Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre Kum'un Kudüs Musallası'nda kılınan Cuma namazı hutbelerinde İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Ali Rıza Arafi şunları ifade etti: "Düşmanların, İran ve direnişi değerlendirirken birkaç hesaplama hatası oldu ve bu hatalar onları ciddi ve stratejik çıkmazlara sürükledi."
Kum Cuma İmamı şöyle devam etti: "Onların hatalarından biri, değerlendirmelerini sadece kendi siyaset ve insan bilimleri teorilerine ve hesaplamalarına dayandırmaları, diğer faktörleri görmemeleridir. Aşura ve İslam mantığını anlamadılar, İran milletinin psikolojisini ve sosyolojisini dikkatle incelemediler; bu yüzden de yanlış değerlendirmelere düştüler."
Bir ordunun savaştaki çöküşünün karşı tarafı yanlış değerlendirmekle başladığına işaret eden Kum Cuma Hatibi, düşmanın diğer yanlış hesaplama eksenlerini şöyle sıraladı:
* Halkın sahadaki varlığını değerlendirmede hata
* Sokak isyanları ve fitneciler hakkındaki değerlendirmede hata
* Siyasi sistemin ve devlet kurumlarının çöküşüne dair hata
* İran'ın savunma yöntemini değerlendirmede hata (İran'ın önceki yöntemle savunmaya devam edeceği yanılgısı)
* Direniş ekseni konusunda hata
* Uluslararası işbirlikleri konusunda hata
* İran'ın dini mantığı konusunda hata
Amerikalıların Kendileri Hakkındaki 7 Değerlendirme Hatası:
Birinci Hata: Münafıklar ve İran Düşmanları Hakkında Yanlış Değerlendirme
Kum Cuma İmamı şunları söyledi: "Düşman, kendilerine bağlı münafıklar, paralı askerler ve İranlı kin besleyenler konusunda yanıldı. Uğursuz Pehlevi ailesinden doğan çocuğu ve onun gibi diğer piyonları gözlerinde büyüttüler ve bir olay çıkarsa dengeleri değiştireceklerini sandılar."
"Çoğunlukla yurtdışında olan ve İran toplumunu anlamayan bu paralı askerler hakkında yanıldılar. Bu korkak, iddialı, beceriksiz ve aciz azınlık, İran çoğunluğu karşısında silinip gitti. Hatta yurtdışındaki İranlılar arasında bile azınlık durumuna düştüler ve yurtdışındaki İranlılar, düşmanların hayal bile edemeyeceği ölçüde İran ile dayanışma gösterdi."
İkinci Hata: Bölücü Azınlıklar Hakkında Yanlış Değerlendirme
İlim Havzaları Müdürü şunları ifade etti: "Onlar etnik bölücü azınlıklara güvendiler ve bu sapkın azınlıkların sınırlı bir kısmının kendi sermayeleri olacağını ve kara savaşında etkili bir rol oynayacağını düşündüler. Bu bir hataydı, çünkü İran milleti bir bütündür; çeşitli etnik gruplar ve mezhepler birbirinin parçasıdır ve zincirin halkaları birbirine sıkı sıkıya bağlıdır."
Üçüncü Hata: Avrupalı Müttefikler Hakkında Yanlış Değerlendirme
Düşmanın kendi müttefikleri hakkında da doğru bir değerlendirmeye sahip olmadığına değinen Kum Cuma İmamı şöyle devam etti: "Düşman, Avrupa ve kendi müttefikleri konusunda da yanlış hesap yaptı. Avrupa Ukrayna savaşında çaresiz kalmıştır, enerji tedariki ve kendi çıkarları konusunda zafiyet içindedir. Bizzat Trump bile 'bize bağımlılar' diyordu. Avrupa'da bazıları nispeten iyi tutumlar sergiledi; düşmanların ve muhaliflerin de askeri bir saldırıya eşlik edecek güçleri yoktu."
Dördüncü Hata: Bölge Ülkeleri Hakkında Yanlış Değerlendirme
Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler Üyesi şunları belirtti: "Bölgedeki bazı ülkeler doğru bir düşünce ile kendilerini kenara çekti; elbette doğru ve akılcı olan, İslam aleminin yağmacılarına karşı durmalarıydı."
İlim Havzaları Müdürü şöyle konuştu: "Düşman, Fars Körfezi'ndeki kendisine karşı aciz olan birkaç bağımlı devletin bir şeyler yapabileceğini sandı; oysa onlar düşmanın üslerini ve çıkarlarını bile koruyamadılar."
"Bugün büyük İran milleti, Fars Körfezi kıyısındaki devletlere; İslam, Filistin ve kendi halklarınızla birleşin diyor. Eğer bu yanlış yolda ilerlerseniz, gelecekte daha ağır yenilgiler yaşarsınız. İran'ın yanında yer alın. İran sizin için iyi ve sadık bir dost olacaktır. İran sert bir kaya, çelikten bir saf, direnişin ve mücadelenin eksenidir; onun karşısında durmayın."
Beşinci Hata: Çin ve Rusya Hakkında Yanlış Düşünce
Kum Cuma İmamı şöyle dedi: "Düşman, Çin ve Rusya'nın pasif kalıp kenara çekileceğini düşünüyordu. Bizim cihadımızda Allah'tan başka kimseye gönül bağlamadığımız ve gücümüzün temeline Allah'tan başka kimseyi koymadığımız doğrudur; ancak Çin ve Rusya kararı veto ettiler ve sizinle birlikte hareket etmediler."
Altıncı Hata: Kendi Ordularını Yanlış Değerlendirme
"Düşman devasa gemilerine, gelişmiş uçaklarına ve daha önce denenmiş taktiklerine çok güveniyordu. Trump, ABD ordusunun tüm dünyada ilk sözü söylediğine inanıyordu. Şehit Rehberimiz ise Allah'ın gücünün onların üstünde olduğunu söylemişti. Nitekim düşmanın o gemileri saklandı, uçakları düştü ve savunma sistemleri çöktü."
Yedinci Hata: Siyonist Rejime Duydukları Güven
Kum Cuma Hatibi şöyle devam etti: "Düşman, gaspçı İsrail rejimini önemli görüyordu; bu gaspçı rejim de ABD'yi sürekli olarak 'Siz bir savaşa girin, son darbeyi biz vuracağız' diyerek kandırıyordu. Siz kendi İsrail'inizi de tanıyamadınız."
Düşmana seslenen Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler Üyesi, "İran'ı değerlendirirken yaptığınız yedi hesaplama hatası ve kendinizi değerlendirirken yaptığınız yedi hesaplama hatası yenilginize neden oldu" dedi.
Millete Tavsiyeler
Ayetullah Arafi konuşmasının devamında şunları ifade etti: "Biz bir savaşın tam ortasındayız ve gerekli hazırlıklara sahip olmalıyız:
1. Zorluklara katlanmak
2. Sahadaki varlığımızı sürdürmek
3. Fiyatların kontrolü ve ekonomik meseleler için devlet yetkilileriyle işbirliği yapmak
4. Savaş döneminin zorluklarını onarmak ve yeniden inşa etmek için eşlik etmek ve çaba göstermek
5. Savaş ve savaş sonrası dönem için hazırlıklı olmak."
İlim Havzaları Müdürü vurguladı: "Dünya, İran milletinin savaşa devam etmek ve düşmanı yok etmek için hâlâ hazır olduğunu ve sahanın ortasında bulunduğunu bilmelidir."
Yetkililerin Görevleri
Ayetullah Arafi daha sonra yetkililerin en önemli görevlerini şöyle sıraladı:
* Özgüvenle ve iç potansiyellere vurgu yaparak hizmet vermeye devam etmek
* Sorunlara çözüm bulmak
* Direniş ekonomisine ve bu yılın sloganına dikkat ve özen göstermek
* Batılı kapitalist ekonomiye ve bağımlı teorilere hayır demek; sarsılmaz ilahi ve halk güvenine dayanan, halkı temel alan bir ekonomiyi benimsemek
* Müzakerelerde ve görüşmelerde akılcı ve uyanık olmak
* Önümüzdeki tüm seçeneklere ve koşullara hazırlıklı olmak.
Kum Cuma İmamı, "Düşmanlardan defalarca darbe yedik ve bize ihanet ettiler. Akıllı ve dikkatli olmalıyız. Bir zamanlar savaş çıkmasın diye taviz veriyorduk, ancak artık bu yolu geçtik." dedi.
"Dayatılan savaşın bu büyük milleti ve direniş eksenini dize getiremeyeceğini, direnmek ve her türlü seçeneğe hazır olmak gerektiğini gösterdik. Emin olun ki Rehberliğe uyarak, dayanışma, birlik, mücadele ve askeri alanlardaki ilerleme çabalarıyla yolumuza devam edebiliriz."
İşçi ve Çalışma Haftası'nı ve bu alanın şehitlerini anan Kum Cuma Hatibi, "Savaş boyunca zarar gören ancak hâlâ ekonomik büyüme, kalkınma ve sanayinin arkasında duranlar başta olmak üzere tüm işçilere, yatırımcılara ve ekonomi alanındaki çalışanlara teşekkür ediyorum." dedi.
Eğitim ve Öğretim Haftası'na da değinerek şunları söyledi: "Genç neslin ve geleceğin dünya ve ahiret saadeti; güçlü, onurlu ve ilahi düşünceye dayalı bir eğitim sistemine bağlıdır. Bu düşüncenin sınırları Eğitim ve Öğretim Dönüşüm Belgesi'nde çizilmiştir."
İzzet, İslam Toplumunun Kimliğinin Temel Taşlarındandır
Ayetullah Arafi birinci hutbede İslami izzet ile ilgili olarak şunları söyledi: "İzzet; imanlı, ilahi ve tevhid inancına sahip bir toplumun temel rükünlerinden biridir. Mümin birey izzet sahibidir. İmanlı ve İslami bir toplum, içsel ve batıni bir izzete, yüceliğe ve ihtişama sahiptir."
İzzet unsurunun İslam toplumunun kimliğinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Kum Cuma İmamı, "Eğer bir toplum İslami olmak istiyorsa, onda izzet, keramet ve şeref unsuru kendini göstermelidir." diye belirtti.
İran halkının İslami izzetin en yüksek tezahürlerini dünyaya gösterdiğine değinen Uzmanlar Meclisi Üyesi, "Şerefli İran halkı on yıllar boyunca bu izzeti, kerameti ve imani şerefi göstermiştir. Bu onurlu, şerefli ve direnişçi kimliği korumaya devam etmeliyiz; zira yücelmenin ve ilerlemenin sırrı İslami izzet unsurunda ve bunun toplumda güçlendirilmesindedir." dedi.
İlim Havzaları Müdürü vurguladı: "Eğitim sistemi, siyasi sistem ve aile kurumu, çocuğu izzetli yetiştirecek bir yapıda olmalıdır."
İzzetin; azamet, ihtişam, güç ve pasif olmamaktan kaynaklanan yenilmezlik anlamına geldiğini belirten Ayetullah Arafi, "İzzet bireysel ve toplumsal olmak üzere iki düzeye ayrılır. Bireysel düzeyde özsaygı (izzet-i nefs) iken, toplumsal ve en üst düzeyde ise İslam toplumunun sosyal karakterinde temel bir unsur olan medeniyet izzetidir." dedi.
Kum Cuma Hatibi şöyle devam etti: "Kur'an-ı Kerim'de Allah 90'dan fazla kez 'Aziz' (İzzet sahibi) olarak nitelendirilmiştir. Çeşitli ayetlerde sosyal boyutlara işaret edilmiş ve Allah'ın izzetinin İslam toplumundaki tecellisi dile getirilmiştir."
İslam toplumunun, Allah'ın izzetinin aynası olan bir toplum olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Allah, Fatır Suresi'nin 10. ayetinde şöyle buyurur: 'Kim izzet istiyorsa (bilsin ki) şüphesiz bütün izzet Allah’a aittir.'"
Nisa Suresi'nin 139. ayetine ('Onların yanında izzet mi arıyorlar? Oysa bütün izzet Allah’a aittir') atıfta bulunan Kum Cuma İmamı, "Münafıklar izzeti kafirlerden isteyenler ve kafirlere teslim olarak bunu talep edenlerdir. Oysa tüm izzet Allah'ındır ve eğer izzet istiyorsanız, bu sadece Allah'ın huzurunda bulunur." dedi.
Ayetullah Arafi, Yunus Suresi'nin 69. ayetine ('Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz bütün izzet Allah'ındır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir') işaret ederek şunları ifade etti: "Allah bu ayette, başkalarının kınamalarından ve taşlamalarından korkmamanızı, çünkü tüm izzetlerin Allah katında olduğunu buyurmaktadır. Onların medya borazanları sizi üzebilir ancak asla korkmayın."
İran milletinin bu imani unsuru ve İslami kimliği, yani izzeti hissettiğini ve eyleme döktüğünü vurgulayan İlim Havzaları Müdürü, sözlerine şöyle devam etti: "Allah, Münafikun Suresi'nin 8. ayetinde şöyle buyurur: 'İzzet Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir.' Bu ayet ilahi izzetin uzantısı olarak Allah'ın Resulünü (s.a.a.) ve ardından İslam toplumunu tanıtmaktadır."
İzzetin Rükünleri
Birinci Rükün: Fikir ve Düşünce
Ayetullah Arafi şunları söyledi: "Toplumsal ve medeniyet düzeyinde izzetin gerçekleşmesi için ilk rükün iç dünyamızla ilgilidir. İçi Allah'ı tanıma, kendini tanıma, idrak ve özgüvenle dolu olan bir toplum aziz olur (yücelir)."
Kum Cuma Hatibi vurguladı: "Rahmetli İmam ve İnkılabın Şehit Rehberi yıllar boyunca özgüvene, milli güvene ve kendine güvenmeye vurgu yaptılar. Eğer toplum ilahi azameti ve içsel sermayelerini unutursa asla aziz olamaz."
İkinci Rükün: İçsel Motivasyon ve Kesin Kararlılık
İlim Havzaları Müdürü şunları ifade etti: "Bazen insan bazı şeyleri bilir ve anlar, ancak sağlam bir iradeyle onun arkasında durmaz. Güçlü bir irade, kesin bir kararlılık ve karar almada sağlamlık, ilahi izzetin ikinci rüknüdür."
Üçüncü Rükün: Eyleme Dökmek
Ayetullah Arafi, "Fikir, düşünce ve kesin irade, eylemde ve davranışta kendini göstermeli; fedakarlık, feragat, direniş ve sağlamlık tecellileri siyasi ve sosyal yaşamda ortaya çıkmalıdır." dedi.
Ayetullah Arafi şunları belirtti: "Eğer bir toplum izzet odaklı bir fikre ve idrake sahip olursa, izzete ve yüceliğe yönelik bir iradesi ve kararlılığı bulunursa ve sosyal yaşamının eylem, tarz ve siyerinde de onurlu ve direnişçi bir yaşam sürerse, işte o toplum bir dönüşüm geçirir ve o toplumdaki müminler 'İzzet Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir' ayetinin somut bir örneği olurlar."
İslami İlimler Havzaları Müdürü şunu hatırlattı: "İlahi izzetin bu temeli toplumun zihninde ve vicdanında derinleşirse; o zaman bilimsel, askeri, kültürel, teknolojik, güvenlik, siyasi, idari ve diplomatik güçte de kendini gösterir. Eğer mümin, aziz ve ilahi izzetin nurundan feyz alan insanlar bu meydanların herhangi birinde yer alırsa, o yetkili dirençli ve izzetli bir yetkili olur."
Anayasayı Koruma Konseyi Fakihler Üyesi şöyle devam etti: "İran'ın son 200 yıllık tarihinde, yöneticilerin ihaneti ve halkın gevşekliği yüzünden izzetimiz defalarca elimizden alındı. Gençlerimiz ve toplumumuz bu tarihi bilmelidir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında tarafsızlığımızı ilan ettik; ancak İslami izzetin yokluğundan dolayı bize saldırdılar ve ülkenin güçlü adamlarını çöp gibi kenara attılar."
Kum Cuma İmamı ekledi: "Şehit Ayetullah Müderris'in tek başına karşı durduğu 1919 tarihli Vüsukü'd-Devle Antlaşması ile ilgili yayınlanan İngiliz belgelerinde; Ahmed Şah, Vüsukü'd-Devle ve Nusretü'd-Devle'nin, 'Bize maaş bağlamanız için bu antlaşmayı imzalıyoruz' dedikleri geçmektedir. İran şahı yabancılara teslim olmuş ve maaş alabilmek için sömürgeci bir antlaşma imzalıyordu."
Ayetullah Arafi sözlerini şöyle tamamladı: "İslam İnkılabı bu dönüşümü yarattı, defalarca bastırılan izzeti yeniden ihya etti ve dünyanın denklemlerini değiştirdi. Bugün biz dünya denklemlerinde etkili hale geldik. Tarihi ve medeniyetler arası bir savaşın tam ortasındayız ve bu izzeti korumalıyız."
yorumunuz