Salı 2 Haziran 2026 - 12:04
Hüseynî Bir Karşılaşma Olsa Bile Duruşumuzdan Geri Adım Atmayacağız

Havza / Hizbullah Şer’i Heyet Başkanı kendilerine yardım ve savunma eli uzatan herkese teşekkür ederek, özellikle İran İslam Cumhuriyeti'ne minnettarlığını ifade etti.

Havza Haber Ajansı'nın aktardığına göre Hizbullah Şer’i Heyet Başkanı Şeyh Muhammed Yezbek, Lübnan’ın sabırlı insanlarına ve kahraman direnişçilerine bir mesaj gönderdi.

Mesajın metni şöyledir:

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, müminlerin velisi ve zalimleri ezip geçen Allah’a hamdolsun. Salat ve selam, yüce ve seçkin Peygamber Hz. Muhammed Mustafa’ya, onun tertemiz Ehl-i Beyt’ine özellikle de Hz. Bâkiyyetullah, Hüccet ibni Hasan el-Mehdi’ye (Allah Teâlâ onun zuhurunu acil kılsın) olsun.

Ey ailemiz, hicret edenler, sabredenler ve birlik olanlar!

Allah’ın selamı üzerinize olsun. Sizler en temiz, en halis, en aziz, en şerefli ve en soylu kimselersiniz. Sizler ilahi rahmet ve lütfun gölgesindesiniz. Allah, kalplerinize sükûnet indirmiştir. Nitekim şöyle buyurdu:

“Allah, Resulünün ve müminlerin üzerine sükûnetini indirdi ve onları takva sözüne bağladı.” (Fetih, 6)

Sabrınız, mükâfatı Allah’tan beklemeniz ve sebatınız, sizin basiretinizden ve kalbinizin nurundan kaynaklanmaktadır. Bu, hakikatte sevdiğiniz rabbinize sadakatinizin bir göstergesidir. Bu nedenle batılı, zilleti ve aşağılanmayı reddettiniz. Siz izzet sahiplerisiniz:

“İzzet yalnızca Allah’a, Resulüne ve müminlere aittir.” (Münafikun, 8).

Acı ve sıkıntınıza ortağız. İnşallah gelecekteki zafer şansı da hepimiz içindir:

“Allah’ın yardımı ne zaman? Allah’ın yardımı yakındır." (Bakara, 214).

Bize zafer vaadini ilahi müjde ile bildiren kutsal ve yüce şehidimizin ahdine bağlıyız:

“Şüphesiz biz, peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin ayağa kalkacağı günde yardım ederiz.” (Gafir, 51).

Ey kahraman direnişçiler!

Canlarını ilahi kudsi izzete bağlamış, azim, irade ve yakinle Allah’ın şu sözüne yaslanarak perdeleri aralayan sevdalılara selam olsun:

“Eğer Allah size yardım ederse, size galip gelecek kimse yoktur.” (Âl-i İmran, 160).

Sizler için, Emirül Müminin’in (a.s.), Hz. Peygamber’in (s.a.a.) ashabı hakkında söylediğinden başka bir övgü yakışmaz: “Muhammed’in (s.a.a) ashabını gördüm. Onları sizlerden hiçbirine benzetemem. Onlar sabahlara dağınık saçlı ve toz toprak içinde girerlerdi; geceyi secdede ve kıyamda geçirirlerdi. Bazen alınlarını, bazen yanaklarını yere koyarlardı. Meadı anarken sanki kızgın bir kor üzerinde durur gibi titrerlerdi. Uzun süreli secdelerinden dolayı alınlarında keçinin dizleri gibi izler oluşmuştu. Allah anıldığında gözleri yaşarır, gözyaşları elbiselerinin göğüs kısmını ıslatırdı. Şiddetli rüzgârda sallanan ağaç gibi, azaptan korkup sevabı umarak titrerlerdi.”


Sizler, özellikle de Allah'ın dostlarısınız. Nitekim Müminlerin Emiri (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Cihat, Allah'ın özel dostlarına açtığı cennet kapılarından bir kapıdır. Cihat takva elbisesi, Allah'ın sağlam zırhı ve güvenilir kalkanıdır."

Ey kahraman mücahitler! Allah, düşmanlarınızı sizin ellerinizle cezalandıracak. Sizin fedakarlıklarınız sayesinde de onların liderlerini ve medyada fitne çıkarıp kafa karışıklığı yarataran zayıf kimseleri rezil edecektir. "Onlarla savaşın ki, Allah onları sizin ellerinizle cezalandırsın ve rezil etsin ve size karşı onlara yardım etsin ve mümin bir topluluğun gönüllerine ferahlık versin; kalplerindeki öfkeyi gidersin." (Tevbe, 14-15)

Ey Hüseynîler! Ey vatanın egemenliğinin ve halkın koruyucuları! Şerefliler ve özgür ruhlular sizinle birliktedir. Sizin temiz kanınız vatanı inşa eder. Kanayan yaralarınız aslında vatanın yaralarıdır. Bu yaralar, ancak o toprağın Siyonist-Amerikan kirinden temizlenmesiyle iyileşecektir.

Selam olsun Allah'ın şahit seçtiği kimselere: "Allah sizden şahitler seçer." (Âl-i İmrân, 140).

Selam olsun canlı şehit olan yaralılara, selam olsun özgür esirlere ve selam olsun, bağışlamada öncü, duruşta ise en kararlı olan o temiz ailelerinize.

Hüseynî bir çatışmaya yol açacak olsa bile, duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz!

Ey şerefli azizler!

Bizler, hükümet ile düşman arasındaki anlaşmadan sonra, [ilahi mükafatı] umarak aylarca sabrettik. Hükümet anlaşma hükümlerinin uygulanması için vatandaşlarını ve egemenliğini korumak ve düşmanın peşine düşmekle sorumludur. Biz sadık kaldık, gereğini yaptık. Düşman saldırıları sonucu yüzlerce şehit, binlerce yaralı verdik. Bunun yanı sıra, anlaşmadan önce düşmanın giremediği bölgelerde yıkımlar, tahribatlar ve sızmalar yaşandı. Biz hükümetten, daha fazla dayanamayacak noktaya gelene kadar bize zaman tanımalarını istedik. Sabrımızın vahşi düşmana cevap vermek için bir sınırı olduğu yönündeki tekrarlanan sözlerimizden sonra, uygun fırsatı değerlendirdik. Ancak iktidarın ayaklanması ve o uğursuz kararı, Siyonist-Amerikan düşmanına bir hizmet niteliği taşıdı. İster bilerek ister bilmeyerek, direnişçilerin meşruiyet dışı olduğu algısını besledi! O dönemde düşman, "Lübnan ile bir sorunumuz yok, sorunumuz terörist Hizbullah ile." derken, kabinedeki bazı isimler de direnişi terörist olarak nitelendirmeye çalıştılar.

Hükümet düşmanla ve savaşta düşmanın ortağı olan Amerikan arabulucusuyla doğrudan müzakerelere girdi. Bu yüzden biz de sabırlı milletimizle birlikte dedik ki: "Washington'da neyin teslimiyet olarak sunulduğu bizim için bir önem taşımamaktadır."

Öyleyse herkes duysun! Kanlarımızın, fedakarlıklarımızın ve acılarımızın uğruna feda edildiği taleplerimiz şunlardır:

Birincisi: Kapsamlı bir ateşkes; kara, deniz ve hava saldırılarının tamamen durdurulması.

İkincisi: Vatan topraklarından tam tahliye.

Üçüncüsü: Halkın, [düşmanla olan] sınıra kadar şehirlerine ve köylerine geri dönmesi.

Dördüncüsü: Sınır köyleri de dahil olmak üzere, her şeyin eskisinden daha güzel olacak şekilde yeniden inşa edilmesi.

Beşincisi: Esirlerin özgürlüğü ve kurtuluşu.

Altıncısı: Cumhurbaşkanı'nın savunma stratejisi veya ulusal güvenlik üzerine diyalog çağrısına yönelik adımlara devam ediyoruz.

Duruşumuz budur. Hüseynî bir çatışmaya ve iki hayırdan birine [şehadet veya zafer] ulaşmaya yol açacak olsa bile, bu duruştan asla vazgeçmeyeceğiz.

Ey bizim halkımız ve ey kahraman direnişçiler! Biz size verdiğimiz söze sadığız. Bize yardım ve savunma eli uzatan herkese teşekkür ediyor. Özellikle İslam Cumhuriyeti'ne, onun saygın Rehberi Ayetullah Seyyid Müçteba Hamaney'e ve Lübnan ile direniş cepheleri için kapsamlı ateşkesin sağlanması ve müzakerelerde rol oynayan, derdimizi dert edinen tüm yetkililere şükranlarımızı sunuyoruz.

Ey halkımız, müjdeler olsun! Allah'ın izniyle, üçüncü özgürlüğe çok yakınız.

Vesselâmü Aleyküm.

Hüseyni Bir Karşılaşma Olsa Bile Duruşumuzdan Geri Adım Atmayacağız

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha