Perşembe 7 Mayıs 2026 - 12:15
Bugünün Mücadelesinde Zaferin Dört Kur’ânî Anahtarı

Havza / Yüksek Havza Şûrası Genel Sekreteri, Kum’da gece yapılan halk buluşmalarının güzergâhında kurulan halk hizmet çadırlarının görevlilerine ve düzenleyicilerine teşekkür ederek, Âl-i İmrân Suresi 200. ayete dayanarak “bireysel sabır, toplumsal sabır, Masum İmam ile manevi bağ ve takva”yı zorlukların aşılması ve kurtuluşa erişmenin temel unsurları olarak niteledi.

Ayetullah Muhammed Mehdi Şebzendedar, Kum halkının gece toplanmalarına katılımı ve Şehit Ayetullah Saduki Bulvarı’nda kurulan hizmet çadırlarını ziyareti sırasında Havza Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada değerlerin savunulması ve hizmet alanında bulunan herkese içtenlikle teşekkür ederek şöyle dedi: “Bu halk hizmetleri takdire şayandır ve umulur ki Yüce Allah’ın ve Hazret-i Bakiyetullah el‑A‘zam’ın (İmam Mehdi’nin) katında kabul görür.”

Yüksek Havza Şûrası Genel Sekreteri, halkın ülke, nizâm ve rehberliğe verdiği desteğin önemine değinerek bu birlikteliğin ilahi inayetin gerçekleşmesine vesile olduğunu söyledi. Ayrıca merhum İmam’ın ve şehit İmam’ın hatırasının canlı tutulmasının ve bu yolun sürdürülmesinin, düşmanlara karşı direnci güçlendiren bir unsur olduğunu ifade etti.

Âl‑i İmrân Suresi 200. Ayette Kurtuluş ve Başarının Dört Temel Unsuru

Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Üyesi Ayetullah Şebzendedar, konuşmasının devamında şu ayete atıfta bulunarak bu ayetteki dört temel unsuru açıkladı: 

Ey iman edenler! Sabredin, sabırda yarışın, nöbet tutun (bağlılık gösterin) ve Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

Anayasa Koruyucular Konseyi fakihlerinden olan Ayetullah Şebzendedar, bireysel sabrı ilk unsur olarak değerlendirerek şunları söyledi: “‘İsberû (sabredin)’ ifadesi, zorluklar karşısında bireysel sabır ve direnci ifade eder ve diğer unsurların temelini oluşturur.”

Ayetullah Şebzendedar, “sâbirû (sabırda direnin)” ifadesinin iki anlamı olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Birincisi, hedeflerinden geri adım atmayan düşmanlara karşı direnç göstermek; ikincisi ise toplumun tüm kesimlerinin karşılaşılan sorun ve sıkıntılar karşısında toplumsal sabrı benimsemesidir.”

Masum İmam ile Manevi Bağın Gerekliliği

Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti üyesi olan Ayetullah Şebzendedar, rivayetlere dayanarak “râbitû” ifadesini Masum İmam ile bağ kurmak ve ona yönelmek anlamında değerlendirdi ve şu vurguyu yaptı: “Hazreti Bakiyetullah el‑A‘zam’dan (İmam Mehdi’den) yardım istemek ve onu şefaatçi kılmak bu bağın gereklerindendir.”

Yüksek Havza Şûrası Genel Sekreteri, takvanın çeşitli boyutları bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Görevleri doğru şekilde yerine getirmek, toplumsal destek konusunda doğru zamanı bilmek ve ihtikâr ile fahiş fiyat uygulamaları gibi olumsuzluklardan kaçınmak takvanın tezahürlerindendir. Hatta zor zamanlarda yüksek kârlardan vazgeçmek de bu ahlaki yaklaşımın bir örneğidir.”

Anayasa Koruyucular Konseyi fakihlerinden olan Ayetullah Şebzendedar, Burucerd’de yaşanan kıtlık yıllarında Ayetullah el-Uzma Burucerdi’nin miras kalan mallarını buğday ve ekmeğe çevirip halka dağıtmasını hatırlatarak bu davranışı takva ve toplumsal sorumluluğun bir örneği olarak nitelendirdi.

Bu Yolu Kararlılıkla Sürdürme Vurgusu

Ayetullah Şebzendedar konuşmasının sonunda, İslam İnkılabı Rehberlerinin çizdiği yolu takip etmenin önemine değinerek, zaferin sırrı olan bu unsurları koruyarak bu yolda kararlılıkla ilerlenmesi gerektiğini vurguladı.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha