Perşembe 21 Mayıs 2026 - 00:05
Ayetullah el-Uzma Mekarim, Ömrünün Yılları Kadar Kitap Miras Bırakmıştır

Havza / Ayetullah el-Uzma Sübhani, “yenilikçiliğin” Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin en önemli ilmi özelliklerinden biri olduğunu belirterek “Eserlerini incelediğimizde, ömrünün neredeyse her yılı için bir kitap veya risale miras bıraktığını görüyoruz." ifadesini kullandı.

Havza Haber Ajansı’nın aktardığına göre Ayetullah el-Uzma Şeyh Cafer Sübhani, bugün öğleden önce Kum’daki İslami Kültür ve Düşünce Araştırmaları Merkezi’nin Toplantı Salonu'nda düzenlenen “Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin Düşünce Sistemi” setinin tanıtım törenine gönderdiği görüntülü mesajda, âlimleri anmanın önemine değinerek şunları söyledi: “Âlimleri yüceltmek, genç neslin ilim ve irfana ilgi duymasını sağlar ve toplumda ilmin konumunu yükseltir.”

Ayetullah el-Uzma Sübhani, iman ve ilim ehlinin yüce makamına dair Kur’an-ı Kerim’den bir ayeti delil getirerek şunları ekledi: “Kur’an’ın meclislerde âlimlere yer açılmasını tavsiye etmesi dahi, ilmin ve âlimin makamının ne denli yüce olduğunu gösterir ve bu tür davranışlar toplumda ilmin itibarını güçlendirir.”

Bu Taklit Merci, Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin ilmi hayatına değinerek şunları ifade etti: “Kendisi 1926 yılında Şiraz’da doğdu. Bu şehirdeki eğitimini tamamladıktan sonra gençliğinde Kum İlim Havzası’na girdi ve Ayetullah el-Uzma Burucerdi (r.h.) ile Ayetullah el-Uzma Damad (r.h.) gibi üstatların derslerinden istifade etti. Bir süre Necef-i Eşref’te bulundu ve Ayetullah el-Uzma el-Hekim (r.h.) ile Ayetullah Hoyi’nin (r.h.) derslerine katıldı. Kum’a döndükten sonra fıkıh ve usul eğitimine devam etti.”

Ayetullah el-Uzma Sübhani ayrıca, Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin felsefe ve kelam alanında Allame Tabatabai’den (r.h.) yararlandığına değinerek şöyle dedi: “Kendisi yaklaşık beş yıl boyunca Allame’nin (r.a.) derslerine katıldı ve hatta onun talimatıyla El-Mizan Tefsiri’nin ilk cildini Farsçaya tercüme etti."

Ayetullah el-Uzma Sübhani “yenilikçiliğin” Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin en önemli ilmi özelliklerinden biri olduğunu belirterek şöyle ifade etti: “İnanç konularını Farsça dilinde ve yeni neslin ihtiyaçlarına uygun şekilde kaleme alması, onun önemli girişimlerinden biriydi. Çünkü mevcut metinlerin çoğu ya Arapçaydı ya da eski bir üslupla yazılmıştı ve bugünün nesli için kullanışlı değildi.”

Ayetullah el-Uzma Sübhani “Tefsir-i Numune” (Örnek Tefsir) kitabının yazılmasını Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin diğer bir önemli girişimi olarak nitelendirdi ve şöyle ekledi: “Bu tefsir, gençlerin güncel sorularına yanıt verebilecek akıcı ve Farsça bir tefsire ihtiyaç duyduğu bir dönemde kaleme alındı. Bugün ise Arapçaya tercüme edilmiş ve araştırmacıların başvuru kaynaklarından biri haline gelmiştir.”

Bu Taklit Merci, Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin ilim havzasına hizmetlerine (medrese kurması ve İslam Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasındaki rolü gibi) değinerek “Bu eylemler, onun vizyoner bakış açısını, bilimsel ve sosyal alanlardaki kalıcı hizmetlerini göstermektedir.” dedi.

Ayetullah el-Uzma Sübhani, sözlerinin sonunda Yüce Allah’tan taklit mercileri ve ilim havzasının büyükleri için başarı ve sağlık diledi.

Ayetullah el-Uzma Sübhani’nin Konuşmasının Metni:

Bismillahirrahmanirrahim

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Salat ve selam, onun hayırlı yaratılmışlarının ve tertemiz Ehlibeyt'inin üzerine olsun. Allah’ın laneti, kıyamet gününe kadar onların tüm düşmanlarının üzerine olsun.

Hekîm (Allah), muhkem ve kerim kitabında şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Size meclislerde yer açın denildiğinde yer açın ki, Allah da size genişlik versin. Size ‘kalkın’ denildiğinde de kalkın ki, Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Mücadele suresi, 11)

Büyük bir müfessir ve yüce bir fakihin ilmi şahsiyeti hakkında konuşmak benim için bir mutluluk kaynağıdır. Esasen âlimleri, her ne şekilde olursa olsun anmak, büyük faydalar barındırır. Bunun en önemli etkilerinden biri, mevcut nesilde ilme karşı ilgi uyandırmaktır. Çünkü gençler, âlimlere gerek hayatta olduklarında gerekse vefatlarından sonra bu denli hürmet ve takdir gösterildiğini gördüklerinde, ilim ve irfana rağbet duyarlar.

Gerçekte bu anma törenlerini düzenleyenler, ilmin yayılmasına ve âlimlerin makamının yükselmesine bir şekilde katkıda bulunmaktadırlar. Bu mübarek ayet görünüşte cüzi bir konuyu ele alıyor ancak ilim ve âlimlerle ilgili olduğu için çok büyük bir önem kazanıyor.

Allah şöyle buyuruyor: "Eğer bir mecliste oturuyorsanız ve meclis doluysa, ancak bir âlim içeri girerse ve size 'yer açın' denilirse, yer açın. Ve eğer 'kalkın' denilirse, kalkın. Neden? Çünkü 'Allah, iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir.'"

Bu davranışınız, toplumda ilmin ve âlimin makamının yükselmesine sebep olur. “Allah yükseltir” ifadesi aslında o iki ilahi emrin (yer açmak ve ayağa kalkmak) karşılığıdır. Çünkü bu davranışın sonucu, toplumda ilmin konumunun yücelmesidir. Görünüşte küçük bir konu, ancak ilim ve âlimler hakkında olduğu için çok büyük ve önemlidir.

Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi, 1926 yılında, Şubat veya Mart aylarında dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve ilk gençlik dönemini Şiraz’da geçirmiş, temel eğitimini Ağa Babahan medresesinde almıştır.

Gençlik döneminde yaklaşık 1946 yılında, 24 yaşlarındayken Kum İlim Havzası’na girmiştir. Kum’daki ilmi kişiliği esasen iki büyük üstadın huzurunda şekillenmiştir: Fıkıh ve usul derslerinde merhum Ayetullah el-Uzma Damad ve fıkıh derslerine katıldığı merhum Ayetullah el-Uzma Burucerdi. Elbette başka âlimlerden de faydalanmıştır, ancak ilmi temelinin ana kaynağı bu iki büyük zattır.

1951 yılında Necef-i Eşref’e gitmiş ve yaklaşık iki yıl o mukaddes havzada ikamet etmiştir. Necef’te de iki büyük âlimin, merhum Ayetullah el-Uzma el-Hekim ve merhum Ayetullah el-Uzma Hoyi’nin derslerinden faydalanmıştır. İki yıl sonra, iklim koşulları ve ikamet zorlukları nedeniyle Kum’a dönmüş ve daha önceki ilmi yoluna devam etmiştir.

Felsefe ve kelam açısından ise yaklaşık beş yıl boyunca büyük üstat merhum Allame Tabatabai’nin (r.a.) huzurunda bulunmuş ve “Esfar” derslerine katılmıştır. Ayrıca onun emriyle El-Mizan tefsirinin ilk cildini Farsçaya tercüme etmiştir.

Şimdi arz etmek istediğim, onun hayatındaki önemli bir konu “inisiyatif ve yenilikçiliktir”. İlahi lütuflar çoktur. Allah anlama gücü ve hafıza verir, ancak nadiren verilen şey inisiyatif ve yenilikçilik ruhudur.

Yüce Allah bu lütfu ona bahşetmişti. Eğer geçmişlerin eserlerini incelersek, sadece tekrar niteliğinde olan eserlerin daha az kalıcı olduğunu görürüz; ancak yenilikçi ve özgün olanlar kalıcı olmuş ve yeni bir yol açmıştır.

Hatırlıyorum, o zamanlar “Dünyanın Yaratıcısı”ndan “Mead”a kadar inanç konularını kapsayan “İnsan ve Dünya” başlığı altında bir set yazmıştı. Mevcut inanç kitapları genellikle eski Farsça veya Arapçaydı ve yeni nesil tarafından pek kullanılamıyordu. O eserlere ve büyük yazarlarına saygı duymakla birlikte, günün ihtiyaçlarını karşılamadıklarını söylemek gerekir.

İlk yeniliği, yeni neslin anlayabileceği akıcı bir Farsça ile tam bir İslami inanç seti yazmasıydı. Bu eser hızla toplumda yerini buldu.

İnisiyatif ruhunun diğer belirtileri, medreseler ve ilim merkezleri kurmasıdır. Gelecek nesillerin ve sonraki yüzyılların da faydalanması için ileri görüşlülükle inşa edilen okullar... Bu da bir tür yenilik ve kalıcı bir hizmettir.
Havza ve inkılap hizmetleri de herkesçe malumdur. Anayasa'nın hazırlanmasında önemli bir rolü vardı. Ben bizzat o oturumlarda vardım ve merhum Ayetullah Beheşti ile onun, o grubun çok etkili şahsiyetleri olduğunu hatırlıyorum.

Ayrıca “Tefsir-i Numune”yi yazmadaki büyük rolü de küçümsenmemelidir. Bu tefsir, toplumun genç neslin sorularına ve ihtiyaçlarına uygun, Farsça, akıcı bir tefsire ihtiyaç duyduğu bir zamanda yazıldı.

El-Mizan tefsiri, muazzam ve kalıcı bir eserdir ancak Arapça yazılmıştır. Ayetullah el-Uzma Mekarim’in yeniliği, o büyük eserden ilham alarak ve diğer kaynaklardan faydalanarak yaklaşık on beş yıl içinde kapsamlı ve güncel bir tefsir hazırlamasıydı. Bu tefsir daha sonra Arapça olarak da yayınlandı ve bugün Arapça yazarlar bile ona başvurmaktadır.

Yüce Allah ona birçok başarı bahşetmiştir. 1927 doğumlu olduğu ve şu an 2026 yılında olduğumuz için, bereketli ömrünün yaklaşık bir asrını geride bırakmıştır.

Eserlerini incelersek, neredeyse ömrünün her yılına karşılık bir kitap veya risale miras bırakmış olduğunu görürüz. “Bu, Allah’ın lütfudur, dilediğine verir.”

Yüce Allah’tan, onun, diğer taklit mercileri ve ilim havzasının büyüklerinin varlığını İslam ve Müslümanlar için korumasını, ilim havzalarını ve İslami ülkemizi her türlü bela ve zarardan korumasını niyaz ederiz.

Vesselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha