Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre İlim Havzaları Yönetim Merkezi'ne bağlı Öncü ve Seçkin Havza Karargahı'nın girişimleriyle geçtiğimiz gün öğleden sonra İslami İlimler Havzaları Medya Merkezi'nde bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, İlim Havzaları Uluslararası İlişkiler Başkan Yardımcısı Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Seyyid Müfid Hüseyni Kuhsari, Uluslararası el-Mustafa Üniversitesi (Camiatü'l-Mustafa el-Alemiyye) Araştırma Başkan Yardımcısı Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Abidinejad ve İlim Havzaları Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Uluslararası Komite Müdürü Dr. Ali Rıza Naic, "Öncü ve Seçkin Havza Bildirgesi"nin uluslararası boyutlarına ilişkin görüş ve analizlerini paylaştılar.
Öncü ve Seçkin Havza Bildirgesi, Havzaların Medeniyet ve Küresel Varlığının Yol Haritasıdır
Toplantının açılışında konuşan Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Hüseyni Kuhsari, İslam İnkılabı'nın Şehit Rehberi'nin söz konusu tarihi mesajının yıl dönümüne işaret ederek, bu mesajın havzaya dair çeşitli alanlarda önemli dönüşümlerin kaynağı olduğunu belirtti ve şunları söyledi: "Bu bildirge birçok açıdan özel bir öneme sahiptir; bilimsel, eğitim, terbiyevi, sosyal ve siyasi boyutlarının yanı sıra son derece belirgin uluslararası boyutlar da barındırmaktadır."
Yapılan incelemelerin, bildirge metninde küresel meseleler ve İran'ın coğrafi sınırlarının ötesine işaret eden 150'den fazla ifade ve anahtar kelime bulunduğunu gösterdiğini belirten Hüccetü'l-İslam Kuhsari, "Sömürgecilik, istikbar (emperyalizm), Siyonist rejim, İngiltere, İslam dünyası, Necef Havzası ve İslam dünyasının etkili şahsiyetleri gibi tabirlerin tamamı, bu stratejik belgede hâkim olan uluslararası bakış açısını yansıtmaktadır." dedi.
Hüccetü'l-İslam Kuhsari bildirgenin metin, bağlam ve stratejik okuma olmak üzere üç düzeyde incelenebileceğini ifade ederek şunları ekledi:
"Havzanın kimliğini oluşturan beş temelden ikisi tamamen küresel ve uluslararası bir bakış açısıyla açıklanmıştır.
Bunlardan ilki, İlim Havzası'nın hegemonya sistemi ve küresel istikbara karşı mücadelenin ön cephesi olmasıdır.
İkincisi ise havzalardan beklenen en önemli görev olarak nitelendirilen, İslam'ın evrensel mesajı çerçevesinde yeni İslam medeniyetinin inşası meselesidir."
Bildirgede havzanın sadece bir eğitim veya tebliğ kurumu değil, küresel çapta dönüştürücü ve etkili bir merkez olarak tanıtıldığını vurgulayan Hüccetü'l-İslam Kuhsari; medeniyet inşa eden fıkıh, medeniyet inşa eden beşeri bilimler ve dini bilgiye ümmet odaklı bakışın, bildirgenin uluslararası boyutlarının hayata geçirilmesinde odaklanılması gereken başlıca eksenler olduğunu ifade etti.
Havzanın Risaleti Uyarıcı Olmaktan Öteye Geçmiş ve Dini İkame Etme Küresel Misyonuna Ulaşmıştır
Toplantının devamında söz alan Uluslararası el-Mustafa Üniversitesi Araştırma Başkan Yardımcısı Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Abidinejad, İnkılap Rehberi'nin şehadetinden sonra halkın sahadaki geniş çaplı katılımına değinerek, bu olayı uluslararası düzeyde insani bir uyanış ve küresel bir diriliş olarak nitelendirdi.
Havzaların uluslararası misyonunun doğru anlaşılmasının, asıl risaletin doğru kavranmasına bağlı olduğunu belirten Hüccetü'l-İslam Abidinejad şu noktalara dikkat çekti:
İmam Humeyni'nin (r.a.) vizyonuyla havzaların misyonu, peygamberlerin misyonuyla bütünleşmiş; havza sadece eğitim veren ve uyaran bir kurum olmaktan çıkarak, dini küresel ölçekte ikame eden ve ortaya koyan bir kuruma dönüşmüştür.
Uluslararası misyon dört katmanda tanımlanmaktadır: "Üretim, Eğitim, Tebliğ ve Gerçekleştirme."
Mevcut bilgi disiplinleri medeniyet misyonundan halen uzaktır. Küresel rekabet ortamında İslam'ın yaşam tarzını ve toplumsal sistemini sunabilmek için kapsamlı bir bilimsel haritaya ve İslami ilimlerin gelişim sürecinde bir revizyona ihtiyaç vardır.
Hüccetü'l-İslam Abidinejad ayrıca başarılı bir İslami sistem modelinin hayata geçirilmesinin, İslam'ın küresel tebliğindeki en önemli araç olduğunu vurgulayarak, "Eğer İran İslam Cumhuriyeti ekonomi, sosyal adalet, eğitim ve kültür gibi alanlarda başarılı bir model sunabilirse, bu model binlerce saatlik konuşma ve tebliğden çok daha etkili olacaktır." dedi.
Kum İlimler Havzası'nın Oluşum ve Gelişim Sürecine Tarihsel Bakış
İslami İlimler Havzaları Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Uluslararası Komite Müdürü Dr. Ali Rıza Naic ise Kum Havzası'nın oluşum ve gelişim sürecini tarihsel bir perspektifle ele alarak kurumun çağdaş gelişmelerdeki konumunu açıkladı.
Süreci dönemlere ayıran Dr. Naic şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ayetullah Şeyh Abdülkerim Hairi Yezdi (r.a.) Dönemi: Kum Havzası, I. Dünya Savaşı'nın sonuçları ve seküler akımların baskın olduğu zor bir dönemde, kültürel ve medeniyetsel bir temel olarak yeniden inşa edildi.
Ayetullah Burucerdi (r.a.) Dönemi: Havza, dünya çapında büyük bir Şii mercii haline gelerek İslam dünyasıyla olan uluslararası ilişkilerini geliştirdi.
İmam Humeyni (r.a.) ve İslam İnkılabı: Çağdaş dünyada siyasal İslam'ın yeni bir paradigması oluştu ve Kum Havzası küresel aktörlükte yeni bir aşamaya geçti.
Şehit Rehber'in "Öncü ve Seçkin Havza" bildirgesinde havzanın İran ve hatta İslam dünyası sınırlarını aşan yeni bir ufuk çizdiğini belirten Dr. Naic, Farsçanın küresel bir bilim ve referans dili haline dönüştürülmesi hedefinin de bu medeniyet vizyonunun bir parçası olduğunu vurguladı.
Toplantının sonunda Hüccetü'l-İslam Hüseyni Kuhsari tartışmaları özetleyerek, sunulan görüşlerin "Öncü ve Seçkin Havza" bildirgesinin ne denli önemli bir uluslararası yol haritası olduğunu kanıtladığını; bugünün küresel koşullarının, havzanın medeniyetsel ve küresel boyutlarına daha ciddi şekilde eğilmeyi zorunlu kıldığını ifade etti.
yorumunuz