Havza Haber Ajansı muhabirinin aktardığına göre Uzmanlar Meclisi Üyesi ve Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ayetullah Abbas Kâbi, salı akşamı Kum’daki Eimme-i Ethar Fıkıh Merkezi’nde düzenlenen ümmetin rehberini anma ve Şehit Reisi ve hizmet şehitlerinin şehadetinin ikinci yıldönümü programında yaptığı konuşmada, Şehit Cumhurbaşkanı'nın düşünce sistemine değinerek şunları söyledi: “Şehit Reisi’nin fikrî ve yönetsel sisteminde ümitsizlik ve çıkmazın bir anlamı yoktu; ‘yapabiliriz’ ruhu, ülkenin tüm yönetim alanlarında stratejik bir ilke olarak izleniyordu.”
Cihadî Yönetim ve Genç Kadrolara Alan Açma
Uzmanlar Meclisi Üyesi, Şehit Reisi’nin medeniyet eksenli yaklaşımına vurgu yaparak şöyle dedi: “Onun ülke yönetimine bakışı sadece günlük ve idari bir yönetim anlayışı değildi; aksine ilerleme, adalet ve sürekli hareket esasına dayanan medeniyetçi bir yaklaşımdı. Cihadî yönetim anlayışına ve genç, uzman, inkılapçı kadrolara alan açmaya dayanarak ülkedeki dönüşüm sürecini takip etti.”
Bütüncül Yönetim ve Hedef Birliği
Ayetullah Kâbi, Şehit Reisi’nin yönetim modelini açıklarken şunları ekledi: “Onun bakışında yönetim yalnızca siyaset alanıyla sınırlı değildi; ekonomi, kültür, güvenlik, bilim ve siyaseti kapsayan bütüncül bir alanlar toplamıydı. Bunların İslam İnkılabı'nın büyük hedefleri doğrultusunda uyumlu bir çizgide ilerlemesi gerekiyordu.”
Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkan Yardımcısı, toplumda hedef birliği oluşturmayı ve adalet doğrultusunda ilerlemeyi bu modelin en önemli temellerinden biri olarak nitelendirdi ve şöyle dedi: “Şehit Reisi, her zaman ülkenin yönetim yapısını sınıfsal uçurumları azaltma, toplumsal sermayeyi güçlendirme ve yoksullara sahip çıkma yönünde düzenlemeye çalıştı.”
Gençlere Güven ve Velayet Çizgisine Bağlılık
Uzmanlar Meclisi Üyesi, Şehit Cumhurbaşkanı'nın etkin insan kaynağı yetiştirmeye verdiği öneme değinerek şu ifadeleri kullandı: “Şehit Reisi imanlı, uzman ve sorun odaklı gençlere güvenirdi. İmam Rıza'nın (a.s.) Türbesi'nde görev döneminden cumhurbaşkanlığına kadar, seçkinlerin ve inkılabî güçlerin kapasitesinden yararlanılması gerektiğini sürekli vurguladı.”
Ayetullah Kâbi konuşmasının devamında, velayet-i fakih ilkesine tam bağlılık ve İslamî nizâmın yapısındaki bütünlüğü koruma çabasını Şehit Reisi’nin öne çıkan özellikleri arasında sayarak şunları söyledi: “O, velayet makamını hiçbir zaman siyasi ve herhangi bir gruba ait meseleler uğruna araçsallaştırmadı.”
Yönetimin Temeli Kültürdür
Ayetullah Kâbi, Şehit Reisi’nin kültürel bakışına değinerek şöyle dedi: “Onun düşünce sisteminde kültür, yönetimin altyapısı sayılıyordu. Medeniyet kimliğinin, Fars dilinin, İran-İslam tarihinin, medyanın, sanatın ve ülkenin simgesel sermayesinin güçlendirilmesine özel önem veriyordu. Şehit Reisi, kültürel ve kimliksel bir dayanak olmadan millî kudretin kalıcı olamayacağına inanıyordu.”
Ayetullah Kâbi konuşmasının başka bir bölümünde, 13. Hükümet'in ekonomik yaklaşımına değinerek şöyle dedi: “Şehit Reisi’nin mektebinde ekonomi, toplumsal adaleti gerçekleştirme aracıydı. Direnç ekonomisine, bağımlılığın azaltılmasına, yaptırımların etkisiz hale getirilmesine, yoksul ve ezilen kesimlerin desteklenmesine özel önem veriyordu. Şehit Cumhurbaşkanı, yaptırımların etkisiz hale getirilmesinin iç kapasitenin güçlendirilmesi, üretimin ve bilgi temelli şirketlerin desteklenmesi yoluyla mümkün olduğunu vurguluyor ülkenin bilimsel ve teknolojik kapasitesine özel önem atfediyordu.”
Çok Boyutlu Güvenlik ve Onurlu Dış Politika
Uzmanlar Meclisi üyesi, Şehit Reisi’nin düşüncesinde silahlı kuvvetlerin ve direniş cephesinin yerine değinerek şöyle dedi: “Şehit Cumhurbaşkanı, ülke güvenliğinin yalnızca askerî alanla sınırlı olmadığına; kültürel, ekonomik, siber ve bilişsel güvenliğin de millî kudretin temel unsurları arasında yer aldığına inanıyordu. Caydırıcılığın güçlendirilmesine, silahlı kuvvetlerin desteklenmesine ve direniş cephesinin takviye edilmesine sürekli vurgu yapıyordu.”
Ayetullah Kâbi ayrıca dış politikada aktif, bağımsız ve onurlu bir bakış açısına sahip olduğunu belirterek “İran İslam Cumhuriyeti uluslararası alanda yalnızlığa itilmemelidir.” anlayışını benimsediğini aynı zamanda komşu ülkelerle, İslam ümmetiyle ve direniş cephesiyle ilişkilerin geliştirilmesinin Şehit Reisi hükümetinin başlıca öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Aile, Medeniyet İnşa Eden Birimdir
Ayetullah Kâbi, konuşmasının devamında şunları belirtti: “Şehit Reisi’nin mektebinde aile, medeniyet inşa eden en önemli birim olarak görülüyordu. Toplumsal sermayenin artırılması, kamu güveninin güçlendirilmesi ve sosyal uçurumların azaltılması, bu yönetim modelinin ciddi hedefleri arasındaydı.”
Kum İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkan Yardımcısı hizmet şehitleri, Şehit Emir Abdullahiyan ve İslam İnkılabı'nın diğer şehitlerini anarak sözlerini şöyle tamamladı: “Şehit Reisi’nin yönetim modeli, güçlü bir İran’ın gerçekleşmesi ve İslam Cumhuriyeti’nin ilerleme ve izzet yolunun sürdürülmesi için bir yol haritası olabilir.”
yorumunuz