılması, İnkılap Rehberi’nin bu öngörüsünün doğru olduğunu ve Batı'nın yapay zekayı kendi hırsları doğrultusunda kullandığını göstermiştir."
Gelecek Vizyonu ve İslami İlimlerde Yapay Zekanın Rolü
Hüccetü'l-İslam Behrami: "Umarız ki yapay zeka her alanda doğru bir şekilde kullanılabilir ve şehit rehberin vurguladığı gibi bu teknolojinin katmanları derinlemesine anlaşılarak, ülkenin büyümesine katkıda bulunmak adına yapay zekayı geliştiren ilk on ülke arasında yer alınabilir." dedi.
Hüccetü'l-İslam vel-Müslimin Behrami ülkedeki İslami ilimler alanındaki teknolojik gelişmeler hakkında ise şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı: "Neyse ki İslami ilimler alanında da bu süreç başlamış durumdadır. Bugün İslami İlimler Bilgisayar Araştırmaları Merkezi'nde hadis ve İslami kaynaklar alanında yapay zeka tabanlı çeşitli araçlar, sistemler ve sohbet robotları (chatbotlar) üretilmiştir. Bu hareketin güçlenerek ve süreklilikle devam etmesi, Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'in rehberliğinde ülkenin dünya devletleri arasında ilerlemenin zirvelerine ulaşması ve İslami-İrani onur bayrağının dünyada dalgalanması en büyük temennimizdir."
yorumunuz